İngiltere Başbakanı Keir Starmer 3 günlük resmi bir ziyaret için Çin'e gidiyor.
Sekiz yıl aradan sonra bir İngiliz başbakanı tarafından gerçekleştirilecek ilk Çin ziyareti olan bu temaslar, Kanada Başbakanı Mark Carney’nin benzer bir heyetle yaptığı ziyaretin ardından geliyor.
Söz konusu ziyaretlerin, ABD yönetiminin yeni gümrük vergisi tehditlerinin gündemde olduğu bir döneme denk gelmesi dikkat çekiyor.
"Çin'de önemli fırsatlar bulunuyor"
İngiltere Başbakanı Keir Starmer, Çin’e gerçekleştireceği ziyaret öncesinde yaptığı açıklamada, İngiliz şirketleri için Çin’de “önemli fırsatlar” bulunduğunu söyledi. Starmer, İngiltere’nin ABD ile Çin arasında bir tercih yapmak zorunda olmadığını vurguladı.
Çinli uzmanlar, Starmer’ın hem ABD hem de Çin ile ilişkileri önemseyen açıklamalarının pragmatik bir yaklaşımı yansıttığını belirterek, Londra’nın Çin’in küresel ekonomide giderek artan ağırlığını daha net biçimde fark etmeye başladığını ifade etti.
Uzmanlara göre, ABD’nin son dönemde gündeme getirdiği gümrük vergisi tehditleri, ekonomik zorluklar karşısında geleneksel ittifakların sınırlarını da gözler önüne seriyor.
Bloomberg’in aktardığına göre Starmer, 10 Downing Street’te yaptığı açıklamada, “Benden sık sık ülkeler arasında bir seçim yapmam isteniyor. Ben bunu yapmıyorum. ABD ile ticaret anlaşması görüşmeleri sırasında da ABD ile Avrupa arasında bir tercih yapmam gerektiği söylenmişti ve ben bu seçimi yapmayacağımı ifade etmiştim” dedi.
Starmer, “ABD ile çok yakın ilişkilerimiz var ve bunu elbette sürdürmek istiyoruz. Güvenlik, savunma ve ticari ilişkilerimiz devam edecek” ifadelerini kullanarak, İngiltere’nin “her iki dünyanın da en iyisine sahip olabileceğini” savundu. Dünyanın ikinci büyük ekonomisi olan Çin’in sunduğu iş fırsatlarının göz ardı edilmesinin gerçekçi olmayacağını da sözlerine ekledi.
Fudan Üniversitesi Uluslararası Çalışmalar Enstitüsü bünyesindeki Çin-Avrupa İlişkileri Merkezi Direktörü Jian Junbo, Global Times’a verdiği demeçte, Starmer’ın açıklamalarının mevcut küresel ortamda denge arayışına dayalı pragmatik bir stratejiyi yansıttığını söyledi. Jian’a göre, ABD ile olan “özel ilişki” güvenlik, NATO çerçevesi ve ortak değerler açısından İngiliz diplomasisinin temelini oluşturmaya devam ederken, Çin’in küresel ekonomideki artan etkisi Londra’nın Pekin ile ilişkilerin önemini görmezden gelmesini zorlaştırıyor.
Çin Uluslararası Ticaret ve Ekonomik İşbirliği Akademisi’nde kıdemli araştırmacı olan Zhou Mi ise Çin-İngiltere ekonomik ve ticari iş birliğinin uzun süredir sağlam temellere dayandığını ve her iki tarafta da iş birliğini geliştirme yönünde güçlü bir irade bulunduğunu belirtti.
Zhou, buna karşın İngiltere’nin son yıllarda Çin’e karşı daha temkinli bir politika izlediğini, bazı teknoloji alanlarında kısıtlamalar getirdiğini ancak bu adımların ekonomiyi canlandırmakta başarısız olduğunu ve ülkenin küresel tedarik zincirleri ile uluslararası ticaretteki konumunu zayıflattığını ifade etti. ABD’nin İngiltere’ye yönelik son gümrük vergisi tehditlerinin de geleneksel ittifakların ekonomik sorunları çözmede yetersiz kaldığını gösterdiğini söyledi.
Bloomberg’e göre Starmer, Pekin ve Şanghay ziyaretleri kapsamında şirketler, üniversiteler ve kültür kurumlarından yaklaşık 60 üst düzey temsilciyi bir araya getirecek.
Jian Junbo, artan küresel gerilimler ortamında İngiltere’nin ABD ile Çin arasında denge kurmasının kolay olmayacağına dikkat çekerek, Londra’nın ikili ilişkileri geliştirmek için daha pragmatik bir yaklaşım benimsemesi gerektiğini vurguladı. Jian ayrıca, İngiltere’nin Çin’e yönelik kısıtlamaları azaltması ve karşılıklı güveni kademeli olarak yeniden inşa etmesinin kilit önemde olduğunu belirtti.
Habere göre, Çin tarafı Starmer’ın ziyaretini henüz resmi olarak doğrulamadı. Pazartesi günü konuyla ilgili soruları yanıtlayan Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Guo Jiakun ise, “Çalkantılı ve istikrarsız bir dünyada, BM Güvenlik Konseyi’nin daimi üyeleri olan Çin ve İngiltere, karşılıklı temas ve iş birliğini artırarak hem iki ülkeye hem de dünyaya fayda sağlayabilir” ifadelerini kullandı.