Bilim-Teknoloji

Çinli bilim insanları keşfetti: Beyin düşünme ve algılama arasında nasıl geçiş yapıyor?

Hiç beyninizin bir doğum günü partisini hatırlamakla karşınızdaki arkadaşınızın yüzüne odaklanmak arasında nasıl bu kadar kolay geçiş yaptığını merak ettiniz mi? Çinli araştırmacılar bu soruya önemli bir cevap sunuyor.

Çin Bilimler Akademisi Psikoloji Enstitüsü liderliğindeki bir ekip, beynin “varsayılan mod ağı” (Default Mode Network – DMN) olarak bilinen büyük ölçekli bir ağında daha önce fark edilmemiş bir düzen ilkesini keşfetti.

DMN, geçmişi hatırlama, geleceği hayal etme ya da kendimizi düşünme gibi içsel süreçlerle ilişkilendirilen, birbirine bağlı beyin bölgelerinden oluşur. Ancak son araştırmalar bu ağın aynı zamanda dil anlama veya başkalarının duygularını tanıma gibi dış dünyaya yönelik bilişsel görevlerde de rol oynadığını göstermişti. Bugüne kadar aynı ağın bu iki farklı işlevi nasıl yerine getirebildiği ise bilinmiyordu.

Bu soruyu yanıtlamak isteyen araştırmacılar, birden fazla veri kümesi üzerinde bilgi akışının yönünü gösteren yönlü işlevsel bağlantı analizleri, ağın iç organizasyonu ve görev sırasında tetiklenen beyin etkinliği incelemelerini bir araya getirdi. Elde ettikleri bulgular, DMN’nin tek ve homojen bir ağ olmadığını, her biri bilgi işlemede farklı bir role sahip alt bölgelerden oluştuğunu ortaya koydu.

Proceedings of the National Academy of Sciences (PNAS) dergisinde yayımlanan çalışmada ekip, DMN’nin bazı bölümlerinin bilginin “göndericisi”, bazılarınınsa “alıcısı” gibi davrandığını gösterdi.

Araştırmaya göre alıcı benzeri bölgeler, dış dünyadan gelen bilgiyi işlemekte daha başarılıdır. Çevremizde gördüklerimizi ve duyduklarımızı anlamlandırmamıza yardımcı olurlar. Gönderici benzeri bölgeler ise bilgiyi diğer beyin sistemlerine iletmekte uzmandır; anılarımıza ve geçmiş deneyimlerimize dayanarak hareketlerimizi yönlendirirler.

Gelişmiş beyin görüntüleme ve veri analizi yöntemleriyle çalışan bilim insanları, bu iki bölge tipinin farklı görevlerde devreye girdiğini buldu. Örneğin, bir kişi gördüğü şeye dayanarak karar verdiğinde (bir yüzü tanımak gibi) alıcı benzeri alanlar daha aktif olurken, kişi hafızasına dayanarak karar verdiğinde gönderici benzeri alanlar daha çok çalışıyor.

Araştırmayı yöneten Zhang Meichao, “Bulgularımız, DMN’nin hem dış dünyaya yönelik algı hem de içsel düşüncedeki rolünün, bu doğal ayrımdan – alıcı ve gönderici bölgelere bölünmesinden – kaynaklandığını gösteriyor” dedi.

Zhang sözlerini şöyle tamamladı: “Bu çalışma, beynin üst düzey düşünmeden sorumlu bölgesi olan ilişki korteksinin, dış dünyayı algılamakla kendi iç düşüncelerimizi hatırlamak arasında nasıl sorunsuz bir geçiş sağladığını anlamak için yeni ve basit bir yol sunuyor.”