<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>CGTN Türk</title>
    <link>https://www.cgtnturk.com</link>
    <description>CGTN Türk</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.cgtnturk.com/rss/turkiye" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2024. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 30 Apr 2026 21:53:18 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.cgtnturk.com/rss/turkiye"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Yeni Emniyet Genel Müdürü Ali Fidan, görevi devraldı]]></title>
      <link>https://www.cgtnturk.com/yeni-emniyet-genel-muduru-ali-fidan-gorevi-devraldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cgtnturk.com/yeni-emniyet-genel-muduru-ali-fidan-gorevi-devraldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Emniyet Genel Müdürlüğü’ne atanan Ali Fidan, görevine başladıktan sonra yaptığı açıklamada “adalet ve hukuk temelli güvenlik anlayışı” vurgusu yaptı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<section dir="auto">
<p>Emniyet Genel Müdürlüğü’nde düzenlenen törenle görev devir teslimi gerçekleştirildi. Yeni Emniyet Genel Müdürü Ali Fidan, görevi Mahmut Demirtaş’tan devraldı.</p>

<p>Törende konuşan Fidan, Türk Polis Teşkilatı’nın köklü geçmişine ve fedakârlıklarına dikkat çekerek, kamu düzeninin sağlanmasında güvenlik güçlerinin rolünü vurguladı.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’ye teşekkür eden Fidan, görev süresince “hukuk devleti ilkelerine bağlı, etkin ve tavizsiz bir güvenlik politikası” izleneceğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Fidan, terör, organize suçlar, uyuşturucu ve siber suçlarla mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceğini belirterek, teknolojik kapasitenin artırılacağını ve kurumlar arası koordinasyonun güçlendirileceğini söyledi.</p>

<p>Ayrıca personel odaklı bir yönetim anlayışı benimseneceğini dile getiren Fidan, teşkilat mensuplarının sorunlarının yakından takip edileceğini ve çözüm odaklı bir yaklaşım sergileneceğini kaydetti.</p>

<p>Yeni Emniyet Genel Müdürü, konuşmasında şehitleri rahmetle anarak gazilere de şükranlarını sundu.</p>
</section></p>]]></content:encoded>
      <category>Türkiye</category>
      <guid>https://www.cgtnturk.com/yeni-emniyet-genel-muduru-ali-fidan-gorevi-devraldi</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Apr 2026 21:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cgtnturkcom.teimg.com/crop/1280x720/cgtnturk-com/uploads/2026/04/ali-fidan.jpg" type="image/jpeg" length="21955"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[“Sumud Filosu Tezkeresi" oy birliğiyle TBMM'de kabul edildi]]></title>
      <link>https://www.cgtnturk.com/sumud-filosu-tezkeresi-oy-birligiyle-tbmmde-kabul-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cgtnturk.com/sumud-filosu-tezkeresi-oy-birligiyle-tbmmde-kabul-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda, Küresel Sumud Filosu’na yönelik müdahaleye ilişkin Meclis Başkanlığı tezkeresi tüm partilerin oy birliğiyle kabul edildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<section dir="auto">
<p></p>

<p>TBMM Genel Kurulu’nda, Gazze’ye insani yardım götürmek üzere yola çıkan Küresel Sumud Filosu’na yönelik müdahale gündeme alındı. Numan Kurtulmuş imzasını taşıyan Meclis Başkanlığı tezkeresi, siyasi partilerin ortak tutumuyla oy birliğiyle kabul edildi.</p>

<p>Tezkerede, İsrail’in uluslararası sularda gerçekleştirdiği müdahalenin uluslararası hukuka aykırı olduğu vurgulanarak, olayın “savaş suçu” niteliği taşıdığı ifade edildi. Ayrıca filoda bulunan ve aralarında Türk vatandaşlarının da yer aldığı aktivistlerin alıkonulmasına tepki gösterildi.</p>

<p>Genel Kurul metninde, alıkonulan kişilerin derhal serbest bırakılması çağrısı yapılırken, Türkiye’nin konuyu uluslararası yargı mercilerine taşıma konusunda kararlı olduğu belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>TBMM, ayrıca Gazze’ye insani yardımın kesintisiz ulaştırılması gerektiğini vurgulayarak, uluslararası toplumu ve parlamentoları ortak tutum almaya davet etti.</p>

<p>Kabul edilen tezkerenin Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmesi bekleniyor.</p>
</section></p>]]></content:encoded>
      <category>Türkiye</category>
      <guid>https://www.cgtnturk.com/sumud-filosu-tezkeresi-oy-birligiyle-tbmmde-kabul-edildi</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Apr 2026 20:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cgtnturkcom.teimg.com/crop/1280x720/cgtnturk-com/uploads/2026/02/tbmm-2026.webp" type="image/jpeg" length="95522"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan “Sumud Filosu” için soruşturma]]></title>
      <link>https://www.cgtnturk.com/istanbul-cumhuriyet-bassavciligindan-sumud-filosu-icin-sorusturma</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cgtnturk.com/istanbul-cumhuriyet-bassavciligindan-sumud-filosu-icin-sorusturma" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu’na yönelik İsrail müdahalesi hakkında re’sen soruşturma başlattı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gazze’ye yönelik ablukayı kırmak ve insani yardım ulaştırmak amacıyla hareket eden Küresel Sumud Filosu’na yönelik müdahale yargıya taşındı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, İsrail’in filoya karşı gerçekleştirdiği şiddet eylemleriyle ilgili olarak kendiliğinden soruşturma başlatıldığını duyurdu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Başsavcılık kaynaklarından edinilen bilgilere göre, olayın uluslararası hukuk ve insancıl hukuk boyutları da kapsamlı şekilde incelenecek. Soruşturma kapsamında, filoda bulunan kişilerin durumu, müdahalenin gerçekleştiği yer ve kullanılan güç unsurlarının hukuki niteliği değerlendirilecek.</p>

<p>Yetkililer, sürecin titizlikle yürütüleceğini belirtirken, elde edilecek bulgular doğrultusunda gerekli adli işlemlerin yapılacağı ifade edildi. </p></p>]]></content:encoded>
      <category>Türkiye</category>
      <guid>https://www.cgtnturk.com/istanbul-cumhuriyet-bassavciligindan-sumud-filosu-icin-sorusturma</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Apr 2026 19:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cgtnturkcom.teimg.com/crop/1280x720/cgtnturk-com/uploads/2025/09/kuresel-sumud-filosunun-italyan-katilimcilari-alternatif-yardim-yolunu-reddetti.webp" type="image/jpeg" length="39578"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye ile Çin arasında işbirliği!]]></title>
      <link>https://www.cgtnturk.com/turkiye-ile-cin-arasinda-isbirligi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cgtnturk.com/turkiye-ile-cin-arasinda-isbirligi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Türkiye ile Çin arasında çalışma, istihdam ve sosyal güvenlik alanlarında işbirliği yapılmasına ilişkin mutabakat zaptı imzalandığını bildirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Işıkhan, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, anlaşma metnini Çin Halk Cumhuriyeti İnsan Kaynakları ve Sosyal Güvenlik Bakanı Wang Xiaoping ile imzaladıklarını belirtti.</p>

<p>Mutabakat zaptı ile Türkiye ile Çin arasında iş gücü ve sosyal güvenlik anlaşmasına giden yolda önemli bir adım atıldığını vurgulayan Işıkhan, "Önümüzdeki süreçte kurulacak olan Ortak Çalışma Komisyonu ile ilişkilerimizi geliştireceğimize, bilgi ve tecrübe paylaşımını daha etkin yürüteceğimize inanıyoruz." ifadelerini kullandı.</p>

<h2><strong>"Stratejik bir adım atmış oldu"</strong></h2>

<p>Konuya ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığından yapılan açıklamada, Işıkhan'ın Wang'ı Bakanlık'ta ağırladığı belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Görüşmede, iki ülke arasındaki ilişkilerin geliştirilmesi, iş gücü piyasaları ve sosyal güvenlik alanında işbirliği konularının ana gündem maddeleri olduğu aktarılan açıklamada, şunlar kaydedildi:</p>

<p>"Görüşmede, iki ülke arasında ekonomik ve sosyal alanlardaki işbirliğinin derinleştirilmesi, ortak projelerin geliştirilmesi ve sosyal güvenlik sistemlerine yönelik bilgi paylaşımının artırılması konuları ele alındı. İki ülkenin bakanları toplantının ardından imzaladıkları İşbirliği Mutabakat Zaptı ile kurumsal işbirliğinin güçlendirilmesi adına stratejik bir adım atmış oldu."</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Türkiye</category>
      <guid>https://www.cgtnturk.com/turkiye-ile-cin-arasinda-isbirligi</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Apr 2026 17:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cgtnturkcom.teimg.com/crop/1280x720/cgtnturk-com/uploads/2026/04/turkiye-cin-1.jpeg" type="image/jpeg" length="57366"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İBB davasında karar verildi: Adem Soytekin dahil 15 kişi tahliye edildi]]></title>
      <link>https://www.cgtnturk.com/ibb-davasinda-sicak-gelisme-adem-soytekin-dahil-9-isme-tahliye-talebi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cgtnturk.com/ibb-davasinda-sicak-gelisme-adem-soytekin-dahil-9-isme-tahliye-talebi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA["İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü"ne ilişkin 92'si tutuklu 414 sanığın yargılandığı davada aralarında Adem Soytekin'in de dahil olduğu 15 sanığın tahliyesine karar verildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>"İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü"ne ilişkin 92'si tutuklu 414 sanığın yargılandığı davada 15 sanığın tahliyesine karar verildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısındaki salonda yapılan duruşmada aylık tutukluluk incelemesi yapıldı.</p>

<p>Mahkeme heyeti, tutuklu sanıkların avukatları ile cumhuriyet savcısının İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Yazılım Koordinatörü Emrah Yüksel, İBB veri uzmanı İsmet Korkmaz, İBB bilgisayar mühendisi Mehmet Çağlar Kuru, İBB şehir planlamacısı Nuri Cem Ceylan, İBB sosyal medya danışmanı Ulaş Yılmaz, reklamcı Yusuf Utku Şahin, Ekrem İmamoğlu'nun koruması Çağlar Türkmen, iş insanı Adem Soytekin ve görevinden uzaklaştırılan Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney'in özel kalem müdürü Seyhan Özcan'a yönelik tahliye taleplerini inceledi.</p>

<p>Verilen aranın ardından kararını açıklayan mahkeme heyeti, tutuklu sanıklar Emrah Yüksel, İsmet Korkmaz, Mehmet Çağlar Kuru, Nuri Cem Ceylan, Ulaş Yılmaz, Yusuf Utku Şahin, Çağlar Türkmen, Adem Soytekin ve Seyhan Özcan ile reklamcı Esma Bayrak, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş'in yeğeni ve İSPER AŞ çalışanı Murat Keleş, İBB Kamulaştırma Şube Müdürü Fatih Özçelik, İsmail Akkaya, Harun Cengiz Beğenmez ve Mehmet Kaya'nın tahliyesine hükmetti.</p>

<p>Duruşma, sanık savunmalarının alınmasına devam edilmek üzere 4 Mayıs Pazartesi gününe ertelendi.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Türkiye</category>
      <guid>https://www.cgtnturk.com/ibb-davasinda-sicak-gelisme-adem-soytekin-dahil-9-isme-tahliye-talebi</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Apr 2026 16:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cgtnturkcom.teimg.com/crop/1280x720/cgtnturk-com/uploads/2026/03/ibb-davasi.jpg" type="image/jpeg" length="83260"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bahçeli ile görüşecek!]]></title>
      <link>https://www.cgtnturk.com/erdogan-ile-bahceli-bestepede-gorusme-yapacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cgtnturk.com/erdogan-ile-bahceli-bestepede-gorusme-yapacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin, Beştepe'de görüşecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin, Beştepe'de görüşecek.</p>

<p><strong>Görüşmenin 17.30'da gerçekleşeceği açıklandı. </strong></p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Ayrıntılar geliyor...</strong></p></p>]]></content:encoded>
      <category>Türkiye</category>
      <guid>https://www.cgtnturk.com/erdogan-ile-bahceli-bestepede-gorusme-yapacak</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Apr 2026 16:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cgtnturkcom.teimg.com/crop/1280x720/cgtnturk-com/uploads/2025/11/erdogan-bahceli-1.jpg" type="image/jpeg" length="60768"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İstanbul’da 1 Mayıs kararı: 2 meydanda kutlama, 4 ilçede gün boyu yasak]]></title>
      <link>https://www.cgtnturk.com/istanbulda-1-mayis-karari-iki-meydanda-kutlama-4-ilcede-gun-boyu-yasak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cgtnturk.com/istanbulda-1-mayis-karari-iki-meydanda-kutlama-4-ilcede-gun-boyu-yasak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Valiliği, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü kapsamında Kadıköy ve Kartal’da kutlamalara izin verildiğini duyurdu. Beyoğlu, Şişli, Fatih ve Beşiktaş’ta ise gün boyunca her türlü eylem ve etkinlik yasaklandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul’da 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nün kutlama programı ve alınacak güvenlik önlemleri açıklandı.</p>

<p>İstanbul Valiliği, kent genelinde yalnızca belirlenen iki noktada etkinliklere izin verileceğini duyurdu.</p>

<p>Buna göre, DİSK, KESK, TMMOB ve TTB’nin başvurusu üzerine Kadıköy Rıhtım Meydanı’nda saat 10.00 ile 17.00 arasında kutlama yapılacak. Türkiye Komünist Partisi’nin (TKP) programı ise Kartal Meydanı’nda saat 12.00 ile 19.00 arasında gerçekleştirilecek.</p>

<p>Valilik, bu iki etkinlik dışında İstanbul genelinde başka bir 1 Mayıs programına izin verilmeyeceğini açıkladı.</p>

<h2><strong>4 ilçede gün boyu yasak </strong></h2>

<p>Açıklamada, 1 Mayıs’ın huzur ve güven içinde geçmesi amacıyla bazı ilçelerde geniş kapsamlı yasak kararları alındığı belirtildi.</p>

<p><strong>Buna göre Beyoğlu, Şişli, Fatih ve Beşiktaş ilçelerinde 1 Mayıs Cuma günü saat 00.01 ile 23.59 arasında;</strong></p>

<p>Her türlü miting, Basın açıklaması, Yürüyüş ve açık alan toplantıları, Çadır kurma, stant açma, oturma eylemi ve benzeri etkinlikler yasaklandı. Kararın, 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu ile 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu kapsamında alındığı ifade edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>“İzinsiz eylemlere izin verilmeyecek”</strong></h2>

<p>Valilik açıklamasında, izinli etkinlikler dışında hiçbir izinsiz gösteri ve yürüyüşe müsaade edilmeyeceği vurgulandı.</p>

<p>Yetkililer, gerekli tüm güvenlik tedbirlerinin alınacağını belirtirken, vatandaşlardan da provokatif eylemlere karşı duyarlı olmaları istendi.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Türkiye</category>
      <guid>https://www.cgtnturk.com/istanbulda-1-mayis-karari-iki-meydanda-kutlama-4-ilcede-gun-boyu-yasak</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Apr 2026 13:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cgtnturkcom.teimg.com/crop/1280x720/cgtnturk-com/uploads/2026/04/9f45e3dee9ba4fb48da72ffb360da21d.jpg" type="image/jpeg" length="35256"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Fidan, İspanyol mevkidaşıyla Sumud Filosu’na müdahaleyi görüştü]]></title>
      <link>https://www.cgtnturk.com/bakan-fidan-ispanyol-mevkidasiyla-sumud-filosuna-mudahaleyi-gorustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cgtnturk.com/bakan-fidan-ispanyol-mevkidasiyla-sumud-filosuna-mudahaleyi-gorustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile İspanya Dışişleri Bakanı Jose Manuel Albares Bueno, İsrail'in Küresel Sumud Filosu'na yönelik yasa dışı müdahalesinin uluslararası hukukun ihlali olduğunu vurguladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli, </strong>sosyal medya hesabından, <strong>Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile İspanya Dışişleri Bakanı Jose Manuel Albares Bueno görüşmesine ilişkin açıklama yaptı.</strong></p>

<p>Keçeli, görüşmede uluslararası sularda seyreden Küresel Sumud Filosu'na Girit açıklarında İsrail güçlerince yapılan yasa dışı müdahalenin, farklı milletlerden çok sayıda sivilin hayatını riske attığı ve uluslararası hukuku ihlal ettiğinin vurgulandığını belirtti.</p>

<p>Sözcü Keçeli, görüşmede uluslararası toplumun hukuka aykırı bu müdahale karşısında ortak bir tutum sergilemesi gerektiğine dikkat çekildiğini bildirdi.</p>

<h2><strong>Küresel Sumud Filosu</strong></h2>

<p>İsrail'in Gazze ablukasını kırmayı ve buraya insani yardım taşımayı amaçlayan Küresel Sumud Filosu'nun "2026 Bahar Misyonu", 12 Nisan'da İspanya'nın Barselona kentinden Gazze için yola çıkmış, güzergah üzerindeki İtalya'nın Sicilya Adası'nda yeni katılımlarla tekne sayısını arttırarak 26 Nisan'da yeniden Akdeniz'e açılmıştı.</p>

<p>İsrail basını, İsrail donanmasının 29 Nisan akşam saatlerinde Akdeniz'in uluslararası sularında Küresel Sumud Filosu'na müdahaleye başladığını duyurmuştu.</p>

<p>Teknelerdeki aktivistler, İsrail ordusu unsurlarının, 29 Nisan'da saat 23.00'e doğru, Girit Adası'nın yaklaşık 50 mil batısındaki uluslararası sularda tekneleri kuşatıp taciz etmeye başladığını bildirmişti.</p>

<p>Aktivistler, kısa süre sonra müdahalenin başladığını açıklarken, filo yetkilileri çok sayıda tekneyle irtibatlarının koptuğunu duyurmuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Filo yetkililerinin verdiği bilgiye göre, teknelerde 39 farklı ülkeden aralarında Türklerin de olduğu 345 katılımcı bulunuyor.</p>

<p>Küresel Sumud Filosu'nun Eylül 2025'teki ilk girişiminde, İsrail ordusu, filoyu yine Akdeniz'in uluslararası sularında yasa dışı şekilde durdurup zorla teknelere çıkarak buradaki gönüllüleri alıkoymuş ve İsrail'e götürmüştü.</p>

<p></p>

<p></p></p>]]></content:encoded>
      <category>Türkiye</category>
      <guid>https://www.cgtnturk.com/bakan-fidan-ispanyol-mevkidasiyla-sumud-filosuna-mudahaleyi-gorustu</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Apr 2026 07:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cgtnturkcom.teimg.com/crop/1280x720/cgtnturk-com/uploads/2026/04/thumbs-b-c-645cf180d9298906e10e2533ed1816e8.jpg" type="image/jpeg" length="62779"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan: Biz bu yola sinsi oyunları bozmak için çıktık]]></title>
      <link>https://www.cgtnturk.com/canli-cumhurbaskani-erdogan-ak-parti-grup-toplantisinda-konusuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cgtnturk.com/canli-cumhurbaskani-erdogan-ak-parti-grup-toplantisinda-konusuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti grup toplantısında açıklamalarda bulundu. Erdoğan, 'Terörsüz Türkiye Süreci'ne ilişkin "23 Nisan resepsiyonda da belirttiğim gibi olumlu bir atmosfer vardır. Süreç olması gerektiği şekilde ilerlemektedir" ifadelerini kullandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Kut'ül Amare Zaferi, Çanakkale Zaferi'mizle milletimizin mücadele azminin yanı sıra ordumuzun kurmay zekasını ortaya koyan muhteşem bir askeri başarı hikayesi olarak ortaya çıkmıştır." dedi.</p>

<p>Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, "Türkiye Yüzyılı"nın inşası için gecesini gündüzüne katan yol arkadaşlarını selamladı.</p>

<p>Gönül ve kültür coğrafyasının farklı köşelerinde başları dik, alınları ak bir şekilde hayat mücadelesi verenleri de selamlayan Erdoğan, "Uluslararası kuruluşların sessiz bakışları altında maruz kaldıkları onca barbarlığa, zulme ve soykırıma rağmen 'Susarsak eğer taşları sıkacağız, acıkırsak eğer toprakla doyacağız ama asla terk etmeyeceğiz. Kanımız masumdur ama onu dökmekten çekinmeyeceğiz. Mazimiz önümüzde uzanıyor, yaşadığımız an içimizde, gelecek sırtımızda' diyerek topraklarına sahip çıkan Filistin'in yiğit evlatlarını bugün bir kez daha hürmetle selamlıyor, AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak dualarımızla, desteklerimizle daima yanlarında olduğumuzu tekrar ifade ediyorum." diye konuştu.</p>

<h2><strong>Kut'ül Amare Zaferi</strong></h2>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün, tarihin iftihar vesilelerinden biri olan Kut'ül Amare Zaferi'nin 110. yıl dönümünü idrak ettiklerini anımsattı.</p>

<p>Bu destansı zaferin 110. seneidevriyesinde, Selman-ı Pak ve Kut çarpışmaları başta olmak üzere 1. Cihan Harbi'nin tüm cephelerinde kahramanca mücadele eden askerleri rahmetle yad eden Erdoğan, şunları kaydetti:</p>

<p>"Aynı şekilde tarih boyunca İ'la-yı kelimetullah uğrunda feda-i can eyleyen aziz şehitlerimizi tazimle anıyor, Rabbim cümlesinin ruhunu şad, mekanını inşallah cennet eylesin diyorum. Kut'ül Amare Zaferi, Çanakkale Zaferi'mizle milletimizin mücadele azminin yanı sıra ordumuzun kurmay zekasını ortaya koyan muhteşem bir askeri başarı hikayesi olarak ortaya çıkmıştır. Kut Zaferi ile Bağdat'ın işgali bir sene daha engellenmiş ve 1. Dünya Savaşı'nın bitirilmesi iki sene uzatılmıştır. Bu zaferde, başta General Townshend olmak üzere 5 general ve 476 subay ile toplam 13 bin 309 kişi esir alınmıştır.</p>

<p>Zafer sonrasında gazilere hitap eden 6. Ordu Komutanı Halil Kut Paşa bakınız askerlerini nasıl tebrik etmiştir: 'Aslanlarım, bugün şu kızgın toprağın güneşli semasında, şühedamızın ruhları şad-ü handan uçuşurken ben de hepinizin pak alınlarından öperek cümlenizi tebrik ediyorum'. 18. Kolordu Komutanı Kazım Karabekir Paşa ise muzaffer askerlerini kutlarken, onlara aynı zamanda şunları emrediyordu: '18. Kolordunun aslan yürekli erleri, Cenabıhakk'a secdeye kapanalım. Bu akşam şehitlerimize Fatihalar, Tebarekeler, Yasinler okunsun. Gaziler birbirine sarılsın, birbirini tebrik etsinler. Ben de bugünkü Kut'ül Amare Bayramı vesilesiyle sizin pak ve yüksek alınlarınızdan samimiyetle öpüyorum.' Evet, Kut'ül Amare Zaferi işte böyle karşılanmış, tarihimize şanla, şerefle yazılmış bir kahramanlık destanı olarak milli hafızamızda yerini almıştır."</p>

<h2><strong>"Sadece Kut'ül Amare'de değil, aynı uhuvvet tablosuna Çanakkale'de de şahit oluyoruz..."</strong></h2>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kut Zaferi'nin, belli kesimler tarafından şimdilerde tekrar köpürtülen 'I. Dünya Savaşı'nda Araplar bizi sırtımızdan hançerledi' yalanını deşifre eden en bariz örneklerden biri olduğunu vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kut halkının Osmanlı ordusunun bir parçası gibi hareket ederek kuşatmaya destek olduğunu, hatta bu uğurda pek çok şehit verdiğini anlatan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<p>"Mesela köklü bir Arap ailesinin mensubu olan Uceymi Paşa muhasara altında kalan bir birliğimizi yanındaki adamlarıyla beraber kurtarmıştır. Arapların yanı sıra Kürdi, Berzenciye Seyyidleri, Niayn Seyyidleri, Talabani gibi Kürt aşiretleri de Osmanlı ordusunun yanında savaşmışlardır. Yine tarihçilerimize göre ordumuza destek veren Arap aşiretlerinin içinde Şii olanlar da bulunuyordu. Zaferin bu yönü, bizim sık sık altını çizdiğimiz, Türk, Kürt, Arap ittifakının ne kadar stratejik önemde olduğunu bizlere yeniden hatırlatmaktadır. Sadece Kut'ül Amare'de değil, aynı uhuvvet tablosuna Çanakkale'de de şahit oluyoruz, Saraybosna'dan, Üsküp'ten, Bakü'den, Kudüs'ten, Bağdat'tan, Şam'dan, Halep'ten nice kardeşimiz Çanakkale'de ecdadımızla birlikte omuz omuza çarpışmış, şehit düşmüş, kara toprağı al kanlarıyla birlikte sulamışlardır. Çanakkale bizim cihanşümul kardeşliğimizin vücut bulduğu yer olmuştur. Aynı hakikat Kut'ül Amare için de geçerlidir. Orada da vahdet nifaka galip gelmiş, toplu vuran yürekleri hiçbir müstevli gücün sindiremeyeceği çok net görülmüştür."</p>

<p>"Özellikle bölgemizin içinden geçtiği şu sancılı dönemde köken, meşrep ve mezhep farklılıklarımızı bir yana bırakıp hep beraber vahdeti kuşanmak, kardeşliği yüceltmek mecburiyetindeyiz. Sadece kendi içimizde değil, sınırlarımızın ötesinde de kardeşliğin özellikle diliyle konuşmak, barış mesajlarımızı çok güçlü biçimde vermek durumundayız. Türkiye bunun mücadelesini yürütmektedir. Aynı şekilde biz tüm kadrolarımızla bunun mücadelesini yürütüyoruz."</p>

<p>Türkiye'nin, Kürt, Arap, Türkmen, Fars ayrımı yapmaksızın bölgedeki tüm kardeşleriyle kucaklaşmasının, ortak tarih ve ortak gelecek temelinde yeni bir güvenlik paradigması inşa etmeye çalışmasının tenkit edilecek değil, aksine takdir edilecek, desteklenecek, övülecek bir politika olduğunu vurgulayan Erdoğan, mazi gibi istikbalin de müşterek olduğunu kaydetti.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:</p>

<p>"Dolayısıyla bölgemizde yeni ameliyatlar yapmak isteyenlerin oyunlarına gelmek hem tarihimize hem istikbalimize yapılmış bir ihanet olacaktır. Hangi bahaneyle olursa olsun hiç kimse böyle bir vebali taşıyamaz. Artık şunu herkes bilsin ve anlasın, nasıl etle tırnak birbirinden ayrılmazsa bin yıldır aynı topraklarda beraber yaşadığımız kardeşlerimizle aramıza kimse giremez, bizi kimse ayıramaz, barış içinde geleceği kucaklamak varken bize kimse düşman olamaz. Bizim Çanakkale'de, Kut'ül Amare'de ve daha nice İslam beldesinde şehitlerimizin mübarek kanlarıyla yoğrulmuş, dostluğumuzu, kardeşliğimizi bozmaya kimsenin ama hiç kimsenin gücü yetmez. Bunun için kardeşliğimizi kundaklamak isteyenlere 'eyvallah' demeyeceğiz. Aramıza nifak sokmaya çalışanlara inat biz zafer marşlarımızı, kardeşlik türkülerimizle birlikte coşkuyla söylemeye devam edeceğiz."</p>

<p>Halil Kut Paşa ile 110 sene önce kazanılan Kut'ül Amare Zaferi'ndeki emeği geçen subayları, şehitleri ve gazileri anan Erdoğan, Kut'ül Amare Zaferi'nin 110. yıl dönümünü de kutladı.</p>

<p>Erdoğan, AK Parti'nin kuruluşun 25. yıl dönümüne adım adım yaklaşılırken, ilk günkü aşkla, heyecanla millete hizmet ettiklerini belirtti.</p>

<p>Yunus Emre'nin "Bir gönülü yaptın ise/Er eteğin tuttun ise/Bir kez hayır ettin ise/Binde bir ise az değil" dizelerine atıfta bulunan Erdoğan, kendilerinin de gönüller yapmak, gönüller kazanmak, eser ve hizmet siyasetiyle vatandaşların gönlüne girmek için canla başla çalıştıklarının altını çizdi.</p>

<h2><strong>"Hedefimiz, evlerimizi hızla inşa edip hak sahiplerine teslim etmek"</strong></h2>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen hafta Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi'nde gerçekleştirilen "Ev Sahibi Türkiye" kura çekim törenini hatırlatarak, önemli bir adım attıklarını söyledi. Erdoğan, 24 Ekim 2025'te 81 vilayete "500 bin sosyal konut" kazandıracak "100 Yılın Konut Projesini" kamuoyu ile paylaştıklarını anımsattı.</p>

<p>Vatandaşların bu konut projesine yoğun ilgi gösterdiğini ifade eden Erdoğan, 500 bin konut için yaklaşık 8 milyon kişinin başvuru yaptığını aktardı.</p>

<p>Erdoğan, vatandaşların itimadına layık olmak için kolları sıvadıklarını ve 29 Aralık 2025'te kura süreçlerini başlattıklarını, 4 ay gibi rekor sürede 81 ilde noter huzurunda şeffaf şekilde 500 bin hak sahibinin belirlendiğini anlattı.</p>

<p><strong>Ankara'dan İzmir'e, Gaziantep'ten Trabzon'a, Çorum'dan Hatay'a kadar on binlerce aileyi ev sahibi yapacak sürecin ilk aşamasının tamamlandığını belirten Erdoğan, şunları ifade etti:</strong></p>

<p>"Şimdi hedefimiz, evlerimizi hızla inşa edip hak sahiplerine teslim etmek. Sahada çok hızlı bir şekilde inşaat sürecine başlayacağız. İnşallah 2027 mart ayından itibaren evlerimizin anahtarlarını peyderpey teslim edeceğiz. 7 bin 300 lira ila 11 bin lira arasında bir taksitle insanlarımızı yuva sahibi yapmanın bahtiyarlığını yaşayacağız. Projeyle ayrıca ilk kez İstanbul'da kiralık konut uygulamasını da hayata geçiriyoruz. İstanbul'umuza 100 bin konutun yanı sıra 15 bin kiralık konut inşa ediyoruz. Dar gelirli vatandaşlarımız çok uygun koşullarda TOKİ'den ev kiralayacak. Bu yaz kiralık konutların da anahtarlarını teslim etmeye başlıyoruz. Kurada ismi çıkan vatandaşlarımızın gözleri aydın olsun diyorum, yeni yuvalarında inşallah güle güle otursunlar. Kurada ismi çıkmayan vatandaşlarımız da üzülmesinler. Biz sadece TOKİ vasıtasıyla 1 milyon 760 bin konut üretmiş bir iktidarız. Biz 455 bin konut ve iş yeri yaparak 6 Şubat Asrın Felaketi'nin izlerini 3 yıl gibi kısa sürede büyük oranda silmiş bir kadroyuz. Biz İstanbul'da 980 bin, ülke genelinde 2 milyon 262 bin bağımsız bölümü dönüştürmeyi başarmış bir hükümetiz."</p>

<p>Önce 500 bin konutu yapacaklarını, ardından da eserlerine yenilerini ekleyeceklerini söyleyen Erdoğan, Türkiye'ye ve Türk milletine sevdalı olduklarını, "Hizmet edenin izzet bulur" prensibinin siyasetteki pusulaları olduğunu vurguladı.</p>

<p><strong>Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:</strong></p>

<p>"Bizim gerilim siyasetiyle işimiz olmaz. Bizim ülkeyi kutuplaştıran polemiklerle işimiz olmaz. Bizim millete faydası olmayan sahte ve sanal tartışmalarla işimiz olmaz. Biz bunların hiçbirinde yokuz, olmadık ve olmayacağız. Bizi arayan açılışta bulur, şantiyede bulur, devasa yatırımların temelini atarken, bitmiş eserleri hizmete açarken buralarda bulur, iş ve icraat üretirken bulur. Bizi arayan milletimizin gönül sarayının baş köşesinde bulur. Bizi arayan bu milletin derdiyle dertlenirken, sevincine ortak olurken bulur."</p>

<p><strong>Bugüne kadar gerçekleştirilen konut projelerinin ve muhalefetin tutumunun anlatıldığı videonun gösterilmesinin ardından konuşmasına devam eden Erdoğan, şunları kaydetti:</strong></p>

<p>"İşte AK Parti'nin ve Cumhur İttifakı'nın vizyonu budur. İşte Türkiye'nin son 23 yılda şehircilikte ulaştığı seviye budur. Hepsinden önemlisi siyasette itibar işte böyle kazanılır. İşte böyle korunur. Milletin gönlüne lafla, polemikle, tehditle, şantajla değil, işte böyle eserle, hizmetle, yatırımla, icraatla girilir. Milletimiz bize inansın, güvensin. Biz bu güveni evelallah boşa çıkarmadık, çıkarmayız. Rabb'im ömür verdikçe milletimizin hayallerini gerçeklere dönüştürmeye devam edecek, inşallah daha nice yıllar ülkemize hizmet bahtiyarlığına nail olacağız."</p>

<p>Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Bizim CHP'deki Bizans oyunlarıyla uğraşacak ne niyetimiz, doğrusunu söylemek gerekirse ne de bunlara ayıracak vaktimiz var, midemiz var." dedi.</p>

<p>Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, siyasetlerinde, şehircilikte olduğu gibi hayatın diğer alanlarında da "çözümsüzlük çözümdür" anlayışına yer olmadığını söyledi.</p>

<p>Son 23 yıldır büyük küçük demeden milletin her türlü derdiyle ilgilendiklerini, her sorununa çözüm yolları bulmaya çalıştıklarını dile getiren Erdoğan, hak ve hürriyetlerin genişletilmesinden devlete çöreklenmiş oligarşik yapılarla mücadeleye, siyaset odaklarının geriletilmesinden milli iradenin güçlendirilmesine kadar her alanda Cumhuriyet tarihinin en büyük reformlarına imza attıklarını, birçok alanda sessiz devrimler gerçekleştirdiklerini vurguladı.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ana muhalefet gibi lafa gelince basın özgürlüğünden dem vurup, sırf yolsuzluklarını faş ediyorlar diye kürsüden basına parmak sallayanlardan, basın mensuplarını küstahça tehdit edenlerden olmadık. Eleştirilere tahammül gösterdik. Yapıcı önerilere kulak verdik. Hukuksuzluklar karşısında hakkımızı yine hukukun içinde aradık. 'Onu kapatacağız, şunun kapısına kilit vuracağız, hepinizden hesap soracağız' gibi antidemokratik yollara asla tevessül etmedik." ifadelerini kullandı.</p>

<p>"Yıllardır bizi basın özgürlüğü konusunda topa tutanların iki yüzlü tavrına kısa bir parantez açmak istiyorum." diyen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<p>"Biz hafta sonu İstanbul'da 100 bin konutun kura çekim törenini yaparken aynı saatlerde CHP Genel Başkanı belediye başkanlarıyla toplantıdaydı. Toplantı sonrasında çıktı, yine ipe sapa gelmez bir sürü ithamda bulundu. Son derece seviyesiz ifadelerle şahsımızı ve partimizi hedef aldı. İçinde zerre kadar vizyonun, projenin, nezaketin olmadığı, Türkiye'nin ana muhalefet partisine asla yakışmayan bir üsluba, dinleyenler muhatap oldu. Bir defa şu derin çelişkiyi herkes görüyor: yolsuzlukla yargılanan belediye başkanları karşısında kuzu kesilenler, bakıyorsunuz basın mensuplarına karşı aslan postuna bürünüyor, rüşvet pazarlığı yapanlara iki laf edemeyenler kürsüde önlerine gelene tehditler savuruyor."</p>

<h2><strong>"Beytülmale el uzatmışsanız adalete hesap vermeye alışacaksınız"</strong></h2>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, yıllarca basın özgürlüğünden, farklı seslere ve görüşlere saygılı olmaktan, eleştirilere kulak vermekten bahsedenlerin daha ortada hiçbir şey yokken onu bunu tehdit etmeye başladıklarını belirterek, "Bu mu sizin basın hürriyetinden anladığınız? Bu mu sizin özgürlük ve demokrasi anlayışınız? Bu mu sizin siyaset tarzınız? Kendini dev aynasında görenlere sadece şunu söylemek isterim: beyler, cirminiz kadar yer yakarsınız. Tehditle, şantajla, dozunu devamlı artırdığınız hakaret senfonileriyle bu ülkede kimseyi sindiremezsiniz. Kabul etseniz de, etmeseniz de alışık olduğunuz eski Türkiye artık yok." diye konuştu.</p>

<p>Gazetelerin CHP'nin basın bülteni gibi çıktığı, ekranların CHP ideolojisine tahsis edildiği ve aykırı seslerin susturulduğu günlerin artık geride kaldığını vurgulayan Erdoğan, "Basının sizi eleştirmesine, etik ilkelere riayet ederek yolsuzluk iddialarını haberleştirmesine öyle veya böyle alışacaksınız. Yankı odalarınızın dışında farklı sesler duymaya alışacaksınız. Beytülmale el uzatmışsanız adalete hesap vermeye alışacaksınız. Türkiye uzun yıllar hasretini çektiği çok sesliliğe nihayet kavuşmuştur ve bundan geriye dönüş olmayacaktır." değerlendirmelerinde bulundu.</p>

<h2><strong>"Cenabıallah bu milleti, bu ülkeyi CHP zihniyetinin eline düşürmesin"</strong></h2>

<p><strong>Her gün yeni bir skandalın patlak verdiğini dile getiren Erdoğan, CHP yönetiminin aklına, iddiaların üzerine gitmek değil, hemen basını susturmanın geldiğini söyledi. Erdoğan, şunları kaydetti:</strong></p>

<p>"Beyefendilerin aklına para kuleleriyle baklava kutularıyla mücadele değil, bunların üzerine giden kurumları tehdit etmek geliyor. 'Yolsuzluklardan arınalım, Gazi'nin partisini çıkar şebekelerinin oyuncağı olmaktan kurtaralım' gibi ne bir düşünceleri ne de böyle bir niyetleri var. Sonra da utanmadan çıkıp ahlaki üstünlükten dem vuruyorlar. Yahu ortada ahlak mı bıraktınız ki bir de üstünlüğü olsun? Bunca kepazelikten sonra hiçbir şey olmamış gibi davranmanız sizin üstünlüğünüzden değil, yüzsüzlüğünüzden kaynaklanıyor. İnsan bir öz eleştiri yapar. Başkalarını suçlamadan önce kendisini bir hesaba çeker. Yolsuzluk virüsü bünyeyi sarmadan insan bir müdahale eder. Hem bunları yapmayacaksın, bir de üstüne basını tehdit edeceksin. Ne diyelim? Cenabıallah bu milleti, bu ülkeyi CHP zihniyetinin eline düşürmesin. Biz yoğun mesaimiz arasında esasen bunlara nefes ve vakit harcamayı tamamen israf olarak görüyoruz. Bizim CHP'deki Bizans oyunlarıyla uğraşacak ne niyetimiz, doğrusunu söylemek gerekirse ne de bunlara ayıracak vaktimiz var, midemiz var."</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşması sırasında kendisine, "Tayyip dede, seni seviyorum." şeklinde seslenen bir çocuğa, "Ben de seni seviyorum." diyerek karşılık verdi.</p>

<p>Bir taraftan 500 bin sosyal konutun kurasını çektiklerini, bir taraftan da Türkiye'yi küresel bir cazibe merkezi haline getirecek adımlar attıklarını ifade eden Erdoğan, "Türkiye Yüzyılı'nda Yatırımlar İçin Güçlü Merkez şiarıyla hazırladığımız kapsamlı çalışmayı inşallah yakında Meclisimizin takdirine sunacağız. Hedefimiz, 'istikrar adası' vasfını son hadiselerle bir kez daha tescilleyen ülkemizi, üretim, ticaret, lojistik ve yatırım alanlarında küresel bir merkeze dönüştürmek, Türkiye'nin rekabet gücünü artırmaktır." diye konuştu.</p>

<h2><strong>"Biz bu yola bölgemizde oynanan sinsi oyunları bozmak için çıktık"</strong></h2>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, ekonomik şahlanışlarının bir diğer lokomotifinin Terörsüz Türkiye süreci olduğuna işaret ederek, Türkiye'ye maliyeti 2 trilyon doları aşan terör sorununu çözdüklerinde Türkiye Yüzyılı yürüyüşünün daha da hızlanacağını vurguladı.</p>

<p><strong>Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu:</strong></p>

<p>"Maruz kaldığımız tüm gizli açık tüm sabotajlara rağmen süreçte 18. ayı geride bıraktık ve hamdolsun birçok kritik eşiği suhuletle aşmayı başardık. Komisyon raporunun onaylanmasıyla çok daha hassas yönetilmesi gereken bir kavşağa varılmış oldu. Komisyon raporunun ışığında, siyasi partilerimizin de desteğiyle, Cumhur İttifakı olarak bu kavşağı da kazasız belasız geçelim arzusundayız. Süreçle ilgili son günlerde belli çevreler tarafından köpürtülmek istenen kuru gürültüye kulak asmadığımızı bugün bir kere daha vurguluyorum. Sürece dair karamsar senaryolar yazanlar, açık söylüyorum, gerçeklerle değil, tamamen vehimleriyle hareket etmektedir.</p>

<p>23 Nisan resepsiyonunda da ifade ettiğim gibi, olumlu bir atmosfer vardır, yapılması gerekenler bellidir. Süreç, olması gerektiği şekilde ilerlemektedir. Sorunun devamından çıkar sağlayanların ürettiği algıların hiçbiri bunu değiştirmeyecektir. Çünkü biz bu yola İttifak olarak Türkiye'nin önündeki en büyük engellerden birini kaldırmak için çıktık. Biz bu yola bölgemizde oynanan sinsi oyunları bozmak için çıktık. Biz bu yola kardeşliğimize saplanan hançeri söküp atmak için çıktık. Biz bu yola silahların tahakkümüne tamamen son vererek, sivil siyasetin demokratik kapasitesini daha da güçlendirmek için çıktık. Biz bu yola kendimiz için değil, Türkiye'nin aydınlık yarınları için çıktık. Bizim yaşadığımız acıları evlatlarımız yaşamasın, bizim ödediğimiz ağır bedelleri gelecek nesiller ödemesin diye biz bu yola revan olduk. İnşallah bu kutlu yolda menzile vasıl olana kadar, sabırla, samimiyetle ve kararlılıkla yürümeye devam edeceğiz. Birbirimize, kulaklarımızla birlikte kalplerimizi de açtığımızda inanıyorum ki bu yolculuk daha kolay, daha hızlı olacak."</p>

<p>Bölgenin içinden geçtiği sancılı dönemde sürece katkı veren herkesin tarihe adını kaydettireceğini vurgulayan Erdoğan, "Aynı şekilde süreci zorlaştıran, süreci yokuşa süren, tahrik eden her türlü girişim de tarih karşısında sorumlu olacaktır. Herkesten bu sorumluluk duygusuyla hareket etmesini, sürecin yükünü artıracak söylem ve eylemlerden özenle kaçınmasını bekliyoruz. Cumhur İttifakı olarak, bu ülkenin bagajlarından kurtulması için bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da kuşatıcı, kucaklayıcı ve yapıcı bir anlayışla hareket etmeyi sürdüreceğiz." dedi.</p>

<h2><strong>"Ana muhalefetin Meclisi tıkamasına, yasama faaliyetlerini engellemesine müsaade edemeyiz"</strong></h2>

<p><strong>Cumhurbaşkanı Erdoğan, vatandaşlarla görüşmelerinde, halkın kendilerinden hizmet, proje, eser ve dertlerine derman olacak reçeteler beklediğini vurgulayarak, şunları kaydetti:</strong></p>

<p>"Hiçbirimizin, hangi sebeple olursa olsun, milletin umutlarını boşa çıkarma lüksüne sahip olmadığını tekraren dile getirmek isterim. Eğer milletimiz bizi buraya kendisini temsil etmek üzere gönderdiyse, bu kutsal görevimizi bahane aramadan, engellere takılmadan, muhalefetin tuzaklarına düşmeden layıkıyla icra etmek zorundayız. Özellikle siyaseti engel çıkarmak olarak gören ana muhalefetin Meclisi tıkamasına, yasama faaliyetlerini engellemesine müsaade edemeyiz. Şunu lütfen unutmayın, biz bu yüce çatı altında seçim çevremizle birlikte hangi partiye gönül vermiş olursa olsun 86 milyonun tamamına hizmet etmek için varız. Sizlerin çalışması demek, Meclisin çalışması demektir. Gerek komisyon gerekse Genel Kurul boyutuyla Yüce Meclisin, yasama vazifesini tam ve eksiksiz bir şekilde yapmasını sağlamak, iktidar partisi olarak bizim asli görevimizdir. Sizlerden bu vazifeyi partimize ve değerlerimize yakışır biçimde en güzel ve en verimli şekilde yerine getirmenizi bekliyorum. Rabb'im yar ve yardımcınız olsun."</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Türkiye</category>
      <guid>https://www.cgtnturk.com/canli-cumhurbaskani-erdogan-ak-parti-grup-toplantisinda-konusuyor</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Apr 2026 13:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cgtnturkcom.teimg.com/crop/1280x720/cgtnturk-com/uploads/2026/04/ekran-goruntusu-2026-04-29-141444.png" type="image/jpeg" length="71377"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Akın Gürlek açıkladı: Rojin'in telefonu için özel ekip kuruldu!]]></title>
      <link>https://www.cgtnturk.com/akin-gurlek-acikladi-rojinin-telefonu-icin-ekip-kuruldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cgtnturk.com/akin-gurlek-acikladi-rojinin-telefonu-icin-ekip-kuruldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adalet Bakanı Akın Gürlek, AK Parti Grup Toplantısı öncesinde soruları yanıtladı. Bakan Gürlek, kaybolduktan sonra cansız bedeni bulunan Rojin Kabaiş dosyasıyla ilgili de olumlu gelişmeler olabileceğini söyledi. Bakan Gürlek, "Telefonun çözümü için Türkiye'de yerli bir ekip kurduk. Telefon çözülürse iyi bir mesafe kat edeceğiz" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Adalet Bakanı Akın Gürlek, Van'da 27 Eylül 2024'te kaybolduktan 18 gün sonra cesedi göl kıyısında bulunan üniversite öğrencisi Rojin Kabaiş olayına ilişkin dosyada olumlu gelişmeler olabileceğini söyledi.</p>

<p>Bakan Gürlek, telefonun çözümü için Türkiye'de yerli bir ekip kurulduğunu, telefonun çözülmesi halinde iyi bir mesafe kat edileceğini açıkladı. Rojin Kabaiş'in ölümüne ilişkin soruşturma kapsamında genç kızın cep telefonu incelenmesi için İspanya'ya gönderilmiş ancak bir sonuç alınamamıştı.</p>

<p><strong>İşte Bakan Gürlek'in açıklamalarından satır başları...</strong></p>

<p>-Mutlak butlan şu an istinaf aşamasında, onların takdirinde. Bizim takdirimizde olamaz.</p>

<p><i><strong>-(Gülistan Doku)</strong></i> Toplumda hassasiyet oluşturan bir alandı. Biz faili meçhulleri araştırma komisyonu kurduk. Umut Altaş'ın iadesi için kırmızı bülten çıkardık. Önemli bir şahıs olduğunu düşünüyoruz, iadesini bekliyoruz. Bence olayı çözecek kişi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><i><strong>-(Suça sürüklenen çocuklar)</strong></i> Cezaların artırılması için 12'nci Yargı Paketi'nde bir düzenlememiz olacak. Aile Bakanımızla da bu konuda görüştük. Bu konuda onların da fikir ve önerilerini aldık. Bu konuda çalışmamız devam ediyor.</p>

<p><i><strong>-(Terörsüz Türkiye)</strong> </i>Burada irade Meclis'in, biz bakanlık olarak kanun yapımında ihtiyaç varsa hazırız.</p>

<p></p></p>]]></content:encoded>
      <category>Türkiye</category>
      <guid>https://www.cgtnturk.com/akin-gurlek-acikladi-rojinin-telefonu-icin-ekip-kuruldu</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Apr 2026 12:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cgtnturkcom.teimg.com/crop/1280x720/cgtnturk-com/uploads/2025/11/rojin-1.webp" type="image/jpeg" length="70613"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ömer Çelik: “Ateşkes kalıcı barışa dönüşmeli”]]></title>
      <link>https://www.cgtnturk.com/omer-celik-ateskes-kalici-barisa-donusmeli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cgtnturk.com/omer-celik-ateskes-kalici-barisa-donusmeli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’in Türkiye’ye yönelik açıklamalarını sert sözlerle eleştirirken, İran-İsrail gerilimi sonrası sağlanan ateşkesin kalıcı barışa evrilmesi gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<section dir="auto">
<p>Ömer Çelik, Adalet ve Kalkınma Partisi Merkez Yürütme Kurulu toplantısının ardından düzenlediği basın toplantısında hem dış politika hem de iç gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Avrupa Birliği cephesine yönelik açıklamalarda bulunan Çelik, Ursula von der Leyen’in Türkiye’yi hedef alan ifadelerini “talihsiz” olarak nitelendirdi. Türkiye’nin AB’ye aday ülke olduğunu hatırlatan Çelik, Ankara’yı “karşıt bir unsur” gibi göstermenin Avrupa’nın çifte standardını ortaya koyduğunu savundu.</p>

<p>Çelik, AB’nin küresel krizlerde etkisiz kaldığını öne sürerek, Türkiye’nin dışlanması yerine iş birliğinin tercih edilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<h2><strong>"Kesinlikle yeniden savaşa dönülmemeli"</strong></h2>

<p>Orta Doğu’daki gelişmelere de değinen Çelik, Binyamin Netanyahu yönetimini sert sözlerle eleştirerek, İsrail’in bölgedeki askeri eylemlerinin çatışmaları derinleştirdiğini söyledi. İran’a yönelik saldırıların ardından sağlanan ateşkesin kırılgan olduğuna dikkat çeken Çelik, “İslamabad’daki müzakereler istenilen düzeyde ilerlemiyor. Ateşkes kalıcı barışa dönüşmeli, kesinlikle yeniden savaşa dönülmemeli” dedi.</p>

<p>Gazze’deki duruma özel vurgu yapan Çelik, insani krizin sürdüğünü belirterek, ateşkesin ikinci aşamasına geçilememesinden İsrail’i sorumlu tuttu. Gazze’ye insani yardımların kesintisiz ulaştırılması gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un Türkiye’ye yönelik açıklamalarını da eleştiren Çelik, NATO müttefikliği çerçevesinde bu tür söylemlerin “yanlış ve gereksiz” olduğunu söyledi.</p>
</section></p>]]></content:encoded>
      <category>Türkiye</category>
      <guid>https://www.cgtnturk.com/omer-celik-ateskes-kalici-barisa-donusmeli</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 20:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cgtnturkcom.teimg.com/crop/1280x720/cgtnturk-com/uploads/2024/07/omer-celik-aa-2126340.jpg" type="image/jpeg" length="54237"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Maden işçilerinin eylemi sona erdi!]]></title>
      <link>https://www.cgtnturk.com/madenciler-eylemi-sonlandirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cgtnturk.com/madenciler-eylemi-sonlandirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Doruk Maden işçilerinin Ankara'daki eylemi sona erdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bağımsız Maden İş Genel Başkanı Gökay Çakır, İçişleri Bakanlığı'ndaki görüşmenin ardından açıklama yaptı:</p>

<p>"Toplantı olumlu geçti. Çoğu arkadaşımızın maaşları yattı. 15 gün süre istediler bizden. Bunun da garantörü bakanlıklar. Bu saatten itibaren bizler de eylemimizi sonlandırdık."</p>

<h2><strong>Bakanlıktan açıklama</strong></h2>

<p>Ankara'da alacaklarının ödenmesi talebiyle eylemlerini sürdüren Doruk Madencilik işçileriyle işverenleri İçişleri Bakanlığı koordinasyonunda bir araya geldi. İçişleri Bakanlığı'ndan yapılan yazılı açıklamada şu ifadelere yer verildi:</p>

<p>"Ankara'da bir süredir devam eden maden işçilerinin eylemlerini değerlendirmek amacıyla, işçi ve işveren tarafları arasında bir görüşme gerçekleştirilmektedir.</p>

<p>İçişleri Bakan Yardımcısı Ali Çelik'in başkanlığındaki toplantıda, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Bakan Yardımcısı Faruk Özçelik, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Abdullah Tancan, Emniyet Genel Müdürü Mahmut Demirtaş, Ankara Emniyet Müdürü Engin Dinç, Ankara Vali Yardımcısı Gürsoy Osman Bilgin, Emniyet Güvenlik Daire Başkanı Emrullah Gölcük, Bağımsız Maden-İş Sendikası Başkanı Gökay Çakır, sendika yetkilisi Başaran Aksu, maden işçisi Sinan Koçak, maden işçisi Özcan Gültekin ve Doruk Madencilik Şirketi sahibi Sabahattin Yıldız yer almaktadır.</p>

<p>Saat 16.00'da başlayan toplantıda devam eden grev ve eylemleri son erdirmek üzere uzlaşma zemini üzerinde görüşmeler devam etmektedir."</p>

<h2><strong>"Eylem çağrımız iptal edildi"</strong></h2>

<p>Bağımsız Maden İş Sendikası, İçişleri Bakanlığı'nda görüşmeler devam ederken; Yıldızlar SSS Holding önünde yapılması planlanan eylem çağrısının iptal edildiğini duyurmuştu.</p>

<p>Sendika, saat 19.00'da Kurtuluş Parkı'nda açıklama yapılacağını bildirmişti:</p>

<p>"Yıldızlar SSS holding önünde gerçekleştireceğimiz eylem çağrımız iptal edilmiştir. Tüm halkımızdan özür diliyor ve desteklerinden ötürü teşekkür ederek saat 19:00'da Kurtuluş parkında gerçekleştireceğimiz açıklamamıza çağırıyoruz."</p>

<h2><strong>İşçilerin talepleri</strong></h2>

<p>Bağımsız Maden İş Sendikası, işçilerin taleplerini şöyle sıralanmıştı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ol>
 <li>Aylarca ödenmeyen ücret alacaklarının ödenmesi,</li>
 <li>TMSF öncesi ve sonrasında haksızca çıkış alan tüm işçilere tazminat haklarının ödenmesi,</li>
 <li>Halihazırda çalışan işçilere rızası olmadan dayatılan ücretsiz izin uygulamasının kaldırılması,</li>
 <li>İSİG kurallarına uygun güvenli bir çalışma ortamının oluşturulması,</li>
 <li>Sendikamız üyesi olup mücadelede öncülük ettikleri için işten çıkarılan işçilerin işe iadesi,</li>
 <li>Madenin kamulaştırılmasını, iş güvencesinin teminat altına alınması.</li>
</ol>

<p></p></p>]]></content:encoded>
      <category>Türkiye</category>
      <guid>https://www.cgtnturk.com/madenciler-eylemi-sonlandirdi</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 17:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cgtnturkcom.teimg.com/crop/1280x720/cgtnturk-com/uploads/2026/04/maden-eylem.jpeg" type="image/jpeg" length="21695"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye "stratejik ortak" sıfatıyla Üç Deniz Girişimi Zirvesi'nde]]></title>
      <link>https://www.cgtnturk.com/turkiye-stratejik-ortak-sifatiyla-uc-deniz-girisimi-zirvesinde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cgtnturk.com/turkiye-stratejik-ortak-sifatiyla-uc-deniz-girisimi-zirvesinde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye, Üç Deniz Girişimi Zirvesi’ne ilk kez “Stratejik Ortak” sıfatıyla katılırken, toplantıda bağlantısallık, enerji arz güvenliği ve bölgesel iş birliği başlıklarının öne çıkması bekleniyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Hırvatistan ev sahipliğinde Dubrovnik’te düzenlenen <strong>11. Üç Deniz Girişimi Zirvesi</strong>’nde Türkiye’yi temsil ederken, Ankara’nın Avrupa merkezli altyapı ve enerji projelerindeki rolünü güçlendirmeye yönelik temaslarda bulunacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Türkiye ilk kez stratejik ortak olarak katılıyor</strong></h2>

<p>Türkiye, 2025 yılında Varşova’da gerçekleştirilen zirvede oy birliğiyle <strong>“Stratejik Ortak”</strong> statüsü kazanmasının ardından bu platformda ilk kez temsil ediliyor.</p>

<p>Zirve, Türkiye’nin Avrupa’daki <strong>enerji, ulaşım ve dijital altyapı projelerine entegrasyonu</strong> açısından önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.</p>

<h2><strong>Bağlantısallık vurgusu öne çıkacak</strong></h2>

<p>Bakan Fidan’ın zirvede yapacağı konuşmada, küresel gelişmeler ışığında <strong>bağlantısallık kavramına çok boyutlu bir yaklaşım</strong> getirmesi bekleniyor.</p>

<p>Bu kapsamda bağlantısallığın yalnızca fiziksel altyapıdan ibaret olmadığı; enerji hatları, dijital ağlar, finansal sistemler ve yönetişim unsurlarını da kapsayan geniş bir ekosistem olduğu ifade edilecek.</p>

<h2><strong>Enerji arz güvenliği ve tedarik zinciri mesajı</strong></h2>

<p>Zirvede ayrıca, küresel gerilimlerin enerji arzı ve tedarik zincirleri üzerindeki etkilerine dikkat çekilmesi öngörülüyor. Türkiye’nin, <strong>enerji hatlarının çeşitlendirilmesi ve arz güvenliğinin artırılması</strong> konularında aktif rol üstlendiği vurgulanacak.</p>

<h2><strong>Orta Koridor ve Kalkınma Yolu öne çıkacak</strong></h2>

<p>Fidan’ın konuşmasında Türkiye’nin stratejik projeleri olan <strong>Orta Koridor</strong> ve <strong>Kalkınma Yolu Projesi</strong>ne de değinmesi bekleniyor. Bu projelerin küresel ticaret açısından <strong>tamamlayıcı ve bağlantıyı güçlendirici</strong> unsurlar olarak sunulacağı belirtiliyor.</p>

<h2><strong>Üç Deniz Girişimi nedir?</strong></h2>

<p>2015 yılında Polonya ve Hırvatistan öncülüğünde kurulan Üç Deniz Girişimi; Baltık, Adriyatik ve Karadeniz arasında kalan bölgede <strong>enerji, ulaşım ve dijital altyapıyı geliştirmeyi</strong> amaçlıyor.</p>

<p>Türkiye, ABD, Almanya, Japonya ve Avrupa Komisyonu ile birlikte girişimde <strong>stratejik ortak</strong> olarak yer alırken, Ukrayna, Moldova ve Balkan ülkeleri ise ortak katılımcı statüsünde bulunuyor.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Türkiye</category>
      <guid>https://www.cgtnturk.com/turkiye-stratejik-ortak-sifatiyla-uc-deniz-girisimi-zirvesinde</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 13:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cgtnturkcom.teimg.com/crop/1280x720/cgtnturk-com/uploads/2026/03/hakan-fidan-aa-2153893-1.jpg" type="image/jpeg" length="94072"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bahçeli: Mesele Brüksel'in iki yüzlü siyasetidir!]]></title>
      <link>https://www.cgtnturk.com/tbmm-grup-toplantisi-mhp-lideri-devlet-bahceli-konusuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cgtnturk.com/tbmm-grup-toplantisi-mhp-lideri-devlet-bahceli-konusuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[MHP Lideri Devlet Bahçeli partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda açıklamalarda bulundu. Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Layen'in sözlerine sert tepki gösteren Bahçeli, "Mesele Ankara'nın istikameti değil, Brüksel'in iki yüzlü siyasetidir, Avrupa Türkiye'siz asla yapamaz." dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda Türkiye'nin iç ve dış gündemine ilişkin konuştu.</p>

<p><strong>MHP Lideri Devlet Bahçeli'nin konuşmasından satırbaşları:</strong></p>

<p>Değerli milletvekillerim, hanımefendiler, beyefendiler, basınımızın kıymetli temsilcileri, sözlerimin hemen başında hepinizi en derin kardeşlik duygularımla, hürmetle, muhabbetle ve hasretle selamlıyorum. Cenab-ı Allah'tan hayırlarla, bereketle, sıhhatle, metanetle ve huzurla dolu bir hafta geçirmenizi niyaz ediyorum. Bugünkü toplantımızı yurt içinden ve yurt dışından televizyon ekranları, radyo kanalları ve sosyal medya mecraları vasıtasıyla takip eden aziz vatandaşlarımıza, gönül ve kültür coğrafyalarımızda onurlu bir hayatın, asil bir yürüyüşün, sabırlı bir varoluşun mücadelesini veren bütün kardeşlerimize en iyi dileklerimi iletiyorum. Türkiye Büyük Millet Meclisi grup toplantımız vesilesiyle bir kez daha siz kıymetli dava arkadaşlarımla aynı çatı altında bulunmaktan bahtiyar olduğumu ifade ediyor, her birinizi gönülden selamlıyorum.</p>

<h2><strong>"Siyasal fay hatları daha da sertleşmektedir"</strong></h2>

<p>Dünya sıkıntılı bir imtihandan geçmektedir. Küresel sistemin sütunlarında çatlaklar belirginleşmekte, jeopolitik zemin kaymakta, ekonomik gerilimler ve siyasal fay hatları daha da sertleşmektedir. Devletler irade, milletler metanet, toplumlar ise sabır testine zorlanmaktadır. Haritalar yerinde dursa bile anlamlar yer değiştirmektedir. Sınırlar sabit görünse bile tehditlerin mahiyeti değişmektedir. İşte böylesi zamanlarda millet olmanın manası da daha da derinleşir. İşte böylesi zamanlarda birbirimize daha sıkı sarılmak tarihi bir zaruret halini alır. İşte böylesi zamanlarda ayrılığı büyüten her dil, gevşekliği çoğaltan her tavır, hafızayı aşındıran her müdahale geleceğe kurulmuş bir tuzak olarak karşımıza çıkar. Onun içindir ki bizler bugünlerde yalnız bugünü konuşamayız. Maziyi de konuşmak zorundayız. İstikbali de konuşmak zorundayız. Yalnız hadiseleri sıralamakla yetinemeyiz. O hadiselerin hangi devlet aklı içinde anlam kazandığını, hangi millet vicdanında yer ettiğini, hangi tarihi yürüyüşün parçası olduğunu da izah etmek mecburiyetindeyiz.</p>

<h2><strong>"Türk milleti, büyük bir tarih öznesidir"</strong></h2>

<p>Bu mübarek topraklarda hayat daima müşterek kader içinde yoğrulmuştur. Bu vatanda sevinç tek başına yaşanmamış, keder müferrit bir duygunun içine hapsedilmemiştir. Türküler birlikte söylenmiş, ağıtlar birlikte yakılmış, zaferler birlikte kutlanmış, yenilgiler birlikte göğüslenmiştir. Bu bakımdan millet dediğimiz hakikat, bazen bir marşla, bazen bir mezar taşında, bazen de sofradaki aşta göstermiştir derinliğini. Çünkü Türk milleti, mazisini geleceğe yön veren bir kudret kaynağına dönüştüren büyük bir tarih öznesidir.</p>

<p>Önümüzdeki günlerde idrak edeceğimiz 3 Mayıs Milliyetçiler Günü, Türk milliyetçiliğinin varoluş tarihinde mümtaz bir mevki, mücadele hafızasında müstesna bir merhale, gönüllerde ise sönmeyen bir meşaledir. Türk milletine mensubiyet duygusunun ne kadar derin, ülküyle aydınlanan zihinlerin ne kadar diri, dava uğruna ölümü göze almış yüreklerin ne kadar dayanıklı olduğu 3 Mayıs'ın çilesinde, 3 Mayıs'ın iradesinde, 3 Mayıs'ın mertliğinde açıkça görülmüştür. O gün ayağa kalkanlar yalnız bir itiraz yükseltmediler. Aynı zamanda Türk milliyetçiliğinin hangi ruha, hangi ahlaka, hangi sadakate dayandığını da tarihe kazıdılar. Türkiye Cumhuriyeti'ni kuran Türkiye halkına Türk milleti denir sözü, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün millet tasavvurunu en vecih şekilde ortaya koyan tariflerden biridir. Millet, yalnızca aynı hudutlar içinde yaşayan insanların toplamı olarak anlaşılmamalıdır. Millet, aynı kaderi yüklenmiş, aynı vatanda yan yana durmayı tarih önünde iradeye dönüştürmüş, zaman içinde birbirinin acısına alışmış, sevincine iştirak etmiş, hafızasını müşterek hatıralarla beslemiş, beşerî ve siyasi bir terkiptir.</p>

<h2><strong>"Millet olmak, beraber yürüme ahdidir"</strong></h2>

<p>Millet, aynı göğe bakan, aynı toprağa emek veren, aynı bayrak altında vakar bulan, cenazede omuz omuza yürüyen, düğünde aynı sevinçle ayağa kalkan, tasada ve kıvançta birbirine yönelen büyük bir kader ortaklığıdır. Bir sazın telinde içi titreyen merhum Neşet Ertaş'ın “Kalpten kalbe bir yol vardır” deyişinde ifadesini bulan o görünmez muhabbet hattını hisseden, gönülden gönüle kurulan bağı kültür köprüsüne, vicdan hattına ve sadakat zeminine dönüştüren topluluğun adıdır millet. Merhum Barış Manço'nun “Buyurun dostlar buyurun” çağrısında yankılanan dostluk, paylaşma ve muhabbet duygusuyla birbirine yer açabilen, çoğalabilen ve kaynaşabilen büyük bir sentezdir millet. Çünkü millet dediğimiz hakikat sadece acıyla tahkim olunmaz, sevinci paylaşma ahlakıyla da olgunlaşır. Millet yasla yoğurulur, neşeyle tamamlanır. Hatıra ile kök salar, ülkü ile yükselir. Millet olmak, beraber yaşama arzusunun ötesinde beraber yürüme ahdidir. Beraber yürümenin üstünde ise beraberce tarih yapmak kudretidir. İşte 3 Mayıs'ı anlamlı, müstesna ve tarihi kılan esas ruh da burada saklıdır. 3 Mayıs, ülküleşmiş bir iradenin, şahsiyet kazanmış bir dava ahlakının tarih içinde görünür hale geldiği kutlu bir yolun kanla yıkanmış taşlarıdır.</p>

<p>1944 yılının buhranlı ve karanlık ikliminde dünyanın üzerine savaşın sinsi sinsi gölgesi düşmüştü. Her renk ve her çeşitten millet yol ayrımlarında savruluyor, her devlet kendi istikametini koruyacak direnci arıyordu. İkinci Dünya Savaşı'nın sonuna yaklaşıldığı o günlerde Türkiye, çok yönlü baskıların, ideolojik gerilimlerin, yön tayinli buhranların ve siyasi sancıların tam ortasında ağır bir tehdit altındaydı. Böylesi bir dönemde komünizm tehlikesinin kapımıza dayandığını gösterip devrin başbakanını açıkça uyaran mektuplarla başlayan süreç, 3 Mayıs'ta mahkeme salonlarına taşınmıştır. Türk milliyetçiliğini yargılamaya cüret edenlere karşı mahkeme salonlarına sığmayan, Sovyet emperyalizmi karşısında boyun eğmeyen bir irade milletimizin sinesinde yer bulmuştur. Ankara Adliyesini dolduran Türk gençliği, Türk kimliğini sosyalizme ezdirmemek, İslam'ı komünizme çiğnetmemek için tek yürek olmuştur. Milli bir ruhun önderliğinde başlayan protestolar, vatan için çarpan yürekleri söndürmek isteyenlerin üzerine kabus gibi çökmüştür. Merhum başbuğumuz Alparslan Türkeş, Hüseyin Nihal Atsız, Zeki Velidi Togan, Orhan Şahik Gökyay, Nejdet Sancar, Reha Oğuz Türkkan, Fethi Tevetoğlu, Cemal Oğuz Öcal ve nice Türk milliyetçisinin vatan ve millet sevdası yargılanmıştır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İnsan onurunun derinden yaralandığı, insan haklarının esamesinin okunmadığı, hukuk devleti ilkesinin hiçe sayıldığı, ceza muhakemesinin esaslarının çiğnendiği bu soruşturma süreci tarihimize kara bir facia olarak kazınmıştır. Vicdanı hür, zihni pür, alnı pak Türk gençleri, “tabutluk” adı verilen dar ve bunaltıcı hücrelere kapatılmıştır. Türk milliyetçileri açlıkla, susuzlukla, yalnızlıkla işkenceye, hizaya çekilmek istenmiştir. Türk milliyetçileri, suyu akmayan, hastalıkların kol gezdiği dört duvar arasında dize getirilmek istenmiştir. Fakat biliyoruz ki o tabutluklarda tahakküm vardı, teslimiyet yoktu. Tehdit vardı, tereddüt yoktu. Tahrik vardı, taviz yoktu. Bedel vardı, dönüş yoktu. Baş vermek vardı, baş eğmek yoktu. Merhum Hüseyin Nihal Atsız, çağ aşan bir seslenişle şöyle haykırıyordu. "Delinse yer, gökse gök, yansa kül olsa dört yan, yüce dileğe doğru yine yürürüz yayan. Yıldırımdan, tipiden, kasırgadan yılmayan, ölümlerle eğlenen tunç yürekli Türkleriz." İşte bu haykırış, Türk milliyetçilerinin çileyle yoğrulmuş, imtihanlarla sınanmış karakterleridir. Zulümlere aldırış etmeyen, fikrini mahkûm etmeyen yiğitlerin hikâyesidir. Demir parmaklıkları kırıp geçen, tabutluklara sığmayan yağızların sesidir. Budandıkça serpilen, bilendikçe keskinleşen dava adamlarının destanıdır. Çünkü Türk milliyetçiliği geçici heveslerin değil, ülküye adanmışların davasıdır. Türk milliyetçiliği, günü kurtarmaya memur dar kadroların değil, asırları inşa etmeye namzet olan insanların mirasıdır. Tarihine yaslanan, töresiyle yaşayan, terbiyesini köklerinde bulanların yegâne sancağıdır.</p>

<h2><strong>"3 Mayıs, Türk milliyetçiliğinin karakter mayasıdır"</strong></h2>

<p>İşte bu nedenle 3 Mayıs, Türk milliyetçiliğinin şerefli bir hatırası olmanın da üstünde bir manaya sahiptir. 3 Mayıs, Milliyetçi Hareket Partisi'ni bugüne taşıyan iradenin hangi ateşlerle sınandığının, hangi zincirlerle kuşatıldığının, hangi tertiplerle yolundan koparılmak istendiğinin başlıca timsalidir. 3 Mayıs, millet şuurunun taviz kabul etmeyen bir iradeye dönüşmesidir. 3 Mayıs, Türk milliyetçiliğinin yalnız bir fikir cereyanı olarak kalmayıp, bir ahlak, bir şahsiyet, bir mücadele disiplini halinde tecelli etmesidir. 3 Mayıs, devrin karanlığı karşısında sinmeyenlerin, tehdit karşısında eğilmeyenlerin, baskı karşısında susmayanların vakur duruşudur. 3 Mayıs, Türk milletinin kendi kimliğine, kendi tarihine, kendi istikbaline ve kendi manevi, millî varlığına sahip çıkma iradesinin billurlaşmış halidir. 3 Mayıs, Türk milliyetçiliğinin Türk gençliğinin omuzlarında yükseldiği gündür. 3 Mayıs, Türk milliyetçiliğinin karakter mayasıdır. 3 Mayıs, şahsiyet ve aidiyet iradesinin tarihi ilanıdır. 3 Mayıs, Türk milliyetçilerinin silkinişi, doğrulup kendine gelişi ve derin uykulardan uyanışıdır. 3 Mayıs, hak bildiği yoldan sapmayan, karanlık çoğaldıkça korkuya kapılmayan, mahrumiyet arttıkça metanetini çoğaltanların yadigârıdır. 3 Mayıs, 1944'te ayağa kalkan millî ruhun zaman içinde siyasi bir mecraya kavuştuğu, çok çetin yollardan geçtiği, çok çileler çektiği, nice ülkücü gencin acıyı bal eylediği, nice Türk milliyetçisinin sırasını yol eylediği bir yürüyüştür.</p>

<h2><strong>"Milliyetçi Hareket Partisi, Türk milliyetçiliğinin siyasetteki yegâne kalesidir"</strong></h2>

<p>O gün mahkeme salonlarında direnenler sadece bir fikri savunmadılar. Tabutluklara sığdırılmak istenen bir düşünceyi bir milletin vicdanına emanet ettiler. Susmak mümkündü. Geri çekilmek mümkündü. Fakat onlar Türk milliyetçiliğini bir tercih değil, bir mecburiyet olarak gördüler. Başbuğumuz Alparslan Türkeş ise o fikri sadece müdafaa edilen bir mefkûre olmaktan çıkarıp bir teşkilat iradesine dönüştürdü. Şehitlerimizin aziz hatıraları üzerine yükselen Türk-İslam davası, Milliyetçi Hareket Partisi ile birlikte Türk milliyetçisinin yüreğinde kökleşmiş, istikbalinde mevzilenmiştir. Milliyetçi Hareket Partisi, Türk milliyetçiliğinin siyasetteki yegâne kalesidir. Milliyetçi Hareket Partisi, devletin ve milletin varlığında kendi varlığını eritenlerin burcudur. Milliyetçi Hareket Partisi, mayası bozulmamışların, tuzu kokmamışların, çizgisi eğrilmemişlerin, hedeften sapmamışların, yoldan çıkmamışların son sığınağıdır. Milliyetçi Hareket Partisi, Türklük gurur ve şuurunu İslam ahlak ve faziletiyle ruhunda buluşturan dava arkadaşlarımızın tek yuvasıdır.</p>

<p>Dün Türklüğü ve Türk milliyetçiliğini mahkûm etmeye kalkışanlarla bugün Milliyetçi Hareket Partisi'ne saldıranlar aynı habasetin, aynı husumetin, aynı hesaplaşma hırsının peşindedir. Sonuç yine değişmeyecektir. Çünkü bu hareketin kökleri Türk'ün binlerce yıllık ülküsündedir. Bu hareketin mazisi ülkücü şehitlerimizin aziz hatıralarıyla yazılmıştır. Bu hareketin dayanağı büyük Türk milletidir. Milliyetçi Hareket Partisi ayaktaysa Türk milletinin geçmişi çiğnenemeyecek, şehidin kanıyla suladığı toprak kirletilemeyecek, bayrak indirilemeyecek, ezan susturulamayacaktır. Dava yalnız yürekte taşınarak yaşamaz, hayata geçirilerek yaşar. Milletle ve devletle buluşmayan bir iddia tarihte kök salamaz. Bu sebepledir ki Türk milliyetçiliği bir nizam arayışıdır. Bir devlet tasavvurudur. Bir medeniyet iddiasıdır. Bugün aynı ülkeye gönül vermiş kimi dava arkadaşlarımızın farklı mecralara savrulmuş olması, davanın yükünün ne kadar ağır olduğunu göstermektedir. Büyük davalar sadece dışarıdan gelen saldırılarla sınanmaz, içeride büyüyen tereddütlerle de sınanır. Ancak bilinmelidir ki milliyetçilik aynı ülküye, aynı istikamete, aynı kader duygusuna tutunarak güç kazanır. Türk milliyetçiliğini geçmişe hapsetmeye çalışanlarla onu hamasi sloganlarla indirgeyenler aynı yanlışa düşmektedir. Çünkü milliyetçilik, bir milletin hafızasını, haysiyetini ve kendi kaderini tayin hakkını aynı çizgide buluşturan yüksek bir farkındalık halidir.</p>

<p>Bugün Türk dünyası yeniden toparlanıyorsa, yıllarca hayal sayılan ülküler somut karşılık buluyorsa, önümüzde yeni bir safha açılmış demektir. Bu yüzden 3 Mayıs bir anma günü içinde sınırlandırılamaz. 3 Mayıs bir aynadır ve herkes o aynada kendine şu soruyu sormak mecburiyetindedir. Bu dava benim için bir sözden mi ibarettir? Yoksa uğruna bedel ödenecek bir mesuliyet midir? Unutmayalım ki bu dava hatırlayanların değil, taşıyanların davasıdır. Tarih göstermektedir ki bu yürüyüş yorulanlarla sürmez. Yükü omuzlayanlarla devam eder. Yorulup kenara çekilenlere sitemimiz yoktur. Zira yükümüz ağırdır. Ancak gönlü hâlâ bizimle atan, gözü hâlâ bu ocakta olan her kardeşimiz için soframızın yeri de gönlümüzün yeri de bakidir. Merhum başbuğumuz Alparslan Türkeş'in ifadesiyle, hepiniz birer Türk bayrağısınız. Bayrağı lekelemeyin, kirletmeyin, yere düşürmeyin. Biz de diyoruz ki bayrağı yere düşürmeyen, ocağına sırt çevirmeyen, ülküsünü menfaatinin önüne koyan her dava arkadaşımızın yeri bellidir. Çünkü bu ocak, sadakati unutmayanların, vefasını kaybetmeyenlerin, yükünü bu yükten ayırmayanların ocağıdır. Ve bilinmelidir ki Türk milliyetçiliği dün nasıl dimdik ayaktaysa, bugün de aynı azimle ayaktadır. Devletini ve milletini sahipsiz bırakmayacaktır. Gökte güneş kararmadıkça, ay yere düşmedikçe, sular toprakları kaplamadıkça Milliyetçi Hareket Partisi'nin Türk milletine adanmış çizgisi değişmeyecek, değiştirilemeyecektir. Bu vesileyle başbuğumuz Alparslan Türkeş olmak üzere Türk milliyetçiliğinin merhum ve muhterem abide şahsiyetlerini, 3 Mayıs 1944 davasının fedakâr ve ölümsüz kahramanlarını rahmet ve minnetle yâd ediyorum. 82 sene öncesinin aynı ruh ve heyecanıyla Türk ve Türkiye yüzyılına yürüyüşümüze omuz veren dava arkadaşlarımın, ülküdaşlarımın 3 Mayıs Milliyetçiler Günü'nü kutluyorum.</p>

<h2><strong>"Türkmenlerin feryadına kulak veriyoruz"</strong></h2>

<p>Değerli dava arkadaşlarım, 3 Mayıs'ta Ankara'nın sokaklarından taşan, mahkeme salonlarını yerinden oynatan, Türk milliyetçiliğinin boynuna geçirilmek istenen zillet urganını kesip atan irade bugün Kerkük denildiğinde yüreklerde yeniden zuhur etmektedir. Bizim milliyetçiliğimiz yalnız Anadolu coğrafyasına sıkıştırılabilecek bir itibar davası olarak görülemez. Nerede bir Türk yaşıyorsa, nerede bir Türk çocuğu doğuyorsa, nerede Türkçe konuşuluyorsa, orası da bizim hafıza coğrafyalarımızın, gönül haritamızın ve tarih şuurumuzun parçasıdır. Türk milliyetçiliği, tarihin bize yüklediği sorumluluğa dayanarak, sınırlarımızın ötesinde çiğnenmek istenen Türk varlığının, bastırılmak istenen Türkmen soydaşlarımızın sesinin muhafızı olmaktır. Türk milliyetçiliği, unutturulmak istenen tarihin, silinmek istenen hatıraların müdafaa hattıdır. Bu hattın yol bulduğu satıh Misak-ı Millî coğrafyasıdır. Misak-ı Millî coğrafyası denildiğinde ise yüreklerimize hasret düşmektedir. Bu hasletlerin başında ise Kerkük gelmektedir.</p>

<p>Kerkük, ecdadımızın hüzünle yoğrulmuş emaneti, onur mücadelesinin bayraktarı, Türkmen varlığının kadim bir parçasıdır. Bu itibarla Kerkük'e baktığımızda asırlık hicranı görüyoruz. Altınköprü'den Kerkük'e uzanan aidiyet ve kimlik mücadelesini görüyoruz. Kadınlarımızın feryadını, yetimlerimizin mahzunluğunu, öksüzlerimizin kimsesizliğini duyuyoruz. Türkmenlerin yıllardır süren yalnızlığını biliyoruz. Çektikleri ıstırabı kalbimizde hissediyor, feryatlarına kulak veriyoruz. Kerkük'teki yangının ateşini Ankara'dan görüyoruz. Türkmenin ağıtını Ankara'dan duyuyoruz. Bunu da Türk olmanın, Müslüman olmanın, Selçuklu olmanın, Osmanlı olmanın ve insan olmanın bir gereği olarak idrak ediyoruz.</p>

<p>Kerkük Türkmenlerinin uzun süredir maruz bırakıldığı zulüm, Türk milletinin vicdanına kazınmış, kahredici bir imtihandır. Nice Türkmen ocağı söndürülmüş, nice aile yurdundan edilmek istenmiş, nice analar gözyaşı dökmüş, nice çocuk korkuyla titremiş, nice yiğit baskı ve mahrumiyetle sınanmıştır. Türkmen elinde Türkiye'nin sesini kısmaya, tarihi mevcudiyeti bulandırmaya, millî kimliği zayıflatmaya, kadim Türk yurdunu siyasi oyunlar ve demografik tertiplerle özünden koparmaya yeltenenler olmuştur. Bilinmelidir ki Kerkük'ün çilesi büyük olsa da Türkmen'in seciyesi daha büyüktür. Baskı artmış fakat iman bükülmemiştir. Fırtınalar esmiş fakat gök mavisi bayrak semalardan indirilememiştir. Sabır zorlanmış fakat hafıza kırılmamıştır. İmkânlar daralmış fakat şiraze kaybolmamıştır.</p>

<h2><strong>"Kerkük'e Türkmen vali, dönüm noktası"</strong></h2>

<p>Bugün Kerkük'te yaşanan gelişmeler bu bakımdan fevkalade anlamlıdır. Irak Türkmen Cephesi Başkanı muhterem kardeşim Muhammed Seman Ağa'nın vali seçilmesi ve göreve başlaması, tarihi acılara bir nebze merhem olmuş, Türkmen iradesinin Kerkük'te yeniden görünür hâle gelişi bakımından tarihi bir dönüm noktası oluşturmuştur. Bu gelişme Kerkük'te Türkmen varlığının ötelenemeyeceğini, görmezden gelinemeyeceğini ve silinemeyeceğini yeniden ilan etmiştir. Şehirde yükselen kardeşlik vurgusu, Türkmen'i yok saymayan, Arap'ı dışlamayan, Kürt'ü ötekileştirmeyen, Süryani'yi silmeyen, herkesin hukukunu taşıyan fakat Türkmen varlığını da asli ve kurucu bir hakikat olarak teslim eden bir dengenin müjdesidir.</p>

<p>Nasıl ki Türkiye Yüzyılı'nın kutlu hedefi terörden arınmış, huzurun hüküm sürdüğü terörsüz Türkiye ise, gönül coğrafyamızdaki arzumuz da aynı istikamettedir. Türkiye terör belasından kurtuldukça Kerkük'te kurulan yeni düzen bölgeye nefes aldıracaktır. Bizim muradımız tefrikadan, tahakkümden ve terörden arınmış bir Türkiye ile huzurun ve kardeşliğin kök saldığı bir bölge iklimidir. Biz yıllar evvel ne söylediysek bugün de aynı yerdeyiz. Dedik ki hiçbir kişi, kurum ve kuruluş Irak Türkmenlerinin varlık mücadelesini samimiyetle desteklemese de milliyetçi ülkücü hareket, tarihi sorumluluğunun ve millî misyonunun gereğini yapacak ve yanlarında olacaktır. Yine samimiyetle dedik ki en az 5 bin ülkücü gönüllü, başta Kerkük olmak üzere Türkmenlerin yaşadığı Türk kentlerindeki varlık, birlik ve dirlik mücadelesine katılmak üzere hazır beklemektedir. Bu sözler günü kurtarmaya matuf cümleler değildi. Kelime oyunu değildi. Hamaset kisvesine sarılmış içi kof sözler hiç değildi. Kerkük söz konusu olduğunda vazife için saflara koşacak ülkücü yüreklerin sesi, sadakati ve seferberlik ifadesiydi. Türkmeneli söz konusu olduğunda milliyetçi ülkücü hareketin tavrının Kerkük bahsinde gevşemeyeceğini, gevşetilemeyeceğini, geri adım atmayacağını gösteren namus yeminidir. Sabırla örülmüş bir sürecin, sükûnetle korunmuş bir davanın bugün meyve verdiğini şükürle görüyoruz.</p>

<h2><strong>"Kerkük bir daha pazarlık masalarına konu olmayacaktır"</strong></h2>

<p>Şüphesiz ki tarihin hiçbir döneminde yol ayrımları birden karşımıza çıkmamıştır. Hiçbir zafer tesadüf eseri doğmamıştır. Hiçbir tarihi dönüş, talih kuşlarının kanat çırpışıyla vücut bulmamıştır. Bir değil, bin karanlık gecenin sonunda gün ağarmıştır. İnşallah o bayraklar bir gün Kerkük'te de dalgalanacaktır. Duamızın kabul oluşuna giden yolu gördük. Türkmen kardeşlerimizin sevinç naralarını duyduk. Hamdolsun tarihi bir ana şahitlik ettik. Dün Ankara'da söylenen sözler bugün Kerkük'te yankı buluyorsa, dün Ankara'da edilen dualar bugün Kerkük'te kabul oluyorsa, dün gösterilen sadakat bugün temsil kudretiyle dönüşüyorsa bunun sebebi Türk milliyetçiliği davasının büyüklüğüdür. Bizim yürüyüşümüz nasıl ki gelişigüzel adımlarla başlamadıysa, günübirlik heyecanlarla da devam etmemektedir. Bizim yürüyüşümüz, şuurla bilenmiş, sebatla keskinleşmiş uzun soluklu kutlu bir maratondur. Kerkük'ün bizlere bir miras, Türkmen soydaşlarımızın ise sahipsiz bırakılmayacak bir emanet olduğunu, Türk milletinin de ne denli elemli bir millet olduğunu bir kez daha cümle âleme göstermiş olduk. Kerkük bir daha pazarlık masalarına konu olmayacaktır. Soydaşlarımız canıyla, malıyla, diliyle ve duasıyla yurdundan koparılamayacaktır. Huzurumuz hiçbir karanlık denklemin, hiçbir kalleş müzakerenin malzemesi hâline getirilemeyecektir. Türkçenin sesi kısılamayacak, hiçbir Türkmen ocağının ışığı söndürülemeyecektir.</p>

<h2><strong>"Biz ne Kerkük'ü unuturuz ne Musul'u"</strong></h2>

<p>Devran dönmüştür, asır Türk asrıdır, Türkiye asrıdır. Kerkük yaşayacak, Türkmeneli doğrulacak, Allah'ın izniyle de ebediyen yaşayacaktır. Biz ne Kerkük'ü unuturuz ne Musul'u zihnimizden çıkarırız ne de soydaşlarımızı sahipsiz bırakırız. Kerkük'ten Doğu Türkistan'a, Karabağ'dan Kıbrıs'a kadar ahde vefanın adı olan bütün kardeşlerimizin yanındayız. Çizgimizden sapmayız. Yolumuzdan şaşmayız, hedefi şaşırmayız. Çünkü Milliyetçi Hareket zamana göre renk değiştirmez, konuma göre biçim değiştirmez, rüzgâra göre yön değiştirmez, menfaate göre söz değiştirmez.</p>

<h2><strong>"Bu küstah dil jeopolitik bakımdan sorunludur"</strong></h2>

<p>Avrupa Komisyonu Başkanı 21 Nisan 2026 tarihinde Avrupa kıtasının Rus, Türk veya Çin etkisine bırakılmaması gerektiğini söylemiştir. Bu söz sıradan bir cümle gibi geçiştirilemez. Avrupa Birliği yürütme organının en üst siyasi makamından çıkan bu ifade bir yorumcunun bir köşe yazarının ya da tarihi bir aktörün beyanı sayılamaz. Avrupa Komisyonu başkanının ağzından dökülen bu söz dilin kazası olarak görülemez. Nitekim bu küstah dilin jeopolitik bakımdan sorunlu bulunduğu bizzat kendi çevrelerinde dile getirilmiştir.</p>

<p>Mesele Ankara'nın istikameti değil, Brüksel'in iki yüzlü siyasetidir, Avrupa Türkiye'siz asla yapamaz.</p>

<p>Türkiye ile ilişki kurmak isteyen herkes önce bu milletin onurunu bu devletin vakarını ve bu tarihin ağılığını hesaba katmak zorundadır. Herkes şunu çok iyi bilmelidir Türkiye yalnız rahat günlerin devleti değildir. Bu milletin acı eşiği yüksektir. Bu devletin kriz hafızası derindir. Türkiye sarsıntı anlarında savrulmayan yüksek basınç anlarında paniğe kapılmayan tahrik karşısında öfkesini akla, gerilimi stratejiye tevil eden köklü devlet geleneğinin bugünkü adıdır.</p>

<p></p></p>]]></content:encoded>
      <category>Türkiye</category>
      <guid>https://www.cgtnturk.com/tbmm-grup-toplantisi-mhp-lideri-devlet-bahceli-konusuyor</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 10:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cgtnturkcom.teimg.com/crop/1280x720/cgtnturk-com/uploads/2026/01/bahceli-5.webp" type="image/jpeg" length="81343"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Erdoğan: Dünya keskin bir dönüşümden geçiyor]]></title>
      <link>https://www.cgtnturk.com/cumhurbaskani-erdogandan-aciklamalar-14</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cgtnturk.com/cumhurbaskani-erdogandan-aciklamalar-14" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi'nde OECD Beceriler Zirvesi'nde açıklamalarda bulundu. Erdoğan, "Dünyamız teknolojinin ve yapay zekanın öncülüğünü yaptığı keskin bir dönüşüm sürecinde. Bu değişim dalgasını durdurmak mümkün değil. Değişimi doğru okumak ve yönlendirmek bizim elimizde" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><i><strong>İşte Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkanlar...</strong></i></p>

<p>Dünyamız teknolojinin ve yapay zekanın öncülüğünü yaptığı keskin bir dönüşüm sürecinde. Bu değişim dalgasını durdurmak mümkün değil. Değişimi doğru okumak ve yönlendirmek bizim elimizde. İnsanlığın ortak sınamalarına karşı çözüm yolları geliştirmek daha önce olmadığı kadar kritik.</p>

<p>Nüfusumuz giderek yaşlanırken iş gücü piyasalarımız yeni baskılara, yeni meydan okumalara maruz kalıyor.</p>

<p>Robotik teknolojilerin yaygınlaşması çeşitli endişeleri de beraberinde getirmektedir. Küresel robot piyasasının şu anki 100 milyar dolardan 2050'de 25 trilyon dolarlık pazara dönüşeceği öngörülüyor. Yapay zekanın talimat verdiği robotların uyguladığı, üretim süreçlerinde inşa unsurunun olmadığı durumun nasıl yönetileceği büyük bir muamma olarak önümüzde duruyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>2030'da dünya nüfusunun 5'te 1'inin 60 yaş ve üstü kişilerden oluşacağı, 2050'de ise bu oranında 4'te 1'i bulacağı tahmin ediliyor.</p>

<p>Aile bağlarımızın halen diri olması, yardımlaşma ve dayanışma kültürünün halen güçlü olması bize önemli bir avantaj sağlamaktadır.</p>

<p>Esnek eğitim modelleri, kariyer rehberliği mekanizmaları ve işverenlerle kurulan etkin ortaklıklar iş gücü piyasalarında belirleyici olacaktır.</p>

<p>Türkiye olarak kadınlara yönelik projeleri devreye alarak hayal dahi edilemeyen başarılara imza attık. Kadınlarımızın doğum izin süresini 24 haftaya yükselttik.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Türkiye</category>
      <guid>https://www.cgtnturk.com/cumhurbaskani-erdogandan-aciklamalar-14</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Apr 2026 15:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cgtnturkcom.teimg.com/crop/1280x720/cgtnturk-com/uploads/2026/04/a-a-20260427-41224393-41224392-c-u-m-h-u-r-b-a-s-k-a-n-i-e-r-d-o-g-a-n-o-e-c-d-b-e-c-e-r-i-l-e-r-z-i-r-v-e-s-i-2026-p-r-o-g-r-a-m-i-n-a-k-a-t-i-l-d-i.jpg" type="image/jpeg" length="62625"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Yumaklı: Yanan alanlar imara açılmamıştır, açılmayacaktır]]></title>
      <link>https://www.cgtnturk.com/bakan-yumakli-yanan-alanlar-imara-acilmamistir-acilmayacaktir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cgtnturk.com/bakan-yumakli-yanan-alanlar-imara-acilmamistir-acilmayacaktir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, artan iklim riskleri ve insan kaynaklı tehditler karşısında Türkiye’nin orman yangınlarıyla mücadele kapasitesinin güçlendirildiğini belirterek, hava ve kara gücünün genişletildiğini ve teknolojik imkanların sahadaki tecrübeyle birleştirildiğini ifade etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, yangınla mücadele kabiliyet ve kapasitesini her geçen gün artırdıklarını belirterek, "Bu yıl da orman yangınlarıyla mücadeleyi 28 uçak, 119 helikopter ve 14 insansız hava aracı (İHA) ile yürütmüş olacağız. Sayısı 15 adet artan hava araçlarımızla birlikte havadan müdahale kapasitemiz 462 ton su atmaya yükselmiş durumda." dedi.</p>

<p>Yumaklı, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ile Orman Genel Müdürlüğü Yangın Yönetim Merkezi'nde 30 ilin valisinin de yer aldığı "Orman Yangınlarında Riskli İllerin Valileriyle Koordinasyon Toplantısı"na katıldı.</p>

<p>Orman Genel Müdürü Bekir Karacabey, toplantı öncesi, geçen yıl orman yangınlarına karşı yürütülen mücadeleye ve bu yıl yapılacak hazırlıklara ilişkin sunum gerçekleştirdi.</p>

<p>Sunum sırasında tatbikat da yapıldı. Bu kapsamda İzmir'de çıkan orman yangınına merkezden verilen koordinatlarla kara ve hava araçlarıyla müdahale edildi. İHA ile izlenen yangın kısa sürede kontrol altına alındı.</p>

<p>Bakan Yumaklı, sunum sonrası yaptığı konuşmada, yeşil vatanı koruma iradelerini, güçlü koordinasyon, ortak akıl ve seferberlik ruhuyla bir kez daha ortaya koymak için bir arada olduklarını söyledi.</p>

<p>Bakan Çiftçi ve 30 ilin valisiyle geçen yılın değerlendirmesini yaparak bu yılki hazırlıkları gözden geçireceklerini vurgulayan Yumaklı, iklim değişikliğinin etkisiyle artan sıcaklıklar, kuraklık ve aşırı hava olaylarının yangın riskini her geçen yıl daha da artırdığını bildirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>"Teknolojiyi insan tecrübemizle birleştirerek mücadelemizi güçlendiriyoruz"</strong></h2>

<p>Yangınlar çıkmadan mücadeleyi başlattıklarını anlatan Yumaklı, "Orman Genel Müdürlüğümüz, kasım ayından bu yana orman içi yollardan akıllı gözetleme kulelerine, ilk müdahale ekiplerinden eğitim çalışmalarına kadar geniş bir perspektifte hazırlıklarını yaptı. Köylerimizde, okullarımızda, camilerimizde vatandaşlarımıza ulaştık, bilgilendirme çalışmalarını tamamladık." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Yumaklı, geçen yıl yanan yerlerin ağaçlandırmasını bu yıl bitireceklerine dikkati çekerek, yanan alanların bir metrekaresinin bile imara açılmayacağını, ağaçlandırılacağını kaydetti.</p>

<p><strong>Yangınla mücadele kabiliyet ve kapasite seviyesini her geçen gün artırmaya devam ettiklerini belirten Yumaklı, şunları söyledi:</strong></p>

<p>"Bu yıl da orman yangınlarıyla mücadeleyi 28 uçak, 119 helikopter ve 14 İHA ile yürütmüş olacağız. Sayısı 15 adet artan hava araçlarımızla birlikte havadan müdahale kapasitemiz 462 ton su atmaya yükselmiş durumda. Kara gücümüzde 1953 arazöz, 2 bin 766 ilk müdahale aracı ve 878 iş makinemiz de sahada olacak. Teknolojiyi insan tecrübemizle ve gücümüzle birleştirerek mücadelemizi de güçlendirmeye devam ediyoruz. İHA'larımız, akıllı sistemlerimiz ve karar destek mekanizmalarımız sahadaki arkadaşlarımızın emeği ve tecrübesiyle birleşerek gerçek anlamına ulaşmış olacak. Bu yıl orman kahramanı arkadaşlarımızın sayısını da 25 binden 28 bine çıkarmış durumdayız. Sayıları 138 bini aşan orman gönüllülerimiz de sahadaki mücadelemize en büyük desteklerden birisi olacak."</p>

<p>Yumaklı, tabiatın bütün güzelliğiyle uyanışına şahit oldukları bugünlerde ormanlar için riskli bir eşiğe gelindiğini anımsatarak, istatistiklere göre geçen yıl çıkan orman yangınlarının yüzde 91'inin doğrudan ya da dolaylı olarak insan unsuru taşıdığı bilgisini verdi.</p>

<p>Orman yangınlarının sebebi dışında müsebbibinin de bulunduğunu ifade eden Yumaklı, "Dolayısıyla bu anlamda bu zamana kadar olduğu gibi sıfır tolerans ilkesiyle devam edileceğini, bilerek ya da bilmeyerek doğrudan ya da dolaylı yangına sebep olmanın ağır sonuçları ve cezalarının olduğunu hatırlatmak istiyorum. Vatandaşlarımıza hep beraber riski yönetelim çağrısında bulunuyorum." diye konuştu.</p>

<h2><strong>"Devletimizin bütün kurumları sahada hazır"</strong></h2>

<p><strong>Yumaklı, vatandaşlardan rüzgarlı havalarda açık alanlarda ateş yakmamalarını isteyerek, şunları kaydetti:</strong></p>

<p>"Piknik sonrası alanın temizlendiğinden ve soğuduğundan emin olalım. En ufak yangın emaresi görüldüğünde de mutlaka ulaşılabilecek bir güvenlik birimine ya da 112'yi arayarak bu ihbarı gerçekleştirelim. Erken müdahalenin çok hayati ve kritik olduğunu ancak en büyük başarının orman yangınının çıkmamasını sağlamak olduğunu da ifade etmek istiyorum. Biz hazırız. Devletimizin bütün kurumları, bütün unsurlarıyla sahada hazır. Vatandaşlarımızdan tek istediğimiz destek, duyarlılık ve dikkat. Yeşil vatanımızı el birliğiyle, dikkatle ve sevgiyle koruyalım."</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Türkiye</category>
      <guid>https://www.cgtnturk.com/bakan-yumakli-yanan-alanlar-imara-acilmamistir-acilmayacaktir</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Apr 2026 13:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cgtnturkcom.teimg.com/crop/1280x720/cgtnturk-com/uploads/2026/04/ibrahim-yumakli-aa-2056117.jpg" type="image/jpeg" length="70985"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Burhanettin Duran: Hiçbir darbe millet iradesi yerine geçemez]]></title>
      <link>https://www.cgtnturk.com/burhanettin-duran-hicbir-darbe-millet-iradesi-yerine-gecemez</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cgtnturk.com/burhanettin-duran-hicbir-darbe-millet-iradesi-yerine-gecemez" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, 27 Nisan e-muhtırası yıl dönümünde yaptığı değerlendirmede, Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde Türkiye’nin vesayet girişimlerine karşı sergilediği duruşun, demokratik meşruiyet ve millet iradesi açısından belirleyici bir kırılma noktası oluşturduğunu ifade etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, 27 Nisan "e-muhtıra"sına ilişkin, "O gece verilen cevap netti. Türkiye, artık vesayet odaklarının hizaya sokabileceği bir ülke değildir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın ortaya koyduğu kararlı ve onurlu duruş, yalnızca bir siyasi refleks değil, devlet ile millet arasındaki bağın sarsılmazlığının açık bir ilanıdır." ifadesini kullandı.</p>

<p>Duran, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, 27 Nisan e-muhtırasının üzerinden 19 yıl geçtiğini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Bu girişimin doğrudan millet iradesini hedef aldığını, demokratik meşruiyeti yok sayan bir vesayet teşebbüsü olarak tarihe kara bir leke olarak geçtiğini vurgulayan Duran, şunları kaydetti:</strong></p>

<p>"O gece verilen cevap netti. Türkiye, artık vesayet odaklarının hizaya sokabileceği bir ülke değildir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın ortaya koyduğu kararlı ve onurlu duruş, yalnızca bir siyasi refleks değil, devlet ile millet arasındaki bağın sarsılmazlığının açık bir ilanıdır. 15 Temmuz'da ise milletimiz, lideriyle birlikte darbecilere tarihe geçen bir ders vermiş, iradesine ve vatanına sahip çıkmıştır. Demokratik meşruiyetin dışına çıkan hiçbir girişim, hiçbir darbe, millet iradesinin yerine geçemez. Türkiye'nin istikameti milletin iradesidir. Bu irade, ne tartışmaya açıktır ne de herhangi bir odağın müdahalesine bırakılabilir."</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Türkiye</category>
      <guid>https://www.cgtnturk.com/burhanettin-duran-hicbir-darbe-millet-iradesi-yerine-gecemez</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Apr 2026 12:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cgtnturkcom.teimg.com/crop/1280x720/cgtnturk-com/uploads/2026/04/69ef30d18d891814.webp" type="image/jpeg" length="90143"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sağlık Bakanlığı'ndan organ bağışı kampanyası]]></title>
      <link>https://www.cgtnturk.com/saglik-bakanligindan-organ-bagisi-kampanyasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cgtnturk.com/saglik-bakanligindan-organ-bagisi-kampanyasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, organ bağışı süreçlerinin dijitalleştiği günden bugüne 105 bin vatandaşın dijital vasiyetini oluşturarak bu iyilik hareketine katıldığını bildirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Memişoğlu NSosyal hesabından, Sağlık Bakanlığının, kalp nakliyle hayata tutunan Hira Ceylan ile ilgili yaptığı paylaşımı alıntılayarak, organ bağışının önemine dikkati çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Her bağışın yeni bir hayat olduğuna işaret eden Memişoğlu, şunları kaydetti:</p>

<p>"Altı ay önce hayata geçirdiğimiz kanun değişikliğiyle organ bağışı süreçlerini dijitalleştirerek çok daha kolay bir hale getirdik. O günden bugüne 105 bin vatandaşımız dijital vasiyetini oluşturarak bu iyilik hareketine katıldı. 376 binden fazla doku ve organ, hastalarımıza nefes ve umut oldu. Hira gibi nice evladımızın yüzü gülsün diye tüm vatandaşlarımızı e-Devlet üzerinden bağışçı olmaya davet ediyorum. Sağlıkla büyü Hira, fırçandan çıkacak o renkli dünyayı heyecanla bekliyoruz."</p>

<p></p></p>]]></content:encoded>
      <category>Türkiye</category>
      <guid>https://www.cgtnturk.com/saglik-bakanligindan-organ-bagisi-kampanyasi</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Apr 2026 23:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cgtnturkcom.teimg.com/crop/1280x720/cgtnturk-com/uploads/2025/02/saglik-bakanligi-2.jpg" type="image/jpeg" length="26810"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Erdoğan ve Trump görüştü]]></title>
      <link>https://www.cgtnturk.com/erdogan-ve-trump-gorustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cgtnturk.com/erdogan-ve-trump-gorustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Donald Trump'la bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığından yapılan açıklamaya göre Erdoğan, görüşmede ABD Başkanı Trump'a, Washington'da Beyaz Saray Muhabirleri yemeğinde meydana gelen saldırı girişimi nedeniyle geçmiş olsun dileklerini iletti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaşananları demokrasi ve basın hürriyetine yapılmış menfur bir eylem olarak gördüğünü, yaralanan güvenlik görevlisine de acil şifa dilediğini belirtti.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Türkiye</category>
      <guid>https://www.cgtnturk.com/erdogan-ve-trump-gorustu</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Apr 2026 22:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cgtnturkcom.teimg.com/crop/1280x720/cgtnturk-com/uploads/2024/11/erdogan-trump-1.jpg" type="image/jpeg" length="80370"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bingöl'de 4.4 büyüklüğünde deprem!]]></title>
      <link>https://www.cgtnturk.com/bingolde-44-buyuklugunde-deprem-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cgtnturk.com/bingolde-44-buyuklugunde-deprem-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bingöl'ün Yedisu ilçesinde saat 08:01'de 4.4 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bingöl'ün Yedisu ilçesinde saat 08.01'de 4,4 büyüklüğünde deprem meydana geldi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının internet sitesinde yer alan bilgiye göre, merkez üssü Yedisu ilçesi olan 4,4 büyüklüğünde sarsıntı kaydedildi.</p>

<p>Depremin 7 kilometre derinlikte meydana geldiği belirlendi.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Türkiye</category>
      <guid>https://www.cgtnturk.com/bingolde-44-buyuklugunde-deprem-1</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Apr 2026 08:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cgtnturkcom.teimg.com/crop/1280x720/cgtnturk-com/uploads/2026/02/tekirdagda-yasanan-deprem-daricada-da-hissedildi-68de6d32336fe-3.png" type="image/jpeg" length="46543"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
