<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>CGTN Türk</title>
    <link>https://www.cgtnturk.com</link>
    <description>CGTN Türk</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.cgtnturk.com/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2024. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sun, 24 May 2026 14:00:38 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.cgtnturk.com/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Uganda'da 3 yeni Ebola vakası]]></title>
      <link>https://www.cgtnturk.com/ugandada-3-yeni-ebola-vakasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cgtnturk.com/ugandada-3-yeni-ebola-vakasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uganda'da 3 yeni Ebola vakası tespit edildiği ve toplam vaka sayısının 5'e yükseldiği bildirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uganda Sağlık Bakanlığından yapılan açıklamada, ülkede 3 yeni Ebola vakası kaydedildiği duyuruldu.</p>

<p>Açıklamada, yeni vakaların ilk Ebola hastasını hastaneye götüren Ugandalı bir şoför, hastaya müdahale sırasında virüse maruz kalan Ugandalı bir sağlık çalışanı ile Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nden (KDC) bir vatandaş olduğu belirtildi.</p>

<p>Vakaların tamamının gözetim altında olduğu aktarılan açıklamada, temaslı kişilerin takip edildiği, toplum içinde yerel yayılım tespit edilmediği kaydedildi.</p>

<p>Açıklamada ayrıca, Uganda'da görülen vakaların, komşu KDC'de devam eden Ebola varyantı "Bundibugyo virüsü" salgınıyla bağlantılı olduğu bildirildi.</p>

<h2><strong>Uganda'da tespit edilen Ebola vakalarının sayısı 5'e yükseldi</strong></h2>

<p>Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus da ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, Uganda'da bugün 3 yeni Ebola vakası daha doğruladığını belirtti.</p>

<p>Ghebreyesus, "Bunlar arasında bir Ugandalı sağlık çalışanı, bir şoför ve komşu KDC'deki Ituri eyaletinden tıbbi bakım için gelen Kongolu bir vatandaş bulunuyor. Bu vakalar, Uganda'da Bundibugyo virüsünün neden olduğu Ebola hastalığına yakalandığı tespit edilen toplam kişi sayısını 5'e çıkardı." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Ebola virüsüne yakalandığından şüphelenilen ve doğrulanan kişileri tespit etme, izleme ve tedavi etme çabalarından dolayı Uganda Sağlık Bakanlığını takdir eden Ghebreyesus, salgınla mücadeledeki bu kritik süreçte, yetkililerin virüsün yayılmasını kontrol altına almak için yüksek düzeyde teyakkuzda kalmalarının hayati önem taşıdığını vurguladı.</p>

<p>Ghebreyesus, DSÖ'nün, salgını kontrol altına almak, etkilenen kişileri desteklemek ve koordineli bir müdahaleyi güçlendirmek için Afrika Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (Africa CDC), KDC ve Uganda'daki ortaklarıyla birlikte çalıştığına da değindi.</p>

<p>Ülkede, kaydedilen ilk 2 vaka da KDC'den gelen yolculardan bulaşmış ve vakalardan biri hayatını kaybetmişti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Ebola salgını KDC'de yeniden görüldü</strong></h2>

<p>KDC'nin doğusundaki Ituri eyaletinde açıklanan 246 şüpheli vaka ve 65 ölümün ardından ülkede 15 Mayıs'ta Ebola salgını ilan edilmişti.</p>

<p>DSÖ, 17 Mayıs'ta Ebola salgını nedeniyle uluslararası halk sağlığı acil durumu ilan etmişti.</p>

<p>Sağlık yetkililerine göre mevcut salgın, nadir bir Ebola varyantı olan "Bundibugyo" virüsünden kaynaklanıyor ve onaylanmış bir tedavisi veya aşısı bulunmuyor.</p>

<p>KDC hükümetinin yayımladığı Ebola durum raporuna göre, salgında bugüne kadar 160 kişi hayatını kaybetti, toplam 671 vaka tespit edildi ve toplam temaslı sayısı 1441 olarak kaydedildi.</p>

<h2><strong>Ebola, Afrika'da binlerce kişinin ölmesine neden oldu</strong></h2>

<p>Bir tür kanamalı ateşe yol açan Ebola virüsü, ilk kez 1976'da Sudan'ın Nzara ve KDC'nin Yambuku kentlerinde eş zamanlı salgınlarla ortaya çıkmıştı.</p>

<p>KDC'deki salgın, Ebola Nehri yakınında bir köyde başladığı için hastalığa bu nehrin adı verilmişti.</p>

<p>Ebola virüsü, Aralık 2013'te Batı Afrika'da yayılmıştı. Gine, Liberya ve Sierra Leone'de 2014-2017 yıllarında görülen salgında 30 bin kişiye virüs bulaşmış ve hastaların 11 binden fazlası ölmüştü.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.cgtnturk.com/ugandada-3-yeni-ebola-vakasi</guid>
      <pubDate>Sat, 23 May 2026 16:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cgtnturkcom.teimg.com/crop/1280x720/cgtnturk-com/uploads/2026/05/ebola-2.jpg" type="image/jpeg" length="95218"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ekran bağımlılığı çocukların göz sağlığını tehdit ediyor]]></title>
      <link>https://www.cgtnturk.com/ekran-bagimliligi-cocuklarin-goz-sagligini-tehdit-ediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cgtnturk.com/ekran-bagimliligi-cocuklarin-goz-sagligini-tehdit-ediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Medipol Mega Üniversite Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Sevil Karaman, dijitalleşmenin etkisiyle çocuklarda miyopi görülme yaşının giderek düştüğünü ve günlük ekran süresinin iki saatin altında tutulması gerektiğini belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hastaneden yapılan açıklamaya göre, günümüzde hızla artan ekran maruziyeti, çocukların göz sağlığı üzerinde kalıcı hasarlar bırakma riskini beraberinde getiriyor. Tablet, telefon ve bilgisayar kullanımının kontrolsüzce yaygınlaşması, çocukların göz sağlığını ciddi bir tehdit altında bırakırken, dijitalleşmenin etkisiyle çocuklarda miyopi görülme yaşı da giderek düşüyor.</p>

<p>Açıklamada Mayıs Miyopi Farkındalık Haftası kapsamında görüşlerine yer verilen Karaman, günümüzde çocukların çok daha erken yaşlarda miyopi ile karşı karşıya kaldığını aktararak, "Anne babalar ekran süresini sınırlamaya çalışsa da bu tek başına yeterli değil. Çocukların yaşam alışkanlıkları, genetik yatkınlık ve günlük aktiviteleri birlikte değerlendirilmeli." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Miyopinin önlenmesi ve ilerlemesinin yavaşlatılması için çevresel faktörlerin büyük önem taşıdığını belirten Karaman, "Çocukların günde en az iki saat dışarıda vakit geçirmesi gerekiyor. Ekran süresi mümkün olduğunca iki saatin altında tutulmalı. Bunun yanında okuma ve yakın çalışma koşulları da doğru şekilde düzenlenmeli." değerlendirmesinde bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Karaman, miyopinin tamamen önlenemediği durumlarda ilerleme hızının kontrol altına alınabildiğini, damla tedavileri, özel gözlükler ve kontakt lenslerle hastalığın ilerlemesini yavaşlatabildiklerini ve yıllık artışı 0.25-0.50 seviyelerinde tutmanın kendileri için çok önemli olduğunu aktardı.</p>

<p><strong>Miyopide her artışın göz sağlığı açısından ciddi riskler taşıdığını vurgulayan Karaman, şunları kaydetti:</strong></p>

<p>"Her bir diyoptri artış, göz arkasında oluşabilecek ciddi komplikasyon riskini artırır. Bu nedenle erken farkındalık ve düzenli takip büyük önem taşıyor. Ailelerin bu konuda bilinçli olması, çocukların düzenli göz kontrollerine götürülmesi ve gerekli önlemlerin alınması, ileride oluşabilecek ciddi göz hastalıklarının önüne geçebilir."</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.cgtnturk.com/ekran-bagimliligi-cocuklarin-goz-sagligini-tehdit-ediyor</guid>
      <pubDate>Sat, 23 May 2026 16:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cgtnturkcom.teimg.com/crop/1280x720/cgtnturk-com/uploads/2026/05/18736618-860x480.webp" type="image/jpeg" length="99054"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[DSÖ’den Ebola alarmı! Risk seviyesi “çok yüksek”e çıkarıldı]]></title>
      <link>https://www.cgtnturk.com/dsoden-ebola-alarmi-risk-seviyesi-cok-yukseke-cikarildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cgtnturk.com/dsoden-ebola-alarmi-risk-seviyesi-cok-yukseke-cikarildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, Ebola salgınının görüldüğü Kongo Demokratik Cumhuriyeti'ndeki (KDC) risk değerlendirmesini, ulusal düzeyde "çok yüksek", bölgesel düzeyde "yüksek" ve küresel düzeyde "düşük" olarak revize ettiklerini bildirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ghebreyesus, <strong>Dünya Sağlık Asamblesi'nin (DSA) 79. Toplantısı</strong> kapsamında düzenlenen ve küresel sağlık meselelerinin ele alındığı basın toplantısında değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p><strong>Ebola salgınının KDC'de hızla yayıldığına işaret eden Ghebreyesus, </strong>"DSÖ, daha önce riski ulusal ve bölgesel düzeyde yüksek, küresel düzeyde ise düşük olarak değerlendirmişti. Şimdi risk değerlendirmemizi ulusal düzeyde çok yüksek, bölgesel düzeyde yüksek ve küresel düzeyde düşük olarak revize ediyoruz. Şimdiye kadar KDC'de 82 vaka doğrulandı ve yedi ölüm doğrulandı. Ancak KDC'deki salgının çok daha büyük olduğunu biliyoruz. Şu anda yaklaşık 750 şüpheli vaka ve 177 şüpheli ölüm var." dedi.</p>

<p>Ghebreyesus, Uganda'da Ebola salgınıyla ilgili durumun daha istikrarlı olduğunun altını çizerek, KDC'den bu ülkeye seyahat eden kişilerde 2 vakanın doğrulandığını ve bir can kaybı yaşandığını söyledi.</p>

<p>Uganda'da alınan önlemlerin virüsün daha fazla yayılmasını önlemede etkili olduğuna dikkati çeken Ghebreyesus, KDC'de çalışan bir ABD vatandaşının Ebola virüs testinin pozitif olarak doğrulanmasının ardından tedavi için Almanya'ya sevk edildiğini belirtti.</p>

<p>Ghebreyesus, DSÖ'nün acil durumlar için ayrılan fonundan 3,9 milyon doları Ebola virüsüyle mücadele için serbest bıraktığını aktararak, BM Genel Sekreter Yardımcısı ve Acil Yardım Koordinatörü Tom Fletcher'e, müdahale için 60 milyon dolar ayırdıkları için teşekkür etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ulusal yetkililere sahada destek olduklarının altını çizen Ghebreyesus, "Önümüzdeki günlerde, hem KDC hem de Uganda'nın ulusal planlarıyla ve ortaklarımızla uyumlu, çok kurumlu bir stratejik hazırlık ve müdahale planı yayımlayacağız." diye konuştu.</p>

<h2><strong>"Hantavirüsün ilk olarak DSÖ'ye bildirildiği 2 Mayıs'tan bu yana ölüm kaydedilmedi"</strong></h2>

<p>Ghebreyesus, Hollanda banrıdalı MV Hondius yolcu gemisinde görülen hantavirüs vakalarına ilişkin de değerlendirmelerde bulunarak "Hollanda, bugün Tenerife'de gemiden inen, Hollanda'ya geri getirilen ve o zamandan bu yana karantinada bulunan bir mürettebat üyesinde ek bir vaka daha doğruladı. Şu anda 12 vaka ve 3 ölüm bildirildi. Salgının ilk olarak DSÖ'ye bildirildiği 2 Mayıs'tan bu yana ölüm kaydedilmedi." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Hantavirüsten etkilenen ülkelere, karantina süresinin geri kalanında tüm yolcuları ve mürettebatı dikkatle izleme çağrısında bulunan Ghebreyesus, 30 ülkede 600'den fazla temaslı kişinin takip edilmeye devam edildiğini anımsattı.</p>

<p>Ghebreyesus, KDC ile Uganda'daki Ebola salgınının uluslararası öneme sahip halk sağlığı acil durumu oluşturduğunu belirtmişti.</p>

<p>Sağlık yetkililerine göre mevcut salgın, nadir bir Ebola varyantı olan "Bundibugyo" virüsünden kaynaklanıyor ve onaylanmış bir tedavisi veya aşısı bulunmuyor.</p>

<h2><strong>Ebola, Afrika'da binlerce kişinin ölmesine neden oldu</strong></h2>

<p>Bir tür kanamalı ateşe yol açan Ebola virüsü, ilk kez 1976'da Sudan'ın Nzara ve KDC'nin Yambuku kentlerinde eş zamanlı salgınlarla ortaya çıkmıştı.</p>

<p>KDC'deki salgın, Ebola Nehri yakınında bir köyde başladığı için hastalığa bu nehrin adı verilmişti.</p>

<p>Ebola virüsü, Aralık 2013'te Batı Afrika'da yayılmıştı. Gine, Liberya ve Sierra Leone'de 2014-2017 yıllarında görülen salgında 30 bin kişiye virüs bulaşmış ve hastaların 11 binden fazlası ölmüştü.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.cgtnturk.com/dsoden-ebola-alarmi-risk-seviyesi-cok-yukseke-cikarildi</guid>
      <pubDate>Sat, 23 May 2026 12:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cgtnturkcom.teimg.com/crop/1280x720/cgtnturk-com/uploads/2026/05/ebola-4.webp" type="image/jpeg" length="12296"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ABD sınır kapılarında alarm durumuna geçti]]></title>
      <link>https://www.cgtnturk.com/abd-sinir-kapilarinda-alarm-durumuna-gecti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cgtnturk.com/abd-sinir-kapilarinda-alarm-durumuna-gecti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD, Dünya Sağlık Örgütünün (DSÖ), Kongo Demokratik Cumhuriyeti (KDC) ve Uganda'daki Ebola salgınını uluslararası halk sağlığı "acil durumu" ilan etmesinin ardından, bu ülkelerden ve Güney Sudan'da bulunup ABD'ye gelenler için denetimleri artıracağını bildirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>ABD Dışişleri Bakanlığından</strong> yapılan açıklamada, DSÖ'nün <strong>"acil durum"</strong> ilanının ardından ülkeye girişlerde alınacak tedbirlere ilişkin bilgi verildi.</p>

<p>Açıklamada, ABD'ye vardıkları tarihten önceki 21 günde KDC, Uganda ve Güney Sudan'da bulunan herkesin ülkeye başkent Washington yakınlarındaki Dulles Uluslararası Havalimanı'ndan giriş yapacağı belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu kişilere Ebola salgını nedeniyle havalimanında gelişmiş halk sağlığı taraması uygulanacağı aktarılan açıklamada, uçuş değişiklikleri veya iptalleri yapılabileceği ifade edildi.</p>

<h2><strong>Kongo Demokratik Cumhuriyeti ve Uganda'da Ebola salgını yeniden görüldü</strong></h2>

<p><strong>DSÖ Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus</strong>, KDC ile Uganda'daki Ebola salgınının uluslararası öneme sahip halk sağlığı acil durumu oluşturduğunu belirtmişti.</p>

<p><strong>KDC Hükümet Sözcüsü Patrick Muyaya,</strong> ülkedeki Ebola salgınında vaka sayısının 435'e, hayatını kaybedenlerin sayısının ise 118'e yükseldiğini bildirmişti.</p>

<p>Sağlık yetkililerine göre mevcut salgın, nadir bir Ebola varyantı olan "Bundibugyo" virüsünden kaynaklanıyor ve onaylanmış bir tedavisi veya aşısı bulunmuyor.</p>

<h2><strong>Ebola, Afrika'da binlerce kişinin ölmesine neden oldu</strong></h2>

<p>Bir tür kanamalı ateşe yol açan Ebola virüsü, ilk kez 1976'da Sudan'ın Nzara ve KDC'nin Yambuku kentlerinde eş zamanlı salgınlarla ortaya çıkmıştı.</p>

<p>KDC'deki salgın, Ebola Nehri yakınında bir köyde başladığı için hastalığa bu nehrin adı verilmişti.</p>

<p>Ebola virüsü, Aralık 2013'te Batı Afrika'da yayılmıştı. Gine, Liberya ve Sierra Leone'de 2014-2017 yıllarında görülen salgında 30 bin kişiye virüs bulaşmış ve hastaların 11 binden fazlası ölmüştü.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.cgtnturk.com/abd-sinir-kapilarinda-alarm-durumuna-gecti</guid>
      <pubDate>Fri, 22 May 2026 15:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cgtnturkcom.teimg.com/crop/1280x720/cgtnturk-com/uploads/2026/05/thumbs-b-c-8faa2eee8d3f0a155eb767529e87cc79.jpg" type="image/jpeg" length="28063"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bilim insanları uyardı: Ruhsal bozukluklar rekor seviyede]]></title>
      <link>https://www.cgtnturk.com/bilim-insanlari-uyardi-ruhsal-bozukluklar-rekor-seviyede</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cgtnturk.com/bilim-insanlari-uyardi-ruhsal-bozukluklar-rekor-seviyede" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avustralya’daki Queensland Üniversitesi tarafından yapılan açıklamaya göre, ruhsal bozukluklar küresel ölçekte engelliliğin en önemli nedenlerinden biri haline gelerek kanser ve kardiyovasküler hastalıkları geride bıraktı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Queensland Üniversitesi, Queensland Ruh Sağlığı Araştırma Merkezi ve Washington Üniversitesi öncülüğünde yürütülen araştırma, 2023 yılında dünya genelinde yaklaşık 1,2 milyar insanın ruhsal bozukluklarla yaşadığını ortaya koydu. Araştırmaya göre bu sayı, 1990 yılına kıyasla neredeyse iki katına çıktı.</p>

<p>Queensland Üniversitesi Halk Sağlığı Okulu öğretim üyelerinden Doç. Dr. Damian Santomauro, ruhsal bozuklukların yol açtığı yükün özellikle 15-19 yaş aralığındaki gençlerde en yüksek seviyeye ulaştığını, kadınlarda ise erkeklere kıyasla daha yaygın görüldüğünü belirtti.</p>

<p>The Lancet dergisinde yayımlanan çalışmada; anksiyete, depresyon, bipolar bozukluk, şizofreni, otizm, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB) ile yeme bozuklukları dahil olmak üzere 12 farklı ruhsal rahatsızlığın sağlık üzerindeki etkileri incelendi. Araştırma ayrıca 1990-2023 yılları arasındaki küresel eğilimleri analiz etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Araştırmacılar, ruhsal bozuklukların toplumsal etkisini değerlendirmek için “engelliliğe bağlı yaşam yılı” (DALY) ölçütünü kullandı. Bir DALY, kaybedilen bir sağlıklı yaşam yılı anlamına geliyor. Çalışma sonuçlarına göre ruhsal bozukluklar, 2023 yılında küresel DALY sıralamasında beşinci sıraya yükseldi. Bu alan 1990 yılında 12. sıradaydı. Araştırmacılar, bu yükselişte özellikle anksiyete bozuklukları ve majör depresyondaki artışın etkili olduğunu vurguladı.</p>

<p>Bilim insanları, söz konusu artışın çocuk istismarı, aile içi şiddet, genetik faktörler, artan toplumsal eşitsizlikler, iklim değişikliği, salgın hastalıklar ve çatışmalar gibi birçok etkenin birleşiminden kaynaklandığını belirtti. Ayrıca veri kalitesi ve sağlık hizmetlerine erişimdeki farklılıkların da sonuçları etkilediği ifade edildi.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.cgtnturk.com/bilim-insanlari-uyardi-ruhsal-bozukluklar-rekor-seviyede</guid>
      <pubDate>Fri, 22 May 2026 13:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cgtnturkcom.teimg.com/crop/1280x720/cgtnturk-com/uploads/2026/05/thumbs-b-c-cd5f01afc81397d66ad7849ec8b94fdc.jpg" type="image/jpeg" length="48577"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bilim insanları uyarıyor: Ultra işlenmiş gıdalar beyne de zarar verebilir]]></title>
      <link>https://www.cgtnturk.com/bilim-insanlari-uyariyor-ultra-islenmis-gidalar-beyne-de-zarar-verebilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cgtnturk.com/bilim-insanlari-uyariyor-ultra-islenmis-gidalar-beyne-de-zarar-verebilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bilim insanları, ultra işlenmiş gıda tüketiminin dikkat süresi ve bilişsel performans üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceği uyarısında bulundu. Araştırma, küçük beslenme değişikliklerinin bile demans risk faktörleriyle bağlantılı olabileceğini ortaya koydu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Beslenme alanında çalışan araştırmacılar, 2 binden fazla Avustralyalı yetişkinin beslenme ve bilişsel performans verilerini inceleyerek ultra işlenmiş gıdalar ile dikkat kaybı arasında bağlantı tespit etti. Monash Üniversitesi, São Paulo Üniversitesi ve Deakin Üniversitesi tarafından yürütülen çalışmada, ultra işlenmiş gıda tüketimindeki küçük artışların bile dikkat süresi ve bilgi işleme hızında ölçülebilir düşüşlerle ilişkili olduğu belirtildi.</p>

<p>Araştırmacılar, paketli atıştırmalıklar, şekerli içecekler, hazır yemekler ve yüksek katkı maddesi içeren ürünlerin kronik enflamasyon, insülin direnci ve bağırsak mikrobiyomu bozulmasıyla bağlantılı olabileceğini vurguluyor. Çalışmanın başyazarı Dr. Barbara Cardoso, ultra işlenmiş gıdaların yalnızca obezite veya kardiyovasküler hastalıklarla değil, doğrudan bilişsel gerilemeyle de ilişkilendirildiğini söyledi. Harvard merkezli daha önceki çalışmalar da yüksek ultra işlenmiş gıda tüketiminin depresyon, anksiyete ve demans riskinde artışla bağlantılı olduğunu göstermişti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Son yıllarda yayımlanan geniş ölçekli araştırmalar, ultra işlenmiş gıdaların beynin ödül ve iştah kontrol bölgelerinde yapısal değişimlerle bağlantılı olabileceğini ortaya koyuyor. Bilim insanları, bu ürünlerin yalnızca yüksek şeker veya yağ içeriği nedeniyle değil; emülgatörler, yapay katkılar ve yoğun endüstriyel işlem süreçleri nedeniyle de risk oluşturabileceğini değerlendiriyor. Ancak uzmanlar, mevcut çalışmaların büyük bölümünün gözlemsel olduğunu ve doğrudan nedensellik kurabilmek için daha uzun süreli klinik araştırmalara ihtiyaç bulunduğunu belirtiyor</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.cgtnturk.com/bilim-insanlari-uyariyor-ultra-islenmis-gidalar-beyne-de-zarar-verebilir</guid>
      <pubDate>Thu, 21 May 2026 13:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cgtnturkcom.teimg.com/crop/1280x720/cgtnturk-com/uploads/2025/03/seker-otu-stevia-nedir-yapay-ve-dogal-tatlandiricilar-saglikli-bir-alternatif-midir-781870-966-544.jpg" type="image/jpeg" length="75662"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Vücudun enflamasyonu durduran “gizli greni” bulundu]]></title>
      <link>https://www.cgtnturk.com/vucudun-enflamasyonu-durduran-gizli-greni-bulundu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cgtnturk.com/vucudun-enflamasyonu-durduran-gizli-greni-bulundu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Londra Üniversitesi Koleji’nden (UCL) araştırmacılar, vücudun enflamasyonu doğal yollarla nasıl durdurduğunu ortaya çıkardı. Çalışma, artrit, kalp hastalıkları ve diyabet gibi kronik rahatsızlıklarda yeni nesil tedavilerin önünü açabilecek bir mekanizmaya işaret ediyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<section dir="auto">
<p>Araştırmacılar, “epoksi-oksilipinler” adı verilen yağ türevi küçük moleküllerin bağışıklık sisteminde doğal bir fren mekanizması gibi çalıştığını belirledi. Nature Communications dergisinde yayımlanan çalışmaya göre bu moleküller, kronik enflamasyonla bağlantılı “ara monosit” isimli bağışıklık hücrelerinin aşırı çoğalmasını engelliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çalışmada sağlıklı gönüllülerin kollarına UV ile etkisiz hale getirilmiş E. coli bakterisi enjekte edilerek kontrollü bir enflamasyon oluşturuldu. Daha sonra deneklere, epoksi-oksilipinleri parçalayan “sEH” adlı enzimi baskılayan bir ilaç verildi. Araştırmacılar, bu yöntemin ağrının daha hızlı azalmasına ve zararlı bağışıklık hücrelerinin seviyesinin düşmesine yol açtığını tespit etti.</p>

<p>Bilim insanları, keşfin özellikle romatoid artrit ve kardiyovasküler hastalıklar gibi kronik enflamasyon kaynaklı rahatsızlıklarda yeni tedavi seçenekleri geliştirilmesini sağlayabileceğini düşünüyor. Çalışmanın dikkat çeken yönlerinden biri ise deneylerin tamamen insanlar üzerinde yürütülmesi oldu. Araştırma ekibi, mevcut ilaçların bağışıklık sistemini tamamen baskılamak yerine, vücudun kendi “kapatma mekanizmasını” güçlendiren daha hedefli tedavilere kapı açabileceğini belirtiyor.</p>
</section></p>]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.cgtnturk.com/vucudun-enflamasyonu-durduran-gizli-greni-bulundu</guid>
      <pubDate>Thu, 21 May 2026 12:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cgtnturkcom.teimg.com/crop/1280x720/cgtnturk-com/uploads/2026/05/vucut.webp" type="image/jpeg" length="48193"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gazze’de enfeksiyon kabusu: Vaka sayısı 125 bini aştı]]></title>
      <link>https://www.cgtnturk.com/gazzede-enfeksiyon-kabusu-vaka-sayisi-125-bini-asti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cgtnturk.com/gazzede-enfeksiyon-kabusu-vaka-sayisi-125-bini-asti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Birleşmiş Milletler Yakın Doğu'daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA), 2026'nın ilk beş ayında Gazze Şeridi’nde kemirgen ve parazit kaynaklı 125 binden fazla cilt enfeksiyonu vakasının kaydedildiğini duyurdu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>UNRWA’nın, sosyal medya hesabından yapılan yazılı açıklamada, Gazze’de kemirgen ve parazitlerin yayılmasının halk sağlığını tehdit ettiği belirtildi.</p>

<p>Açıklamada, “Gazze Şeridi’nde başka bir kriz yaşanıyor. Kemirgenler ve parazitler yayılıyor. Cilt enfeksiyonları artıyor. Hastalık riski de büyüyor.” ifadelerine yer verildi.</p>

<p>Ajans, sağlık ekiplerinin günlük yaklaşık 400 vakayı tedavi ettiğini ancak yeterli ilaç ve tıbbi malzeme bulunması halinde daha fazla kişiye müdahale edilebileceğini kaydetti.</p>

<p>UNRWA, Ocak-Mayıs 2026 döneminde Gazze Şeridi’nde kemirgen ve parazitlerle bağlantılı 125 binden fazla cilt enfeksiyonu vakasının bildirildiğini aktararak, bölgeye büyük ölçekte tıbbi yardım ve ilaç girişine izin verilmesi çağrısında bulundu.</p>

<p>Öte yandan Dünya Sağlık Örgütü, 25 Nisan’da yaptığı açıklamada, yıl başından beri Gazze’de 17 binden fazla kemirgen ve parazit kaynaklı enfeksiyon vakasının tespit edildiğini duyurmuştu.</p>

<p>İsrail’in saldırıları ve abluka nedeniyle sağlık altyapısının büyük ölçüde zarar gördüğü Gazze Şeridi’nde, ilaç ve tıbbi malzeme eksikliğinin salgın hastalık riskini artırdığı belirtiliyor.</p>

<p>İsrail’in 7 Ekim 2023’ten bu yana ABD desteğiyle Gazze Şeridi’ne sürdürdüğü saldırılarda, çoğunluğu kadın ve çocuk olmak üzere on binlerce Filistinli hayatını kaybetti ve yaralandı.</p>

<p>10 Ekim 2025’te ilan edilen ateşkese rağmen İsrail ordusunun Gazze’ye yönelik saldırıları ve bombardımanları sürüyor.</p>

<p>Söz konusu saldırılarda yüzlerce Filistinli yaşamını yitirdi, binlerce kişi de yaralandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İsrail, ayrıca yaklaşık 2,4 milyon Filistinlinin yaşadığı Gazze Şeridi’ne yönelik abluka ve kısıtlamaları sürdürüyor. Gıda, ilaç, tıbbi malzeme, barınma ekipmanları ve insani yardım girişini engelliyor.</p>

<p>Filistinliler, 1948’de yaşanan ve “Nekbe” (Büyük Felaket) olarak adlandırılan süreçte yüz binlerce kişinin zorla yerinden edildiğini ve tarihi Filistin topraklarının büyük bölümünün işgal edildiğini ifade ediyor.</p>

<p>Uluslararası toplum ise uzun yıllardır, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız bir Filistin devletinin kurulmasını öngören iki devletli çözüm çağrısını yineliyor.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.cgtnturk.com/gazzede-enfeksiyon-kabusu-vaka-sayisi-125-bini-asti</guid>
      <pubDate>Thu, 21 May 2026 12:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cgtnturkcom.teimg.com/crop/1280x720/cgtnturk-com/uploads/2026/05/thumbs-b-c-267c1d8c8a7f58b84fb70aa3f328aa9e.jpg" type="image/jpeg" length="41905"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tek taraflı çiğneme çene eklemine zarar verebilir]]></title>
      <link>https://www.cgtnturk.com/tek-tarafli-cigneme-cene-eklemine-zarar-verebilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cgtnturk.com/tek-tarafli-cigneme-cene-eklemine-zarar-verebilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Biruni Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Hastanesi Protetik Diş Tedavisi Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Almira Ada Diken Türksayar, eksik dişlerin estetiğin yanı sıra çiğneme dengesi, yüz desteği ve çene eklemi sağlığı açısından önemli etkiler oluşturabileceğini belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hastaneden yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen Türksayar, eksik diş nedeniyle hastaların farkında olmadan çiğnemeyi tek tarafa yönlendirebildiğini, çiğneme kuvvetinin ağız içinde dengeli dağılmasının önemli olduğunu aktardı.</p>

<p>Türksayar, "Özellikle azı dişleri, bu kuvveti taşıyan temel dişler. Eksikliklerinde, kişi yükü daha çok diğer tarafa verir. Bu durum zamanla çene ekleminde zorlanma, kas dengesizliği, dişlerde aşınma ve kapanış problemlerine yol açabilir." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Tek taraflı çiğneme alışkanlığının bazı hastalarda çene ekleminden ses gelmesi, çene-yüz bölgesinde ağrı, ağız açmada kısıtlılık, baş ve boyun ağrısı gibi şikayetlerle kendini gösterebileceğini aktaran Türksayar, şunları kaydetti:</p>

<p>"Çiğneme sistemi dişler, kaslar ve çene ekleminin birlikte çalıştığı bir bütün. Eksik dişlerin uzun süre tedavi edilmemesi, yüz görünümünü de etkileyebilir. Özellikle arka diş kayıplarında yanak ve dudak dokuları yeterince desteklenemeyebilir. Diş kayıpları tedavi edilmediğinde, zamanla kapanış yüksekliğinde azalma, yani dikey boyut kaybı görülebilir. Bu durum yüzde çökmüş, sarkmış ya da olduğundan daha yaşlı bir görünüm oluşmasına neden olabilir. Bu nedenle eksik dişler hem fonksiyonel hem de estetik açıdan değerlendirilmeli."</p>

<p>Türksayar, tedavinin ertelenmesi halinde hastalarda komşu dişlerde kayma, karşı dişlerde uzama, çene kemiğinde hacim kaybı ve kapanış bozuklukları gelişebileceğini belirterek, buna rağmen bazı hastaların yalnızca ön bölgedeki diş eksikliklerini önemsediklerine değindi.</p>

<p>Arka bölgedeki diş kayıplarının ağız sağlığını ciddi şekilde etkilediğini vurgulayan Türksayar, şu değerlendirmelerde bulundu:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Eksik dişlerin uygun protez, köprü ya da implant gibi tedavi seçenekleriyle tamamlanması, çiğneme konforu ve çene eklemi sağlığı açısından önemli. Sürekli baş, boyun, çene ağrısı yaşayan ya da çenesinden ses geldiğini fark eden kişiler, diş hekimi muayenesini ihmal etmemeli. Erken dönemde yapılacak değerlendirme, daha büyük sorunların önüne geçebilir."</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.cgtnturk.com/tek-tarafli-cigneme-cene-eklemine-zarar-verebilir</guid>
      <pubDate>Thu, 21 May 2026 12:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cgtnturkcom.teimg.com/crop/1280x720/cgtnturk-com/uploads/2026/05/whatsapp-image-2026-05-21-at-124145.jpeg" type="image/jpeg" length="31661"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kongo'da Ebola bilançosu ağırlaşıyor!]]></title>
      <link>https://www.cgtnturk.com/kongoda-ebola-bilancosu-agirlasiyor-olu-sayisi-118e-yukseldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cgtnturk.com/kongoda-ebola-bilancosu-agirlasiyor-olu-sayisi-118e-yukseldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nin (KDC) doğusundaki Ituri eyaletinde yeniden görülen Ebola salgınında hayatını kaybedenlerin sayısının 118’e çıktığı bildirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>KDC Hükümet Sözcüsü Patrick Muyaya</strong>, yaptığı açıklamada, Ituri eyaletindeki Nyankunde bölgesi ile Kuzey-Kivu eyaletindeki Katwa bölgesinin de salgından etkilendiğini belirterek, Katwa’da 2 doğrulanmış vaka tespit edildiğini, Kuzey-Kivu eyaletinin merkezi Goma’da ise 1 vakanın kayıtlara geçtiğini söyledi.</p>

<p>Muyaya, Ebola salgınında vaka sayısının 435’e, yaşamını yitirenlerin sayısının ise 118’e yükseldiğini aktardı.</p>

<p>Salgının kontrol altına alınması için ekiplerin sahada çalışmalarını sürdürdüğünü vurgulayan Muyaya, halka maske kullanımı, düzenli el yıkama ile riskli temaslardan kaçınma gibi sağlık tedbirlerine uymaları konusunda uyarıda bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>15 Mayıs’ta KDC’nin doğusundaki Ituri eyaletinde 336 Ebola vakası kaydedildiği ve 87 kişinin salgın nedeniyle hayatını kaybettiği duyurulmuş ve ülkede 17. Ebola salgını ilan edilmişti.</p>

<p>Dünya Sağlık Örgütü, KDC ve Uganda'daki Ebola salgınının, uluslararası öneme sahip halk sağlığı acil durumunu oluşturduğunu, ama pandemi acil durumu kriterlerini karşılamadığını belirtmişti.</p>

<p>Afrika Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi (Africa CDC), salgının risk seviyesini KDC için "çok yüksek", Doğu Afrika için "yüksek", kıta geneli için ise "orta" olarak sınıflandırmıştı.</p>

<h2><strong>Ebola, Afrika'da binlerce kişinin ölmesine neden oldu</strong></h2>

<p>Bir tür kanamalı ateşe yol açan Ebola virüsü, ilk kez 1976'da Sudan'ın Nzara ve KDC'nin Yambuku kentlerinde eş zamanlı salgınlarla ortaya çıkmıştı. KDC'deki salgın, Ebola Nehri yakınında bir köyde başladığı için hastalığa bu nehrin ismi verilmişti.</p>

<p>Ebola virüsü, Aralık 2013'te Batı Afrika'da yayılmıştı. Gine, Liberya ve Sierra Leone'de 2014-2017 döneminde görülen salgında 30 bin kişiye virüs bulaşmış ve hastaların 11 binden fazlası ölmüştü.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.cgtnturk.com/kongoda-ebola-bilancosu-agirlasiyor-olu-sayisi-118e-yukseldi</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 13:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cgtnturkcom.teimg.com/crop/1280x720/cgtnturk-com/uploads/2026/05/ebola-3.jpg" type="image/jpeg" length="17361"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gazze’de tıbbi cihazların yüzde 76’sı kullanılamaz hale geldi]]></title>
      <link>https://www.cgtnturk.com/gazzede-tibbi-cihazlarin-yuzde-76si-kullanilamaz-hale-geldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cgtnturk.com/gazzede-tibbi-cihazlarin-yuzde-76si-kullanilamaz-hale-geldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsrail ordusunun ağır saldırıları, yıkımı ve ablukası nedeniyle sağlık sisteminin çöküşün eşiğine geldiği Gazze Şeridi’nde, tıbbi görüntüleme cihazlarının yüzde 76’sı kullanılamaz hale geldi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Gazze’deki Filistin Sağlık Bakanlığı'ndan yapılan yazılı açıklamada</strong>, İsrail’in yaklaşık iki yıldır sürdürdüğü saldırılar sırasında sağlık altyapısının ağır zarar gördüğü belirtildi.</p>

<p>Sağlık sisteminin tıbbi görüntüleme cihazlarının yüzde 76’sını İsrail saldırılarında kaybettiği ifade edilen açıklamada, kullanımda kalan sınırlı sayıdaki cihazın ise artan ihtiyaç, teknik yetersizlikler ve bakım-onarım imkanlarının kısıtlılığı nedeniyle zor koşullarda çalıştığı aktarıldı.</p>

<p>Açıklamada, Gazze Şeridi’nde manyetik rezonans (MR) hizmetinin tamamen durduğunu, İsrail saldırılarında 9 MR cihazının tahrip edildiği vurgulandı.</p>

<p>Bilgisayarlı tomografi (BT) cihazlarında da ciddi kayıp yaşandığına işaret edilen açıklamada, saldırılar öncesinde 18 olan cihaz sayısından yalnızca 5’inin çalışır durumda olduğu ve bunların günlük ihtiyacı karşılamakta yetersiz kaldığı belirtildi.</p>

<h2><strong>Röntgen cihazlarının çoğu kullanılamaz hale geldi</strong></h2>

<p>Açıklamada ayrıca, İsrail saldırıları öncesi 88 olan normal röntgen cihazı sayısının 33’e düştüğü, mevcut cihazların büyük bölümünün eski, arızalı ve yedek parça ihtiyacı içinde olduğu bilgisine yer verildi.</p>

<p>Ameliyathanelerde kullanılan floroskopi cihazlarında da ciddi eksiklik bulunduğu, 16 cihazdan yalnızca 5’inin kullanılabildiği aktarıldı.</p>

<p>Filistin Sağlık Bakanlığı, İsrail’in saldırıları ve abluka nedeniyle tıbbi ekipmanlar için gerekli yedek parçaların Gazze’ye girişini engellediğini, bunun da sağlık hizmetlerinin sürdürülebilirliğini daha da zorlaştırdığını vurguladı.</p>

<h2><strong>Sağlık merkezlerinin çoğu ağır hasar nedeniyle hizmet veremiyor</strong></h2>

<p>Bakanlık verilerine göre, Gazze’deki 38 hastaneden 22’si ile 90 sağlık merkezi hizmet dışı kaldı. Çalışmayı sürdüren sağlık kuruluşlarının da ağır hasarlı olduğu ve ciddi ilaç ile tıbbi malzeme eksikliği yaşadığı aktarıldı.</p>

<p>Açıklamada, ilaçlarda yüzde 50, tıbbi sarf malzemelerinde yüzde 57 ve laboratuvar malzemelerinde yüzde 71 oranında eksiklik bulunduğu bilgisine yer verildi.</p>

<p>Gazze’de ateşkes ilan edilmiş olmasına rağmen İsrail, insani yardım, tıbbi malzeme ve sağlık ekipmanlarının girişine yönelik kısıtlamalarını büyük ölçüde sürdürüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yaklaşık 2,4 milyon Filistinlinin yaşadığı Gazze Şeridi’nde süregelen saldırılar, abluka, zorunlu yerinden edilme ve altyapı yıkımı nedeniyle insani kriz derinleşmeye devam ediyor.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.cgtnturk.com/gazzede-tibbi-cihazlarin-yuzde-76si-kullanilamaz-hale-geldi</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 12:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cgtnturkcom.teimg.com/crop/1280x720/cgtnturk-com/uploads/2026/05/thumbs-b-c-fd13feee06e47c17bc73d6285d37fa8a.jpg" type="image/jpeg" length="31704"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzun süren ishal ve karın ağrısına dikkat!]]></title>
      <link>https://www.cgtnturk.com/uzun-suren-ishal-ve-karin-agrisina-dikkat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cgtnturk.com/uzun-suren-ishal-ve-karin-agrisina-dikkat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Oğuzhan Öztürk, uzun süren karın ağrısı, ishal ve kilo kaybının inflamatuvar bağırsak hastalıklarının (İBH) habercisi olabileceğini ve bu belirtilerin ihmal edilmemesi gerektiğini belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Hastaneden yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen Prof. Dr. Oğuzhan Öztürk</strong>, İBH'nin genç yaşlarda da sık görülebildiğine dikkat çekerek, erken tanının bağırsakta kalıcı hasar oluşmasını önlemede kritik rol oynadığını aktardı.</p>

<p>İBH'nin, bağışıklık sisteminin sindirim sistemine karşı geliştirdiği anormal yanıt sonucu ortaya çıkan kronik hastalıklar olduğuna ve çoğunlukla Crohn hastalığı ve ülseratif kolit şeklinde görüldüğüne değinen Öztürk, söz konusu hastalıkların benzer belirtiler gösterse de farklı olduğunu vurguladı.</p>

<p>Öztürk, "Crohn hastalığı ağızdan anüse kadar sindirim sisteminin herhangi bir bölümünü tutabiliyor ve bağırsak duvarının tüm katmanlarını etkileyebiliyor. Ülseratif kolit ise genellikle kalın bağırsak ve rektumda görülüyor, bağırsak yüzeyinde iltihaplanmaya yol açıyor. Her iki hastalık da kronik seyrediyor ve ataklarla ilerleyebiliyor." ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Hastalık belirtilerinin zaman zaman şiddetlenip sakinleşebildiğini aktaran Öztürk, şunları kaydetti:</strong></p>

<p>"Uzun süren ishal, karın ağrısı, dışkıda kan, kilo kaybı, halsizlik ve iştahsızlık en sık karşılaştığımız belirtiler arasında yer alıyor. Bazı hastalarda eklem ağrıları, ağız yaraları ve cilt problemleri de görülebiliyor. Şikayetlerin dönem dönem azalması, hastalığın geçtiği anlamına gelmez."</p>

<h2><strong>"Tedavi süreci hastalığın şiddetine göre değişiklik gösteriyor"</strong></h2>

<p>İBH'nin özellikle genç erişkinlerde sık görülmeye başladığını vurgulayan Öztürk, "Son yıllarda yaşam tarzı değişiklikleri, düzensiz beslenme, stres ve çevresel faktörlerle hastalığın görülme sıklığında artış gözlemliyoruz. Aile öyküsü olan bireylerde risk daha yüksek olabiliyor." değerlendirmesinde bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Öztürk, aylarca devam eden bağırsak şikayetlerinin normal kabul edilmemesi gerektiğinin altını çizerek, "Erken dönemde yapılan kolonoskopi ve gerekli tetkikler sayesinde hastalık kontrol altına alınabiliyor. Geciken tanı ise bağırsakta kalıcı hasar, daralma ve cerrahi gereksinime yol açabiliyor." açıklamasını yaptı.</p>

<p>Tedavi sürecinin hastalığın şiddetine göre değiştiğini belirten Öztürk, "İlaç tedavileriyle bağırsaktaki iltihabı kontrol altına almayı hedefliyoruz. Bazı hastalarda biyolojik tedaviler gerekebiliyor. Bunun yanında beslenme düzeni, sigaranın bırakılması ve düzenli takip de tedavinin önemli bir parçasını oluşturuyor." bilgisini paylaştı.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.cgtnturk.com/uzun-suren-ishal-ve-karin-agrisina-dikkat</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 10:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cgtnturkcom.teimg.com/crop/1280x720/cgtnturk-com/uploads/2026/05/karin-agrisi-300720241421505587109.webp" type="image/jpeg" length="50125"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İsrail hapishanesinde uyuz skandalı!]]></title>
      <link>https://www.cgtnturk.com/israil-hapishanesinde-uyuz-skandali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cgtnturk.com/israil-hapishanesinde-uyuz-skandali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsrail'in Ofer Hapishanesi'nde Filistinli tutuklular arasında tıbbi ihmal nedeniyle uyuz hastalığının yayılmaya devam ettiği bildirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Filistin Esirler ve Serbest Bırakılanlar Heyetinden </strong>yapılan yazılı açıklamada, aylardır uyuz hastalığı nedeniyle sıkıntı yaşayan tutuklulara gerekli tedavinin sağlanmadığı belirtildi.</p>

<p><strong>Ofer Hapishanesi'nde tutulan Filistinli Useyd Maruf'un</strong> yaklaşık beş aydır hastalıkla mücadele ettiği, elleri ve vücudunda kabarcıklar oluştuğu ve özellikle geceleri şiddetli kaşıntı yaşadığı ifade edildi.</p>

<p>Filistinli 18 yaşındaki Ata Bergusi'nin de uyuz hastalığına rağmen tedavi edilmediği kaydedildi. Açıklamada Bergusi'nin, "Ofer Hapishanesindeki durumun gittikçe kötüleştiği; cezaevi idaresinin uyku saatlerinde tutukluların yataklarını aldığı ve kıyafetleri üzerinde uyumak zorunda kaldıkları" yönündeki ifadelerine yer verildi.</p>

<p>2022'den bu yana tutuklu bulunan Filistinli Faris Murra'nın hastalığa rağmen herhangi bir tedavi görmediği, Filistinli Muhammed Şerake'nin de vücudunda ağrılı kabarcıklar bulunduğu ve tıbbi müdahale uygulanmadığı kaydedildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Açıklamada ayrıca hapishaneyi ziyaret eden heyet avukatının "tutukluların yeterli kıyafetlerinin olmadığı, üzerlerindekinden başka kıyafet verilmediği, bu kıyafetlerin yırtılması halinde ise uzun bir süre sonra değiştirildiği" yönündeki ifadelerine de yer verildi.</p>

<p>Filistin Esirler Cemiyeti, Filistin Esirler ve Serbest Bırakılanlar Heyeti ile Zamir Esirleri Koruma Kurumu verilerine göre İsrail hapishanelerinde 86'sı kadın, 352'si çocuk olmak üzere 9 bin 600'ü aşkın Filistinli bulunuyor.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.cgtnturk.com/israil-hapishanesinde-uyuz-skandali</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 14:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cgtnturkcom.teimg.com/crop/1280x720/cgtnturk-com/uploads/2026/05/2024-temmuz-20240702-2-64553869-102574530.jpg" type="image/jpeg" length="42665"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sağlık Bakanlığından "17 Mayıs Dünya Hipertansiyon Günü"ne ilişkin açıklama]]></title>
      <link>https://www.cgtnturk.com/saglik-bakanligindan-17-mayis-dunya-hipertansiyon-gunune-iliskin-aciklama</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cgtnturk.com/saglik-bakanligindan-17-mayis-dunya-hipertansiyon-gunune-iliskin-aciklama" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı, 17 Mayıs Dünya Hipertansiyon Günü'nde yaptığı açıklamada, erken tanı, düzenli takip ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarının hipertansiyona bağlı sağlık sorunlarını önlemede önemli olduğunu vurguladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://www.haberler.com/saglik/" rel="nofollow" title="Sağlık Haberleri, Sağlık Haberi, Sağlık Haber"><strong>Sağlık</strong></a> Bakanlığı, erken tanı ve uygun tedavi ile kontrol altına alınabilen hipertansiyonda, düzenli takip ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarının benimsenmesinin, hastalığa bağlı sağlık sorunlarının önlenmesinde büyük önem taşıdığını bildirdi.</p>

<p>Bakanlıktan 17 Mayıs Dünya Hipertansiyon Günü dolayısıyla yapılan açıklamada, hipertansiyonun, kanın damar duvarlarına yaptığı basıncın sürekli olarak normalden yüksek seyretmesi ile seyreden kalp, damar, böbrek ve beyin sağlığını etkileyebilen kronik hastalıklardan biri olduğu bilgisi verildi.</p>

<p>Açıklamada, erken tanı ve uygun tedavi ile kontrol altına alınabilen hipertansiyonda, düzenli takip ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarının benimsenmesinin, hastalığa bağlı sağlık sorunlarının önlenmesinde büyük önem taşıdığı belirtildi.</p>

<p>Türkiye'de 2023'te yapılan bir araştırmaya göre, 15 yaş ve üzerindeki nüfusta hipertansiyon sıklığının yüzde 18,3 olarak belirlendiğine, tedaviyle kan basıncını kontrol altında olma oranının ise yaklaşık yüzde 41 olduğuna yer verilen açıklamada, hareketsiz yaşam tarzı, sağlıksız beslenme, aşırı tuz tüketimi, tütün ve alkol kullanımı gibi risk faktörlerinin, hipertansiyon görülme sıklığını artırdığı uyarısında bulunuldu.</p>

<h2><strong>Aile hekimleri bireylerin risk durumunu takip ediyor</strong></h2>

<p>Açıklamada, yüksek tansiyon tedavisinde kullanılan ilaçların, kan basıncının kontrol altına alınmasında temel tedavi araçları arasında yer aldığı, düzenli ve hekim önerilerine uygun şekilde kullanılmasının, hastalığın ilerlemesini yavaşlattığı, kalp-damar hastalıkları başta olmak üzere ciddi komplikasyonların gelişme riskini azalttığı vurgulandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bakanlıkça hayata geçirilen ve birinci basamak sağlık tesislerinde yürütülen Hastalık Yönetimi Platformu kapsamında, aile hekimlerinin kendilerine kayıtlı bireylerin hipertansiyon, diyabet, obezite ve kalp hastalıkları açısından risk durumlarını değerlendirdiği, gerekli yönlendirmeleri yaptığı ve düzenli takiplerini sağladığı vurgulanan açıklamada, kalp damar hastalığı, kronik böbrek hastalığı ve inme tanısı bulunan bireylerin de belirlenen yönergeler doğrultusunda periyodik olarak izlendiği aktarıldı.</p>

<h2><strong>Aşırı tuz tüketimi böbrek sağlığını olumsuz etkiliyor</strong></h2>

<p>Açıklamada, hipertansiyonun en önemli sebeplerinden birinin aşırı tuz tüketimi olduğuna dikkat çekilerek, şu değerlendirmelere yer verildi:</p>

<p>"Tuz, vücutta sıvı dengesi ile sinir ve kas fonksiyonlarının düzenlenmesinde önemli rol oynamaktadır. Ancak günlük tuz tüketiminin 5 gramın üzerine çıkması, böbreklerin çalışma yükünü artırarak zamanla böbrek fonksiyonlarının olumsuz etkilenmesine neden olabilmekte, kronik böbrek hastalığı riskini artırmaktadır. Sağlıklı yaşam için işlenmiş ve yüksek tuz içeren gıdaların sınırlandırılması, yemeklerde ilave tuz kullanımının azaltılması ve dengeli beslenme alışkanlıklarının benimsenmesi büyük önem taşımaktadır.</p>

<p>Hipertansiyonun önlenmesi ve kontrol altına alınabilmesi için vatandaşlarımızın kan basınçlarını düzenli olarak ölçtürmeleri, sağlıklı ve dengeli beslenmeleri, tuz tüketimini azaltmaları, fiziksel olarak aktif bir yaşam sürmeleri, tütün ve alkol kullanımından kaçınmaları ve hekim önerilerine uygun şekilde tedavilerini sürdürmeleri büyük önem taşımaktadır.</p>

<p>Ayrıca durumlarına ve yaşlarına uygun tarama ve izlemler için aile hekimlerine başvurmaları, erken tanı ve etkin takip açısından önemli katkı sağlamaktadır."</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.cgtnturk.com/saglik-bakanligindan-17-mayis-dunya-hipertansiyon-gunune-iliskin-aciklama</guid>
      <pubDate>Sun, 17 May 2026 13:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cgtnturkcom.teimg.com/crop/1280x720/cgtnturk-com/uploads/2025/01/saglik-bakanligi-1.jpg" type="image/jpeg" length="76520"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Memişoğlu açıkladı: Doppler ultrason fabrikası kuracağız!]]></title>
      <link>https://www.cgtnturk.com/bakan-memisoglu-acikladi-doppler-ultrason-fabrikasi-kuracagiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cgtnturk.com/bakan-memisoglu-acikladi-doppler-ultrason-fabrikasi-kuracagiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kemal Memişoğlu, Türkiye’nin sağlık teknolojilerinde yerli üretim kapasitesini artırdığını belirterek, “Türkiye, 2 sene sonra kendi doppler ultrasonunu yerli olarak üretecek bir pozisyona girmiş olacak” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, "Türkiye, 2 sene sonra kendi doppler ultrasonunu yerli olarak üretecek bir pozisyona girmiş durumda olacak. İnşallah bunu da başarmış olacağız, fabrikasını Türkiye'ye kurmuş olacağız" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, bir dizi programa katılmak için Niğde’ye geldi. İlk olarak Valiliği ziyaret eden Bakan Memişoğlu, daha sonra basına kapalı düzenlenen İl Değerlendirme Toplantısı’na katıldı. Bakan Memişoğlu ardından Niğde Ağız ve Diş Sağlığı Hastanesi'nin açılış törenine katıldı. Törende konuşan Memişoğlu, Türkiye’nin sağlık yatırımlarıyla dünyanın en iyi ülkelerinden biri olduğunu kaydetti. Eser siyaseti yaptıklarını vurgulayan Memişoğlu, "Sizler adına burada gece gündüz çalışıyoruz. Şu an Anadolu’da dolaştığım, geldiğim 75’inci şehirdeyiz. Sağlık hizmetleri gerçekten her gün 3 milyon insanımıza dokunuyor. 1,5 milyon sağlık çalışanıyla beraber, sadece Türkiye’ye değil, etrafımıza da hizmet veriyoruz ama bu bize yetmez" diye konuştu.</p>

<h2><strong>"Sağlıkta yeni teknolojiler üreteceğiz"</strong></h2>

<p>Bakan Memişoğlu, yaptıkları yeni yatırımlardan da bahsederek şöyle dedi: "Bundan sonra sağlıkta yeni şeyler de söyleyeceğiz. Yeni teknolojiler, yeni bilgiler üreteceğiz. Sadece sağlık hizmetlerinde değil, bilgisiyle, teknolojisiyle, üretim kapasitesiyle Türkiye bugün bu yola girmiş durumda. Bilim insanlarıyla, üniversiteleriyle hep beraber inşallah Türkiye nasıl sağlık hizmetlerinde örnek olmuşsa, sağlık teknolojisinde de sağlık sanayisinde de aynı savunma sanayisinde olduğu gibi dünyanın sayılı ülkeleri arasına girecek."</p>

<h2><strong>"Solunum cihazı ürettik"</strong></h2>

<p>Yerli ve milli cihazlar üreteceklerini kaydeden Bakan Memişoğlu, "Solunum cihazı ürettik, akciğer kalp pompa makinesi ürettik, yüzde 90’ı yerli. İnşallah birkaç hafta içerisinde Bilkent Hastanesi’nde ilk hastamızın ameliyatını yapacağız. Bundan 1 hafta, 10 gün evvel, Türkiye’nin kendi ultrasonunu üretecek sözleşmelere imza attık. Türkiye, 2 sene sonra kendi doppler ultrasonunu yerli olarak üretecek bir pozisyona girmiş durumda olacak. İnşallah bunu da başarmış olacağız, fabrikasını Türkiye’ye kurmuş olacağız. Ama bu da yetmez, özellikle kanser tedavisi olsun, uç tedaviler olsun, hücresel tedaviler olsun, moleküler tedaviler olsun, bunu da dünyada yapan sayılı ülkeler arasında Türkiye’miz var. Bunun yanında esenlik dediğimiz mevzuat çıkarıyoruz. Bu mevzuat sadece hastalara sağlık hizmeti sunmak değil, sağlıklı kalmak için özel sektörün de olacağı, kamu sektörünün de olacağı, üniversitenin de olacağı, sağlıklı insanların, sağlıkla yaşama devam etmesi için sağlık hizmeti sunacak bir mevzuat çalışmasını inşallah en kısa zamanda da uygulamaya geçireceğiz. Bu sadece Türk vatandaşlarına değil, yurt dışından gelen sağlıklı yabancılar için de hizmet kapasitesi oluşturacak bir alan. Bunu da en kısa zamanda inşallah milletimize sunacağız" diye konuştu. Konuşmaların ardından hastanenin açılışı yapıldı. (DHA)</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.cgtnturk.com/bakan-memisoglu-acikladi-doppler-ultrason-fabrikasi-kuracagiz</guid>
      <pubDate>Fri, 15 May 2026 14:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cgtnturkcom.teimg.com/crop/1280x720/cgtnturk-com/uploads/2026/05/bakan-memisoglu-doppler-ultrason-fabrikasini-kuracagiz-bnjn.webp" type="image/jpeg" length="36781"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Memişoğlu’ndan Hantavirüs açıklaması]]></title>
      <link>https://www.cgtnturk.com/bakan-memisoglundan-hantavirus-aciklamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cgtnturk.com/bakan-memisoglundan-hantavirus-aciklamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, hantavirüsle ilgili yaptığı açıklamada Türkiye’de şu anda herhangi bir salgın riski bulunmadığını belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, TVNET canlı yayınında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunarak hantavirüs konusunda kamuoyunda oluşan tartışmalara açıklık getirdi. Türkiye’nin sağlık sistemi açısından her türlü salgın ve sağlık tehdidine karşı hazırlıklı olduğunu belirten Memişoğlu, özellikle spekülatif paylaşımlara karşı vatandaşların dikkatli olması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Memişoğlu, Türkiye’nin Covid-19 sürecinde güçlü sağlık altyapısını ortaya koyduğunu ifade ederek, mevcut sağlık sisteminin olası salgınları önleme ve takip etme kapasitesine sahip olduğunu vurguladı.</p>

<h2><strong>Hantavirüs süreci yakından takip ediliyor</strong></h2>

<p>Sağlık Bakanı Memişoğlu, Dünya Sağlık Örgütü’nün 2 Mayıs tarihinde bir gemide görülen ağır solunum hastalıklarına ilişkin uyarıda bulunduğunu hatırlattı.</p>

<p>Uluslararası bir seyahat gemisinde bulunan 147 yolcunun temaslı kabul edildiğini belirten Memişoğlu, 8 yolcuda pulmoner hastalık tespit edildiğini ve bunlardan 6’sının hantavirüs pozitif çıktığının bildirildiğini söyledi.</p>

<p>Türkiye’nin süreci ilk andan itibaren takip ettiğini ifade eden Bakan Memişoğlu, İspanya’daki büyükelçilikle koordineli şekilde hareket edildiğini kaydetti.</p>

<h2><strong>Türk vatandaşları karantinaya alındı</strong></h2>

<p>Memişoğlu, gemiden daha önce ayrılan 2 Türk vatandaşının tedbir amaçlı karantinaya alındığını açıkladı. Gemide bulunan 3 Türk vatandaşının ise Türkiye’ye ait uçakla izole şekilde ülkeye getirildiğini belirtti.</p>

<p>Bakan Memişoğlu, söz konusu kişilerin test sonuçlarının negatif çıktığını ifade ederek, toplam 5 kişinin yaklaşık 42 günlük izolasyon ve karantina sürecinin sürdüğünü söyledi.</p>

<p>Sağlık ekiplerinin her gün klinik takip gerçekleştirdiğini belirten Memişoğlu, şu anda Türkiye açısından herhangi bir salgın riskinin bulunmadığını vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>“Toplum müsterih olsun” mesajı</strong></h2>

<p>Kemal Memişoğlu açıklamasında, “Hantavirüse ilişkin toplum müsterih olsun. Şu anda böyle bir salgın riski veya bilimsel dünyanın risklerin arttığına ilişkin bir bildirimi bulunmuyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Bakanlık bünyesindeki bilim kurulu ve komisyonların süreci yakından takip ettiğini belirten Memişoğlu, alınan kararların bilimsel tavsiyeler doğrultusunda şekillendiğini kaydetti.</p>

<h2><strong>Hantavirüs nasıl bulaşıyor?</strong></h2>

<p>Memişoğlu, hantavirüsün genellikle kemirgenlerin dışkısı ve sıvıları yoluyla bulaşan bir hastalık türü olduğunu söyledi. Sağlık Bakanlığı’nın yalnızca hantavirüsü değil, grip ve benzeri enfeksiyonlara neden olan tüm virüsleri yakından izlediğini ifade etti.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.cgtnturk.com/bakan-memisoglundan-hantavirus-aciklamasi</guid>
      <pubDate>Thu, 14 May 2026 16:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cgtnturkcom.teimg.com/crop/1280x720/cgtnturk-com/uploads/2026/05/saglik-bakani-memisoglundan-hantavirus-aciklamasi-su-anda-bir-salgin-riski-yok-cr9n.webp" type="image/jpeg" length="62741"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çocuklarda ani kusma ve ishal norovirüsün habercisi olabilir]]></title>
      <link>https://www.cgtnturk.com/cocuklarda-ani-kusma-ve-ishal-norovirusun-habercisi-olabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cgtnturk.com/cocuklarda-ani-kusma-ve-ishal-norovirusun-habercisi-olabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Ayhan Yaman, özellikle çocuklarda ani başlayan kusma ve ishal şikayetlerinin norovirüs enfeksiyonunun habercisi olabileceğini belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hastaneden yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen Yaman, norovirüsün mide ve bağırsak sistemini etkileyen oldukça bulaşıcı bir viral enfeksiyon olduğunu, hastalığın özellikle kapalı ve kalabalık ortamlarda hızla yayılabildiğini aktardı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yaman, "Norovirüs mide bulantısı, ani kusma, sulu ishal, karın ağrısı ve halsizlik gibi belirtilerle ortaya çıkan bir mide-bağırsak enfeksiyonu. Özellikle çocuklarda kısa sürede sıvı kaybına yol açabildiği için dikkatli olunmalı. Ani kusma ve ishal, norovirüs habercisi olabilir. " değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>Norovirüsün temas yoluyla kolayca bulaşabildiğini vurgulayan Yaman, özellikle kreş, okul ve toplu yaşam alanlarında virüsün kısa sürede yayılabildiğine dikkati çekti.</p>

<p>Yaman, kirli yüzeylerin, ortak kullanım alanlarının, enfekte gıdaların ve hijyen eksikliğinin bulaşta önemli rol oynadığını, çocukların el hijyenine dikkat edilmesi ve ortak eşya kullanımında sınırlandırılmaya gidilmesinin önem taşıdığını vurguladı.</p>

<p><strong>Norovirüs enfeksiyonunda en büyük risklerden birinin sıvı kaybı olduğuna değinen Yaman, şunları kaydetti:</strong></p>

<p>"Özellikle küçük çocuklarda belirtiler yakından takip edilmeli. Ağız kuruluğu, gözyaşında azalma, halsizlik ve idrar miktarında düşüş gibi belirtiler, sıvı kaybına işaret edebilir. Bu durumda vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulmalı. Norovirüs, viral bir enfeksiyon ve temel yaklaşım, sıvı kaybını önlemek. Çocuğun yeterli sıvı tüketmesi sağlanmalı, ağır ve yağlı yiyeceklerden kaçınılmalı. Doktor önerisi olmadan antibiyotik kullanılmamalı."</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.cgtnturk.com/cocuklarda-ani-kusma-ve-ishal-norovirusun-habercisi-olabilir</guid>
      <pubDate>Thu, 14 May 2026 15:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cgtnturkcom.teimg.com/crop/1280x720/cgtnturk-com/uploads/2026/05/1101449785-110-1280-830-1920x0-80-25469aadb6d96f2af0b1343407c8e552.jpg" type="image/jpeg" length="66020"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzman isim uyardı! Ofisler çalışanları hasta ediyor]]></title>
      <link>https://www.cgtnturk.com/uzmanlar-uyardi-ofisler-calisanlari-hasta-ediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cgtnturk.com/uzmanlar-uyardi-ofisler-calisanlari-hasta-ediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Galip Ekuklu, 21. yüzyılın önemli sağlık sorunlarından biri haline gelen "Hasta Bina Sendromu"nun kapalı ofis ortamlarında çalışanlarda astım benzeri semptomlara neden olduğu konusunda uyardı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ekuklu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, modern iş yaşamındaki değişimlerin beraberinde yeni sağlık risklerini de getirdiğini belirterek dışarıdan bakıldığında korunaklı ve şık görünen yüksek binalardaki kapalı çalışma ortamlarının ciddi tehlikeler barındırdığını vurguladı.</p>

<p>Klima ve iklimlendirme sistemleriyle ısıtılıp soğutulan söz konusu binalarda çalışanların yoğun biçimde toz, temizlik maddesi, kimyasal, deodorant ve parfüm gibi maddelere maruz kaldığını anlatan Ekuklu, "Kişide astıma yatkınlık ya da ailesel bir duyarlılık varsa bu ortamlar astım gelişimi için ciddi bir risk oluşturuyor." dedi.</p>

<h2><strong>Şikayetler işe gelince başlıyor, eve gidince geçiyor</strong></h2>

<p>Yapılan bilimsel çalışmalara da değinen Ekuklu, aynı ortamda çalışan kişilerde gözlemlenen tablonun oldukça çarpıcı olduğunu ifade etti.</p>

<p>Bilimsel çalışmaların ortamdaki oksijen yetersizliğinin de bu süreci olumsuz etkilediğini ortaya koyduğunu aktaran Ekuklu "Hasta Bina Sendromu' modern ofis çalışanlarında astım benzeri semptomlara yol açıyor . Araştırmalar gösteriyor ki çalışanlar işe geldikten yarım saat ile bir saat sonra astım benzeri semptomlar yaşamaya başlıyor. Bu şikayetler akşama kadar şiddetlenerek devam ediyor, işten çıkıp eve döndükten bir iki saat sonra ise kendiliğinden geriliyor." diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kapalı ofis binalarının yapısal özelliklerinin de riski artırdığına dikkat çeken Ekuklu, bu tür binalarda pencerelerin açılamadığını ve aynı havanın sürekli içeride dolaştığını hatırlattı.</p>

<p>Çalışma ortamındaki yoğun mobilya, bilgisayar ve dolap gibi toz tutan her türlü malzemenin de astım benzeri hastalıkları tetikleyen etkenler arasında yer aldığını vurgulayan Ekuklu, zemin kaplamalarının da göz ardı edilmemesi gerektiğini sözlerine ekledi.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.cgtnturk.com/uzmanlar-uyardi-ofisler-calisanlari-hasta-ediyor</guid>
      <pubDate>Thu, 14 May 2026 11:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cgtnturkcom.teimg.com/crop/1280x720/cgtnturk-com/uploads/2026/05/thumbs-b-c-695708b8bdbd83bcfeb733a976d752e1.jpg" type="image/jpeg" length="51336"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Fransa'da alarm: Bin 700 yolculuk gemi karantinaya alındı!]]></title>
      <link>https://www.cgtnturk.com/fransada-alarm-bin-700-yolculuk-gemi-karantinaya-alindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cgtnturk.com/fransada-alarm-bin-700-yolculuk-gemi-karantinaya-alindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fransa’nın Bordeaux kentinde yaklaşık 1700 yolcunun bulunduğu bir kruvaziyer gemisi, çok sayıda kişide mide bulantısı, kusma ve ishal belirtileri görülmesi üzerine karantinaya alındı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Batılı ülkelerde son yıllarda kruvaziyer gemilerinde art arda görülen salgın vakalarına bir yenisi daha eklenirken, Fransa’nın Bordeaux kentinde limanda bulunan yolcu gemisinde yaşanan sağlık krizi dikkat çekti. Fransız basınında yer alan bilgilere göre, gemide bulunan çok sayıda yolcuda mide-bağırsak enfeksiyonu belirtileri görülmesi üzerine sağlık otoriteleri alarma geçti.</p>

<p>İlk değerlendirmelerde vakaların, halk arasında “mide gribi” olarak bilinen <strong>gastroenterit</strong> kaynaklı olduğu ifade edilirken, uzmanlar salgının büyük ihtimalle <strong>norovirüs</strong> bağlantılı olabileceğini belirtti.</p>

<h2><strong>Yolcular gemiden indirilmiyor</strong></h2>

<p>Karantina kararının ardından gemide bulunan yolcuların kontrollü çıkışı geçici olarak durduruldu. Sağlık ekipleri, olası bulaş riskini azaltmak amacıyla gemide kapsamlı dezenfeksiyon çalışmaları başlattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Belirti gösteren yolcuların ayrı bölümlerde izole edildiği öğrenilirken, ortak kullanım alanlarında da kısıtlamalara gidildi. Gemi personelinin ise koruyucu ekipmanlarla görev yaptığı bildirildi.</p>

<p>Yetkililer, salgının yayılımını önlemek amacıyla sağlık kontrollerinin sıklaştırıldığını ve laboratuvar analizlerinin sürdüğünü açıkladı.</p>

<h2><strong>Norovirüs şüphesi öne çıktı</strong></h2>

<p>Uzmanlara göre kruvaziyer gemileri gibi kapalı ve yoğun insan trafiğinin bulunduğu alanlarda <strong>norovirüs</strong>, kısa sürede yayılabilen en yaygın salgın nedenleri arasında yer alıyor.</p>

<p>Virüs; temas, ortak yüzey kullanımı ve hijyen eksikliği nedeniyle hızla bulaşabiliyor. Özellikle mide bulantısı, kusma, karın ağrısı ve ishal gibi belirtilerle ortaya çıkan enfeksiyonun yaşlılar ve çocuklar açısından daha riskli olabileceği belirtiliyor.</p>

<h2><strong>Kruvaziyer gemilerinde salgın endişesi büyüyor</strong></h2>

<p>Son yıllarda dünya genelinde birçok kruvaziyer gemisinde benzer salgınların yaşanması, deniz turizmine yönelik sağlık önlemlerini yeniden gündeme taşıdı. Özellikle yüksek yolcu kapasitesine sahip gemilerde hijyen ve izolasyon süreçlerinin yetersiz kalmasının salgın riskini artırdığı değerlendiriliyor.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.cgtnturk.com/fransada-alarm-bin-700-yolculuk-gemi-karantinaya-alindi</guid>
      <pubDate>Wed, 13 May 2026 14:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cgtnturkcom.teimg.com/crop/1280x720/cgtnturk-com/uploads/2026/05/son-dakika-fransanin-bordeaux-kentinde-kruvaziyer-alarmi-bin-700-yolcunun-bulundugu-gemi-karantinaya-alindi-umhn.webp" type="image/jpeg" length="84319"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[10 kiloluk çocuktan 3 kilo tümör çıktı!]]></title>
      <link>https://www.cgtnturk.com/10-kiloluk-cocuktan-3-kilo-tumor-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cgtnturk.com/10-kiloluk-cocuktan-3-kilo-tumor-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep’te yaşayan 8 yaşındaki Fatma Yaman’ın boynunda yıllar içinde büyüyen ve birçok merkez tarafından “yüksek risk” gerekçesiyle ameliyat edilemeyen 3 kilogramlık dev kitle, Eskişehir Şehir Hastanesi’nde gerçekleştirilen zorlu operasyonla çıkarıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gaziantep’te yaşayan Orhan ve Kübra Yaman çiftinin kızları Fatma Yaman’ın boynunda yaklaşık 3 yıl önce fark edilen ve zamanla hızla büyüyen <strong>desmoid fibromatosis</strong> kaynaklı kitle, hem yaşam fonksiyonlarını zorlaştırdı hem de çocuğun fiziksel gelişimini ciddi şekilde etkiledi.</p>

<p>Türkiye’de ve yurt dışında birçok sağlık merkezine başvuran aileye, operasyonun yüksek risk taşıdığı gerekçesiyle olumsuz yanıt verildi. Ailenin uzun süren arayışının ardından Fatma Yaman, tedavi için Eskişehir Şehir Hastanesi’ne sevk edildi.</p>

<h2><strong>6,5 saat süren kritik operasyon</strong></h2>

<p>Eskişehir Şehir Hastanesi’nde gerçekleştirilen ameliyata Kalp Damar Cerrahisi, Çocuk Cerrahisi, Plastik Cerrahi ve anestezi uzmanlarından oluşan geniş bir ekip katıldı. Yaklaşık <strong>6,5 saat süren operasyonun</strong> ardından Fatma Yaman’ın boynundaki 3 kilogram ağırlığındaki dev tümör başarıyla çıkarıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Operasyon sonrası yoğun bakım ünitesinde tedbir amacıyla yaklaşık 15 gün gözetim altında tutulan küçük hasta, daha sonra servise alındı ve sağlık durumunun stabil hale gelmesiyle taburcu edildi.</p>

<h2><strong>“Bize hep ‘masada kalır’ dediler”</strong></h2>

<p>Fatma Yaman’ın babası Orhan Yaman, kızlarının yaşadığı sürecin aile için oldukça zor geçtiğini belirterek, birçok merkezden olumsuz yanıt aldıklarını söyledi.</p>

<p><strong>Yaman, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:</strong></p>

<p>“2023 yılından bu yana çok sayıda hastaneye gittik. Yurt dışı dahil birçok yere başvurduk ancak hep ‘masada kalır’ cevabını aldık. Çok zor zamanlar geçirdik. Eskişehir Şehir Hastanesi kızımız için büyük çaba gösterdi. Şu anda kızımızın boynundaki kitle alındı ve biz çok mutluyuz.”</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.cgtnturk.com/10-kiloluk-cocuktan-3-kilo-tumor-cikti</guid>
      <pubDate>Wed, 13 May 2026 13:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cgtnturkcom.teimg.com/crop/1280x720/cgtnturk-com/uploads/2026/05/8-yasindaki-fatmanin-boynundan-3-k-txjv.webp" type="image/jpeg" length="61198"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
