Özel Haberler

Başkonsolos Xiaodong, DEİK Türkiye-Çin İş Konseyi toplantısında konuştu

Çin İstanbul Başkonsolosu Wei Xiaodong, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu Türkiye-Çin İş Konseyi tarafından düzenlenen kahvaltı toplantısına katıldı. Xiaodong, Çin’de gerçekleştirilen İki Toplantı süreci ve Türkiye ile ilişkiler hakkında değerlendirmelerde bulundu.

Çin İstanbul Başkonsolosu Wei Xiaodong, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) tarafından düzenlenen kahvaltılı toplantıda iş dünyası temsilcileriyle bir araya gelerek, Çin'in yeni kabul edilen 15. Beş Yıllık Planı'nın Türkiye ile Çin arasındaki ticari ve stratejik işbirliğine sunacağı yeni fırsatları değerlendirdi.

Başkonsolos, 2026 yılının aynı zamanda iki ülke arasındaki diplomatik ilişkilerin tesis edilmesinin 55. yılı olduğuna dikkat çekerek, stratejik ilişkilerin yeni bir zirveye taşınacağını ifade etti

Başkonsolos, "İki Toplantı"nın sadece Çin'in modernleşmesi için net bir yol haritası sunmakla kalmayıp, aynı zamanda çalkantılı ve büyük bir dönüşümden geçen dünyaya ihtiyaç duyulan istikrar ve öngörülebilirliği sağlayacağını belirtti.

Orta Doğu'da Barış çağrısı ve Türkiye ile ortak duruş

Bölgesel güvenlik krizlerine de değinen Wei Xiaodong, ABD ve İsrail'in şubat ayı sonundan bu yana uluslararası hukuku ihlal ederek İran'a yönelik düzenlediği askeri saldırıların küresel ve bölgesel istikrara doğrudan bir tehdit oluşturduğunu vurguladı.

Çin'in, Pakistan ile birlikte Körfez ve Orta Doğu'da barışı tesis etmek amacıyla "çatışmaların durdurulması, görüşmelerin başlaması ve güvenliğin (sivil hedeflerin, deniz yollarının ve BM Şartı'nın) sağlanması" ilkelerine dayanan beş maddelik bir girişim başlattığını hatırlattı.

Başkonsolos Wei, İran ve Gazze gibi kritik bölgesel meselelerde Türkiye ve Çin'in siyasi duruşlarının büyük ölçüde örtüştüğünü ve bu durumun iki ülke arasındaki işbirliği için çok sağlam bir temel oluşturduğunu kaydetti.

"Türkiye Çin ile ticarette avantajlı"

İkili ticaretteki dengesizliğe ilişkin Türk iş dünyasında var olan eleştirilere net bir yanıt veren Başkonsolos Wei, Türkiye'nin Çin'den ithal ettiği ürünlerin yüzde 80'inden fazlasının elektronik, makine ve endüstriyel ham madde gibi ara mallardan oluştuğunu açıkladı.

Bu ürünlerin Türkiye'nin ana ihraç kalemlerinin vazgeçilmez bileşenleri olduğunu belirten Wei, Çin ile işbirliğinin Türkiye'nin üretim altyapısını zayıflatmak yerine güçlendirdiğini ve ülkenin uluslararası rekabet gücünü artırarak ihracatını büyütmesine olanak tanıdığını savundu. Konuşmada ayrıca, Çin'in Türkiye'deki doğrudan yatırımlarının 3,2 milyar doları aştığına ve Türk şirketi Koksan Grubu'nun da Çin'in Jiangsu eyaletinde 700 milyon dolarlık dev bir yeşil polyester projesine imza attığına dikkat çekildi.

Yeşil enerji, altyapı ve yapay zeka alanında Türkiye'yle güç birliği

Başkonsolos Wei konuşmasının devamında, Çin-Türkiye işbirliğinin gelecekteki üç temel odak noktasını şöyle sıraladı:

Yeşil enerji: ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarının küresel petrol ve doğalgaz tedarik zincirlerini bozmasına rağmen, Türkiye'nin istikrarlı elektrik arzını sürdürebilmesinin ülkenin yenilenebilir enerji yatırımlarındaki başarısını gösterdiği belirtildi. Çinli şirketler Goldwind'in Türkiye'de kurduğu rüzgar türbinleri ve CHINT'in Adana ile Balıkesir'de hayata geçirdiği güneş paneli fabrikaları bu başarılı enerji ortaklığına örnek gösterildi.

Altyapı ve lojistik: Kuşak ve Yol Girişimi ile Türkiye'nin "Orta Koridor" planı arasındaki uyumun daha da güçlendirileceği, bölgesel lojistik ağlar için kilit bir direk haline gelen Kumport Limanı projesi ve Çin-Avrupa demiryolu hatları üzerinden uluslararası taşıma koridorlarının güvenliğinin sağlanacağı ifade edildi.

Teknoloji ve yapay zeka: Türkiye'yi 1 Nisan itibarıyla 5G teknolojisine geçişinden dolayı tebrik eden Wei, Çin'in dünyadaki yapay zeka patentlerinin yüzde 60'ına sahip olduğunu ve Küresel Yapay Zeka Yönetişimi doğrultusunda Türkiye ile yapay zeka, 5G ve dijital ekonomi gibi yeni nesil alanlarda derinlemesine işbirliğine hazır olduklarını vurguladı.