Palantir’in manifestosuyla “savunma teknolojileri” çağını ilan eden Silikon Vadisi, şimdi de Peter Thiel’in finanse ettiği bir girişimle özel bir yargı mekanizması kurmaya hazırlanıyor. Eski istihbaratçılar ve yapay zeka jürilerinden oluşan "Objection.ai", medya kuruluşlarına karşı düşük maliyetli ve bağlayıcı bir tahkim süreci vaat ediyor. Uzmanlar bu girişimi, “demokrasinin temel kurumlarını bypass eden tehlikeli bir emsal” olarak niteliyor.
“Teknolojik Cumhuriyet”ten “Özel Mahkemeler”e
Geçtiğimiz günlerde Palantir’in resmi X hesabından paylaşılan “Teknolojik Cumhuriyet” manifestosu, Silikon Vadisi’nin artık sadece ticari ürünler geliştiren bir yenilik merkezi olmadığını, ulusal güvenlik ve savunma sanayinin aktif bir aktörü haline geldiğini ilan etmişti. Manifestoda, teknoloji seçkinlerinin “ülkelerine ahlaki bir borcu” olduğu ve “uygulamaların tiranlığına” karşı isyan etmeleri gerektiği vurgulanıyordu.
Bu çağrıdan sadece günler sonra, Palantir’in kurucusu Peter Thiel tarafından finanse edilen yeni bir girişim, bu felsefenin sivil alandaki en somut yansımasını ortaya koydu. Objection.ai adlı startup, geleneksel yargı sistemini devre dışı bırakarak, yapay zeka destekli “paralel bir yargı” kurmayı hedefliyor.
Objection.ai nasıl çalışıyor?
Coda’da yayınlanan habere göre, Thiel’in Gawker davasındaki avukatlarından Aron D’Souza tarafından kurulan Objection.ai, “medyadaki açıklamalara itiraz etmenin hızlı ve uygun maliyetli bir yolunu” sunuyor. Platformun işleyişi şöyle özetleniyor:
-
Düşük Eşik, Yüksek Etki: Herhangi bir kişi veya kurum, yaklaşık 2.000 dolar karşılığında bir haber hakkında itiraz başlatabiliyor.
-
İstihbaratçı Soruşturması: İtiraz, CIA, FBI ve İngiliz istihbarat teşkilatlarından işe alındığı belirtilen bir ekip tarafından soruşturuluyor.
-
AI Jürisi: Toplanan deliller, OpenAI, Anthropic ve Google gibi şirketlerin modellerinden oluşan bir “yapay zeka jürisi” tarafından değerlendiriliyor. Sistem, haberdeki her bir iddia hakkında “karar” veriyor.
-
“Onur Endeksi”: Kararlar, hedef alınan gazetecinin doğruluk ve güvenilirlik puanını gösteren herkese açık bir “Onur Endeksi”ne işleniyor.
-
Bağlayıcı Tahkim: Şikayetçi ve hedef alınan medya kuruluşu, sonuçları net olarak belirtilmeyen bağlayıcı bir tahkim sürecini kabul ediyor.
Girişimin en dikkat çekici yanı, doğrulama sisteminin anonim kaynaklara (whistleblower) neredeyse hiç güvenmemesi. Bu durum, Watergate skandalı gibi temel demokrasi ifşaatlarını fiilen imkânsız hale getiriyor.
İlk hedefler: New York Times, Wall Street Journal ve Bernie Sanders
Objection.ai’nin ilk dava listesi, girişimin ideolojik arka planını açıkça ortaya koyuyor:
-
New York Times – David Sacks’ın (Thiel’in yakın arkadaşı ve eski Trump yapay zeka danışmanı) Beyaz Saray’daki konumunu Silikon Vadisi bağlantıları lehine kullanmasını haber yaptığı için.
-
Wall Street Journal – Donald Trump’ın Jeffrey Epstein’ın doğum günü defterine katkıda bulunmasını ifşa ettiği için (bu dava federal yargıç tarafından reddedildi).
-
İngiliz Mirror – Bir Amazon deposunda ölü işçi skandalını haberleştiren muhabir Hannah Broughton’a karşı.
-
Listede ayrıca sosyal medya provokatörü Candace Owens ve senatör Bernie Sanders da yer alıyor.
Coda’nın değerlendirmesine göre, “Thiel’in düşmanlığı başından beri gazetecilikle ilgiliydi.” Objection.ai ekibi de bu konuda net. Şirketin web sitesinde D’Souza şöyle yazıyor: “Gawker tek örnek değildi. O, tıklama, öfke ve algoritmik yaygınlaştırma çağında gerçeklikle yüzleşen ilk büyük medya şirketiydi. Peter Thiel ve ben… sadece Gawker’a karşı savaşmadık. Birisi bunları uygulamaya istekli olursa, gerçeklerin hâlâ önem taşıdığını gösterdik.”
Gawker davasının gölgesi: Kişisel intikamdan endüstriyel sisteme
Hatırlanacağı gibi, 2012’de Hulk Hogan’ın seks kasetini yayınlayan Gawker, mahremiyet ihlali nedeniyle dava edilmişti. Peter Thiel, 2007’de eşcinsel olduğunu ifşa eden bu medya kuruluşuna karşı Hogan’ın davasını gizlice finanse etmişti. 2016’da jüri, Hogan’a toplam 140 milyon dolar tazminat ödenmesine hükmetti ve Gawker iflas etti.
O dava, sınırsız kaynağa sahip kişilerin hoşlarına gitmeyen haber kuruluşlarını mahkeme masraflarıyla nasıl boğabileceğini gösteren bir emsal olarak kayıtlara geçti. Objection.ai, ise aynı stratejiyi endüstriyel ölçeğe taşıyor, üstelik mahkeme masraflarının çok altında bir fiyatla.
“Ağ Devleti” vizyonu ve karanlık aydınlanma bağlantısı
Objection.ai’nin diğer önemli finansörü, “The Network State” (Ağ Devleti) kitabının yazarı Balaji Srinivasan. Srinivasan, ulus devletlerin yerini “ulusal bilinç duygusu”na sahip sosyal ağların alacağını savunuyor. Daha da çarpıcı olanı, Srinivasan’ın daha önce aşırı sağcı teorisyen Curtis Yarvin’e (Karanlık Aydınlanma hareketinin öncüsü) gönderdiği bir e-postada, Objection.ai’nin ilk versiyonunu şöyle tarif etmesi: “İşler kızışırsa, Karanlık Aydınlanma takipçilerini tek bir savunmasız, düşmanca muhabirin üzerine salıp, onların reklamverenlerine/arkadaşlarına/bağlantılarına düşmanca haberler göndererek onları ifşa etmek ve alt üst etmek ilginç olabilir.”
Bu ifadeler, Objection.ai,’nin sadece bir “itiraz platformu” olmadığını, demokrasi karşıtı bir felsefenin teknolojik uygulaması olduğunu gözler önüne seriyor.
“Ölüm tüccarlığından hukuk tüccarlığına”
Uzmanlar, uygulamanın yaratacağı sonuçlar konusunda ciddi uyarılarda bulunuyor.
Teknoloji etiği uzmanı Dr. Clara Lehmann şu değerlendirmeyi yaptı: “Palantir’in manifestosu, Silikon Vadisi’nin ‘önce zarar verme’ anlayışını ‘önce savunma’ya çeviriyordu. Objection.ai,ise bunu bir adım ileri götürerek, ‘önce yargıla ve cezalandır’ mekanizmasını özel sektörün eline veriyor. Gawker davası, zengin birinin medyayı kişisel intikamla nasıl yok edebileceğini gösterdi. Şimdi ise aynı yıkıcı güç, herkesin 2.000 dolar karşılığında kullanabileceği bir ürün haline geliyor. Bu, ifade özgürlüğü için açık bir tehdittir.”*
Uluslararası Af Örgütü ise yaptığı yazılı açıklamada, “Bağlayıcı tahkim sürecinin sonuçlarının belirsiz olması ve anonim kaynakların sistematik olarak dışlanması, Objection.ai,’yi bir hukuk mekanizması olmaktan çıkarıp bir susturma aracına dönüştürüyor” ifadelerini kullandı.
Teknoloji, güç ve hesap verebilirlik krizi
Objection.ai, Silikon Vadisi’nin dönüşümünün en radikal örneği olarak karşımızda duruyor. Artık teknoloji şirketleri sadece veri toplamıyor, algoritmalarla içerik önermiyor veya otonom silahlar geliştirmiyor; aynı zamanda kendi yargı sistemlerini kuruyor, kendi istihbarat ağlarını devreye sokuyor ve bağlayıcı kararlar alıyorlar.
Peter Thiel’in Gawker’da başlattığı kişisel savaş, bugün endüstriyel bir ölçeğe ulaşmış durumda. Soru şu: Demokratik kurumlar, bu “paralel yargı” karşısında nasıl bir savunma geliştirecek? Ve Silikon Vadisi’nin “Teknolojik Cumhuriyet”i, hukukun üstünlüğünü tamamen devre dışı bırakmadan önce uluslararası toplum nasıl bir denetim mekanizması kuracak?
Bu soruların cevabı, önümüzdeki aylarda hem ABD’de hem de Avrupa’da açılacak davalar ve başlatılacak düzenleme süreçleriyle şekillenecek. Ancak bir şey kesin: Artık sadece silahlar değil, yargı sistemleri de özelleşiyor.