Wong Kar-wai’den “Shanghai Çiçekleri” dizisi

Çin-Hong Kong sinemasının uluslararası çapta en çok tanınan yıldız yönetmenlerinden Wong Kar-wai’nin televizyon için ilk kez kamera arkasına geçtiği “Shanghai Çiçekleri” (Blossoms Shanghai) dizisi nihayet Türk sinemaseverlerin de karşısına çıktı. Toplam 30 bölümden oluşan 2023 yapımı dizinin ilk 10 bölümü, dijital sinema platformu Mubi’de izlenebiliyor. Geriye kalan bölümler de iki parti halinde Nisan ve Mayıs aylarında platforma yüklenecek.

“Chunking Ekspresi” (1994), “Aşk Zamanı” (2000), “2046” (2004), “Büyük Usta” (2013) gibi büyüleyici sinema filmleriyle tanınan Wong Kar-wai’nin ilk televizyon dizisi olmasıyla hem estetik hem de tarihsel bağlam açısından dikkat çeken bir yapım olan “Shanghai Çiçekleri”, 1990’ların başında Çin’in reform ve dışa açılma sürecinin hız kazandığı dönemde geçiyor. 1949 Devrimi’nden sonra özel mülkiyete dayalı finans piyasalarının yasaklanmasıyla kapatılan Shanghai Borsası’nın 1990’da yeniden açılmasıyla birlikte yaşananları anlatan dizinin merkezinde, sıradan bir gençken borsada hızla zenginleşen ve güçlü bir işadamına dönüşen Ah Bao yer alıyor. Finans ve ticaret dünyasında yükselme, güç mücadeleleri ve rekabet, sosyal dönüşümün bireyler üzerindeki etkileri, aşk ve duygusal ağlar, öykünün temel eksenlerini oluşturuyor. Ah Bao’nun yükselişi, yalnızca bireysel bir başarı öyküsü değil, aynı zamanda yeni kapitalist ilişkilerin ve sosyalist piyasa ekonomisinin yarattığı fırsatlar ve risklerin yarattığı zeminde bir yürüyüş olarak resmediliyor. Shanghai’ın Huanghe Caddesi’ndeki ekonomik rekabet, pazarlıklar, anlaşmalar, entrikalar ve romantik ilişkiler, yoğun renk kullanımı, kırmızı tonun egemen olduğu neonlar, yavaş çekimler ve parçalı anlatı, melankoli ve nostalji hissi, tüm mekanların ve özellikle Shanghai’ın bir karakter gibi kullanılmasıyla, destansı ve toplumsal bir anlatıya dönüşmüş durumda. Wong Kar-wai, tek bir aşk ilişkisi yerine çok karakterli ve geniş ölçekli bir yapı kurmuş ama asıl olarak kalbini “piyasaya” bağlayanların filmi var karşımızda.

Shanghai iş dünyasının draması

Senaryo bol miktarda toplumsal çelişkiden de yararlanmış. Huanghe Caddesi’ndeki küçük büfesinde sigara satan adam alt sınıfların tipik bir temsilcisi olarak sık sık araya giriyor örneğin ve bolca gözlemde bulunuyor. Diziyi, 1990’ların Shanghai’na yazılmış bir aşk mektubu olarak görenler kadar, sosyalizmin ilk aşamasında bulunan Çin gibi bir ülkedeki zorunlu kapitalist ilişkilere tutulan bir ayna olarak niteleyenler de mevcut. Deng Xiaoping’in reform ve dışa açılma sürecini betimleyen “Pencereyi açtığınızda içeriye bol temiz hava ama aynı zamanda da sivrisinekler girer” sözünde olduğu gibi, yeni zengin sınıfın doğuşu ve toplumsal değerlerin değişimi, bir yandan “iş dünyası draması”, bir yandan da tarihsel bellek anlatısı olarak aktarılıyor. Bir dönem panoraması olarak “Shanghai Çiçekleri” dizisi, Ah Bao karakteri aracılığıyla “kendi kendini yaratan adam” mitini tekrarlıyor belki ama “Muhteşem Gatsby” çağrışımlarıyla da ahlaki zemin tartışmasına girişiyor.

Seyirciyle duygusal mesafe

Çin’de ciddi bir etki yaratan, kültürel fenomen haline gelip genellikle olumlu eleştiriler alan dizi, Wong Kar-wai sinemasına aşina olanlar için bulunmaz nimet niteliğinde. Wong Kar-wai estetiğinin bu denli genişletilmiş bir versiyonuyla karşılaşmak, her zaman ele geçecek bir fırsat değil. Ancak lineer bir akışın olmaması, öykünün yavaş ve çok sayıda karaktere bölünmesi, çok büyük oranda ofis, restoran vb. kapalı mekanların kullanılması nedeniyle “Shanghai Çiçekleri”ni özellikle bazı bölümlerde sıkıcı bulanlara da hak vermiyor değilim. Özellikle yabancı izleyicilerin bağ kurmakta zorlanacağı pek çok nokta söz konusu ve kurulan atmosfere denilecek bir şey yoksa da “Shanghai Çiçekleri”nin izleyiciden bolca sabır talep eden bir yapıya sahip olduğu da inkar edilemez bir gerçek. Seyirciyle arasına duygusal mesafe koyan dizilerden biriyle karşı karşıyayız.

Yine de Ah Bao, Ling Zi, Wang Mingzhu, Ye Amca, Li Li, Bay Qiang gibi karakterleri 90’ların Çin gerçekliğinin birer parçası olarak önümüze getiren bu dizi, sabır duygusuyla da olsa izlenmeyi, ilgi görmeyi hak ediyor.

30 bölümün tamamını izleyince, “Shanghai Çiçekleri” üzerine bir kez daha yazacağım.