Özel Haberler

5 bin yıllık Çin mirası: Akupunktur hangi hastalıklara iyi geliyor?

Binlerce yıllık Geleneksel Çin Tıbbı'nın en bilinen uygulamalarından biri olan akupunktur, Türkiye'de giderek daha fazla ilgi görüyor. Akupunkturun ortaya çıkış hikayesini, hangi hastalıklarda ve hangi hastalara uygulandığını, Türkiye'de bu yönteme olan ilginin neden her geçen yıl arttığını akupunktur alanında 30 yılı aşkın deneyime sahip Uzman Doktor Yasemin, CGTN Türk'e anlattı...

Çin'in binlerce yıllık geçmişe sahip en önemli kültürel miraslarından biri olan Geleneksel Çin Tıbbı, günümüzde dünyanın birçok ülkesinde giderek daha fazla ilgi görüyor. Bu kadim tıp anlayışının en yaygın ve etkili uygulamalarından biri olan akupunktur ise ağrı tedavisinden kronik hastalıklara kadar birçok alanda tercih ediliyor.

Peki, akupunktur tam olarak nedir, nasıl ortaya çıktı, hangi hastalıklarda kullanılıyor ve Türkiye'de bu yönteme olan ilgi neden her geçen yıl artıyor? Akupunktur alanında 30 yılı aşkın deneyime sahip Uzman Doktor Yasemin, Geleneksel Çin Tıbbı'nın en yaygın uygulamalarından biri olan akupunktura ilişkin merak edilenleri CGTN Türk'e anlattı.

Akupunktur nasıl ortaya çıktı? İşte 5 bin yıllık geçmişi

Uzman Doktor Yasemin, akupunkturun kökenlerinin yaklaşık 5 bin yıl öncesine uzandığını belirterek, bu yöntemin insanların günlük yaşamlarındaki gözlemler sonucunda ortaya çıktığını anlattı. İlk dönemlerde bugünkü gibi metal iğnelerin kullanılmadığını ifade eden Yasemin, insanların çalışırken veya yaşamlarını sürdürürken bazı noktaların vücut üzerindeki etkilerini fark etmeye başladığını söyledi.

Yasemin, akupunktur noktalarının keşfine ilişkin örnek verirken, kolunda ağrı bulunan bir kişinin çalışırken sivri bir taşın ağrıyan bölgesine denk gelmesi sonucu yaşadığı deneyimlerin dikkat çekici olduğunu belirtti. İlk anda ağrının artsa da birkaç gün sonra hafiflemesinin, insanların vücuttaki bazı noktaların iyileşme sürecine katkı sağlayabileceğini fark etmelerine yol açtığını ifade etti.

Bu gözlemlerden hareketle belirli noktaların bilinçli olarak denenmeye başlandığını kaydeden Yasemin, sivri taşlarla yapılan uygulamalar sayesinde hangi bölgelerin fayda sağladığının araştırıldığını, zamanla bu bilgilerin sistemli hale getirilerek akupunkturun temellerinin atıldığını söyledi.

Akupunktura en çok hangi hastalar başvuruyor?

Uzman Doktor Yasemin, akupunkturun yalnızca kas ve iskelet sistemi rahatsızlıklarında değil, birçok farklı sağlık probleminde de destekleyici olarak tercih edildiğini belirtti. Özellikle astım gibi kronik rahatsızlıklar, menopoz şikayetleri ve kısırlık tedavisi nedeniyle çok sayıda hastanın kendilerine başvurduğunu ifade eden Yasemin, bazı durumlarda hastaların uzun yıllar süren sorunlarına çözüm aradığını söyledi.

Menopoz döneminin bazı kadınlarda 10-15 yıl boyunca devam edebildiğini dile getiren Yasemin, bu süreçte yaşanan sıcak basmaları, uyku problemleri ve yaşam kalitesini düşüren şikayetler nedeniyle akupunktura yönelimin arttığını kaydetti. Son yıllarda çocuk sahibi olmakta güçlük çeken çiftlerin de akupunktur desteği almak için başvurduğunu belirten Yasemin, uygun hastalarda yüksek oranda olumlu sonuçlar elde edilebildiğini ifade etti.

Akupunkturda başarı, doğru teşhisle başlıyor

Tedaviye başlamadan önce hastaların ayrıntılı şekilde değerlendirildiğini vurgulayan Yasemin, boyun ve bel fıtığı gibi rahatsızlıklarda gerekli görüldüğünde MR görüntülerinin incelendiğini ve buna göre tedavi planı oluşturulduğunu söyledi. Akupunkturun her hastaya uygun olmayabileceğini belirten Yasemin, bazı vakalarda hastaların ameliyat veya farklı tıbbi yöntemlere yönlendirilebildiğini dile getirdi.

Bu duruma örnek veren Yasemin, daha önce bel fıtığı nedeniyle ameliyat geçiren ancak ağrıları devam eden bir hastasının hikayesini anlattı. Ameliyatın teknik olarak başarılı olmasına rağmen hastanın şikayetlerinin geçmediğini söyleyen Yasemin, yapılan değerlendirmede sorunun yalnızca bel fıtığından kaynaklanmadığının anlaşıldığını ifade etti.

Kalça bölgesinde bulunan ve armut şeklindeki yapısından dolayı "piriformis kası" olarak bilinen kasın şişerek siyatik sinire baskı yaptığını belirlediklerini aktaran Yasemin, uygulanan akupunktur tedavisiyle hastanın şikayetlerinde belirgin düzelme sağlandığını kaydetti.

Yasemin, bu örneğin her ağrının tek bir nedene bağlı olmadığını gösterdiğini belirterek, akupunkturun özellikle altta yatan nedenin doğru tespit edildiği vakalarda önemli faydalar sağlayabildiğini sözlerine ekledi.

İyileşen anlatıyor, akupunktura ilgi büyüyor

Uzman Doktor Yasemin, akupunktura olan ilginin Türkiye'de her geçen yıl arttığını belirterek bunun birkaç önemli nedeni olduğunu söyledi.

Türkiye'de akupunkturun 1993 yılından itibaren resmi olarak kabul görmeye başladığını hatırlatan Yasemin, bu tarihten sonra yöntemin daha geniş kitleler tarafından tanınmaya başladığını ifade etti. İnternetin ve sosyal medyanın yaygınlaşmasının da akupunktur hakkında bilgiye erişimi kolaylaştırdığını belirten Yasemin, insanların bu yöntemle ilgili daha fazla araştırma yapabildiğini söyledi.

Ancak akupunkturun yaygınlaşmasındaki en önemli etkenin hasta deneyimleri olduğunu vurgulayan Yasemin, tedavi görerek olumlu sonuç alan kişilerin çevrelerine bu deneyimlerini aktardığını dile getirdi. İnsanların çoğu zaman reklamlardan veya teorik bilgilerden çok, tedavi olup iyileşen kişilerin tecrübelerine önem verdiğini belirten Yasemin, "Bir kişi akupunktur tedavisiyle fayda gördüğünde bunu çevresiyle paylaşıyor. Yakınlarının iyileştiğini gören insanlar da bu yönteme güven duyup başvuruyor" dedi.

Akupunkturun tercih edilmesinde kulaktan kulağa yayılan olumlu deneyimlerin önemli rol oynadığını ifade eden Yasemin, birçok hastanın bu yöntemin gerçekten işe yaradığını çevresindeki örneklerden görerek tedaviye yöneldiğini söyledi.

Vücudun doğal iyileşme mekanizmasını harekete geçiriyor

Uzman Doktor Yasemin, akupunkturun doğru şekilde ve uzman kişiler tarafından uygulandığında son derece güvenli bir yöntem olduğunu belirtti. Akupunktur tedavisinde herhangi bir ilaç kullanılmadığını vurgulayan Yasemin, yöntemin vücuda dışarıdan kimyasal bir madde verilmesine dayanmadığını söyledi.

Akupunkturun temelinde belirli noktalara ince iğneler uygulanmasının bulunduğunu ifade eden Yasemin, bu noktaların ilgili organlar ve sinir sistemiyle bağlantılı olduğunu anlattı. İğnelerin uygulanmasının ardından beyine sinyaller gönderildiğini belirten Yasemin, beynin de buna karşılık çeşitli biyokimyasal maddeler salgılayarak vücudun doğal iyileşme mekanizmalarını harekete geçirdiğini kaydetti.

Özellikle ağrı tedavisinde beynin endorfin gibi doğal ağrı kesici maddeler salgıladığını ifade eden Yasemin, bu sayede ağrının azaltılabildiğini ve vücudun denge mekanizmalarının desteklendiğini söyledi. Akupunkturun vücudun kendi iyileştirme kapasitesini harekete geçirmeyi amaçladığını belirten Yasemin, uygun koşullarda uygulandığında ciddi bir risk taşımadığını dile getirdi.