CGTN Türk Dış Haberler Servisi
ABD’nin Çin teknolojisine karşı yaptırım zincirine yeni bir halka eklendi. İç Güvenlik Bakanlığı, sivil federal kurumların DeepSeek ürünlerini bilgi teknolojisi sistemlerinden çıkarmasını ve bu ürünlerin satın alınmasının durdurulmasını istedi. Kararın kapsamına, Çinli şirketin modellerini kullanan üçüncü taraf ürün ve hizmetler de alındı. Böylece Washington, doğrudan DeepSeek’in ötesine geçerek şirketin teknolojisi etrafında gelişen yazılım ağını da hedef aldı.
19 Ekim’de kamuoyuna açıklanan, temmuz tarihli talimatın gerekçesi yine ulusal güvenlik oldu. Bakanlık, DeepSeek modellerinin “birden fazla tehdit vektörü” oluşturabileceğini ve hassas verilerin Çin’e aktarılmasına yol açabileceğini savundu. Ticaret Bakanlığı ve Deniz Kuvvetleri gibi kurumların daha önce uyguladığı kısıtlamalar, bu adımla sivil federal kurumlar genelinde genişletildi.
Yasak gündeminde yeni model
Washington’ın kararının duyurulmasından iki gün önce DeepSeek, V4.1-Flash-1017 modelini kullanıma sundu. Şirket, yeni sürümün önceki modele göre daha güçlü performans, daha hızlı görev tamamlama ve daha düşük maliyet sunduğunu açıkladı. Oyun geliştirmeden üç boyutlu modellemeye kadar uzanan görevler için hazırlanan model, açık kaynak olarak da yayımlandı.
Yasağın zamanlaması ABD’nin teknoloji politikasındaki temel açmazı da ortaya koymakta. Bir şirketin federal kurumlara erişimini engellemek, onun yeni modeller geliştirmesini veya küresel ölçekte kullanıcı kazanmasını durdurmaya yetmiyor. DeepSeek’in ilerleyişi de Çin’in yapay zekâ kapasitesinin tek bir uygulamadan ibaret olmadığını gösteriyor. Rekabet; araştırma, algoritma geliştirme, hesaplama kaynaklarını daha verimli kullanma ve geliştiricilerin katkısıyla büyüyen bir ekosistem üzerinde şekilleniyor.
Amerikan şirketlerine de maliyet
DeepSeek’in rekabet gücünün merkezinde, modellerinin geliştiriciler tarafından indirilebilmesi, uyarlanabilmesi ve farklı ürünlere entegre edilebilmesi bulunuyor. Bu yaklaşım, özellikle maliyetlerini düşürmek isteyen şirketlere ve küçük geliştirici ekiplerine alternatif sunuyor. Açık modellerin yayılması, yapay zekâ geliştirme kapasitesinin birkaç büyük şirketin elinde toplanmasını da zorlaştırıyor.
Yasağın üçüncü taraf hizmetlerini kapsaması, Washington’ın müdahalesini bu nedenle daha geniş bir alana taşıyor. DeepSeek teknolojisini kullanan bir yazılımın federal kamu pazarına erişiminin kesilmesi, Amerikan geliştiricilerini de ürün tercihlerini yeniden değerlendirmeye itebilir. Çinli şirketi sınırlandırmayı amaçlayan karar, ABD’deki şirketlerin kullanabileceği araçları da daraltma riski taşıyor.
Washington böylece bir yandan ortak riskleri yönetmek için Pekin’le masaya otururken diğer yandan Çinli şirketlerin hareket alanını idari kararlarla daraltıyor. DeepSeek’in yeni modeller geliştirmeyi sürdürmesi ise bu politikanın sınırlarını gösteriyor. ABD kamu sistemlerinin kapısını kapatabiliyor; Çin’in küresel yapay zekâ rekabetindeki ilerleyişini aynı talimatla durduramıyor.





