ABD’nin Venezuela’da işlediği hukuk cinayetinin ardından sıra Danimarka’ya ait Grönland adasına gelmiş gibi gözüküyor. Trump, henüz Venezuela’ya yönelik hukuk dışı eylemini ABD iç siyasetinde ve hukukunda meşru kabul ettirememişken şimdi de bir başka ülkeye ait olan bir toprak parçasını kendi ülkesinin egemenliği altına almak istiyor.
Önceleri askeri bir operasyonla Grönland’ın alınacağı söylense de sonradan Trump strateji değiştirerek Grönland’ı Danimarka’dan satın alacağını duyurdu. Danimarka hükümeti ise hiçbir şekilde adayı devretmeyeceklerini bildirdi.
Trump bir toprak satın almak istemesi aslında Amerikan tarihinde bir ilk değil.1860’larda ABD, Çarlık Rusya’sından Alaska’yı satın aldı. 1867’de Senato’nun onayıyla ABD topraklarına katıldı. 1867’de Senato devir anlaşmasını 37 kabul, 2 ret oyuyla onayladı.
Dolayısıyla, ABD’de Başkanın tek başına “yeni bir toprağı ilhak ettim” deyip bunu ABD’ye katması, pratikte ve anayasal düzende mümkün değil. Bir şekilde Kongre'nin (en azından Senato, çoğu zaman iki kanat birden) sürece dahil olması gerekiyor.
ABD’de tarihsel olarak toprak kazanımı için iki ana hukuki yol var:
1) Antlaşma (treaty) ile toprak edinimi
- Başkan antlaşmayı müzakere eder/imzalar.
- Antlaşmanın ABD açısından bağlayıcı olabilmesi için Senato’nun üçte ikisinin onayı gerekir. Bu teknik olarak “Kongre”nin Senato kanadı üzerinden onayıdır (Temsilciler Meclisi antlaşmayı oylamaz).
Ama antlaşma ile edinilmiş olsa bile, bölgenin yönetimi/kurumları/ödeneği gibi işler için Kongre’nin yasa çıkarması (özellikle bütçe/ödeme gibi konularda Temsilciler Meclisi) genellikle gerekir.
2) Kongre yasası / ortak karar (joint resolution) ile “ilhak”
Bazı toprak kazanımları antlaşma yerine Kongre’nin iki kanadından geçen bir “joint resolution” yani ortak bir karar ile yapılmıştır:
- Texas (1845): Senato bir ilhak antlaşmasını reddettikten sonra, Kongre ortak karar ile ilhak yoluna gitmiştir.
- Hawaii (1898): Newlands Resolution (Kongre’nin ortak kararı ) kabul edilip Başkan tarafından imzalanarak ilhak yapılmıştır.
Bu yol, “Kongre onayını en klasik anlamıyla (Temsilciler Meclisi + Senato çoğunluğu + Başkan imzası) gerektirir.
Toprak ABD’ye katıldıktan sonra: Toprak/territory üzerinde kural koyma ve yönetme yetkisi Kongre’dedir. Eğer o bölge eyalet yapılacaksa, yeni eyalet kabul etme yetkisi de Kongre’dedir.
Sonuç olarak, ABD’de yeni bir toprağın ilhakı/ABD’ye katılması Kongre’siz olmaz. Ama “onay”ın biçimi değişir: Eğer ilhak antlaşma ile yapılıyorsa : en az Senato’nun üçte iki çoğunluğu gerekir. Yok eğer ortak karar veya yasa ile yapılıyorsa : Temsilciler Meclisi + Senato çoğunluğu + Başkan imzası gerekir.
Tüm bunların ışığında Trump, Grönland’ı Danimarka’dan alsa bile ABD’nin idari sistemine nasıl entegre edeceği esas soru işaretidir. Danimarka ile yapacağı devir ya da satış anlaşmasının Senato’da üçte iki çoğunlukla kabul edilmesi gerekiyor. Şu anda 100 sandalyelik Kongre’de üçte iki çoğunluğuna sahip olabilmek için 67 sandalyeye sahip olmak gerekiyor. Cumhuriyetçi Parti: 53, Demokrat Parti : 45, bağımsızlar 2 sandalyeye sahip. Görüldüğü üzere Cumhuriyetçiler üçte iki çoğunluğu sağlayamıyor. Kasım ayında yapılacak ara seçimlerde bu sandalye sayısı daha da düşecek.
Öteki yola başvurulursa yani ortak bir karar alınmaya çalışılırsa yine Demokratlar oy vermeyecek ve istenen sonuç elde edilemeyecek. Bir şekilde Yasa çıkarılsa bile, bölgenin yönetimi/kurumları/ödeneği gibi işler için Kongre’nin yasa çıkarması gerekir. Bu konuda da Demokratlarla uzlaşma sağlanamaz. Dolayısıyla her hâlükârda Başkan Kongre’ye muhtaç.
Trump’ın son dönem uygulamalarına sadece Demokratlar karşı çıkmıyor aynı zamanda Cumhuriyetçilerden de önemli bir kesim karşı çıkıyor. Bu nedenle böyle bir Kongre oylamasında Cumhuriyetçiler Trump’ın kararı arkasında bir blok olarak durmayacaklar.
Özetle, ABD her şeye rağmen halen bir hukuk devletidir ve hukuk kuralları ve mekanizması işlemektedir. Her ne kadar Venezuela’da açıkça Kongre’nin yetkisini gasp etmiş olsa da Trump, Demokratlara göre bunun hesabını verecek. 6 Ocak 2021’de taraftarlarına Kongre’yi basmaları yönünde talimat verdiği iddialarından dolayı yargılanan bir isim olduğu da unutulmamalıdır. Demokratlar şimdiden anayasa ihlali nedeniyle Trump’a azil soruşturması açılması gerektiğini dile getiriyorlar. Tüm ipler Kasım ayındaki Kongre ara seçimlerinde kopacak. Eğer cumhuriyetçiler Kongre’deki hakimiyetlerini Demokratlara kaptırırlarsa Trump’ın da işaret ettiği gibi Trump’a başkanlıktan azil soruşturması açarlar. Ancak burada da Senato’nun üçte iki çoğunlukla bu azil sürecini kabul etmesi gerekecek