Türkiye

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "3 yılda illerimizi ihya ettik"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Küllerinden Doğdu Yine, Türkiye'min Gücüne Bak" temasıyla düzenlenen 6 Şubat Depremleri Anma Programı ve Yapımı Tamamlanan Yatırımların Toplu Açılış Töreni'nde konuşuyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Tarihimizin en büyük felaketlerinden biri olan bu depremlerin ekonomimize doğrudan maliyeti 104 milyar doları, dolaylı maliyeti ise 150 milyar doları buldu." dedi.

Erdoğan, Adnan Menderes Bulvarı'nda düzenlenen "Küllerinden Doğdu Yine, Türkiye'min Gücüne Bak" 6 Şubat Depremleri Anma Programı ve Yapımı Tamamlanan Yatırımların Toplu Açılış Töreni'nde konuştu.

Konuşmasına Osmaniye'nin ilçelerinden gelenleri selamlayarak başlayan Erdoğan, "Aynı şekilde deprem bölgemiz başta olmak üzere buradan 81 ilimizin tamamına, 86 milyon vatandaşımızın her birine gönül ve kültür coğrafyamızdaki tüm dostlarımıza en içten muhabbetlerimi iletiyorum. Cebelibereket Sancağı'nın merkezinde, Kuvayımilliye ruhunun ete kemiğe büründüğü yerde Çukurova'nın bu bereketli topraklarında sizlerle bir araya gelmekten büyük memnuniyet duyuyorum." ifadelerini kullandı.

Millet olarak yüreklere kor bir ateş düşüren 6 Şubat depremlerinin 3'üncü seneidevriyesinde Osmaniyelilerle bir arada olduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, asrın felaketinde ebediyete irtihal eden 53 bin 697 vatandaşın her birine Cenabıallah'tan rahmet diledi.

Alandakileri deprem şehitleri için Fatiha suresini okumaya davet eden Erdoğan, şöyle devam etti:

"Rabb'im deprem şehitlerimizin kabirlerini nur, mekanlarını cennet eylesin. Bizleri de Peygamber Efendimizin, 'Liva-ül Hamd' ismiyle müsemma sancağı altında tüm şehitlerimizle inşallah haşr-u cem eylesin. Aynı gün yaşadığımız iki büyük deprem sebebiyle Rahmet-i Rahman'a kavuşan bu kardeşlerimizi unutmayacak, onların hatıralarını kalbimizde ve zihnimizde daima yaşatacağız. Burada bulunan siz kıymetli kardeşlerime, sizlerin şahsında tüm depremzedelerimize ve milletimizin tamamına bugün bir kez daha sabrıcemil diliyorum. Rabb'im böylesi zor imtihanlarla bizleri bir daha yüz yüze getirmesin. Ülkemizi ve milletimizi her türlü felaketten muhafaza buyursun.

Burada şu gerçeği tüm kalbimle, bugün sizlerle paylaşmak isterim: Bizler beşer olarak elbette geçmişe dönemez, zamanı durduramaz, kaybettiğimiz canları ne yazık ki geri getiremeyiz. Evet, zaman pek çok şeyin ilacıdır, şifasıdır, yaralarımızın merhemidir. Ama şurası da bir gerçek ki bazı acıları dindirmeye zaman bile yetmez. 6 Şubat depremlerinde milyonlarca insanımızın kimi anne babasını kimi kardeşini kimi canından çok sevdiği evladını kimi de yoldaşını, hayat arkadaşını kaybetti. Nice kalpler dağlandı, nice hayatlar yarım kaldı, nice canlar bir gecede ahiret yurduna göç eyledi. Tüm bunlar şüphesiz bir milletin tarihi boyunca yaşayacağı en zorlu sınavlardan, hafızasında taşıyacağı en çetin imtihanlardan biridir. Fakat biz metanet, sabır, tevekkül ve dirayet sahibi bir milletiz. Şu anda karşımda bu dirayet sahibi milleti görüyorum. Dirayet sahibi Osmaniye'yi görüyorum."

"Birbirimizin yaralarını sardık ve saracağız"

Ümitsiz olmayı, yeise kapılmayı yasaklayan bir inancın mensupları olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biz Müslümanız. Acımız tabii ki fazla, yaşayacağız, yasımızı tabii ki tutacağız ama geleceğe bakmayı, ne olursa olsun yola devam etmeyi de asla ihmal etmeyeceğiz. Birbirimize destek olduk ve olacağız. Birbirimizin yaralarını sardık ve saracağız. Bizi büyük millet yapan ne kadar kıymet varsa hepsine sıkı sıkıya sarılacak, bunlara sahip çıkacağız." ifadelerini kullandı.

Alana baktığında tüm bunları başarabilmiş, en karanlık gecelerde hem devletine hem milletine güvenebilmiş, el ele, sırt sırta, yürek yüreğe vererek bu zorlukların üstesinden gelebilmiş bir vakar tablosu, bir umut zaferi gördüğünü vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti:

"Bundan da büyük gurur ve bahtiyarlık duyuyorum. Eğilmediğiniz için yıkılmadığınız için umutsuzluk girdabına düşmediğiniz için her birinizi ayrı ayrı tebrik ediyorum. 6 Şubat 2023'te Cumhuriyet tarihimizin en yıkıcı felaketiyle sarsıldık. 11 ilimizde 120 bin kilometrekarelik alanda yaşayan 14 milyon insanımız bu afetten doğrudan etkilendi. 53 bin 697 vatandaşımızı kara toprağın bağrına verdik. 107 bin 213 kardeşimiz ise depremden yaralı olarak kurtuldu. 3,5 milyon vatandaşımızı bölgeden tahliye etmek durumunda kaldık. Deprem bölgesindeki 2 milyon 302 bin binadan yaklaşık 39 bin 555'i afet sırasında yıkıldı. 199 binin üzerinde bina ağır hasar alırken, 36 bin bina ise orta hasarlı hale geldi. Tarihimizin en büyük felaketlerinden biri olan bu depremlerin ekonomimize doğrudan maliyeti 104 milyar doları, dolaylı maliyeti ise 150 milyar doları buldu."

"Tarihimizin en büyük felaketlerinden biri olan bu depremlerin ekonomimize doğrudan maliyeti 104 milyar doları, dolaylı maliyeti ise 150 milyar doları buldu." diyen Erdoğan, ülke tarihinde doğal afetlerden kaynaklanan en ağır ekonomik kayba yol açan bu tutarın Türkiye'nin 2023'teki milli gelirinin yüzde 9'una tekabül ettiğine dikkati çekti.

Devlet olarak depremin ilk anından itibaren dakikalar içerisinde harekete geçtiklerini ve 650 bin personeli hızlıca sahaya intikal ettirdiklerini vurgulayan Erdoğan, şöyle devam etti:

"Bu süreçte bakanlıklarımız, belediyelerimiz, güvenlik kuvvetlerimiz, sivil toplum kuruluşlarımız, hayırseverlerimiz adanmışlık ruhuyla seferber oldu. Hamdolsun sonunda devlet-millet dayanışmasının en güzel örneğini sergileyerek depremin açtığı yaraları beraberce sardık. 86 milyon olarak küllerimizden yeniden doğduk. Türkiye'mizin gücünü tüm dünyaya bir kez daha gösterdik."

"Hepsinin hevesi kursaklarında kaldı"

Hükümet olarak vatandaşların hayatını kurtarmaya, onlara yepyeni bir gelecek sunmaya çalışırken, ana muhalefetin başını çektiği bazı çevrelerin depremden siyasi rant devşirmenin hesabını yaptığını dile getiren Erdoğan, şunları kaydetti:

"Millet ve memleket hayrına ne kadar proje, eser, hizmet ve yatırım varsa hepsine çamur atmayı vazife sayan bu hazımsızlar, bu depremzedelerimizin acılarını menfaate çevirmeye, duygularını istismar etmeye çalıştılar. Deprem turistlerinin atmadıkları iftira, söylemedikleri yalan, yapmadıkları dezenformasyon kalmadı. Çıktılar hep bir ağızdan koro halinde 'Devlet vatandaşını yalnız bıraktı.' dediler. 'Arama kurtarma faaliyetleri, yardım çalışmaları oy rengine göre yapılıyor.' dediler. 'Bunlar bu evleri bitiremez.' dediler. İşte evler burada. Evler burada. Kardeşlerim, bunların 'bitmez' dediği evler burada. Ne bir işin ucundan tuttular ne de ellerini taşın altına koydular. Maalesef böyle bir mesele bile ne yazık ki bunların gündemine gelmedi. Burada da partizanca davrandılar. Peki sonuçta ne oldu? Hepsinin hevesi kursaklarında kaldı. İktidarımızın ve ittifakımızın enkaz altında kalmasını bekleyenler büyük bir hayal kırıklığına uğradı. Bunların bizleri yıldırmayı, bizim irademizi kırmayı amaçlayan toksik siyasetine teslim olmadık. 'Allah'ın izniyle biz bu işin altından kalkarız.' dedik ve hemen işe koyulduk. Sadece 3 yıl gibi kısa sürede şehirlerimizi yeniden imar ve ihya ettik. İttifak ve iktidar olarak sizlere verdiğimiz sözleri yerine getirdik."

"Bari bugün 455 bin konutu teslim eden devletine teşekkür et"

Erdoğan, bugüne kadar 433 bin 667'si konut, 21 bin 690'ı iş yeri olmak üzere toplam 455 bin 357 bağımsız bölümün inşasını tamamladıklarını belirterek, "27 Aralık'ta Hatay'ımızda 455 bininci afet konutumuzun anahtarlarını hak sahibi kardeşlerimize gönül huzuruyla teslim ettik. İlk günden itibaren bize inanan, güvenen ve samimiyetle destek olan tüm vatandaşlarımıza sizlerin şahsında canıgönülden teşekkür ediyorum. Bu aziz millete layıkıyla hizmet etmeyi, bu aziz milletin hizmetkarı olmayı şahsıma nasip eden Rabb'ime sonsuz hamdüsenalar olsun diyorum." dedi.

Anma yıl dönümlerinin siyasi polemik yapma, birilerine laf yetiştirme günleri olmadığını ifade eden Erdoğan, şöyle konuştu:

"Bugünler hem acımızı paylaşma hem kayıplarımızı özlemle yad etme hem de milletçe kenetlenmemizi güçlendirme dönemleridir. Ne yazık ki ana muhalefet başındaki zat, 4 gündür akla, vicdana, ahlaka sığmayan çirkin bir üslupla bizi hedef alıyor. Laf ola beri gele misali boş atıp, dolu tutturmanın derdinde. Oysa bir siyasetçi eserleriyle konuşur. Varsa bir eserin, icraatın, projen çıkar millete anlatırsın. Ama eserin yoksa CHP Genel Başkanı gibi sadece polemik yaparsın. Ona buna sataşarak günü kurtarmaya çalışırsın. Hatasını kabul etse, belki biraz mahcup olsa, biraz kendini düzeltse biz de acemiliğine verir, bir yere kadar anlayışla karşılarız. Fakat bunda o erdem de yok. Öyle ya, madem bir işin ucundan tutmuyorsun bari hizmet edene engel olma. Madem Türkiye'ye hiçbir faydan yok bari faydası olana engel çıkartma."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:

"3 yıl boyunca sürekli eleştirdiniz, sürekli çamur attınız. Bari bugün 455 bin konutu teslim eden devletine bir teşekkür et. Ortadaki başarıyı gör. Verilen emekleri, dökülen terleri kuru bir cümleyle de olsa takdir et. Gözü var, görmüyor. Kulağı var, duymuyor. Dili var, hakkı konuşmuyor. İhtirasları boylarını aşan bu kifayetsizlere sadece şunu hatırlatmak isterim. Ters çevirmekle kuyudan minare olmaz. Hakikat güneşi balçıkla sıvanmaz. Sizin de yalanlarınız, çarpıtmalarınız hakikatin yerini alamaz. Siz inkar etseniz de milletim bizim ne yaptığımızı çok iyi biliyor. İşte eserler ortada. Konutlar ortada. Biz eserlerimizle konuşuyoruz. 6 Şubat 2023'ten beri 11 ilimizi ayağa kaldırmak için nasıl çırpındığımızın en yakın şahidi, işte bu meydandaki kardeşlerimdir."