Trump’ın zengin dostları kulübü

Dün Gazze Barış Kurulu, nihayet Washington’da Trump’ın adının verildiği Barış Enstitüsünde toplandı. Toplantının açılışını Trump uzun bir konuşmayla yaptı. Baştan sona kendisini övdüğü konuşma adeta bir seçim konuşması gibiydi. Sekiz savaş bitirdiğini ve dokuzuncusunun da yolda olduğunu söyledi.

Başkanlıktaki ilk bir yılını değerlendirdiği konuşmasında bir kez bile Gazze’de hayatını kaybeden Filistinlilerden Mahmut Abbas’ın lideri olduğu Filistin devletinden bahsetmedi. Onun yerine parası olanları övdü. Zaman zaman liderlere “ayağa kalkın dünya sizi görsün” şeklindeki emrivaki tavırları da diplomatik nezakete hiç uymadı.

Her kelimesi parayla başlayan Trump şu ana kadar 7 milyar dolar bağış aldıklarını BM Genel Kurulundan da 10 milyar dolar alacaklarını duyurdu. Şu an için açlığın ve hastalıkların kol gezdiği, barınma imkânlarının sınırlı olduğu Gazze’nin içinde bulunduğu koşullardan hiç bahsedilmedi. Gazze’ye yönelik insani bağlamda acil ne tür önlemler alınacağından bahsetmedi. Onun yerine içinde bulundukları binayı ve kendi adamlarını övdü.

Orta Doğu’da barışa vurguda bulunurken İsrail’e atıfta bulundu. Hamas ve İran barışa yönelik tehditler olarak gösterildi. Avrupa’daki seçimlerde Urban’ı desteklediğini Uzakdoğu’da ise Japonya’daki seçimlerde Sanae Takaichi’yi desteklediğini açıkça söyledi.

Gazze barış kuruluna çekimser kalanlar benimle doğrudan temas kuramazlar diyerek adeta bu kurula katılanların kendisiyle doğrudan görüşme bahtiyarlığına sahip olduklarını ima etti.

Konuşmanın öne çıkan en önemli başlığı ise Başkan yardımcısı JD Vance ‘ı uzun uzun övmesi oldu. Bu durum da açıkçası kendisinin yerine JD Vance’ın 2028’de aday olacağının da bir işaret. Ayrıca Çin’i de övdü. Özellikle 3 Ekim’de yapılan askeri geçit törenindeki nizam ve intizamı büyük bir hayranlıkla anlattı. Öyle ki askerler o kadar düzgün bir sıra oluşturmuşlardı ki üzerlerinde bilardo oynayabilirdiniz şeklinde bir benzetme bile yaptı.

İran konusunda 10 gün bir süre verdi. Aslında süre tam da Dışişleri Bakanı Rubio’nun 28 şubatta yapacağı İsrail ziyareti sırasında dolacak. Trump yine ezber bozarak İran’ı da aralarında, kurulda görmek istediklerini söyledi. Bu açıdan bakılırsa Trump, diplomasinin işe yarayacağına inanıyor.ama buna rağmen İran’ın asla nükleer silahlara sahip olmayacağının da altını çizdi.

Trump’ın, kurulda Körfez ve Orta Asya’nın petrol zengini ülkelerinin parasına Avrupa’nın ise siyasi gücüne ihtiyacı vardı. Parayı bir şekilde halletmişken Avrupa’nın siyasi desteğini alamadı. Avrupalı lidereler bu kurulun BM’ye alternatif olarak kurulduğunu iddia ederek katılmadılar. Hatta diğer bir neden de Rusya’nın da bu kurula davet edilmesiydi. Trump, ilginç bir şekilde konuşmasında BM’ye övgüler dizerek BM’yi destekleyeceklerini, BM’nin yanında olduklarını ve BM’yi güçlendireceklerini söyledi. Hatırlanacağı üzere Davos’ta ve Münih Güvenlik Konferansında yapılan değerlendirmeler BM sisteminin sona erdiği yönündeydi.

Hamas’a da övgülerde bulundu. Rehinlerin tamamını İsrail’e teslim ederek büyük bir iş yaptığını söyledi ve dünyanın Hamas’ın silah bırakmasını beklediğini söyledi. Hamas’ın silah bırakacağını çünkü Hamas’ın ölümden korktuğunu söyledi. Belki de konuşmasının en uçuk yanı Hamas’ın ölümden korktuğu ifadesiydi.

Sonuç olarak dağ fare doğurdu. Trump, kendisinin emekliliği için kurmuş olduğu bir vakıf benzeri bir yapıyla karşı karşıya geldik. Trump’ın hayali başta Avrupa olmak üzere bu kurula dünyanın zengin ve güçlü ülkelerinin katılmasıydı ama olmadı. Katılanlar Trump’a yakın olan liderlerdi. Rusya, Çin ve AB burada yok. Gerçeği söylemek gerekirse Trump’ın dünyasında yoksul ülkelere yer yok. Paranız varsa itibarınız da var.

Konuşmasında katılan ülkeleri heyecanla anmasına rağmen Türkiye’den ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan hiç bahsetmedi. Hemen her fırsatta Türkiye’den ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan büyük bir iştiyakla bahseden Trump bu sefer hiç bahsetmedi.

Konuşmasının ardından da Gazze’deki istikrar gücüne katılacak ülkeler açıklandı: Endonezya, Fas, Arnavutluk, Kosova, Kazakistan, Mısır ve Ürdün… Maalesef Türkiye yok. İsrail ne yapıp edip Türkiye’nin istikrar gücünde yer almasını önledi.

ABD’de ara seçimler var. Kongre ve 36 eyalet valiliği için kasımda seçimlere gidilecek Trump ve Cumhuriyetçi partinin durumu iyi değil. Trump, İsrail’e Netanyahu ’ya ve Yahudi lobisine muhtaç. Seçim arifesinde İsrail ile ters düşmez.

Uzun lafın kısası, bu kuruldan barış çıkmaz! Bu kurul, Trump’ın zengin dostları kulübünden başka bir şey değil. Kurula daimi üyelik bir milyar dolar ve veto da dahil bütün karar yetkisi ve gücü Trump’ın elinde. Kurul üzerinde İsrail’in etkisi de istikrar gücü meselesinde görüldü.

İsrail bu kurulda olduğu sürece bırakın asker göndermeyi Türkiye’ye Gazze’de bir çivi dahi çaktırmazlar!