CGTN Türk Dış Haberler Servisi
ABD ve İsrail’in İran’a saldırılarıyla başlayan savaş, deniz yollarına bağımlılığın maliyetini ortaya koyarken Avrasya’nın kara bağlantılarını yeniden uluslararası rekabetin merkezine taşıdı. Hürmüz’deki kesintiler enerji tedarikini ve taşımacılığı sarsarken Orta Asya, hem kaynakları hem de Çin’i batı pazarlarına bağlayan konumuyla öne çıkıyor. Savaşın gösterdiği bir başka gerçek de güzergâh çeşitliliğinin önemi. İran üzerinden güneye uzanan bağlantıların kırılganlaşması, bölgenin alternatif demir yollarına ve sınır geçişlerine duyduğu ihtiyacı artırıyor.
Washington’un bölgeye yönelik son hamlesi, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun Özbekistan ziyareti oldu. Rubio, 19 Ekim’de Semerkant’ta Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan, Türkmenistan ve Özbekistan dışişleri bakanlarıyla C5+1 toplantısında buluştu. Görüşmelerde Trans-Hazar güzergâhının geliştirilmesi, enerji işbirliği, doğal kaynakların çıkarılması ve işlenmesi öne çıktı.
Washington’un ticaret hamlesi
ABD Dışişleri Bakanı Rubio’ya 200’ü aşkın Amerikalı iş insanının eşlik etmesi, ziyaretin ekonomik ağırlığını gösterdi. Özbekistan Yatırım, Sanayi ve Ticaret Bakanlığına dayandırılan açıklamalara göre temaslar kapsamında yaklaşık 12 milyar dolar değerinde 54 ticari anlaşma imzalandı. Sanayi, ulaşım, enerji altyapısı, kritik mineraller ve finans bu anlaşmaların başlıca alanları oldu. Bu tutar, gerçekleşmiş yatırım miktarından ziyade imzalanan anlaşmaların açıklanan değerini ifade ediyor.
Washington’un hedefi, Orta Asya’nın kaynakları ile Amerikan şirketleri arasında daha güçlü bağlar kurmak. Semerkant ortak açıklamasında Trans-Hazar ticaret güzergâhına yatırım yapılması, bölge içinde katma değerli üretimin artırılması ve enerji alanında bütünleşmiş tedarik zincirleri geliştirilmesi vurgulandı.
ABD’nin Orta Asya açılımının Çin ile mevcut bağları zayıflatacağı varsayımı ise sahadaki ekonomik tabloyla örtüşmüyor. Rubio’nun ziyaretinden iki gün önce Çin Başbakanı Li Qiang’ı ağırlayan Özbekistan, aynı hafta Çin ile işbirliğini daha da genişletti. Taşkent’in temasları, yeni ortaklıklar kurmanın Pekin ile ilişkileri geriletmek anlamına gelmediğini gösteriyor.
Xi’an’dan kalıcı ortaklığa
Çin-Orta Asya ilişkilerinin bugünkü yapısı, Mayıs 2023’te Xi’an’da düzenlenen ilk liderler zirvesinden bu yana güçlendiriliyor. Haziran 2025’te Astana’da gerçekleştirilen ikinci zirvede altı ülke, Daimî İyi Komşuluk, Dostluk ve İşbirliği Antlaşması’nı imzalayarak yakınlaşmaya hukuki bir zemin kazandırdı. İşbirliği mekanizmasının sekretaryası ve bakanlık düzeyindeki 13 platform da ilişkilerin düzenli işlemesini sağlayan kurumsal çerçeveyi oluşturdu.
Bu yapının ekonomik karşılığı rakamlara yansıyor. Çin Ticaret Bakanlığının verilerine göre Çin ile beş Orta Asya ülkesi arasındaki mal ticareti, 2025’te yüzde 12 artarak 106,3 milyar dolara ulaştı ve ilk kez 100 milyar dolar eşiğini aştı. Çin’in bölgeye ihracatı 71,2 milyar dolar, bölgeden ithalatı ise 35,1 milyar dolar oldu. İthalatın yüzde 14 büyümesi, ilişkinin Orta Asya ürünlerinin Çin pazarına erişimi bakımından da genişlediğini gösteriyor.
Özbekistan Cumhurbaşkanlığının Li’nin 17 Ekim’deki temasları sonrasında açıkladığı veriler de bu derinliği ortaya koydu. İki ülke arasında kesin anlaşmalara bağlanan proje portföyü yaklaşık 60 milyar dolara ulaşırken ortak girişimlerin sayısı 6 bini geçti.
Görüşmelerde yeşil enerji, metalürji, otomotiv, altyapı, nükleer enerjinin barışçıl kullanımı ve dijital teknolojiler ele alındı. Bu portföy, işbirliğinin enerji ve hammadde ticaretinden üretim ve teknolojiye doğru genişlediğine işaret ediyor.
Ortak çıkarların demir yolu
Yakınlaşmanın stratejik projelerinden biri Çin-Kırgızistan-Özbekistan demir yolu. Kaşgar’dan başlayıp Kırgızistan üzerinden Andican’a uzanacak hat, Çin ile Orta Asya arasında yeni bir bağlantı oluşturacak. Üç ülkenin yetkilendirdiği şirketlerin ortak girişimi, Kırgızistan kesiminin finansmanı, inşası ve işletilmesini üstleniyor. Bu model, ülkeleri uzun vadeli ekonomik sorumluluklar etrafında birbirine bağlıyor.
Özbekistan Cumhurbaşkanlığı, Li’nin ziyaretinde hattın inşasının hızla ilerlediğini ve tamamlanmasının bölgesel ticarete güçlü bir ivme sağlayacağını bildirdi. Li ile Özbekistan Başbakanı Abdulla Aripov’un görüşmesinde de demir yolunun ilerletilmesi öncelikler arasındaydı. Temasların ardından ticaret, gümrük, eğitim ve diğer alanlarda işbirliği belgeleri imzalandı.
Enerjide de benzer bir karşılıklı ihtiyaç söz konusu. Türkmenistan’dan başlayarak Özbekistan ve Kazakistan üzerinden Çin’e ulaşan doğal gaz boru hattının üç kolu, toplam yıllık 55 milyar metreküp tasarım kapasitesine sahip. Bu rakam fiilî yıllık sevkiyatı değil, altyapının taşıma kapasitesini gösteriyor.
ŞİÖ ile güvenlik boyutu
Ekonomik bağlantılara güvenlik işbirliği de eşlik ediyor. Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping, Xi’an Zirvesi’nde bölge ülkelerinin iç işlerine müdahale edilmesine ve “renkli devrim” girişimlerine karşı ortak duruş çağrısı yapmıştı.
Taraflardan gelen açıklamalar ve ekonomik veriler birlikte değerlendirildiğinde, Çin-Orta Asya ortaklığının dış rekabetten bağımsız, güçlü bir iç dinamiğe sahip olduğu görülüyor. Washington’un artan ilgisini Pekin’den kopuşa dönüştürme hesabının önünde ortak coğrafya, büyüyen pazar ve onlarca yıla yayılan altyapı yatırımları bulunuyor.




