CGTN Türk Dış Haberler Servisi
Türkiye’de 15 yaş altı çocukların sosyal medya kullanımına ilişkin düzenleme, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından hazırlanan yasa taslağı üzerinden yürütülüyor. Taslak, 5651 sayılı Kanun’da değişiklik yapılmasını öngörüyor. Metne göre sosyal ağ sağlayıcılar, 15 yaşını doldurmamış çocuklara hizmet sunamayacak ve yaş doğrulama dahil gerekli teknik tedbirleri almakla yükümlü olacak.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, düzenlemeye ilişkin açıklamasında, “Sosyal medya platformlarının çocuklarımızı ticari bir meta olarak kullanmasına izin vermememiz gerekiyor” ifadelerini kullandı. Bakanlık, çalışmanın yaklaşık 1,5 yıldır sürdüğünü, akademisyenler, hukukçular, sivil toplum kuruluşları ve platform temsilcileriyle görüşmeler yapıldığını bildirdi. Taslakta ayrıca 15 yaş üstü kullanıcılar için ebeveyn denetimi araçlarının zorunlu hale getirilmesi, kullanım süresi ve ücretli işlemler için ebeveyn onayı mekanizmalarının oluşturulması yer alıyor.
Fransa 15 yaş sınırını kabul etti
Sosyal medya kullanımına ilişkin düzenlemeler sadece Türkiye’nin değil Avrupa’nın da gündeminde. Fransa’da Ulusal Meclis, 15 yaş altı çocuklar için sosyal medya yasağı öngören yasa tasarısını kabul etti. Tasarının Senato’dan geçmesi halinde düzenleme 2026 Eylül ayında yürürlüğe girecek. Fransa hükümeti, düzenlemenin gerekçeleri arasında siber zorbalık, psikolojik riskler ve bağımlılık etkilerini gösteriyor. Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, düzenlemeye destek verdiğini açıkladı.
Avrupa basınında tartışma farklı eksenlerde yürütülüyor. Financial Times, yaş sınırını savunan değerlendirmesinde ebeveynlerin konumuna odaklanarak, “Sosyal medyaya karşı çıkan ebeveynler bugün çoğu zaman makul olmayan kişiler gibi görülüyor. Yasal bir yaş sınırı, ‘hayır’ demeyi kolaylaştıracaktır” ifadelerini kullandı. Aynı değerlendirmede, “Bazı gençler alkol temin edebiliyor diye alkol kısıtlamalarını kaldırmıyoruz” görüşüne yer verildi ve yaş sınırlamalarının kamu politikalarında kullanılan araçlardan biri olduğu vurgulandı.
Alman basını: Pratikte denetlemek mümkün olmayabilir
Alman basınında ise düzenlemenin uygulanabilirliği tartışılıyor. Süddeutsche Zeitung, yaş doğrulama sistemlerinin teknik olarak sorunlu olduğuna dikkat çekerek, “Devletler yaş sınırı koyabilir, ancak bunu küresel platformlarda etkili biçimde denetlemek pratikte mümkün olmayabilir” değerlendirmesini aktardı. Frankfurter Allgemeine Zeitung ise düzenlemelerin platformların iş modelini doğrudan hedef aldığına işaret ederek, “Sosyal medya şirketleri için asıl risk yasak değil, kullanıcı davranışlarını sınırlayan düzenlemelerdir” ifadelerini kullandı.
“Amaç yasak değil dönüşüm olmalı”
Fransız basınında da farklı yaklaşımlar bulunuyor. Le Monde, yasağa alternatif yaklaşımı aktararak, “Dijital ve fiziksel dünyalar ayrılmaz biçimde iç içe geçmiş durumda; çözüm yasaklamak değil, sistemi dönüştürmektir” ifadelerini kullandı. Aynı metinde teknoloji şirketlerine yönelik düzenleme çağrısı yapılarak, “Algoritma şeffaflığı, etkili moderasyon ve bağımlılık yaratan mekanizmaların yasaklanması olmadan kalıcı bir çözüm mümkün değil” değerlendirmesine yer verildi. Le Figaro ise yasağı destekleyen görüşleri aktararak, “Devletin çocukları koruma yükümlülüğü, dijital alanda da geçerlidir” ifadelerini kullandı.
Doğu Avrupa basınında ise daha sert bir yaklaşım öne çıktı. Webcafé, sosyal medyanın çocuklar üzerindeki etkisini, “Sosyal medya artık keyifli bir oyun değil, uyuşturucuya benzer bir etki yaratıyor” sözleriyle tanımladı. Aynı değerlendirmede, “On yaşındaki bir çocuğa manipülasyonu ayırt etmeyi öğretmek zor; erişimi tamamen engellemek en kolay ve mantıklı yol” değerlendirmelerine yer verildi.