DSÖ tarafından "Eşitsizliğin Durumu: Bulaşıcı Olmayan Hastalıklar ve Risk Faktörleri" başlığıyla yayımlanan raporda, kanser, kardiyovasküler hastalıklar, kronik solunum yolu hastalıkları ve diyabet olmak üzere dört ana bulaşıcı olmayan hastalığın yanı sıra tütün ve alkol kullanımı, obezite ve sağlıksız beslenme, yetersiz fiziksel aktivite ve hava kirliliği gibi önemli risk faktörleri ele alındı.
Raporda, bulaşıcı olmayan hastalıkların her yerde insanları etkilediği ancak herkesin aynı risklerle karşı karşıya olmadığı veya hastalıkların önlemesi, teşhisi ve tedaviye ulaşma hususlarında aynı imkana sahip olmadığı belirtildi.
Eşitsizliğin, bulaşıcı olmayan hastalık risklerini ve bakıma erişimde rol oynadığı ifade edilen raporda, insanların geliri, eğitimi, cinsiyeti, yaşı ve yaşadıkları yerin bulaşıcı olmayan hastalık risk faktörlerine maruz kalmalarını ve sağlık hizmetlerine erişimlerini etkileyebileceğine işaret edildi.
Raporda, "Bu eşitsizlikler, hastalığı önlemekten ve risk faktörlerine maruz kalmayı azaltmaktan teşhise, tedaviye ve bir durumu yönetmeye kadar her aşamada ortaya çıkabilir. Düşük ve orta gelirli ülkelerden elde edilen kanıtlar, daha az eğitimli nüfusların hipertansiyon ve diyabet oranlarının daha yüksek olma eğiliminde olduğunu gösteriyor." ifadeleri kullanıldı.
İnsanların yaşadığı yerler maruz kaldıkları kirliliği etkiliyor
Daha yoksul ve az eğitimli kadınların rahim ağzı kanseri taraması yaptırma olasılığının daha düşük olduğuna dikkat çekilen raporda, tütün kullanımının ise daha az eğitimli erkekler arasında daha eğitimli erkeklere göre daha yüksek olduğu belirtildi.
Raporda, şunlar kaydedildi:
"İnsanların yaşadığı yer, önemli bir faktördür. Birçok düşük ve orta gelirli ülkede, kırsal kesimdeki nüfusun hipertansiyon teşhis ve tedavisi ile rahim ağzı kanseri taramasına erişimi, kentsel kesimdeki nüfusa göre daha sınırlıdır. Kırsal kesimdeki haneler ev içi hava kirliliğine daha fazla maruz kalabilirken kentsel nüfuslar genellikle dış ortam hava kirliliğine daha fazla maruz kalıyor."



