İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, bölge ülkelerinin dış baskılardan uzak bir güvenlik mekanizması oluşturması gerektiğini söyledi. Bekayi, başkent Tahran'da düzenlediği haftalık basın toplantısında gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Hegseth'ten İsrail'e gizli ziyaret: Netanyahu ile görüştü
Hegseth'ten İsrail'e gizli ziyaret: Netanyahu ile görüştü
İçeriği Görüntüle

Rusya'nın Hürmüz Boğazı ve Basra Körfezi'nde kolektif güvenlik mekanizmalarının güçlendirilmesine ilişkin öneriler sunduğuna işaret eden Bekayi, şunları söyledi: "Bölgenin güvenliğinin, tek düşüncesinin saldırgan ve yayılmacı bir tarafın güvenliğini sağlamak olduğunu gösteren dış aktörlere değil, bölge ülkelerine dayanması gerektiği yönündeki temel ilkeyi destekliyoruz. Bölge ülkeleri dış baskılardan uzak şekilde bir güvenlik mekanizması oluşturmalı."

"Müzakerelerin önündeki engel ABD'nin aşırı talepleri"

İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi ile Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov arasında yapılan görüşmede nükleer meselelerin gündeme gelmediğini aktaran Bekayi, ABD ile de nükleer konuda müzakere yürütmediklerini söyledi. ABD'nin, İran'ın yer altındaki nükleer tesislerine ev sahipliği yaptığı öne sürülen Kazma Dağı'nı hedef alacağı ve İran'ın böyle bir saldırıyı görmezden geleceği yönündeki iddialara ilişkin ise Bekayi, "Buna gerçekten inanıyor musunuz? Uygulamada, hiçbir darbeyi cevapsız bırakmayacağımızı gösterdik" ifadelerini kullandı.

Bekayi, ABD ile İran arasındaki müzakerelerin son durumuna ilişkin bir soruya, "Müzakerelerin ilerlemesinin önündeki engel ABD'nin aşırı talepleri" cevabını verdi.

İran ile Pakistan arasındaki sınırın kapatıldığı yönündeki iddiaları da değerlendiren Bekayi, sınırın kapatılmadığını, Pakistan tarafında bazı teknik sorunlar yaşandığını ve İran'ın Pakistan'a ihracatının sürdüğünü söyledi.

Avrupa'daki gösteriler

Avrupa'da, özellikle Fransa'da düzenlenen gösterilere ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Bekayi, Avrupa ve Fransa'nın ABD ile İsrail'in İran'a yönelik saldırılarında payı olduğuna işaret ederek, şöyle konuştu: "Sorunun kökeni, ABD'nin ve Siyonist rejimin İran'a yönelik askeri saldırganlığı ve İran'a yönelik deniz ablukasının sürmesidir. Sebep-sonuç ilişkisi doğru görülmelidir."