CGTN Türk Dış Haberler Servisi

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının yeniden genişlemesi ihtimali, bölgedeki teknoloji yatırımlarını da savaşın gündemine taşıdı. Tahran’ın veri merkezleri ve denizaltı kablolarına ilişkin açıklamaları, yeni bir çatışmanın maliyetini askeri üslerin ve enerji tesislerinin ötesine taşıma mesajı veriyor. Bankacılıktan lojistiğe, kamu hizmetlerinden yapay zekâya kadar uzanan dijital ağlar, İran’ın karşılık verebileceğini açıkladığı alanlar arasında.

Devrim Muhafızları Komutanı Muhsin Rızai, 11 Ekim’de İran devlet ajansı IRNA’nın aktardığı açıklamasında, yoğun çatışmaların yeniden başlaması halinde bölgedeki kabloların, veri merkezlerinin ve yapay zekâ tesislerinin hedef alınabileceğini söyledi. Açıklama, Washington ile Tahran arasındaki diplomatik temasların savaşı sona erdirecek bir anlaşmaya dönüşmediği dönemde geldi.

Devrim Muhafızları Sözcüsü Hüseyin Muhibbi de 19 Ekim’de Hürmüz Boğazı’nın altından yedi büyük iletişim kablosunun geçtiğini belirterek, “Düşman bilsin diye hatırlatıyoruz” ifadesini kullandı. Böylece İran’ın petrol taşımacılığı üzerinden kurduğu baskıya, veri akışını da ekleyebileceği mesajı verildi.

Petrolün ardından veri akışı

İran’dan gelen son uyarının ağırlığı, dijital ekonominin fiziksel altyapıya bağımlılığından kaynaklanıyor. Uluslararası Telekomünikasyon Birliği’ne göre uluslararası veri trafiğinin yüzde 99’undan fazlası denizaltı kablolarıyla taşınıyor. Finansal işlemler, bulut hizmetleri ve devletler arasındaki iletişim bu ağlardan yararlanıyor. İnternet üzerinden sunulan hizmetlerin sürekliliği, denizin altındaki kabloların ve karadaki tesislerin çalışmasına bağlı.

Hürmüz çevresindeki bağlantılar özellikle Körfez ekonomileri açısından önem taşıyor. Reuters’ın incelemesinde AAE-1, FALCON ve Gulf Bridge International, bölgedeki başlıca kablo sistemleri arasında sıralanıyor. Uydu bağlantıları ise bu ağların taşıdığı veri hacmini karşılayabilecek ölçekte bir alternatif sunmuyor. Savaş koşullarında hasarın giderilmesi de izin süreçleri ve onarım gemilerinin güvenliği nedeniyle zorlaşabiliyor.

WSJ: Musk, Ukrayna'da Starlink'i yavaşlatma emri verdi
WSJ: Musk, Ukrayna'da Starlink'i yavaşlatma emri verdi
İçeriği Görüntüle

Amazon örneği senaryo olmaktan çıkardı

Alternatif güzergâhlar ve yedek bağlantılar mevcut olsa da birden fazla hattın devre dışı kalması, Körfez’de bağlantı kapasitesini daraltabilir; gecikmeleri ve hizmet kesintilerini artırabilir.

Veri merkezlerinin savaşta zarar görmesi artık varsayımsal bir senaryo da değil. Amazon, mart başında Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki iki tesisinin doğrudan vurulduğunu, Bahreyn’de ise bir tesisinin yakınındaki insansız hava aracı saldırısının altyapıda fiziksel hasara yol açtığını açıkladı. Şirketin bulut hizmetleri aksarken, toparlanmanın uzun sürebileceği bildirildi.

Körfez’in teknoloji hesabı

İran’dan gelen uyarının ekonomik hedefi, Körfez ülkelerinin petrol gelirleriyle kurmaya çalıştığı yeni büyüme modeli. İle doğrudan ilgili. Microsoft, 2023–2029 döneminde Birleşik Arap Emirlikleri’ne toplam 15,2 milyar dolar yatırım yapacağını açıkladı. Şirket ile Abu Dabi merkezli G42’nin ortaklığı kapsamında, Khazna aracılığıyla veri merkezi kapasitesine 200 megavatlık ilave de planlandı. Bu büyüklükteki yatırımlar, kesintisiz enerji ve güvenilir uluslararası bağlantı gerektiriyor.

Öte yandan ekonomik baskının oluşması için bütün tesislerin vurulması gerekmiyor. Güvenlik belirsizliği bile projeleri geciktirebiliyor. Financial Times’ın temmuz ayındaki haberine göre Hürmüz ve Kızıldeniz çevresindeki riskler, aralarında 2Africa ve Sea-Me-We 6’nın da bulunduğu kablo projelerinde çalışmaları aksattı. Gecikmeler, bölgenin küresel veri ve yapay zekâ merkezi olma hedefini zorlaştırıyor.