Dünya

Trump'tan seçimlerde ICE tehdidi: Sandıkların çevresine konuşlandıracak

Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza (ICE) görevlilerinin kasımdaki ara seçimlerde oy verme merkezleri yakınında bulunmayacaklarına dair hiçbir garanti veremeyeceğini söyledi. Beyaz Saray'dan gelen açıklama, Trump yönetiminin seçmenler üzerinde baskı oluşturma niyeti olarak yorumlanıyor.

Leavitt, düzenlediği basın toplantısında, ABD Başkanı Donald Trump’ın eski danışmanlarından Steve Bannon’ın “Kasım ayında oy verme merkezlerinin çevresinde ICE olacak” yönündeki açıklamasına ilişkin değerlendirmesinde, Trump'ın bu yönde kamuoyuna açıklanmış resmi bir planından haberdar olmadığını söyledi. Ancak Leavitt’in, böyle bir uygulamanın kesinlikle söz konusu olmayacağına dair net bir ifade kullanmaması, Trump'ın bu alandaki niyetleri konusunda soru işaretlerini artırdı.

Trump yönetimi döneminde ICE’ın yetki alanının genişletilmesi ve göçmenlere yönelik sert uygulamaların artırılması, göçmenlik uygulamalarının yalnızca sınır ve iç güvenlik bağlamında değil, daha geniş bir siyasi çerçevede ele alındığı yönünde değerlendirmelere yol açmıştı.

Bu bağlamda, ICE’ın seçim sürecine fiziksel olarak yakın bir konumda bulunması ihtimali, seçimlere katılım ve seçmen davranışı üzerindeki etkileri bakımından tartışma konusu oluyor.

Eski Beyaz Saray stratejisti Steve Bannon’ın, ara seçimlerde ICE’ın oy verme merkezlerini “kuşatacağı” yönündeki iddiası, bu tartışmayı daha da derinleştirdi.

Bannon’ın açıklaması, Trump’a yakın çevrelerde göç ve güvenlik politikalarının sertleştirilerek sürdürülmesi beklentisinin devam ettiğini ortaya koyuyor.

Uzmanlar, seçim dönemlerinde kolluk veya göçmenlik birimlerinin sandık alanlarına yakın konuşlandırılmasının, özellikle göçmen kökenli topluluklar üzerinde caydırıcı bir etki yaratabileceğine dikkat çekiyor.

Bu durumun, hukuken oy kullanma hakkına sahip seçmenlerin fiili katılımını azaltma riski taşıdığı ve seçim süreci açısından yapısal bir sorun oluşturabileceği ifade ediliyor.

Bu çerçevede Leavitt’in açıklamaları, Trump yönetiminin ICE uygulamalarının sınırlarının ve seçim süreçleriyle ilişkisine dair net bir çerçeve sunmaktan uzak olduğu yönündeki değerlendirmeleri güçlendirmiş durumda.