İtalya, birbirinden bağımsız ancak eş zamanlı ilerleyen iki toplumsal krizle mücadele ediyor.
Ülkenin güney bölgelerinde yakıt fiyatlarına karşı başlatılan kamyoncu protestoları lojistik zincirini felç ederken, Milano'da geçtiğimiz hafta sonu patlak veren hükümet karşıtı gösteriler yağmalama ve şiddet olaylarına dönüştü. Her iki gelişme de hükümeti hem ekonomik hem de güvenlik alanında acil önlemler almaya zorluyor.
Güneyde lojistik abluka: Kamyoncular direniyor
Kamyoncuların protestoları ağırlıklı olarak güney bölgelerde yoğunlaşıyor. Temel talep, hükümetin yakıt vergisi indirimlerini geri çekmesinin ardından dizel fiyatlarında yaşanan keskin artış. Napoli'deki kamyoncular bir haftadır gösteri düzenliyor ve bazı süpermarket lojistik depolarının giriş-çıkışlarını fiilen kapatarak tedarik zincirini kesintiye uğrattı. Sicilya, Puglia ve Calabria gibi bölgelerde de benzer yol kapatma ve malzeme boşaltmama eylemleri yaşanıyor.
Uzun süren abluka, Napoli ve Sicilya'daki bazı süpermarket raflarının boşalmasına, Calabria gibi yerlerde ise yakıt ve gıda kıtlığına yol açtı. Bazı belediyeler çöp toplama ve okul servisi gibi temel hizmetleri durdurmak zorunda kaldı. İçişleri Bakanlığı, polise yasa dışı yol kapatma eylemlerini engelleme talimatı verdi; polis 1.339 kişiyi tespit etti, 71 kişi hakkında suç duyurusunda bulundu ve 500'den fazla aracın güvenliğini sağlamak üzere konvoy düzenledi. Başbakan Yardımcısı Matteo Salvini'nin kamyoncularla görüşerek vergi indirimi ve sübvansiyon planlarını ele aldığı, hükümetin yakında ilgili destek kararnamesini onaylamasının beklendiği belirtiliyor.
Milano'da lüks mağazalar hedefte: Acil kabine toplantısı
Kamyoncu protestolarından bağımsız olarak, geçtiğimiz hafta sonu Milano'da patlak veren geniş kapsamlı hükümet karşıtı gösteriler şiddete dönüştü. Kentin lüks mağazalar bölgesi Monte Napoleone caddesi başta olmak üzere göstericiler dükkan camlarını kırarak yağmalama yaptı; polis göz yaşartıcı gazla müdahale etti. Olaylarda 271 kişi gözaltına alındı; gözaltına alınanların yüzde 80'inin 12-17 yaş arası reşit olmayanlardan oluştuğu açıklandı.
Olayların ardından Başbakan Giorgia Meloni acil güvenlik kabine toplantısı düzenledi ve Milano'ya yıl sonuna kadar sürecek şekilde 500 asker konuşlandırılmasına karar verdi.
Kabine ayrıca, kamu güvenliğini tehlikeye atan toplu şiddet eylemlerinde bulunanların 5 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılmasını öngören yeni bir güvenlik kararnamesini onayladı.
Milano'nun merkezindeki ticari bölgede sadece bir hafta sonunda oluşan doğrudan ekonomik kaybın 700 bin ile 1 milyon avro arasında olduğu tahmin ediliyor.
Hükümet çift cephede baskı altında
İtalya, bir yanda ekonomik geçim sıkıntısı kaynaklı lojistik abluka, diğer yanda gençleri de içine çeken toplumsal öfke patlamasıyla karşı karşıya.
Hükümet bir yandan kamyonculara sübvansiyon sağlayarak durumu yatıştırmaya, diğer yandan Milano'ya asker göndererek sert önlemler almaya çalışıyor. İki krizin aynı döneme denk gelmesi, kamu düzeni ve ekonomik istikrar açısından hükümet üzerindeki baskıyı artırıyor.





