<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>CGTN Türk</title>
    <link>https://www.cgtnturk.com</link>
    <description>CGTN Türk</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.cgtnturk.com/rss/ozel-haber" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2024. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sun, 24 May 2026 14:00:37 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.cgtnturk.com/rss/ozel-haber"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye-Çin hattında “Yeni İpek Yolu” vizyonu İstanbul’da konuşuldu]]></title>
      <link>https://www.cgtnturk.com/turkiye-cin-hattinda-yeni-ipek-yolu-vizyonu-istanbulda-konusuldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cgtnturk.com/turkiye-cin-hattinda-yeni-ipek-yolu-vizyonu-istanbulda-konusuldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[“Yeniden İpek Yolu: Türkiye-Çin İlişkilerinde Yeni Dönem” paneli İstanbul Aydın Üniversitesi’nde düzenlendi. Çin’in İstanbul Başkonsolosluğu Başkonsolos Yardımcısı Shang Jian’ın katıldığı panelde, Türkiye’nin Çin açısından stratejik lojistik ve enerji merkezi konumuna dikkat çekilirken, iki ülke arasındaki ticaret ve stratejik iş birliğinin yeni dönemde daha da güçleneceği vurgulandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>“Yeniden İpek Yolu: Türkiye-Çin İlişkilerinde Yeni Dönem”</strong> paneli İstanbul’da düzenlendi. <strong>Yeni Dünya Araştırmaları Merkezi</strong> tarafından <strong>İstanbul Aydın Üniversitesi’nde </strong>gerçekleştirilen panele,<strong> Çin’in İstanbul Başkonsolosluğu Başkonsolos Yardımcısı Shang Jian</strong> katıldı. <strong>Dr. Elif Kaya’nın</strong> moderatörlüğündeki panelde, YDAM Direktörü Prof. Dr. Hasan Ünal, YDAM Dış İlişkiler Koordinatörü Emekli Büyükelçi Ersin Erçin, Emekli Amiral Türker Ertürk ve YDAM Genel Koordinatörü Mehmet Ali Güller konuşmacı olarak yer aldı. Panelde, Çin’in Kuşak ve Yol Girişimi’nden Türkiye’nin Orta Koridor vizyonuna uzanan stratejik öneme sahip başlıklar ele alındı.</p>

<h2><strong>“55 yılda stratejik güven ve ticaret rekor seviyeye ulaştı”</strong></h2>

<p><strong>Panelin açılışı, Çin’in İstanbul Başkonsolosluğu Başkonsolos Yardımcısı Shang Jian’ın</strong> konuşmasıyla başladı. Shang Jian, bu yıl Çin ile Türkiye arasındaki diplomatik ilişkilerin kuruluşunun 55. yıl dönümünün kutlandığını hatırlatarak, iki ülkenin yükselen ekonomiler ve Küresel Güney’in önemli aktörleri olarak çok taraflılık temelinde birçok uluslararası ve bölgesel konuda ortak görüşlere sahip olduğunu söyledi.</p>

<p>İki ülke arasındaki siyasi güvenin son 55 yılda sürekli güçlendiğini belirten Shang Jian, ekonomik ve ticari ilişkilerin de istikrarlı şekilde geliştiğini ifade etti. İkili ticaret hacminin diplomatik ilişkilerin ilk yıllarında 1 milyon doların altında olduğunu kaydeden Shang Jian, bugün bu rakamın yaklaşık 50 milyar dolara ulaştığını, karşılıklı ziyaretlerin ise 500 bini aştığını dile getirdi.</p>

<p><img alt="Çin İstanbul Başkonsolosluğu Başkonsolos Yardımcısı Shang Jian" class="detail-photo img-fluid" height="600" src="https://cgtnturkcom.teimg.com/cgtnturk-com/uploads/2026/05/whatsapp-image-2026-05-21-at-202702-2.jpeg" width="800" /></p>

<h2><strong>Yeni dönemin anahtarı stratejik istikrar</strong></h2>

<p>Konuşmasında Çin-ABD ilişkilerine de değinen Shang Jian, geçtiğimiz hafta<strong> Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping’in</strong> daveti üzerine <strong>ABD Başkanı Donald Trump’ın</strong> Çin’e resmi ziyaret gerçekleştirdiğini hatırlattı. İki liderin tarihi görüşmesinde Çin-ABD ilişkilerinin yanı sıra dünya barışı ve kalkınmasına ilişkin başlıkların ele alındığını belirten Shang Jian, görüşmelerin açık, yapıcı ve stratejik bir atmosferde geçtiğini söyledi.</p>

<p>Xi Jinping ile Donald Trump’ın Çin-ABD ilişkileri için <strong>“stratejik istikrara dayalı yapıcı ilişki”</strong> vizyonu üzerinde mutabakata vardığını ifade eden Shang Jian, bu yaklaşımın önümüzdeki dönemde küresel istikrar açısından önemli rol oynayacağını kaydetti. </p>

<h2><strong>“Türkiye’nin Tek Çin tutumu takdirle karşılanıyor”</strong></h2>

<p>Türkiye’nin Tek Çin ilkesine bağlılığını sürdürmesinden memnuniyet duyduklarını belirten Shang Jian, Ankara’nın bu konudaki yaklaşımının Çin tarafından takdir edildiğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Çin’den “Türkiye Yüzyılı” vurgusu</strong></h2>

<p>2026 yılının aynı zamanda <strong>Çin’in 15. Beş Yıllık Kalkınma Planı’nın</strong> başlangıç yılı olduğuna dikkat çeken Shang Jian, Çin’in yüksek kaliteli kalkınma, dışa açılım ve yeni ekonomik model hedefleri doğrultusunda ilerlemeyi sürdüreceğini söyledi. Türk halkının da <strong>“Türkiye Yüzyılı”</strong> vizyonu doğrultusunda önemli bir kalkınma süreci yürüttüğünü kaydeden Shang Jian, iki ülkenin kalkınma stratejileri arasında daha güçlü uyum sağlanması gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Shang Jian, ticaret, kültür ve turizm gibi geleneksel alanların yanı sıra yeni enerji, 5G ve biyomedikal gibi stratejik sektörlerde de yeni iş birliği fırsatlarının değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, Çin-Türkiye ilişkilerinin önümüzdeki dönemde daha yüksek seviyeye taşınacağına inandığını söyledi.</p>

<section dir="auto">
<h2><strong>“Türkiye, Çin’in kalkınma modelinden önemli dersler çıkarabilir”</strong></h2>
</section>

<p>Panelde konuşan <strong>YDAM Direktörü Prof. Dr. Hasan Ünal,</strong> Çin ile ticari ilişkilerin tek taraflı değerlendirilmemesi gerektiğini kaydeden Ünal, Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne yönelik ihracatında Çin’den gelen ara malların önemli rol oynadığını belirtti.</p>

<p>Çin’in ekonomik modeli hakkında da değerlendirmelerde bulunan Ünal, Türkiye’nin Çin’in planlama anlayışından ve devlet yönetimi yaklaşımından öğreneceği önemli noktalar bulunduğunu söyledi. Bu unsurların geçmişte Atatürk döneminde de uygulandığını belirten Ünal, Çin’in bugün bu modeli başarılı şekilde sürdürdüğünü ifade etti.</p>

<p>Türkiye’nin Rusya ve Çin ile özellikle savunma sanayii alanında ilişkilerini kademeli şekilde geliştirmesi gerektiğini vurgulayan Ünal, çok kutuplu dünyada Ankara’nın daha dengeli ve bağımsız bir dış politika izlemesinin önemine işaret etti.</p>

<p><img alt="" class="detail-photo img-fluid" height="600" src="https://cgtnturkcom.teimg.com/cgtnturk-com/uploads/2026/05/whatsapp-image-2026-05-21-at-202702-1.jpeg" width="800" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Xi dönemindeki Çin artık gücünü gizlemiyor</strong></h2>

<section dir="auto">
<p><strong>Panelde konuşan YDAM Dış İlişkiler Koordinatörü Emekli Büyükelçi Ersin Erçin </strong>ise Çin’in küresel stratejisini anlamadan<strong> Kuşak ve Yol Girişimi’nin </strong>taşıdığı önemin tam olarak kavranamayacağını söyledi. Bugün Kuşak ve Yol Girişimi’nden yapay zeka yatırımlarına, nadir toprak elementlerinden liman satın alımlarına kadar birçok stratejik hamlenin arkasında devlet merkezli kalkınma anlayışının bulunduğunu ifade eden Erçin, Çin’in son yıllarda küresel ölçekte daha iddialı bir güç politikası izlediğini belirtti.</p>

<p>Çin’in reform sürecinin mimarı <strong>Deng Xiaoping </strong>dönemindeki “<strong>gücünü gizle, zamanını bekle” </strong>yaklaşımının yerini,<strong> Xi Jinping</strong> döneminde daha özgüvenli ve daha görünür bir büyük güç anlayışına bıraktığını söyleyen Erçin, Çin liderliğinin dünyaya bakışındaki bu dönüşümün Türkiye’ye yönelik yaklaşımda da açık biçimde hissedildiğini kaydetti.</p>

<h2><strong>“Çin, Türkiye’yi Avrasya’nın kritik lojistik ve enerji merkezi olarak görüyor”</strong></h2>

<p>Erçin’e göre bugün <strong>Pekin yönetimi Türkiye’yi;</strong> Avrupa’ya açılan üretim ve lojistik kapısı, Orta Asya’ya uzanan stratejik hat üzerinde kritik bir ülke, enerji geçiş merkezi ve Orta Koridor’un en önemli aktörlerinden biri olarak görüyor. Türkiye’nin çok yönlü dış politika izleyen bölgesel bir orta güç konumunda bulunduğunu belirten Erçin, Avrasya bağlantısallığında Ankara’nın rolünün Çin açısından giderek daha değerli hale geldiğini ifade etti.</p>

<p>Türkiye açısından Çin’in; önemli bir yatırım ortağı, teknoloji iş birliği sağlayıcısı, elektrikli araç ve batarya ekosisteminde küresel oyuncu, altyapı ve finansman partneri olarak öne çıktığını belirten Erçin, yeni Avrasya jeoekonomisinin merkezinde bağlantı hatlarının kritik önem taşıdığını vurguladı.</p>

<section dir="auto">
<h2><strong>“Çok kutuplu dünyada değişime uyum sağlayan ülkeler güçlenecek”</strong></h2>
</section>

<p><strong>Emekli Amiral Türker Ertürk ise konuşmasında </strong>Türkiye-Çin ilişkilerinin geliştirilmesinde akademik çevreler, düşünce kuruluşları ve uzmanların önemli rol üstlenmesi gerektiğini söyledi. Dünyanın değişim sürecinden geçtiğini belirten Ertürk, “Evrenin değişmeyen tek kuralı değişimdir. Değişime ayak uyduranlar ayakta kalır ve güçlenir, ayak uyduramayanlar ise geride kalır.” dedi.</p>

<p>Dünyanın tek kutuplu sistemden çok kutuplu düzene doğru evrildiğini ifade eden Ertürk, bu dönüşümün artık somut şekilde hissedildiğini belirtti. ABD’nin İran politikası üzerinden örnek veren Ertürk, Washington yönetiminin bölgesel stratejilerinde istediği sonucu alamadığını savunarak, bunun küresel dengelerde önemli kırılmalara yol açtığını söyledi.</p>

<h2><strong>Çin küresel sistemde yükselişini sürdürüyor</strong></h2>

<p>Çin’in yükselişini durdurmak amacıyla ABD tarafından ticaret savaşları, yaptırımlar ve çevreleme politikalarının uygulandığını dile getiren Ertürk, buna rağmen Pekin yönetiminin küresel sistemde giderek daha güçlü bir aktör haline geldiğini ifade etti. <strong>ABD Başkanı Donald Trump’ın Çin ziyaretine de değinen Ertürk, Washington’un Çin karşısında daha dikkatli bir diplomatik dil kullanmak zorunda kaldığını belirtti. </strong></p>

<p>Çin’e yaptığı ziyaretlerden edindiği izlenimleri de paylaşan Ertürk, Batılı ülkelerde zaman zaman hissedilen <strong>“üsttenci yaklaşımı”</strong> Çin’de görmediğini belirterek, Çin yönetiminin daha dengeli ve karşılıklı saygıya dayalı bir diplomasi yürüttüğünü ifade etti.</p>

<h2><strong>“Türkiye, çok kutuplu dünyada Asya ile daha güçlü bağlar kurmalı”</strong></h2>

<section dir="auto">
<p><strong>YDAM Genel Koordinatörü Mehmet Ali Güller ise konuşmasında</strong>, dünyanın çok kutuplu yeni bir sisteme doğru ilerlediğini belirterek, Türkiye’nin bu dönüşüm sürecinde doğru konumlanması gerektiğini söyledi. Türkiye’nin yalnızca dışarıdan ürün alan ve yüksek vergilerle tüketiciye sunan bir ekonomi modeliyle kalkınamayacağını ifade eden Güller, üretim odaklı ve kamucu perspektife dayanan yeni bir ekonomik anlayışa ihtiyaç olduğunu kaydetti.</p>
</section>

<p>Türkiye’nin Asya ile ilişkilerini güçlendirmesi gerektiğini vurgulayan Güller, Mustafa Kemal Atatürk’ün de Türkiye’yi Asya’nın bir parçası olarak gördüğünü belirtti. Türkiye’nin kendi coğrafi ve stratejik gerçeklikleri doğrultusunda bağımsız kalkınma modeli geliştirmesi gerektiğini söyleyen Güller, son yıllarda izlenen denge politikalarının daha ileri taşınmasının önemine dikkat çekti.</p>

<p>Şanghay İşbirliği Örgütü gibi platformların Türkiye açısından yeni fırsatlar sunduğunu ifade eden Güller, Türkiye’nin Avrasya merkezli yapılarda daha aktif rol almasının önümüzdeki dönemde stratejik önem taşıyacağını belirtti.</p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>
</section></p>]]></content:encoded>
      <category>Özel Haberler</category>
      <guid>https://www.cgtnturk.com/turkiye-cin-hattinda-yeni-ipek-yolu-vizyonu-istanbulda-konusuldu</guid>
      <pubDate>Thu, 21 May 2026 19:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cgtnturkcom.teimg.com/crop/1280x720/cgtnturk-com/uploads/2026/05/whatsapp-image-2026-05-21-at-202702.jpeg" type="image/jpeg" length="18955"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Okan Üniversitesi'nde "7. Türkiye Çin Ekonomik Forumu" düzenlendi]]></title>
      <link>https://www.cgtnturk.com/okan-universitesinde-7-turkiye-cin-ekonomik-forumu-duzenlendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cgtnturk.com/okan-universitesinde-7-turkiye-cin-ekonomik-forumu-duzenlendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Okan Üniversitesi’nde düzenlenen 7. Türkiye Çin Ekonomik Forumu’nda, iki ülke arasındaki ticaret, yatırım ve turizm alanlarındaki işbirliği fırsatları ele alındı. Forumda, Türkiye ile Çin arasındaki diplomatik ilişkilerin 55 yılda 50 milyar dolarlık ticaret hacmine ulaştığı vurgulanırken, yeni enerji, 5G ve biyotıp gibi alanlarda ortaklıkların geliştirilmesi çağrısı yapıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Okan Üniversitesi ev sahipliğinde, Türkiye ile Çin arasındaki diplomatik ilişkilerin 55. yılı kutlamaları kapsamında <strong>7. Türkiye Çin Ekonomik Forumu</strong> gerçekleştirildi.</p>

<p>"Yeni İpek Yolu Perspektifinde Ticaret ve Turizm" temasının işlendiği zirvede, ikili ticaretin geliştirilmesi, stratejik yatırımlar ve turizm fırsatları konuları ele alındı.</p>

<p>Forumun açılış konuşmasını yapan İstanbul Okan Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Gökçe Tunç, iki ülke arasındaki yarım asrı aşan ilişkilerin teknoloji, eğitim, lojistik ve kültür alanlarında umut verici bir tablo çizdiğini belirtti. Sürdürülebilir ekonomik ilişkilerin yalnızca ticaret hacmiyle değil; birbirini anlayan toplumlar ve ortak çalışma kültürü geliştiren çok dilli insan kaynağıyla mümkün olabileceğini vurguladı.</p>

<p>Üniversite olarak Türkiye-Çin ilişkilerini uzun vadeli stratejik bir dostluk olarak gördüklerini belirten Prof. Dr. Tunç, <strong>"</strong>Türkiye'de Çince Mütercim ve Tercümanlık bölümünü açan ilk üniversite olmanın gururunu taşıyoruz<strong>"</strong> dedi. Tunç, bölümün bugüne kadar 149 mezun verdiğini ve halihazırda 121 öğrencinin eğitim gördüğünü aktardı. Ayrıca 2013'te kurulan Konfüçyüs Enstitüsü sayesinde her yıl yaklaşık 20 öğrencinin Çin'deki yaz kamplarına ve değişim programlarına katılarak iki ülke arasında kültürel bir köprü kurduğunu ifade etti</p>

<p>Etkinliğin devamında Çin Halk Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolos Yardımcısı Wang Teng'in iki ülke ilişkilerinin geleceğine dair bir konuşma yaptı.</p>

<p><strong>Wang</strong>ı, Türkiye ve Çin'i Küresel Güney'in önemli üyeleri olarak nitelendirerek, 55 yıl önce 1 milyon doların altında olan ikili ticaret hacminin bugün <strong>50 milyar dolar seviyesine</strong> ulaştığını vurguladı. Karşılıklı ziyaretlerin 500 bin kişiyi aştığını belirten Başkonsolos Yardımcısı, Huawei ve DJI gibi yüksek teknoloji firmalarının yanı sıra Kunport Limanı ve Hunutlu Elektrik Santrali gibi dev altyapı projelerinin bu işbirliğinin en başarılı örnekleri olduğunu ifade etti.</p>

<p>Türkiye'nin tek Çin ilkesine olan bağlılığını takdirle karşıladıklarını belirten yetkili, Çin'in kalkınma planları ile Türk halkının <strong>"</strong>Türkiye Yüzyılı<strong>"</strong> vizyonunun uyum içinde ilerlemesi gerektiğinin altını çizdi. İki ülkenin ticaret, kültür ve turizm gibi geleneksel alanlardaki işbirliğini geliştirirken; yeni enerji, 5G ve biyotıp gibi yeni nesil sektörlerde de ortaklıkları derinleştirmesi gerektiği çağrısında bulundu.</p>

<p><img height="450" src="https://cgtnturkcom.teimg.com/cgtnturk-com/uploads/2026/05/whatsapp-image-2026-05-21-at-153801.jpeg" width="800" /></p>

<p>Türkiye Çin İş Geliştirme ve Dostluk Derneği Başkanı Adnan Akfırat, Türkiye ile Çin arasındaki ticari ilişkilerin son durumuna ilişkin kapsamlı bir sunum gerçekleştirdi.</p>

<p><img alt="" class="detail-photo img-fluid" height="450" src="https://cgtnturkcom.teimg.com/cgtnturk-com/uploads/2026/05/whatsapp-image-2026-05-21-at-153800-1.jpeg" width="800" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çin'in dünyaca ünlü tarihi seramik başkenti Jingdezhen'in uluslararası iş geliştirme yetkilisi Ke Guoxing, tarihi İpek Yolu'nun binlerce yıllık mirasını günümüze taşıyan vizyoner ve teknoloji odaklı bir yatırım projesini katılımcılarla paylaştı.</p>

<p>İş adamı Cankut Bagana ise İstanbul'un havacılık potansiyelini merkeze alan bir "Hub" (dağıtım merkezi) stratejisiyle güçlü ortaklıklar kurulması gerektiğine değindi.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Özel Haberler</category>
      <guid>https://www.cgtnturk.com/okan-universitesinde-7-turkiye-cin-ekonomik-forumu-duzenlendi</guid>
      <pubDate>Thu, 21 May 2026 14:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cgtnturkcom.teimg.com/crop/1280x720/cgtnturk-com/uploads/2026/05/chatgpt-image-21-may-2026-16-28-58.png" type="image/jpeg" length="22992"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çin’den Türkiye’ye eğitim köprüsü: “Pekin’de Eğitim” fuarı kapılarını açtı]]></title>
      <link>https://www.cgtnturk.com/cinden-turkiyeye-egitim-koprusu-pekinde-egitim-fuari-kapilarini-acti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cgtnturk.com/cinden-turkiyeye-egitim-koprusu-pekinde-egitim-fuari-kapilarini-acti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026 Türkiye “Pekin’de Eğitim” Tematik Eğitim Fuarı ve HSK Çin’de Eğitim Fuarı, İstanbul’da düzenlendi. Çin’in önde gelen üniversitelerinin temsilcileri fuarda Türk öğrencilerle bir araya gelirken, etkinlikte Çin’deki eğitim imkanları, burs programları ve akademik değişim fırsatları tanıtıldı. Fuar kapsamında, Türkiye ile Çin arasındaki eğitim ve kültürel iş birliğinin güçlendirilmesi mesajı verildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çin’in eğitim alanındaki uluslararası etkisini artırmayı hedefleyen<strong> 2026 Türkiye “Pekin’de Eğitim” Tematik Eğitim Fuarı ve HSK Çin’de Eğitim Fuarı,</strong> İstanbul’da gerçekleştirildi. Etkinliğe,<strong> Çin’in İstanbul Başkonsolosu Wei Xiaodong, Çin Komünist Partisi Pekin Komitesi Eğitim Çalışma Komitesi Başkan Yardımcısı Zou Ling</strong> ile <strong>Boğaziçi Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Fatih Usluer</strong> katıldı.</p>

<p><strong>Pekin Belediyesi Eğitim Komisyonu</strong> tarafından organize edilen etkinlik, Türkiye ile Çin arasındaki akademik ve kültürel iş birliğinin güçlendirilmesi konusunda önemli bir buluşma platformu oluşturdu.</p>

<p>Fuarda, Pekin’deki üniversitelerin temsilcileri ve eğitim kurumlarının yetkilileri Türk öğrencilerle bir araya geldi. Etkinlik kapsamında öğrencilere Çin’deki eğitim imkanları, burs programları, öğrenci değişim projeleri ve (Çin Yeterlilik Sınavı) HSK sınav sistemi hakkında kapsamlı bilgiler verildi.</p>

<p><img alt="" class="detail-photo img-fluid" height="600" src="https://cgtnturkcom.teimg.com/cgtnturk-com/uploads/2026/05/whatsapp-image-2026-05-18-at-142049.jpeg" width="800" /></p>

<p>Öğrenciler ise üniversite temsilcileriyle birebir görüşmeler yaparak başvuru süreçleri, eğitim programları ve kariyer planlamalarına ilişkin detaylı bilgi alma fırsatı buldu.</p>

<p>Fuarın ortak düzenleyicileri arasında <strong>Boğaziçi Üniversitesi Konfüçyüs Enstitüsü, Yeditepe Üniversitesi Konfüçyüs Enstitüsü, Okan Üniversitesi Konfüçyüs Enstitüsü, Orta Doğu Teknik Üniversitesi Konfüçyüs Enstitüsü ile Türk-Çin Kültür Derneği </strong>yer aldı.</p>

<p>Etkinliğe katılan kurumlar arasında Pekin Üniversitesi, Pekin Bilim ve Teknoloji Üniversitesi, Pekin Posta ve Telekomünikasyon Üniversitesi, Pekin Çin Tıbbı Üniversitesi, Pekin Havacılık ve Uzay Bilimleri Üniversitesi, Pekin Teknoloji Enstitüsü, Başkent Tıp Üniversitesi, Başkent Normal Üniversitesi ve Çin Bilimler Akademisi Üniversitesi gibi Çin’in önde gelen yükseköğretim kurumları bulundu.</p>

<h2><strong>Başkonsolos Wei Xiadong: "Her iki ülke halkına somut fayda sağlıyor"</strong></h2>
<script async src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"></script>

<p>Etkinliğin açılış konuşmasını Çin’in İstanbul Başkonsolosu Wei Xiaodong yaptı. Wei Xiaodong konuşmasında, Çin ve Türkiye arasındaki diplomatik ilişkilerin <strong>55. yıldönümüne</strong> dikkat çekerek eğitim alanındaki değişimlerin her iki ülke halkına somut faydalar sağladığını vurguladı.</p>

<h2><strong>"Eğitim insanları birbirine yaklaştıran en temel unsur"</strong></h2>

<p>Eğitimin insanları birbirine yakınlaştıran en temel unsur olduğunu belirten Wei, konsolosluk bölgesindeki 10'a yakın üniversitede Çince kursları verildiğini; Boğaziçi Üniversitesi, İstanbul Okan Üniversitesi ve Yeditepe Üniversitesi'nde ise Konfüçyüs Enstitülerinin aktif olarak faaliyet gösterdiğini hatırlattı.</p>

<p>Ayrıca Wei, uluslararası bir standart olan <strong>HSK (Çince Yeterlilik Sınavı)</strong>, Türk öğrencilerin Çin'deki üniversitelere başvuru süreçlerinde ve burs kazanmalarında kilit bir role sahip olduğunu dile getirdi.</p>

<h2><strong>Mezunlar küresel şirketlerde kilit rol oynuyor</strong></h2>

<p>Çin'de eğitim gören birçok Türk öğrenci, mezuniyetlerinin ardından Türkiye'ye dönerek iki ülke arasındaki işbirliklerine doğrudan katkı sağlıyor. Başkonsolos Wei'nin belirttiğine göre, bu mezunların önemli bir kısmı Türkiye'nin önde gelen firmalarının yanı sıra <strong>Huawei ve ICBC Turkey</strong> gibi büyük Çinli şirketlerde profesyonel kariyere adım atıyor.</p>

<p>Başkonsolos Wei Xiaodong, kısa süre önce İstanbul Teknik Üniversitesi'nde (İTÜ) katıldığı "Çin Günü" etkinliğindeki izlenimlerini de paylaştı. Türk gençlerinin Çin'in <strong>yapay zeka, yüksek hızlı tren ve yeni enerji</strong> gibi alanlardaki teknolojik başarılarına gösterdiği yoğun ilgiden çok etkilendiğini ifade eden Wei, birçok öğrencinin Çin üniversitelerindeki yenilikçi atmosferi deneyimlemek için mühendislik eğitimi almak istediğini aktardı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>"Gençler geleceğin dostluk köprüleridir"</strong></h2>

<p>Konuşmasının sonunda gençlerin Çin-Türkiye ilişkilerinin geleceği olduğunu vurgulayan Wei, öğrencileri doğrudan Çin'e davet etti. Wei, gençlerin Çin medeniyetinin köklü mirasını, toplumun açık yapısını ve Çin modernizasyonunun dinamizmini yerinde deneyimleyerek iki halk arasında güçlü dostluk köprüleri kuracaklarına inandığını belirterek konuşmasını sonlandırdı.</p>

<p><img alt="Çin İstanbul Başkonsolosu Wei Xiaodong" class="detail-photo img-fluid" height="600" src="https://cgtnturkcom.teimg.com/cgtnturk-com/uploads/2026/05/whatsapp-image-2026-05-18-at-154955-1.jpeg" width="800" /></p>

<h2><strong>Türkiye ile Çin stratejik ortak haline geldi</strong></h2>

<p><strong>Çin Komünist Partisi Pekin Komitesi Eğitim Çalışma Komitesi Başkan Yardımcısı Zou Ling,</strong> fuarda yaptığı konuşmada Türkiye ile Pekin arasındaki yeni iş birliği ve iletişim fırsatlarını değerlendirmekten büyük mutluluk duyduklarını ifade etti.</p>

<p>Çin ile Türkiye’nin bağımsız kalkınma yolunu benimsemiş iki önemli ülke ve <strong>Küresel Güney’in</strong> önemli ortakları olduğunu vurgulayan Zou, iki ülkenin tarih boyunca İpek Yolu üzerinde Doğu ile Batı medeniyetlerini birbirine bağlayan merkezler olarak öne çıktığını söyledi. Zou, günümüzde ise Çin ile Türkiye’nin karşılıklı gelişimi destekleyen stratejik ortaklar haline geldiğine dikkat çekti.</p>

<p>Uzun yıllardır eğitim, kültür ve çeşitli alanlarda verimli iş birliklerinin sürdürüldüğünü belirten Zou Ling, iki ülkenin eğitim camiasının da Çin-Türkiye dostluğunu gelecek nesillere aktarma sorumluluğu taşıdığını ifade etti.</p>

<p><img alt="Çin Komünist Partisi Pekin Komitesi Eğitim Çalışma Komitesi Başkan Yardımcısı Zou Ling" class="detail-photo img-fluid" height="600" src="https://cgtnturkcom.teimg.com/cgtnturk-com/uploads/2026/05/whatsapp-image-2026-05-18-at-154955.jpeg" width="800" /></p>

<h2><strong>57 bin uluslararası öğrenci Pekin’de eğitim görüyor</strong></h2>

<p>Pekin’in yaklaşık 3 bin yıllık şehir geçmişine ve 873 yıllık başkent tarihine sahip olduğunu kaydeden Zou, kentin tarihi dokusunu korurken aynı zamanda modernleşmiş büyük bir metropol haline geldiğini söyledi.</p>

<p>Zou Ling, günümüzde 184 ülke ve bölgeden yaklaşık 57 bin uluslararası öğrencinin Pekin’de eğitim gördüğünü belirterek, 2026 QS “Dünyanın En İyi Öğrenci Şehirleri” sıralamasında <strong>Pekin’in 13. sırada yer aldığını aktardı.</strong></p>

<p>Pekin yönetiminin “Pekin’de Eğitim” markasının geliştirilmesine büyük önem verdiğini ifade eden Zou, <strong>“Pekin’i tanımak”, “Pekin’de eğitim görmek”, “Pekin’e uyum sağlamak” ve “Pekin’de kalmak”</strong> başlıkları altında çeşitli politika ve uygulamaların hayata geçirildiğini söyledi.</p>

<h2><strong>Usluer’den Türk öğrencilere Pekin çağrısı</strong></h2>

<p><strong>Boğaziçi Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Fatih Usluer de etkinlikte yaptığı konuşmada, </strong>Pekin’deki üniversitelerin her birinin güçlü akademik alanlara ve kendine özgü eğitim özelliklerine sahip olduğunu belirtti. Usluer, öğrenciler ile velilerin üniversite temsilcileriyle aktif şekilde iletişim kurmalarının ve kendi ilgi alanları ile gelecek planlarını açık şekilde ifade etmelerinin önemli olduğunu vurguladı.</p>

<p><img alt="Boğaziçi Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Fatih Usluer" class="detail-photo img-fluid" height="600" src="https://cgtnturkcom.teimg.com/cgtnturk-com/uploads/2026/05/whatsapp-image-2026-05-18-at-143123.jpeg" width="800" /></p>

<p>Yurt dışında eğitimin zorluklar kadar önemli fırsatları da beraberinde getirdiğini ifade eden Usluer, <strong>Boğaziçi Üniversitesi</strong> olarak Türkiye ile Çin arasındaki eğitim iş birliğinde köprü rolü üstlenmeyi hedeflediklerini söyledi. Daha fazla Türk öğrenciyi Pekin’de eğitim almaya, kültürel ve akademik değişim programlarına katılmaya ve kendilerini geliştirmeye teşvik ettiklerini kaydeden Usluer, Pekinli öğrenciler ile akademisyenleri de İstanbul’un köklü tarihi ve akademik atmosferini deneyimlemeye davet etti.</p>

<p><img alt="" class="detail-photo img-fluid" height="600" src="https://cgtnturkcom.teimg.com/cgtnturk-com/uploads/2026/05/whatsapp-image-2026-05-18-at-143345.jpeg" width="800" /></p>

<p></p></p>]]></content:encoded>
      <category>Özel Haberler</category>
      <guid>https://www.cgtnturk.com/cinden-turkiyeye-egitim-koprusu-pekinde-egitim-fuari-kapilarini-acti</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 14:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cgtnturkcom.teimg.com/crop/1280x720/cgtnturk-com/uploads/2026/05/d-j-i-20260518110512-0123-d.JPG" type="image/jpeg" length="60076"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İTÜ'de "Çin Günü": İpek Yolu dostluğu teknoloji, kültür ve kariyer fırsatlarıyla kampüse taşındı!]]></title>
      <link>https://www.cgtnturk.com/itude-cin-gunu-ipek-yolu-dostlugu-teknoloji-kultur-ve-kariyer-firsatlariyla-kampuse-tasindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cgtnturk.com/itude-cin-gunu-ipek-yolu-dostlugu-teknoloji-kultur-ve-kariyer-firsatlariyla-kampuse-tasindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye ve Çin arasındaki diplomatik ilişkilerin 55. yılı kapsamında İstanbul Teknik Üniversitesi'nde (İTÜ) düzenlenen "Çin Günü" etkinliği, öğrencilere geleneksel Çin kültürünü ve son teknoloji ürünleri yakından deneyimleme fırsatı sundu. Huawei, Xiaomi, DJI ve Zoomlion gibi küresel teknoloji devlerinin katıldığı etkinlikte, öğrencilere yenilikçi ürünlerin tanıtımının yanı sıra Çin'de eğitim için "Başkonsolosluk Bursu" ve kampüste işe alım fırsatları gibi önemli kariyer imkanları da sunuldu]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye ve Çin arasındaki diplomatik ilişkilerin 55. yılı kapsamında İstanbul Teknik Üniversitesi'nde (İTÜ) düzenlenen "Çin Günü" etkinliği; geleneksel Çin kültürünü, son teknoloji ürünleri ve dev kariyer fırsatlarını kampüse getirdi.</p>

<p>Çin İstanbul Başkonsolosu Wei Xiaodong'un barış ve teknolojik iş birliği vurgusu yaptığı etkinlikte; Huawei, Xiaomi, DJI, Honor, Vivo ve Zoomlion gibi dünya devleri hem yeni inovasyonlarını sergiledi hem de öğrencilere istihdam ve "Başkonsolosluk Bursu" gibi önemli kapılar araladı.</p>

<p><img height="600" src="https://cgtnturkcom.teimg.com/cgtnturk-com/uploads/2026/05/i-m-g-3248.jpg" width="800" /></p>

<h2><strong>Teknoloji, kültür ve kariyer fırsatları kampüste buluştu</strong></h2>

<p><strong>"Chinamaxxing" Akımı ve Geleneksel Çin Kültürü İTÜ'de</strong> Son dönemde dünya genelinde giderek popülerleşen ve "Çinli gibi yaşamak" anlamına gelen <strong>"Chinamaxxing"</strong> trendi, İTÜ kampüsüne taşındı. Çin'in İstanbul Başkonsolosu Wei Xiaodong'un açılışını yaptığı etkinlikte, internetteki Çin algısı dijital ekranlardan çıkarılıp öğrencilere sıfır mesafeden sunuldu. Öğrenciler; geleneksel Çin kıyafetlerini deneme, Çin tıbbı masajı yaptırma, ismini Çince yazdırma ve Uygur lezzetleri de dahil olmak üzere zengin Çin mutfağını tatma imkanı buldular. Etkinliğe katılan öğrenciler, "Farklı etkinlikler düzenlenmiş, Çin kültürü hakkında isimlerimizi yazdılar. Her şey çok güzeldi" diyerek memnuniyetlerini dile getirdiler.</p>

<p><img alt="" class="detail-photo img-fluid" height="600" src="https://cgtnturkcom.teimg.com/cgtnturk-com/uploads/2026/05/whatsapp-image-2026-05-11-at-172950.jpeg" width="800" /></p>

<h2><strong>Çin Başkonsolosu Wei Xiaodong'dan "Barış ve ortak Kalkınma" vurgusu</strong></h2>

<p>Etkinliğin açılışında konuşan Çin'in İstanbul Başkonsolosu Wei Xiaodong, Türkiye ve Çin'in binlerce yıllık İpek Yolu geçmişiyle birbirine bağlandığını vurguladı. Çin'in barışçıl doğasına dikkat çeken Xiaodong, "Topkapı Sarayı'ndaki 10.000'i aşkın Çin mavi-beyaz porselen koleksiyonundan İpek Yolu ve ticaret aracılığıyla Türkiye'ye geldiğini" belirterek, geleneksel Çin kültürünün "barışa" verdiği önemin altını çizdi.</p>

<p>İkili ilişkilerin 55. yıl dönümünün kutlandığını hatırlatan Xiaodong, teknoloji alanındaki iş birliğine de değinerek şunları söyledi: "Türkiye'nin en iyi bilim ve teknoloji üniversitelerinden biri olan İTÜ ile Çin kurumları arasında, özellikle yüksek teknoloji alanında ortak laboratuvarların kurulması konusunda iletişimde kalınabilir".</p>

<h2><strong>Huawei, Xiaomi, DJI, Honor ve Vivo'dan inovasyon rüzgarı</strong></h2>

<p>Etkinliğin en dikkat çekici kısımlarından biri, Çinli yüksek teknoloji firmalarının öğrencilere sunduğu interaktif deneyim alanları oldu.</p>

<p><img alt="" class="detail-photo img-fluid" height="450" src="https://cgtnturkcom.teimg.com/cgtnturk-com/uploads/2026/05/ekran-goruntusu-2026-05-11-174053.png" width="800" /></p>

<h2><strong>DJI: Giriş seviyesinden zirai dronelara kadar geniş ürün yelpazesi</strong></h2>

<p>Dünyanın önde gelen drone üreticilerinden DJI, giriş seviyesi cihazlardan 4K kameralı modellere ve zirai dronelara kadar geniş bir ürün yelpazesini öğrencilerle buluşturdu.</p>

<p><img height="414" src="https://cgtnturkcom.teimg.com/cgtnturk-com/uploads/2026/05/image-48.png" width="800" /></p>

<h2><strong>Huawei yeni telefon ve akıllı saatleriyle Çin Günü'nde sahnedeydi!</strong></h2>

<p>Watch Fit 5 Pro, Free Clip 2, FreeBuds Pro 5 ve Mesh X3 Pro gibi cihazlar sergilendi. Özellikle katlanarak laptop ve tablete dönüşebilen inovatif bilgisayarlar ile dünyada bir ilk olan üçe katlanabilen akıllı telefonlar büyük ilgi gördü.</p>

<h2><strong>Honor, yeni amiral gemileriyle sahne aldı: 600, 600 Pro ve 600 Lite </strong></h2>

<p>Honor, 6400 mAh bataryalı ve Snapdragon işlemcili yeni 600, 600 Lite ve amiral gemisi 600 Pro modelleriyle sahne aldı.</p>

<p><img alt="" class="detail-photo img-fluid" height="397" src="https://cgtnturkcom.teimg.com/cgtnturk-com/uploads/2026/05/ekran-goruntusu-2026-05-11-174556.png" width="800" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Vivo'dan mobil fotoğrafçılıkta çığır açan telefon: X300 Pro!</strong></h2>

<p>Vivo ise yüksek zoom ve yapay zeka destekli amiral gemisi X300 Pro ile X300 Ultra cihazlarını öğrencilerin deneyimine sundu.</p>

<p><img height="404" src="https://cgtnturkcom.teimg.com/cgtnturk-com/uploads/2026/05/image-49.png" width="800" /></p>

<h2><strong>Xiaomi 17 serisi: Benzersiz kamera deneyimi</strong></h2>

<p>Xiaomi'nin 17 ve 17 Pro amiral gemisi sınıfı akıllı telefonları İTÜ Çin Günü'nde yer alırken firma yetkilileri böylesine köklü bir üniversitenin içinde yer alan fuarda olmaktan memnuniyet duyduklarını belirttiler.</p>

<p>Öğrenciler, droneları ve yüksek zoom özellikli, sinematik çekim yapabilen akıllı telefon kameralarını bizzat test etme fırsatı yakaladı.</p>

<h2><img alt="" class="detail-photo img-fluid" height="400" src="https://cgtnturkcom.teimg.com/cgtnturk-com/uploads/2026/05/ekran-goruntusu-2026-05-11-174437.png" width="800" /></h2>

<h2><strong>Zoomlion'dan gençlere istihdam fırsatı!</strong></h2>

<p><span>İTÜ Çin Günü, sadece teknoloji ve kültür şöleni olmakla kalmadı, öğrenciler için uluslararası kariyer kapılarını da araladı. Türkiye'de 2018 yılından bu yana faaliyet gösteren küresel şirket </span>Zoomlion, Türkiye'deki yerel çalışan oranını en az %80'e çıkarmayı hedeflediklerini<span> belirterek yetenekli İTÜ öğrencilerine işe alım çağrısında bulundu.</span></p>

<p>Ayrıca Başkonsolos Xiaodong'un konuşmasında müjdesini verdiği eğitim vizyonu doğrultusunda, Eğitim İşlerinden Sorumlu Başkonsolos Yardımcısı Li Shiqing tarafından öğrencilere Çin'de eğitim olanakları, ikili eğitim iş birlikleri ve <strong>"Başkonsolosluk Bursu"</strong> hakkında detaylı bilgiler aktarıldı.</p>

<p>Etkinlik, Türk-Çin dostluğunun elçileri olacak gençlere ilham verici bir vizyon sunarak sona erdi.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Özel Haberler</category>
      <guid>https://www.cgtnturk.com/itude-cin-gunu-ipek-yolu-dostlugu-teknoloji-kultur-ve-kariyer-firsatlariyla-kampuse-tasindi</guid>
      <pubDate>Mon, 11 May 2026 16:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cgtnturkcom.teimg.com/crop/1280x720/cgtnturk-com/uploads/2026/05/chatgpt-image-11-may-2026-17-38-55.png" type="image/jpeg" length="35627"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yeditepe Üniversitesi’nde Çince rüzgarı: 5. Türkiye Üniversite Öğrencileri Çince Karaoke ve Şiir Yarışması düzenlendi]]></title>
      <link>https://www.cgtnturk.com/yeditepe-universitesinde-cince-ruzgari-5-turkiye-universite-ogrencileri-cince-karaoke-ve-siir-yarismasi-duzenlendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cgtnturk.com/yeditepe-universitesinde-cince-ruzgari-5-turkiye-universite-ogrencileri-cince-karaoke-ve-siir-yarismasi-duzenlendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yeditepe Üniversitesi’nde düzenlenen 5. Türkiye Üniversite Öğrencileri Çince Karaoke ve Şiir Okuma Yarışması, Türkiye genelindeki 10 farklı üniversiteden 40’tan fazla öğrenciyi bir araya getirerek büyük bir kültürel şölene imza attı. Çin ile Türkiye arasındaki diplomatik ilişkilerin 55. yılı onuruna gerçekleştirilen etkinlikte, gençler Çince şarkılar ve klasik şiir performanslarıyla iki ülke arasındaki dostluk köprülerini pekiştirdi]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yeditepe Üniversitesi, Türkiye ve Çin arasındaki diplomatik ilişkilerin <strong>55. yılı</strong> vesilesiyle düzenlenen anlamlı bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. <strong>5. Türkiye Üniversite Öğrencileri Çince Karaoke ve Şiir Okuma Yarışması</strong>, gençlerin Çin diline ve kültürüne olan ilgisini sergiledikleri coşkulu bir atmosfere sahne oldu.</p>

<h2><strong>10 üniversiteden 40’tan fazla öğrenci yarıştı</strong></h2>

<p>Etkinlik, Türkiye genelindeki <strong>10 farklı üniversiteden 40’tan fazla öğrencinin</strong> katılımıyla gerçekleştirildi. Başta Yeditepe Üniversitesi olmak üzere; Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ), Boğaziçi Üniversitesi, Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi, Erciyes Üniversitesi ve Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi gibi saygın kurumların öğrencileri sahne aldı.</p>

<p><img alt="" class="detail-photo img-fluid" height="600" src="https://cgtnturkcom.teimg.com/cgtnturk-com/uploads/2026/05/whatsapp-image-2026-05-09-at-093533.jpeg" width="800" /></p>

<p>Yarışmacılar, hem klasik Çin şiirlerini seslendirerek dilin derinliğini hissettiler hem de karaoke performanslarıyla Çince şarkıların cazibesini yansıttılar.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="" class="detail-photo img-fluid" height="450" src="https://cgtnturkcom.teimg.com/cgtnturk-com/uploads/2026/05/chatgpt-image-9-may-2026-09-40-02.png" width="800" /></p>

<h2><strong>"Dostluk köprüsünü pekiştiriyor"</strong></h2>

<p>Yarışmanın açılışında konuşan Çin’in İstanbul Başkonsolos Yardımcısı <strong>Wang Teng</strong>, Yeditepe Üniversitesi Konfüçyüs Enstitüsü tarafından düzenlenen bu geleneksel etkinliğin önemine vurgu yaptı. Etkinliğin amacının, Türk üniversite öğrencilerinin Çince öğrenimine olan heyecanını artırmak ve iki ülke arasındaki <strong>dostluk köprüsünü</strong> güçlendirmek olduğu ifade edildi.</p>

<p>Yarışmada birinciliği göğüsleyen katılımcı, Türkiye’de Çin kültürüne karşı duyulan ilginin her geçen gün arttığını belirterek, "Bu kadar çok insanın Çince öğrenip burada performans sergilemesi gurur verici" sözleriyle mutluluğunu dile getirdi.</p>

<p><img alt="" class="detail-photo img-fluid" height="600" src="https://cgtnturkcom.teimg.com/cgtnturk-com/uploads/2026/05/whatsapp-image-2026-05-09-at-093533-1.jpeg" width="800" /></p>

<p><strong>Titiz puanlama ve görkemli performanslar</strong></p>

<p>Yarışmacıların performansları, alanında uzman jüri üyeleri tarafından <strong>100 puan üzerinden</strong> değerlendirildi. Puanlama şu dört ana kritere göre yapıldı:</p>

<ul>
 <li><strong>İçerik (15 Puan):</strong> Şarkı veya şiirin pozitif ve sanatsal değeri.</li>
 <li><strong>Telaffuz ve Ritm (40 Puan):</strong> Çince telaffuzun netliği ve tonlamanın doğruluğu.</li>
 <li><strong>Sahne Performansı (30 Puan):</strong> İfade yeteneği ve sahne hakimiyeti.</li>
 <li><strong>İmaj (15 Puan):</strong> Kıyafet uygunluğu ve doğal duruş.</li>
</ul>

<h2><strong>Geleceğin kültür elçileri</strong></h2>

<p>Etkinlik sonunda başarılı olan öğrencilere birincilik, ikincilik, üçüncülük ve mansiyon ödüllerinin yanı sıra "<strong>En Başarılı Kurum</strong>" ödülü takdim edildi. Bu tür organizasyonların, gençlerin sadece dil becerilerini geliştirmekle kalmayıp, iki kadim medeniyet arasındaki <strong>kültürel etkileşimi</strong> daha da derinleştirdiği kaydedildi.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Özel Haberler</category>
      <guid>https://www.cgtnturk.com/yeditepe-universitesinde-cince-ruzgari-5-turkiye-universite-ogrencileri-cince-karaoke-ve-siir-yarismasi-duzenlendi</guid>
      <pubDate>Sat, 09 May 2026 09:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cgtnturkcom.teimg.com/crop/1280x720/cgtnturk-com/uploads/2026/05/chatgpt-image-9-may-2026-09-43-14.png" type="image/jpeg" length="78419"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[BAE’nin OPEC hamlesi: Trump için yol temizliği]]></title>
      <link>https://www.cgtnturk.com/baenin-opec-hamlesi-trump-icin-yol-temizligi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cgtnturk.com/baenin-opec-hamlesi-trump-icin-yol-temizligi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Beyaz Saray’a çıktığı günden bu yana ABD’nin ham petrol ihracatçısı rolünü güçlendirmek isteyen Trump yönetimi BAE’nin OPEC’ten ayrılışı için güçlü bir manevra alanı kazandı. BAE yönetiminin aldığı karar aynı zamanda Suudi Arabistan’ın başını çektiği bölgesel hatta da meydan okuma özelliği taşıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>CGTN Türk Dış Haberler Servisi </strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Birleşik Arap Emirlikleri, OPEC üyeliğini sonlandırdığını resmen duyurdu. Abu Dabi yönetimi tarafından yapılan açıklamada, kararın “ulusal ekonomik önceliklerin yeniden değerlendirilmesi ve üretim kapasitesini daha esnek biçimde kullanma ihtiyacı” doğrultusunda alındığı belirtildi. Abu Dhabi National Oil Company üzerinden yürütülen enerji stratejisinin artık küresel piyasalara daha bağımsız yanıt verecek şekilde yapılandırılacağı vurgulandı. Açıklamada OPEC ile uzun yıllara dayanan iş birliğine teşekkür edilirken, bundan sonraki süreçte üretim ve ihracat politikalarının doğrudan ulusal çıkarlar çerçevesinde belirleneceği ifade edildi.</p>

<p>1960 yılında Bağdat’ta kurulan OPEC, küresel petrol piyasasında arzı dengeleyen ve fiyatları etkileyen en kritik aktörlerden biri olarak kabul ediliyor. Kurucu üyeler arasında Suudi Arabistan, İran ve Irak yer alırken, Birleşik Arap Emirlikleri özellikle son yıllarda artan üretim kapasitesiyle örgüt içinde ağırlığını yükselten ülkelerden biri haline geldi. Günlük yaklaşık 3 ila 4 milyon varil üretim kapasitesine sahip olan BAE, OPEC’in toplam arz dengesi içinde kritik bir konumda bulunuyordu. Bu nedenle ayrılık kararı yalnızca sembolik değil, doğrudan üretim politikalarının koordinasyonu açısından da yapısal bir kırılma anlamına geliyor.</p>

<h2><strong>ABD’nin enerji politikası ile uyumlu</strong></h2>

<p>Birleşik Arap Emirlikleri’nin OPEC’ten ayrılması bölgedeki mevcut gerilimlerden ve özellikle İran merkezli enerji krizinden bağımsız okunmuyor. Hürmüz hattında yaşanan kesintiler, petrol arzına yönelik risk algısını artırırken, BAE’nin OPEC kotalarından çıkarak daha fazla üretim esnekliği kazanması dikkat çekiyor. Washington yönetimi ise uzun süredir OPEC’in zayıflayarak ABD’nin ham petrol ihracatçısı rolünün güçlendirilmesi amacını gizlemiyor. İspanya’nın el Mundo gazetesi “ABD için harika haber” başlığını taşıyan analizde bu bağlamda şu değerlendirmelere yer verdi:</p>

<p>“Dünyada tüketilen her on varil petrolün dördü OPEC’ten geliyor. Buna karşın ABD’nin ihracatındaki son artış, grubun hâkimiyetini tehdit etti ve mevcut gerilimleri daha da tırmandırdı. Üç küçük ülkenin -2019’da Katar, 2020’de Ekvador ve 2024’te Angola- ayrılmasının ardından, günlük 4,8 milyon varillik üretim kapasitesine sahip bir üyenin daha gitmesi OPEC’in geleceğini daha da zayıflatıyor. Bu zayıflama, ABD’nin dünyanın lider ham petrol ihracatçısı konumunu sağlamlaştırmayı hedefleyen Trump’ın tam da işine geliyor. Bu gelişme aynı zamanda, piyasada sonuçları henüz öngörülemeyen yapısal bir dönüşümü de beraberinde getiriyor.”</p>

<h2><strong>Suudi Arabistan’a mesaj</strong></h2>

<p>Karar aynı zamanda Suudi Arabistan ile ilişkilerde de yeni bir gerilim başlığı oluşturuyor. Son yıllarda iki ülke arasında petrol üretim kotaları, pazar payı rekabeti ve OPEC+ politikalarının yönü konusunda belirgin görüş ayrılıkları ortaya çıktı. Riyad yönetimi fiyat istikrarını korumak adına üretim kısıtlarını savunurken, Abu Dabi daha yüksek üretim kapasitesini devreye almak ve pazar payını genişletmek istiyor. Bunun yanı sıra enerji dışı alanlarda da rekabet derinleşiyor; finans, lojistik ve bölgesel merkez olma hedefleri üzerinden yürüyen stratejik çekişme, iki ülke arasındaki uyumu zayıflatıyor. Rystad Energy jeopolitik analiz başkanı Jorge León, yayınladığı bilgi notunda “Suudi Arabistan artık fiyat istikrarı konusunda daha ağır bir yükü tek başına taşımak zorunda kalıyor ve piyasa elinde kalan az sayıdaki şok emiciden birini kaybediyor.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Öte yandan Birleşik Arap Emirlikleri’nin ABD desteği ile aldığı karara rağmen örgütün güçlü rolünü sürdürmesi bekleniyor. Financial Times konuya dair yayınladığı analizde şunları kaydetti:</p>

<p>“Petrolün küresel enerji bileşimindeki payı düşüp OPEC’in dünya üretimindeki payı gerilediğinden, örgütün etkisi de ne zamandır azalma eğiliminde. Bu azalma ABD’deki kaya petrolü devrimi ile Kanada, Brezilya ve Guyana gibi ülkelerde artan üretimden kaynaklanıyor. OPEC elbette gözden çıkarılmamalı. Kalan üyeleri, dünya çapında kanıtlanmış ham petrol rezervlerinin neredeyse yüzde 75’ine sahip olmaya devam ediyor . Üstelik OPEC üyesi olmayan çoğu ülkenin ulaşamayacağı petrol çıkarma maliyetleriyle. Bu da talebin düşmekte olduğu bir dünya için iyi bir başlangıç noktası.”</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Özel Haberler</category>
      <guid>https://www.cgtnturk.com/baenin-opec-hamlesi-trump-icin-yol-temizligi</guid>
      <pubDate>Tue, 05 May 2026 14:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cgtnturkcom.teimg.com/crop/1280x720/cgtnturk-com/uploads/2026/04/bae-abd-1.jpg" type="image/jpeg" length="88746"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[TBMM Dijital Mecralar Komisyonu Başkanından sosyal medya yasası açıklaması]]></title>
      <link>https://www.cgtnturk.com/tbmm-dijital-mecralar-komisyonu-baskanindan-sosyal-medya-yasasi-aciklamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cgtnturk.com/tbmm-dijital-mecralar-komisyonu-baskanindan-sosyal-medya-yasasi-aciklamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TBMM Dijital Mecralar Komisyonu Başkanı ve AK Parti Milletvekili Nazım Elmas, meclis genel kurulunda kabul edilen "çocuklar için sosyal medya düzenlemesine" (İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi Hakkında Kanun) getireceği yenilikleri ve yaş kısıtlamasının detaylarını CGTN Türk Radyo'da anlattı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>TBMM Dijital Mecralar Komisyonu Başkanı ve AK Parti Milletvekili Nazım Elmas, meclis genel kurulunda kabul edilen "çocuklar için sosyal medya düzenlemesine" (İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi Hakkında Kanun) getireceği yenilikleri ve yaş kısıtlamasının detaylarını paylaştı.</p>

<h2><strong>"3-4 aydır üzerinde çalışılan bir paketti"</strong></h2>

<p>CGTN Türk Genel Yayın Yönetmeni Ulaş Can'ın sorularını cevaplayan Elmas, özellikle Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'ta art arda yaşanan üzücü olayların ardından kamuoyunun gündemine oturan yasanın, bir gecede çıkmadığını 3-4 aydır bu konu üzerinde çalışıldığını ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>15 Yaş altına kısıtlama, oyun platformlarına derecelendirme</strong></h2>

<p>Elmas, çocukların ve gençlerin ruhsal ve fiziksel gelişimlerini korumak amacıyla platformlara önemli kurallar getirildiğini açıkladı. Yeni yasayla birlikte 15 yaş altındaki çocukların sosyal medya mecralarına girmeleri kısıtlanırken, 15-18 yaş aralığındaki çocuklar için ise oyun platformlarında özel bir derecelendirme sistemi uygulanacak.</p>

<h2><strong>Yaş Doğrulaması E-Devlet üzerinden</strong></h2>

<p>İnternette yaş denetiminin nasıl sağlanacağına yönelik soru işaretlerini gideren Nazım Elmas, Türkiye'nin dijital altyapısının dünyanın pek çok ülkesinden ileride olduğunu vurguladı. Yaş doğrulama sürecinin <strong>E-devlet sistemi</strong> kullanılarak test edilip uygulanabileceğini belirten Elmas, bu sistem sayesinde platformlara erişimin güvenli bir şekilde koordine edileceğinin altını çizdi.</p>

<h2><strong>"Sahte isimlere güvenip hakaret edenler kolayca bulunuyor"</strong></h2>

<p>Sosyal ağlardaki anonim hesaplar üzerinden yapılan hakaret ve zorbalıklara da değinen Elmas, kimsenin sahte isim veya unvan arkasına saklanarak güvende olduğunu düşünmemesi gerektiğini belirtti. Teknolojik altyapı sayesinde IP adresleri, giriş saatleri ve hesap bilgileri üzerinden suç işleyenlerin çok kısa sürede tespit edilebildiğini söyleyen Elmas, sosyal medyanın serbest ve denetimsiz bir alan olmadığını hatırlattı.</p>

<h2><strong>Sosyal medya platformlarına "etik kural" çağrısı</strong></h2>

<p>Sosyal medya ve yayın platformlarının yalnızca ticari gelirlerini artırmaya odaklanmaması gerektiğini ifade eden Nazım Elmas, platformların toplumsal hassasiyetleri gözeterek etik kurallara uygun hizmet sunmak zorunda olduğunu, aksi takdirde yaptırımların devreye gireceğini vurguladı. Yasanın bir yasaklama aracı değil, çocukları güvenli bilgiye ve yetenek gelişimine ulaştıran bir koruma kalkanı olduğunu belirtti</p>

<h3><strong>Röportajın tamamını dinlemek için:</strong></h3>

<p><iframe frameborder="0" height="102px" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" scrolling="no" src="https://creators.spotify.com/pod/profile/cgtnturk/embed/episodes/Ak-Parti-Mv--Nazm-Elmas-e3in7e8/a-acki1an" width="400px"></iframe></p></p>]]></content:encoded>
      <category>Özel Haberler</category>
      <guid>https://www.cgtnturk.com/tbmm-dijital-mecralar-komisyonu-baskanindan-sosyal-medya-yasasi-aciklamasi</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Apr 2026 20:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cgtnturkcom.teimg.com/crop/1280x720/cgtnturk-com/uploads/2026/04/adsiz-tasarim-1-55.png" type="image/jpeg" length="56974"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan'dan çarpıcı 1 Mayıs çıkışı: "Kimlikçi siyaset sınıf hareketine zarar veriyor"]]></title>
      <link>https://www.cgtnturk.com/tkp-genel-sekreteri-kemal-okuyandan-carpici-1-mayis-cikisi-kimlikci-siyaset-sinif-hareketine-zarar-veriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cgtnturk.com/tkp-genel-sekreteri-kemal-okuyandan-carpici-1-mayis-cikisi-kimlikci-siyaset-sinif-hareketine-zarar-veriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[1 Mayıs öncesi açıklamalarda bulunan TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan, CGTN Türk Radyo'da Akşam Raporu programının konuğuydu. Okuyan, sendikaların düzen partileriyle kurduğu "uzlaşma kültürü" nedeniyle 1 Mayıs'ın içinin boşaltıldığını belirterek, İstanbul'da Kadıköy yerine Kartal'da kendi mitinglerini düzenleyeceklerini açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Komünist Partisi (TKP) Genel Sekreteri <strong>Kemal Okuyan</strong>, CGTN Türk Radyo'da yayımlanan Akşam Raporu programınına katıldı.</p>

<p>CGTN Türk Genel Yayın Yönetmeni Ulaş Can'ın sorularına yanıt veren Okuyan, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü ve işçi sınıfı mücadelesine dair dikkat çekici değerlendirmelerde bulundu.</p>

<h3><strong>CGTN TÜRK Radyo'da yayınlanan röportajın tamamını dinlemek için:</strong></h3>

<p><iframe frameborder="0" height="200px" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" scrolling="no" src="https://creators.spotify.com/pod/profile/cgtnturk/embed/episodes/TKP-Genel-Sekreteri-Kemal-Okuyan-e3in6dh/a-acki01l" width="400px"></iframe></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p></p>

<h2><strong>"1 Mayıs içeriksizleşti, uzlaşma kültürü hakim oldu"</strong></h2>

<p>Kemal Okuyan, 1 Mayıs'ların <strong>içeriksizleşmesine</strong> yol açan sorunlar olduğunu belirtti. 1 Mayıs'ın sermaye ile emeğin karşıtlığından doğan bir mücadele günü olması gerektiğini hatırlatan Okuyan, bu günün içinin boşaltıldığını belirtti.</p>

<p>Özellikle yerel yönetimleri eleştiren Okuyan, işçilerin en ufak bir hak talebinde onları halka şikayet eden belediye başkanlarının, 1 Mayıs'ta kurulan sahnelerde işçileri selamlamasını bu <strong>içeriksizleşmenin en somut örneği</strong> olarak gösterdi. TKP'nin hiçbir partinin amblemi veya otobüsü gölgesinde 1 Mayıs'ı içine sindiremeyeceğini belirten Okuyan, İstanbul (Kartal), Ankara, İzmir ve Adana'da partiye yakışır, disiplinli ve coşkulu mitingler düzenleyeceklerini açıkladı.</p>

<h2><strong>"Kimlikçi siyaset sınıf hareketine zarar veriyor"</strong></h2>

<p>Miting alanlarında işçi gündeminden kopuk mesajların verilmesini de eleştiren Okuyan, Kürt emekçileri kapsamak için <strong>kimlikçi bir söylem</strong> geliştirmeye gerek olmadığını ifade etti. İnsanların etnik kökenlerinden bağımsız olarak ağır bir sömürü ve yoksulluk koşullarında yaşadığını, sınıf kültürünün insanları birleştireceğini söyleyen Okuyan, ancak kimlikçi siyasetin 1 Mayıs kürsülerinde ağırlık kazanmasının işçi hareketine zarar verip, işçilerin alanı erken terk etmesine yol açtığını dile getirdi.</p>

<h2><strong>"NATO, özelleştirmeler ve laiklik doğrudan işçi sınıfının meselesidir"</strong></h2>

<p>İşçi sınıfı hareketinin yalnızca asgari ücret veya grev yasakları gibi başlıklarla sınırlandırılamayacağını vurgulayan Okuyan, siyasal meselelerin önemine dikkat çekti. NATO'yu uluslararası ölçekte işçi sınıfına karşı kurulmuş bir örgüt olarak tanımlayan Okuyan, <strong>laikliğin ayaklar altına alınması ve emperyalizm</strong> gibi konuların sınıf çelişkilerinden bağımsız düşünülemeyeceğini belirtti. İşçi sınıfının siyasal ağırlığını koyması gerektiğini ifade eden TKP Genel Sekreteri, bu yılki 1 Mayıs'ta temalarının <strong>"Sosyalizm ve Cumhuriyet İçin"</strong> olduğunu açıkladı. TÜSİAD güzellemeleriyle veya düzen partilerinin kuyruğuna takılarak işçi hareketinin ayağa kalkamayacağının altını çizdi.</p>

<h2><strong>"Küba için güneş topluyoruz"</strong></h2>

<p>Röportajın son bölümünde Küba'nın içerisinde bulunduğu zorlu koşullara da değinen Okuyan, Küba'nın ağır bir ABD ablukası ve askeri işgal tehdidi altında 1 Mayıs'ı karşıladığını belirtti. Trump'ın aldığı kararlarla petrol akışının kesilmesi sonucu adanın enerji krizine sokulmaya çalışıldığını söyleyen Okuyan, Küba'nın direnişle yeni teknolojiler ve <strong>güneş enerjisi</strong> projeleri geliştirdiğini aktardı.</p>

<p>Okuyan, Jose Marti Küba Dostluk Derneği tarafından Küba'daki hastanelerin ve sağlık merkezlerinin enerji ihtiyacını karşılamak amacıyla başlatılan <strong>"</strong>Küba için güneş topluyoruz<strong>"</strong> dayanışma kampanyasına tüm emekçileri destek vermeye davet etti.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Özel Haberler</category>
      <guid>https://www.cgtnturk.com/tkp-genel-sekreteri-kemal-okuyandan-carpici-1-mayis-cikisi-kimlikci-siyaset-sinif-hareketine-zarar-veriyor</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Apr 2026 19:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cgtnturkcom.teimg.com/crop/1280x720/cgtnturk-com/uploads/2026/04/adsiz-tasarim-94.png" type="image/jpeg" length="68774"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ukrayna’dan Hürmüz’e ABD’nin enerji planı]]></title>
      <link>https://www.cgtnturk.com/ukraynadan-hurmuze-abdnin-enerji-plani</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cgtnturk.com/ukraynadan-hurmuze-abdnin-enerji-plani" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Washington, "enerji dominansı" stratejisiyle fosil yakıt üretimini zirveye taşıyarak küresel enerji rotalarını kalıcı bir statüko değişimiyle kendi lehine yeniden yapılandırıyor. Ukrayna krizini Avrupa'yı Amerikan enerjisine mahkum etmek için bir fırsata dönüştüren Trump yönetimi, benzer bir senaryoyu Hürmüz Boğazı'ndaki gerilim üzerinden Asya pazarı için de devreye sokuyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Gökhun Göçmen</strong></p>

<p>Amerika Birleşik Devletleri (ABD) yeni dönemde küresel petrol ve sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) tedarik rotasını değiştirerek tek enerji kaynağı olmayı hedefliyor. Beyaz Saray’a çıktığı gün ülkeyi enerjide “dominant aktör” haline getirme sözü veren ABD Başkanı Donald Trump, “drill baby, drill” (kaz bebeğim kaz) sloganı ile Biden dönemin yeşil dönüşümünü sona erdirdi ve fosil yakıtlara yöneldi.</p>

<p>ABD petrolde 2000’li yılların ortalarında petrolde yüzde 60 ithalata bağımlıyken 2019’a gelindiğinde tablo değişti. Hidrolik kırma ve yatay sondaj yöntemleri ile yerin derinliklerindeki gözeneksiz tortul katmanları içindeki şey petrol ABD’nin bağımlılığını üçte bir azaltırken ülke net petrol ihracatçısı haline geldi. Bu potansiyeli daha da ileri taşımak isteyen Trump yönetimi bir yandan ihracat yasaklarını kaldırırken, ülkenin dört bir yanında depolama tesisleri için düğmeye basıldı.</p>

<p>Washington yönetimi ülkenin petrol üretimini önümüzdeki 12 ay içinde günlük 340 bin varil dolayında arttırabilecek potansiyeline sahipken, önümüzdeki 5 yıl içinde LNG ihracatını ise ikiye katlamayı hedefliyor.</p>

<h2><strong>Avrupa cepte: ‘Kriz sizin dolar bizim’ dönemi</strong></h2>

<p>Enerji üretimini artıran ABD, müşterilerin talebini ise yarattığı krizlerle katlıyor. Eski ABD Başkanı Joe Biden’ın elleriyle yarattığı Ukrayna krizine ağır eleştireler yönelten Donald Trump’ın her şeye rağmen Avrupalı ortaklarından Rus petrolüne dönük yaptırımlara uymasını istemesinin nedeni de tam olarak burada yatıyor.</p>

<p>Ukrayna krizini Avrupa’nın kucağına bırakan Donald Trump’ın hedefi silah satışı askeri-endüstriyel kompleksi beslerken, LNG ve petrol ihracatı ile enerji şirketlerini palazlandırmak. Nitekim bundan 10 yıl önce Avrupa’ya neredeyse hiç petrol ve gaz ihraç etmeyen ABD bugün Avrupa petrolünün yüzde 15’ini LNG’nin ise yarısından fazlasını karşılıyor. Avrupalı devletler Trump ile imzaladıkları ticaret anlaşması uyarınca 2028-2029 döneminde 750 milyar dolarlık Amerikan enerjisi satın almak sözü verdi.</p>

<h2><strong>Hürmüz: Trump’ın ablukada ısrar nedeni</strong></h2>

<p>Ukrayna krizi ve ticaret anlaşmaları ile enerjide ABD’ye bağımlılığı giderek artan Avrupa’nın Hürmüz boğazına uygulanan abluka sonrasında sadık bir müşteriye dönme potansiyeli giderek artıyor. Nisan ayı içerisinde ocağa oranla Avrupa’ya 2 kat daha fazla jet yakıt satan ABD’nin bir diğer hedefi de benzer bir senaryoyu da Asya için devreye sokmaya hazırlanıyor.</p>

<p>Hürmüz’e uygulanan abluka sonrası ABD’nin ham petrol ihracatı rekor seviyeye ulaşarak 5,2 milyon varile çıktı. Bir önceki haftaya göre ABD’nin ihracatı 1 milyon varilden fazla artarken, araştırma grubu Kpler’e göre bu ayın başlarında 65’ten fazla boş süper tanker gemisi ham petrol yüklemek üzere ABD’ye doğru yola çıktı. Bu sayı 28 Şubat’ta savaşın başlamasından önceki ortalamanın 3 katı ve tankerler esas olarak Asya rotasını takip ediyor.</p>

<p>Ham petrolün varil fiyatı 100 dolara yakın seyretmesi durumunda ABD petrol şirketlerinin bu yıl 63 milyar dolar ek kazanç elde edileceği düşünülüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Trumpi Körfez’in minderini altından çekiyor</strong></h2>

<p>Hürmüz ablukasını bilinçli olarak uzatan Trump, boğaz açılsa bile gelecekteki risk olasılığı ortadan kaldırmayarak enerjide yarattığı bağımlılığı yeni bir statüko haline getirmek niyetinde. Trump’a göre İran savaşı bitince benzin fiyatları içeride düşebilir ama enerjideki rota değişimi kalıcı olabilir. Böylesine bir hamle 2022 sonrasında Avrupa’nın Rusya’dan uzaklaşması gibi Asyalı müttefikleri de Körfez’den uzaklaştırması ise muhtemel. Oysa savaştan önce Asya LNG’sinin dörtte birinden fazlasını ve petrolünün yüzde 40’ını Körfez’den temin ediyordu.</p>

<p>Müttefik olarak tanımladığı Körfez ülkelerinin en önemli kartını elinden almak isteyen Trump’ın Asya’ya yeni sevkiyatlar için 44 milyar değerindeki Alaska LNG depolama tesisi de bu plan içerisinde değerlendirebilir.</p>

<p></p>

<p></p></p>]]></content:encoded>
      <category>Özel Haberler</category>
      <guid>https://www.cgtnturk.com/ukraynadan-hurmuze-abdnin-enerji-plani</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Apr 2026 16:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cgtnturkcom.teimg.com/crop/1280x720/cgtnturk-com/uploads/2026/04/hurmuze-abd-kilidi-dunya-nefesini-tuttu-abluka-basladi-87za.webp" type="image/jpeg" length="41241"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İstanbul’da “Uluslararası Çince Günü” etkinliği düzenlendi]]></title>
      <link>https://www.cgtnturk.com/istanbulda-uluslararasi-cince-gunu-etkinligi-duzenlendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cgtnturk.com/istanbulda-uluslararasi-cince-gunu-etkinligi-duzenlendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Okan Üniversitesi’nde “Uluslararası Çince Günü” kapsamında etkinlik düzenlendi. Program, uygulamalı atölyeler ve interaktif içeriklerle yüzlerce öğrenci ile Çince öğrenen katılımcıyı aynı çatı altında buluşturdu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<section dir="auto">
<p><strong>İstanbul Okan Üniversitesi’nde</strong> 20 Nisan 2026’da <strong>“Uluslararası Çince Günü”</strong> kapsamında bir kültürel etkinlik gerçekleştirildi. Yüzlerce öğrenci ve Çince öğrenen katılımcının yer aldığı program, <strong>Okan Üniversitesi Konfüçyüs Enstitüsü</strong> tarafından, Çin ile Türkiye arasındaki diplomatik ilişkilerin 55. yılı çerçevesinde düzenlendi.</p>

<p><img alt="" class="detail-photo img-fluid" height="533" src="https://cgtnturkcom.teimg.com/cgtnturk-com/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-23-at-110053.jpeg" width="800" /></p>

<p>Etkinlikte Çince karakterlerin yazımı, oracle kemik yazısı eşleştirme, hat sanatı uygulamaları ve öğrencilere Çince isim verilmesi gibi interaktif bölümler yer aldı. Katılımcılar, uygulamalı çalışmalar sayesinde Çince karakterlerin yapısı ve kültürel arka planına ilişkin bilgi edindi. Ayrıca dijital öğretim araçlarıyla karakterlerin yazım sırası ekran üzerinden adım adım gösterildi, katılımcılara anlık geri bildirim sunuldu.</p>

<p><img alt="" class="detail-photo img-fluid" height="539" src="https://cgtnturkcom.teimg.com/cgtnturk-com/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-23-at-110101.jpeg" width="800" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çinli ve Türk öğrenciler etkinlikte birlikte görev alarak Çince, Türkçe ve İngilizce açıklamalar yaptı. Bazı öğrenciler, uygulamalı etkinliklerin dil öğrenme sürecine katkı sağladığını ve motivasyonu artırdığını dile getirdi.</p>

<p><img alt="" class="detail-photo img-fluid" height="533" src="https://cgtnturkcom.teimg.com/cgtnturk-com/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-23-at-110111.jpeg" width="800" /></p>

<p>Program kapsamında fotoğraf çekimi ve sosyal medya paylaşımları da gerçekleştirildi. Etkinlik alanındaki tüm istasyonları tamamlayan öğrencilere hatıra ürünleri verildi.</p>

<p>Okan Üniversitesi Konfüçyüs Enstitüsü yetkilileri, bu tür etkinliklerle yerel halkın Çince dili ve Çin kültürüyle tanışmasının hedeflendiğini belirtti.</p>
</section></p>]]></content:encoded>
      <category>Özel Haberler</category>
      <guid>https://www.cgtnturk.com/istanbulda-uluslararasi-cince-gunu-etkinligi-duzenlendi</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Apr 2026 11:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cgtnturkcom.teimg.com/crop/1280x720/cgtnturk-com/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-23-at-110118.jpeg" type="image/jpeg" length="61645"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yerebatan Sarnıcı’nda Çin ezgileri yankı buldu!]]></title>
      <link>https://www.cgtnturk.com/yerebatan-sarnicinda-cin-ezgileri-yanki-buldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cgtnturk.com/yerebatan-sarnicinda-cin-ezgileri-yanki-buldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çin ile Türkiye arasındaki diplomatik ilişkilerin 55. yıl dönümü kapsamında, Nanjing Üniversitesi Ulusal Orkestrası “Batı ve Doğu Bir Yolda, Geçmişten Günümüze Seçkin Besteler” başlıklı turnesiyle Türkiye’de konserler vermeye başladı. Turnenin İstanbul ayağında ilk olarak İstanbul Okan Üniversitesi’nde sahne alan orkestra, ardından kentin önde gelen tarihi mekânlarından Yerebatan Sarnıcı’nda dinleyicilerle buluştu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<section dir="auto">
<p>Çin ile Türkiye arasındaki diplomatik ilişkilerin 55. yıl dönümü dolayısıyla, Nanjing Üniversitesi Ulusal Orkestrası “Batı ve Doğu Bir Yolda, Geçmişten Günümüze Seçkin Eserler” temalı turnesi kapsamında Türkiye’de sahne almaya başladı. İstanbul programı çerçevesinde ilk konserini İstanbul Okan Üniversitesi’nde gerçekleştiren orkestra, ardından İstanbul’un simgesel tarihi mekânlarından Yerebatan Sarnıcı’nda sanatseverlerle bir araya geldi.</p>

<p><img alt="" class="detail-photo img-fluid" height="459" src="https://cgtnturkcom.teimg.com/cgtnturk-com/uploads/2026/04/gorsel-2026-04-23-004455459.png" width="800" /></p>

<p>Orkestra; sırasıyla <strong>Midu Dağ Şarkıları, Karlı Dağlarda Bahar Şafağı, Çobanların Bahar Şarkısı, Nikriz Longa, Güzel Jiangnan (Jiangnan Hao), At Yarışı (Sai Ma) </strong>olmak üzere 6 farklı<strong> </strong>eseri <strong>icra etti. </strong></p>

<p><img alt="" class="detail-photo img-fluid" height="418" src="https://cgtnturkcom.teimg.com/cgtnturk-com/uploads/2026/04/gorsel-2026-04-23-004857828.png" width="800" /></p>

<h2><strong>Yerebatan Sarnıcı’nda 400 yıllık kültürel etkileşim</strong></h2>

<p>Orkestra, turne kapsamında İstanbul’un en önemli tarihi yapılarından biri olan Yerebatan Sarnıcı'nda büyüleyici bir konser düzenledi. Konser programında hem Çin’in kadim halk müziği örnekleri hem de Türk müziğinin seçkin eserleri yer aldı. Özellikle Çin’in Yunnan bölgesine ait olan ve dünya genelinde dijital platformlarda viral olan <strong>"Midu Dağ Şarkısı" (Midu Shange)</strong> dinleyicilerden büyük ilgi gördü.</p>

<p><img alt="" class="detail-photo img-fluid" height="403" src="https://cgtnturkcom.teimg.com/cgtnturk-com/uploads/2026/04/gorsel-2026-04-23-004559291.png" width="800" /></p>

<p>Bu eser, 400 yıllık bir geçmişe sahip olup UNESCO somut olmayan kültürel miras listesinde yer alıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Bir Türk klasiği Çin ezgileriyle taçlandı</strong></h2>

<p>Konserin en dikkat çekici anlarından biri, Çinli sanatçıların Türk klasiği olan <strong>"Nikriz Longa"</strong> eserini icra etmesi oldu. <strong>Tanburi Cemil Bey</strong>'in dehasını yansıtan bu hareketli saz eseri, Çinli müzisyenlerin teknik ustalığıyla birleşerek iki kültürün birbirine ne kadar yakın olduğunu bir kez daha kanıtladı. Nikriz makamının coşkulu yapısı, Çin enstrümanlarının tınısıyla birleşerek dinleyicilere eşsiz bir deneyim sundu</p>

<p></p>
</section></p>]]></content:encoded>
      <category>Özel Haberler</category>
      <guid>https://www.cgtnturk.com/yerebatan-sarnicinda-cin-ezgileri-yanki-buldu</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Apr 2026 09:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cgtnturkcom.teimg.com/crop/1280x720/cgtnturk-com/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-23-at-005006.jpeg" type="image/jpeg" length="30323"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Nanjing Üniversitesi Ulusal Orkestrası, Okan Üniversitesi’nde sahne aldı]]></title>
      <link>https://www.cgtnturk.com/nanjing-universitesi-ulusal-orkestrasi-okan-universitesinde-sahne-aldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cgtnturk.com/nanjing-universitesi-ulusal-orkestrasi-okan-universitesinde-sahne-aldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Nanjing Üniversitesi Ulusal Orkestrası Türkiye turnesinin İstanbul ayağı kapsamında Boğaziçi Konfüçyüs Enstitüsü iş birliğiyle Okan Üniversitesi'nde sahne aldı.  Çin İstanbul Başkonsolosu Wei Xiaodong yaptığı konuşmada, müziğin farklı kültürleri aşan ortak bir dil olduğunu ve bu tür etkinliklerin halklar arasındaki karşılıklı anlayışı sürekli kıldığını vurguladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<section dir="auto">
<p>Nanjing Üniversitesi Ulusal Orkestrası, Türkiye turnesinin İstanbul ayağında, Boğaziçi Konfüçyüs Enstitüsü iş birliğiyle Okan Üniversitesi’nde sahne aldı.</p>

<p>Gecenin açılış konuşmasını yapan Çin İstanbul Başkonsolosu Wei Xiaodong, "Batı ve Doğu Bir Yolda, Geçmiş ve Günümüzden Muhteşem Besteler" başlıklı Türkiye turnesinin İstanbul ayağında konukları selamlayarak, 55 yıllık süreçte iki ülke ilişkilerinin sağlıklı ve istikrarlı bir şekilde geliştiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Çin İstanbul Başkonsolosu Wei Xiaodong" class="detail-photo img-fluid" height="864" src="https://cgtnturkcom.teimg.com/cgtnturk-com/uploads/2026/04/chatgpt-image-22-nis-2026-12-42-25.png" width="800" /></p>

<h2><strong>"İş birliğimiz her geçen gün güçleniyor"</strong></h2>

<p>Wei Xiadong, farklı tarih, kültür ve sistemlere sahip ülkelerin karşılıklı saygı temelinde iş birliği yapabileceğini gösteren bu dostluğun, Cumhurbaşkanı Xi Jinping ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın stratejik liderliğinde ekonomi, ticaret, turizm ve eğitim gibi alanlarda her geçen gün güçlendiğini belirtti.</p>

<p>Başkonsolos Wei Xiaodong, konuşmasının devamında İstanbul’un iki ülke arasındaki somut iş birliği ve kültürel etkileşimdeki eşsiz coğrafi konumuna vurgu yaptı.</p>

<p>Üniversitelerin genç nesiller arasındaki bağları güçlendirmedeki rolüne değinen Xiaodong, bugün Çin’de 11 üniversitede Türk dili bölümü bulunduğunu, Türkiye’de ise 4 Konfüçyüs Enstitüsü’nün başarıyla faaliyet gösterdiğini hatırlattı.</p>

<h2><strong>"Çince binlerce yıllık bir medeniyeti geçmişten bugüne bağlayan bir kültür köprüsü"</strong></h2>

<p>Çin Film Haftası ve Başkonsolosluk Bursu gibi projelerle halklar arasındaki karşılıklı anlayışın pekiştiğini belirten Başkonsolos, Birleşmiş Milletler 17. Uluslararası Çince Günü’nün önemine de dikkat çekti. Çincenin binlerce yıllık bir medeniyeti geçmişten bugüne bağlayan bir kültür köprüsü, müziğin ise kültürleri aşan evrensel bir dil olduğunu ifade ederek, Çin halk müziğinin İpek Yolu üzerindeki ortak hafızaya seslendiğini dile getirdi.</p>

<p><img alt="" class="detail-photo img-fluid" height="570" src="https://cgtnturkcom.teimg.com/cgtnturk-com/uploads/2026/04/chatgpt-image-22-nis-2026-12-46-06.png" width="800" /></p>

<h2><strong>"Doğudan gelen ezgiler, Çin ile Türkiye arasındaki kalıcı dostluğun simgesi"</strong></h2>

<p>Başkonsolos, bu turnenin gerçekleşmesinde emeği geçen İstanbul Okan Üniversitesi ve Konfüçyüs Enstitüsü’ne teşekkür ederek, Doğu’dan gelen bu ezgilerin Çin ile Türkiye arasındaki dostluğun kalıcı bir simgesi ve halklar arasında bir gönül köprüsü olması temennisiyle sözlerini noktaladı.</p>

<p><img alt="" class="detail-photo img-fluid" height="600" src="https://cgtnturkcom.teimg.com/cgtnturk-com/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-22-at-123832.jpeg" width="800" /></p>

<h2><strong>At Yarışı: İlerleme ve refah dolu bir yıl dileği</strong></h2>

<p>Başkonsolos Wei Xiadong'un konuşmasının ardından sahne alan Nanjing Üniversitesi Ulusal Orkestrası, farklı disiplinlerden gelen yetenekli öğrencileriyle müzikal yolculuğuna "At Yarışı" adlı eserle başladı. Kuzey Çin’in uçsuz bucaksız bozkırlarında dörtnala koşan binlerce atın coşkusunu ve dinamizmini geleneksel enstrümanlarla tasvir eden bu parça, izleyicilere ilerleme ve refah dolu bir yıl temennisiyle sunuldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="" class="detail-photo img-fluid" height="600" src="https://cgtnturkcom.teimg.com/cgtnturk-com/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-22-at-123804.jpeg" width="800" /></p>

<h2><strong>Geleneksel bambu flütün ezgileriyle "Tahıl Taşıyan Atı Teşvik Etmek"</strong></h2>

<p>Programın ilerleyen bölümlerinde, geleneksel bambu flütünün başrolde olduğu "Tahıl Taşıyan Atı Teşvik Etmek" eseri sahnelendi. Bu parça, bambu flütün coşkulu ritimleriyle hasat sevincini ve geleceğe dair umut dolu beklentileri canlı bir şekilde izleyicilere yansıttı.</p>

<p><img alt="" class="detail-photo img-fluid" height="600" src="https://cgtnturkcom.teimg.com/cgtnturk-com/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-22-at-123816.jpeg" width="800" /></p>

<h2><strong>Çin Klasik Edebiyatı'nın nadide eseri sahnedeydi: Kızıl Köşkün Rüyası</strong></h2>

<p>Gecenin en dikkat çekici performanslarından biri, Çin klasik edebiyatının zirvesi kabul edilen "Kızıl Köşkün Rüyası" eserinin tema müziği oldu. 1980’li yıllarda televizyona uyarlanan dizisiyle bir sanat klasiği haline gelen bu eserin ezgileri, dinleyicilere duygusal ve derin bir kültürel deneyim sundu.</p>

<p><img alt="" class="detail-photo img-fluid" height="600" src="https://cgtnturkcom.teimg.com/cgtnturk-com/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-22-at-123538.jpeg" width="800" /></p>

<p>Program akışında ayrıca "Güzel Jiangnan", "Yasemin Kokusu", "Erquan Pınarında Ayın Yansıması", "Issız Dağda Kuş Sesleri" ve "Yao Halkının Dansı" gibi köklü geçmişe sahip birçok eser yer aldı.</p>
</section></p>]]></content:encoded>
      <category>Özel Haberler</category>
      <guid>https://www.cgtnturk.com/nanjing-universitesi-ulusal-orkestrasi-okan-universitesinde-sahne-aldi</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Apr 2026 11:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cgtnturkcom.teimg.com/crop/1280x720/cgtnturk-com/uploads/2026/04/chatgpt-image-22-nis-2026-12-39-27.png" type="image/jpeg" length="35024"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Foreing Affairs dergisi: Avrupa’nın Çin’e ihtiyacı var]]></title>
      <link>https://www.cgtnturk.com/foreing-affairs-dergisi-avrupanin-cine-ihtiyaci-var</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cgtnturk.com/foreing-affairs-dergisi-avrupanin-cine-ihtiyaci-var" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump’ın ikinci dönemiyle derinleşen transatlantik gerilim, Avrupa’nın güvenlikten ekonomiye kadar tüm stratejik hatlarını yeniden tartışmaya açıyor. Foreign Affairs’te yayımlanan ve Da Wei imzalı analiz, Washington’un baskısının Pekin’le yaşanan gerilimden daha yapısal bir kırılma yarattığını ortaya koyuyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>CGTN Dış Haberler Servisi </strong></p>

<p>Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Donald Trump’ın Beyaz Saray’daki ikinci dönemi Avrupa açısından zorluklar üretmeye devam ediyor. Ticaret savaşları, adaletsiz anlaşmalar ile başlayan süreç Grönland’ın ilhak planı ile zirveye çıkarken, ABD’nin İran seferine Avrupa’nın temkinli yaklaşması yeni bir krizin habercisi olarak kabul edilebilir. Ekonomi ve askeri işbirliğinin geleceğine dönük olumsuz atmosferin geçici olmadığı, aksine ideolojik yaklaşımlarla desteklendiği ABD Başkanı Yardımcısı J.D. Vance’in açıklamaları ile ortaya çıktı. ABD milliyetçiliğe, tek taraflılığa, liberalizme ve geleneksel Hristiyanlık değerlerine yönelirken, Avrupa’nın büyük bölümü açık kapı politikası ve çok taraflılıkta ısrar ediyor.</p>

<p>Transatlantik çelişkinin hızla büyüdüğü süreçte Avrupa’nın Çin ile ilişkileri ise tartışılmaya devam ediyor. ABD’nin en önemli dış politika dergilerinden biri olarak kabul edilen Foreign Affiairs’te yayınlanan “Avrupa’nın hala Çin’e ihtiyacı var” başlıklı makalede Pekin yönetimi ile kurulacak hattın faydalarına dikkat çekildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Benzerlikler ve ayrımlar</strong></h2>

<p>Çin’in Birleşmiş Milletler gibi çok taraflılığı temsil eden kurumlara sahip çıktığı, Dünya Ticaret Örgütü’nün rolünde ısrar ettiği, iklim krizi konularını ciddiye alarak politikalar ürettiğini anımsatan makalede “İran ve Gazze savaşları gibi bölgesel sıcak başlıklarda da Çin ile Avrupa arasındaki mesafe tarafların ABD ile arasındaki mesafeden daha küçük” denildi.</p>

<p>Avrupa’nın ABD ile tarihsel ve sosyolojik yanlarına paralel olarak Ukrayna ve ekonomik rekabet konularında Çin ile rekabet içinde olmasının da sürecin farklı bir boyutu olduğunu öne süren makalede bir grup Çinli analistin Avrupa’yı “küresel ilişkileri sıfırlayacak bir umut kaynağı değil, zayıf ve iki yüzlü” gördüğü öne sürüldü.</p>

<h2><strong>Avrupa ve ABD hattındaki çelişki “ruha” ilişkin</strong></h2>

<p>Tshinghua Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Güvenlik ve Strateji Merkezi Direktörü Da Wei tarafından kaleme alınan makalede Avrupa’ya gerçek bir kutup işlevi görme çağırısında bulundu. Avrupa’nın gerçekten bağımsız bir ruha ihtiyaç duyduğunu aktaran makalede “Çin değişen küresel düzende Avrupa’yı büyük bir kutup olarak görüyor ve ABD’nin baskısını dengelemek için Avrupa’nın bu rolü yerine getirmesini bekliyor. Buna karşın gerçek bir kutup gibi işleyebilmesi için Avrupa’nın yalnızca daha fazla savunma harcaması yapmak gibi fiziksel kaslara ihtiyacı yok. Daha bağımsız bir ruha ihtiyacı var.” İfadeleri kullandı.</p>

<p>Çin ve Avrupa arasındaki çelişkilerin her şeye rağmen Avrupa ve ABD arasındakilere oranla tolere edilebilir olduğunu savunan makalede şunlar şu değerlendirmelere yer verildi:</p>

<p>“Çin ve Avrupa arasındaki çelişkiler belirli başlıklardaki anlaşmazlıklara dayanırken, ABD ile Avrupa arasındaki bölünme Avrupa kimliğinin özüne yansıyor. Alışılmış görüş Çin-Avrupa ilişkilerinin ABD-Avrupa çelişkisinden çok daha büyük olduğu yönündedir. Oysa ABD Başkan Yardımcısı J.D. Vance ile Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun Avrupalılara sunduğu dünya görüşü ışığında bunun artık açıkça doğru olmadığı görülüyor. Çin-Avrupa gerilimi esas olarak maddi çıkarlara ilişkindir. ABD ile Avrupa arasındaki gerilim ise ruha dairdir.”</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Özel Haberler</category>
      <guid>https://www.cgtnturk.com/foreing-affairs-dergisi-avrupanin-cine-ihtiyaci-var</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Apr 2026 16:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cgtnturkcom.teimg.com/crop/1280x720/cgtnturk-com/uploads/2025/04/cin-avrupa.jpeg" type="image/jpeg" length="35832"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kahramanmaraş saldırısı sonrası psikiyatri uzmanından uyarı: “Şiddet tek bir nedene indirgenemez”]]></title>
      <link>https://www.cgtnturk.com/kahramanmaras-saldirisi-sonrasi-psikiyatri-uzmanindan-uyari-siddet-tek-bir-nedene-indirgenemez</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cgtnturk.com/kahramanmaras-saldirisi-sonrasi-psikiyatri-uzmanindan-uyari-siddet-tek-bir-nedene-indirgenemez" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Burak Doğangün, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'ta gerçekleşen okul saldırıları sonrası; CGTN Türk'e özel açıklamalarda bulundu. Doğangün, bu tür olayların ardında genellikle sadece dijital oyunlar veya aile eğitimi gibi tek bir odak noktasının olmadığını, şiddetin aslında çoklu faktörlerin bir bileşimi olduğunu vurguladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kahramanmaraş’ta 15 Nisan’da meydana gelen ve 10 kişinin hayatını kaybettiği trajik saldırının ardından toplumda oluşan <strong>şok ve endişe hali</strong> sürerken, olayın etkileri geniş çapta hissedildi.</p>

<section dir="auto">
<p><strong>Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Burak Doğangün</strong>, son gelişmeleri<strong> CGTN Türk’te gazeteci Özgür Özbakır’ın</strong> programında değerlendirdi.</p>

<h2><strong>"Şiddet tek bir nedene indirgenemez"</strong></h2>

<p>Toplumda bu tür olayların ardından genellikle sadece dijital oyunlar veya aile eğitimi gibi tek bir odak noktasının suçlandığını belirten Prof. Dr. Burak Doğangün, şiddetin aslında <strong>çoklu faktörlerin bir bileşimi</strong> olduğunu vurguladı. Doğangün’e göre, bir çocuğun suça karışması; biyolojik yatkınlık, genetik özellikler, aile içi olumsuz rol modeller ve travmatik yaşam koşulları gibi pek çok etkenin birleşerek bardağı taşırmasıyla gerçekleşmektedir. Özellikle suçun normalize edildiği ortamlarda büyüyen çocukların, sorunları şiddetle çözmeyi bir "güç gösterisi" olarak algılayabildiklerine dikkat çekti.</p>

<h2><strong>Akran zorbalığının karanlık yüzü</strong></h2>

<p>Günümüzde çocukların kontrolsüz ekran kullanımı ve özellikle <strong>FPS (birinci şahıs vuruş) oyunlarına</strong> maruz kalması, muhakeme yeteneklerini ve dikkat fonksiyonlarını olumsuz etkileyerek dürtüselliği artırabilmekte. Bununla birlikte, modern toplumda "vicdani yapının erimesi" ile karakterize edilen <strong>akran zorbalığı</strong>, sıradan arkadaş çatışmalarından ayrılıyor. Arkadaş çatışmalarında vicdan bir fren mekanizmasıyken, akran zorbalığında mağdurun acı çekmesi faili daha da kışkırtabiliyor ve bu durum psikopatik eğilimlerin önünü açabiliyor.</p>

<h2><strong>Yargısız infaz tehlikesi</strong></h2>

<p>Olayların hemen ardından kısıtlı bilgilerle yapılan kesin yargıların tehlikelerine değinen Doğangün, <strong>"masumiyet karinesinin"</strong> önemini hatırlattı. Toplumun ve medyanın hızlıca mahkeme kurup çocukları etiketlemesi (stigmatizasyon), hem bu çocukların adalete olan güvenini sarsmakta hem de ileride oluşabilecek benzer risklerin önlenmesini zorlaştırmaktadır.</p>

<h2><strong>Travmatik toplumsal olaylar çocuklara nasıl anlatılmalı?</strong></h2>

<p>Yaşanan bu acı olayların ardından ailelerin çocuklarıyla kuracağı iletişim, iyileşme sürecinin en temel taşını oluşturmaktadır. Uzmanlar, yaşananları tamamen yok saymak ya da çocuğu üzerinde baskı kurarak hiçbir şey olmamış gibi davranmak yerine, öncelikle <strong>güven ilişkisinin</strong> yeniden tesis edilmesi gerekiyor. Bu travmatik süreçte çocuklara sadece hazır cevaplar vermek yerine, onların iç dünyalarında biriken soruları sormasına ve duygularını ifade etmesine mutlaka fırsat tanınmalı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ebeveynler, çocuklarına açıklama yapmadan önce onların ne hissettiğini ve ne düşündüğünü sabırla dinlemeli, zihinlerindeki yanlış bilgileri düzeltmek için yaşına uygun, dürüst ve sade bir dil kullanmalı. "Evet, hepimiz üzüldük ama yetkililer önlem alıyor ve hayat devam ediyor" şeklindeki dengeli bir yaklaşım, çocuğun kaygısını dindirmeye yardımcı olur. Unutulmamalıdır ki çocuklar sadece söylenen kelimelere değil, ebeveynlerinin gözlerindeki ifadeye ve tepkilerine de bakarlar. Bu nedenle, anne ve babaların soğuk kanlı kalabilmesi ve kendi kaygılarını yönetebilmesi, çocuğun kendini güvende hissetmesi için en kritik dayanaktır.</p>
</section></p>]]></content:encoded>
      <category>Özel Haberler</category>
      <guid>https://www.cgtnturk.com/kahramanmaras-saldirisi-sonrasi-psikiyatri-uzmanindan-uyari-siddet-tek-bir-nedene-indirgenemez</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Apr 2026 13:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cgtnturkcom.teimg.com/crop/1280x720/cgtnturk-com/uploads/2026/04/adsiz-tasarim-2-32.png" type="image/jpeg" length="99157"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye-Çin Akademik İşbirliği Toplantısı İstanbul’da yapıldı]]></title>
      <link>https://www.cgtnturk.com/turkiye-cin-akademik-isbirligi-toreni-istanbulda-yapildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cgtnturk.com/turkiye-cin-akademik-isbirligi-toreni-istanbulda-yapildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye-Çin Akademik İş Birliği Kitap Tanıtım Toplantısı İstanbul’da gerçekleştirildi. Yayıncılık ve akademik iş birliğinin ele alındığı etkinliğe, Çin Komünist Partisi Merkez Komitesi Dış İlişkiler Bakan Yardımcısı Jin Xin ile Çin’in İstanbul Başkonsolosu Wei Xiaodong, katıldı. Jin Xin, CGTN Türk’e yaptığı değerlendirmede, Kuşak ve Yol Girişimi ile Orta Koridor’un uyumunun önemli sonuçlar doğurduğunu belirterek, Türkiye ve Çin’in “medeniyet komşuları” olduğunu vurguladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Türkiye-Çin Akademik İş Birliği Kitap Tanıtım Toplantısı</strong>, İstanbul’da bir otelde gerçekleştirildi. Harici ve Minerva Akademik Yayınevi’nin ev sahipliğinde düzenlenen etkinliğe, <strong>Çin Komünist Partisi Merkez Komitesi Dış İlişkiler Bakan Yardımcısı Jin Xin, Çin’in İstanbul Başkonsolosu Wei Xiaodong,</strong> Nişantaşı Üniversitesi Rektör Yardımcısı <strong>Prof. Dr. Uğur Yozgat</strong>, Nişantaşı Eğitim Vakfı (NEV) ve İstanbul Nişantaşı Üniversitesi kurucusu<strong> Dr. Levent Uysal </strong>ile Beijing merkezli Contemporary World Press’in Direktörü <strong>Liu Juanjuan</strong> katıldı.</p>

<p>Etkinlikte, Contemporary World Press ile Nişantaşı Üniversitesi arasında <strong>“Çin Kalkınma Yolu Çeviri ve Yayıncılık Merkezi” </strong>başlıklı araştırma ve iş birliği platformunun kuruluşuna ilişkin tören düzenlendi.</p>

<p>Ayrıca etkinlik kapsamında,<strong> Zhu Zhongbo’nun</strong> kaleme aldığı, Contemporary World Press tarafından 2025 yılında yayımlanan ve İngilizce çevirisi Minerva Academic tarafından 2026 yılında Londra’da yayımlanacak olan <strong>“Dao Zihninin İnce Tezahürleri: Çin’in Birleşik Hanedanlıkları Bağlamında Stratejik Kültür ve Tarihsel Çıkarımlar”</strong> adlı eserin tanıtım töreni de gerçekleştirildi.</p>

<h2><strong>Medeniyetler arası etkileşim ve ortak kalkınma vurgusu</strong></h2>

<p><strong>Açılışını Prof. Dr. Uğur Yozgat’ın yaptığı toplantıda konuşan</strong> <strong>Çin </strong><strong>Komünist Partisi</strong><strong> Merkez Komitesi Dış İlişkiler Bakan Yardımcısı Jin Xin</strong><strong>,</strong> Çin ve Türkiye’nin coğrafi olarak uzak olmasına rağmen medeniyetler arası etkileşimin köklü bir geçmişe sahip olduğunu belirterek, iki binden fazla yıl önce Antik İpek Yolu’nun Doğu ile Batı medeniyetlerini birbirine bağladığını, iki ülke medeniyetlerinin karşılıklı öğrenme sürecinde geliştiğini ve derin bir dostluk biriktirdiğini ifade etti. Jin Xin, bu bağın, iki halkın ortak kültürel hafızasının önemli bir parçası hâline geldiğini söyledi.</p>

<p>Günümüzde dünyanın büyük değişimlerin hızlandığı, jeopolitik gerilimlerin arttığı ve kalkınma dengesizliklerinin derinleştiği kritik bir süreçten geçtiğini belirten Jin Xin, <strong>Cumhurbaşkanı Xi Jinping’in</strong> “Medeniyetler arası etkileşim ve karşılıklı öğrenme, insanlığın ilerlemesinin önemli bir itici gücüdür” sözünü hatırlattı.</p>

<p>Küresel meydan okumalar karşısında medeniyet üstünlüğü anlayışının ve sıfır toplamlı düşüncenin terk edilmesi gerektiğini vurgulayan Jin, eşitlik, diyalog ve kapsayıcılığın savunulmasının hem Çin hem Türkiye’nin ortak yaklaşımı olduğunu ifade etti.</p>

<p><img alt="Çin Komünist Partisi Merkez Komitesi Dış İlişkiler Bakan Yardımcısı Jin Xin" class="detail-photo img-fluid" height="523" src="https://cgtnturkcom.teimg.com/cgtnturk-com/uploads/2026/04/zz-1536x1005.jpeg" width="800" /></p>

<p>Jin, Çin’in her zaman barışçıl kalkınma yolunu izlediğini, istişare, ortak inşa ve paylaşım anlayışına dayalı küresel yönetişimi savunduğunu dile getirdi.</p>

<h2><strong>Çin-Türkiye iş birliğinde yeni dönem</strong></h2>

<p><strong>Çin Komünist Partisi’nin</strong> Türkiye’deki dost siyasi partiler ve kuruluşlarla devlet yönetimi deneyimleri üzerine iş birliği ve karşılıklı etkileşimi geliştirmeye hazır olduğunu belirten Jin Xin, Çin ve Türkiye’nin yükselen ülkeler ve Küresel Güney’in önemli üyeleri olarak bağımsızlık ilkesine sahip devletler olduğunu söyledi.</p>

<p>Devletler arası ilişkilerin temelinin halkların yakınlığına dayandığını vurgulayan Jin Xin, iki ülkenin medeniyetler arası etkileşimi güçlendirmesinin ve somut iş birliğini derinleştirmesinin yalnızca iki halkın refahına değil, aynı zamanda küresel ölçekte ortak kalkınmaya da katkı sağlayacağını ifade etti.</p>

<p>Bu yıl Çin ile Türkiye arasındaki diplomatik ilişkilerin 55. yıl dönümü olduğunu hatırlatan Jin, bu vesileyle kültür ve medya alanındaki iş birliğini daha da güçlendirmeyi ve iki medeniyet arasında daha fazla etkileşim sağlamayı hedeflediklerini söyledi.</p>

<h2><strong>Çin’den krizin başından bu yana diplomasi mesajı</strong></h2>

<p><strong>Çin’in İstanbul Başkonsolosu Wei Xiaodong </strong>ise konuşmasında, Çin’in Xi Jinping’in <strong>Yeni Dönemde Çin’e Özgü Sosyalizm Düşüncesi </strong>rehberliğinde hareket ettiğini belirterek, bu yaklaşım doğrultusunda dünya barışına ve küresel kalkınmaya katkı sunduklarını ve uluslararası topluma istikrar ile öngörülebilirlik sağladıklarını ifade etti.</p>

<p>Son dönemde yaşanan gelişmelere de değinen Wei, ABD ve İsrail’in uluslararası hukuku ihlal ederek İran’a yönelik gerçekleştirdiği askeri saldırıların bölgesel ve küresel istikrar açısından ciddi bir tehdit oluşturduğunu vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çin’in, krizin başından bu yana gerilimin azaltılması ve çatışmaların sona erdirilmesi için aktif diplomatik çaba yürüttüğünü kaydeden <strong>Wei Xiaodong</strong>, bu kapsamda Wang Yi’nin ilgili ülkelerin mevkidaşlarıyla 26 ayrı telefon görüşmesi gerçekleştirdiğini,<strong> Çin Hükümeti Orta Doğu Özel Temsilcisi’ni</strong>n de Körfez bölgesinde temaslarda bulunduğunu aktardı.</p>

<p>Çin’in Pakistan ile birlikte bölgede barış ve istikrarın yeniden tesisine yönelik beş maddelik bir girişim ortaya koyduğunu söyleyen Wei, Çin’in Orta Doğu ve Körfez’de yapıcı rolünü sürdüreceğini ve istikrarlı kalkınmasıyla dünyaya yeni fırsatlar sunmaya devam edeceğini belirtti.</p>

<p><img alt="Çin’in İstanbul Başkonsolosu Wei Xiaodong" class="detail-photo img-fluid" height="450" src="https://cgtnturkcom.teimg.com/cgtnturk-com/uploads/2026/04/r7-1536x864-1.jpeg" width="800" /></p>

<h2><strong>15. Beş Yıllık Plan’da halk odaklı kalkınma öne çıkıyor</strong></h2>

<p><strong>Wei Xiaodong</strong> Çin’de kısa süre önce tamamlanan <strong>“İki Toplantı”</strong> sürecinde kabul edilen 15. Beş Yıllık Plan’ın, önümüzdeki döneme ilişkin ekonomik ve sosyal kalkınma hedeflerini ortaya koyduğunu ifade etti. Çin’in halk odaklı kalkınma anlayışını sürdürdüğünü, reform ve yönetişim arasında dengeli bir ilerleme sağlandığını, teknoloji destekli yönetişimin teşvik edildiğini ve bağımsız inovasyon ile medeniyetler arası etkileşimin güçlendirildiğini vurguladı. Bu yaklaşımın hem halkın refahını artırdığını hem de küresel kalkınmaya katkı sunduğunu dile getirdi.</p>

<p>Konuşmasının sonunda, Çin ile Türkiye arasındaki diplomatik ilişkilerin 55. yıl dönümüne dikkat çeken<strong> Wei Xiaodong</strong>, iki ülke liderlerinin stratejik rehberliği doğrultusunda iş birliğinin daha da güçlenerek yeni bir aşamaya taşınacağına inandığını ifade etti.</p>

<h2><strong>Kuşak ve Yol ile Orta Koridor’un uyumlaştırılması önemli kazanımlar sağladı</strong></h2>

<p><strong>Çin Komünist Partisi</strong><strong> Merkez Komitesi Dış İlişkiler Bakan Yardımcısı Jin Xin</strong><strong>, toplantı kapsamında CGTN Türk’e de değerlendirmelerde bulundu.</strong></p>

<p>Çin ve Türkiye’nin tarih boyunca kendi kalkınma yollarını keşfederken karşılıklı öğrenme ve fayda temelinde ilerlediğini belirten Jin, günümüzde <strong>Çin’in Kuşak ve Yol Girişimi</strong> ile Türkiye’nin <strong>Orta Koridor</strong> girişiminin uyumlaştırılmasının önemli sonuçlar doğurduğunu söyledi.</p>

<h2><strong>Türkiye ve Çin ‘medeniyet komşuları’</strong></h2>

<p>Türkiye’nin medeniyetler arası etkileşim ve karşılıklı öğrenme alanında uluslararası düzeyde önemli katkılar sunduğunu kaydeden Jin Xin, <strong>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın</strong> Birleşmiş Milletler çerçevesinde önerdiği Medeniyetler İttifakı girişiminin bu alanda önemli bir rol oynadığını hatırlattı.</p>

<p>Söz konusu girişimin medeniyetler arası diyalogu teşvik ettiğini ve <strong>“medeniyet üstünlüğü”</strong> anlayışına karşı önemli bir duruş sergilediğini ifade etti. Jin, üç yıl önce Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping tarafından ortaya konulan<strong> Küresel Medeniyet Girişimi’ne de değinerek</strong>, bu girişimin günümüzde artan medeniyetler arası gerilimlere karşı önemli bir yaklaşım sunduğunu belirtti.</p>

<p>Çin ve Türkiye’nin coğrafi olarak uzak olsa da kültürel açıdan birbirini anlayan iki ülke olduğunu ifade eden Jin, iki ülkenin<strong> “medeniyet komşuları” </strong>olarak nitelendirilebileceğini söyledi. İki ülkenin yalnızca ikili düzeyde değil, uluslararası platformlarda da iş birliğini güçlendirmesi gerektiğini vurgulayan Jin Xin,<strong> Küresel Medeniyet Girişimi’nin </strong>somut projelerle hayata geçirilmesinin önemine dikkat çekti.</p>

<p>Bu kapsamda, katılımcı, somut ve paylaşılabilir medeniyet iş birliği projelerinin geliştirilmesi gerektiğini ifade eden Jin Xin, hükümetler, siyasi partiler, üniversiteler ve sivil toplum kuruluşları arasında eşgüdüm sağlanarak ortak bir anlayış oluşturulabileceğini belirterek, “küçük ama etkili” projelerin bu süreçte daha fazla somut sonuç üretmesini temenni etti</p>

<p>Program, <strong><font face="Times">“Çin’in Büyük Stratejisi”</font></strong> başlıklı panel ile devam etti. Nişantaşı Üniversitesi’nden Doç. Dr. Efe Can Gürcan’ın moderatörlüğünde gerçekleştirilen panelde, <strong>Marmara Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Barış Doster,</strong> <strong>Sabancı Üniversitesi öğretim üyesi Dr. Altay Atlı </strong>ve <strong>Gedik Üniversitesi ASEAN Merkezi Müdürü Sibel Karabel’in </strong>değerlendirmeleriyle önemli başlıklar ele alındı.</p>

<p><img alt="" class="detail-photo img-fluid" height="450" src="https://cgtnturkcom.teimg.com/cgtnturk-com/uploads/2026/04/h-fy980db0-a-a-z-m-f-g.jpeg" width="800" /></p>

<p>Katılımcıların yoğun ilgisiyle gerçekleşen panelin ardından program sona erdi.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Özel Haberler</category>
      <guid>https://www.cgtnturk.com/turkiye-cin-akademik-isbirligi-toreni-istanbulda-yapildi</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Apr 2026 11:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cgtnturkcom.teimg.com/crop/1280x720/cgtnturk-com/uploads/2026/04/h-fy92-l-w-w-u-a-a-s6-v-g.jpeg" type="image/jpeg" length="96752"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sánchez Çin’de: Ticaret, teknoloji ve stratejik ortaklıkta yeni dönem]]></title>
      <link>https://www.cgtnturk.com/sanchez-cinde-ticaret-teknoloji-ve-stratejik-ortaklikta-yeni-donem</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cgtnturk.com/sanchez-cinde-ticaret-teknoloji-ve-stratejik-ortaklikta-yeni-donem" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İspanya Başbakanı Pedro Sánchez, Çin’e resmi ziyaret gerçekleştiriyor. Son dört yılda dördüncü kez Pekin’e giden Sánchez’in temaslarının; ticaret, ekonomi ve teknoloji başta olmak üzere iki ülke arasındaki iş birliğini derinleştirmesi ve stratejik ortaklığa yeni bir ivme kazandırması bekleniyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>İspanya Başbakanı Pedro Sánchez, </strong>11-15 Nisan tarihleri arasında Çin’e resmi ziyaret gerçekleştiriyor. Ziyaret kapsamında Sánchez’in, <strong>Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping, Başbakan Li Qiang ve Meclis Başkanı Zhao Leji</strong> ile bir araya gelerek ikili ilişkiler ve ortak ilgi alanlarında kapsamlı görüşmeler yapması bekleniyor.</p>

<p><strong>Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mao Ning, </strong>ziyaretin Çin-İspanya ilişkilerinde yeni bir ivme yaratacağını belirterek, İspanya’nın Avrupa Birliği içindeki önemli işbirliği ortaklarından biri olduğuna dikkat çekti. Mao, temasların karşılıklı stratejik güveni derinleştirme, ekonomik işbirliğini geliştirme ve çok taraflı platformlarda eşgüdümü artırma açısından önemli bir fırsat sunduğunu vurguladı.</p>

<h2><strong>4 yılda 4 ziyaret: Avrupa’dan Pekin’e artan temaslar</strong></h2>

<p>Sánchez’in bu ziyareti, son dört yılda Çin’e gerçekleştirdiği dördüncü temas olma özelliğini taşıyor. İspanya Başbakanı daha önce <strong>Mart 2023, Eylül 2024 ve Nisan 2025’te</strong> Çin’i ziyaret etmişti. Ayrıca İspanya Kralı’nın Kasım 2025’teki ziyaretiyle birlikte, iki ülke liderlerinin aynı yıl içinde gerçekleştirdiği temaslar, Çin-İspanya kapsamlı stratejik ortaklığının 20. yıl dönümüne denk gelmişti.</p>

<p>Öte yandan Sánchez’in Pekin ziyareti, Avrupa’dan Çin’e yönelik artan üst düzey diplomatik temasların da devamı niteliğinde. <strong>Emmanuel Macron Aralık 2025’te Çin’i ziyaret ederken, bu yıl Micheál Martin, Petteri Orpo, Keir Starmer ve Friedrich Merz de </strong>Çin’e resmi temaslarda bulundu.</p>

<h2><strong>Çin-İspanya ilişkilerinde stratejik yakınlaşma</strong></h2>

<section dir="auto">
<p>Çin-İspanya ilişkilerinde artan diplomatik temaslar, ekonomik ve stratejik iş birliği alanlarına da güçlü şekilde yansıyor.<strong> Çin’in Madrid Büyükelçisi Yao Jing, </strong>İspanya Başbakanı’nın dört yıl içinde gerçekleştirdiği dört ziyaretin, iki ülke arasındaki ilişkilerin dinamik ve güçlü yapısını açıkça ortaya koyduğunu vurguladı.</p>

<p><strong>Pekin Yabancı Diller Üniversitesi Avrupa Birliği ve Bölgesel Kalkınma Çalışmaları Merkezi Direktörü Cui Hongjian ise, </strong>Sánchez’in sık ziyaretlerinin İspanya’nın Çin politikasındaki istikrarı ve tarafların üst düzey temasları kurumsallaştırma yönündeki stratejik iradesini yansıttığını belirtti. Uzmanlara göre, son yıllarda liderler düzeyindeki yönlendirme sayesinde Çin-İspanya ilişkileri yüksek seviyede seyrederken, farklı alanlarda iş birliği somut kazanımlarla ilerliyor.</p>

<section dir="auto">
<h2><strong>Sánchez’in Çin çıkarması: Ticaret, teknoloji ve yatırımda yeni dönem başlıyor</strong></h2>
</section>

<p>Ekonomik ve ticari ilişkiler, Çin-İspanya ortaklığının temelini oluştururken, 2025 yılında ikili ticaret hacmi 55 milyar doları aşarak yüzde 9,8’lik artış kaydetti.</p>

<p>Çin, Avrupa Birliği dışındaki en önemli ticaret ortaklarından biri olmayı sürdürürken,<strong> İspanyol zeytinyağı, şarap ve domuz eti</strong> gibi ürünler Çinli tüketiciler arasında geniş bir pazar buluyor. Buna karşılık Çin’in mekanik ve elektrikli ekipmanları ile yeni enerji ürünleri, İspanya’nın yeşil dönüşüm sürecine önemli katkı sağlıyor.</p>

<p><img alt="" class="detail-photo img-fluid" height="533" src="https://cgtnturkcom.teimg.com/cgtnturk-com/uploads/2026/04/74826c616c78431a9fcc386875741a75.jpeg" width="800" /></p>

<p>Sanayi ve teknoloji alanındaki iş birlikleri de hız kazanmış durumda. Çinli batarya devi CATL, geçtiğimiz Kasım ayında İspanya’da Stellantis ile ortak batarya fabrikasının temelini atarken; Çinli otomotiv üreticisi Chery de Barselona’da İspanyol bir üreticiyle ortak girişim başlattı.</p>

<p>Ziyaret kapsamında Pedro Sánchez, Çinli teknoloji devi <strong>Xiaomi’nin Pekin’deki teknoloji parkını ziyaret etti.</strong></p>

<section dir="auto">
<p><strong>Sánchez’in Xiaomi ziyaretine ait görüntüler…</strong></p>
</section>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">İspanya Başbakanı Pedro Sánchez, Pekin’de Xiaomi genel merkezini ziyaret etti<a href="https://t.co/TzYYxgH1AD" rel="nofollow">https://t.co/TzYYxgH1AD</a> <a href="https://t.co/idWRd9vhZ2" rel="nofollow">pic.twitter.com/idWRd9vhZ2</a></p>
— CGTN Türk (@cgtnturk) <a href="https://twitter.com/cgtnturk/status/2043719943842083088?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">April 13, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"></script>

<p>Sánchez, otomobiller, akıllı telefonlar ve akıllı ev cihazları da dahil olmak üzere şirketin yeni ürünleri hakkında detaylı bilgi alırken,<strong> Xiaomi YU7</strong> gibi elektrikli otomobil modellerini de deneyimledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="" class="detail-photo img-fluid" height="533" src="https://cgtnturkcom.teimg.com/cgtnturk-com/uploads/2026/04/h-fxh-l-t-v-x0-a-a-z-z.jpeg" width="800" /></p>

<section dir="auto">
<p><strong>Sánchez, ziyaret sırasında yaşanan anları sosyal medya hesabından da paylaştı: İşte o görüntüler...</strong></p>

<p></p>
</section>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="es">Hoy he visitado junto a <a href="https://twitter.com/leijun?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">@leijun</a>, <a href="https://twitter.com/Xiaomi?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">@Xiaomi</a>, una exhibición de los productos más innovadores de su marca.<br />
<br />
Le he trasladado que España ofrece un ecosistema industrial y logístico competitivo para proyectos de cooperación tecnológica al más alto nivel entre empresas chinas y… <a href="https://t.co/U5G17LKgpJ" rel="nofollow">pic.twitter.com/U5G17LKgpJ</a></p>
— Pedro Sánchez (@sanchezcastejon) <a href="https://twitter.com/sanchezcastejon/status/2043615984989163658?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">April 13, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"></script>

<h2><strong>İspanya Çin’de “fırsat penceresi” görüyor</strong></h2>

<p>İspanyol medyası, söz konusu ziyaretin yalnızca diplomatik değil, aynı zamanda ekonomik anlamda da kritik olduğunu vurgularken; artan küresel belirsizlikler karşısında İspanya’nın ticaret, yatırım ve istihdam alanlarında yeni fırsatlar aradığına dikkat çekiyor. Uzmanlar ise Madrid yönetiminin, Çin ile ilişkilerde özellikle ticaret ve yatırım alanlarında “fırsat penceresi” gördüğünü ve bu doğrultuda üst düzey temasları artırdığını belirtiyor.</p>

<p><strong>Çinli akademisyen Cui Hongjian’a göre</strong>, Sánchez’in ziyareti, Çin’in 2026-2030 dönemini kapsayan 15. Beş Yıllık Plan sürecine girerken iki ülke arasında daha hedef odaklı ve verimli iş birliklerinin önünü açabilir. Bu kapsamda özellikle yeni enerji, teknoloji ve sanayi alanlarında dönüm noktası niteliğinde projelerin hayata geçirilmesi bekleniyor.</p>
</section>

<h2><strong>Çin-İspanya iş birliği küresel istikrarın anahtarı</strong></h2>

<p>Çin ile İspanya arasındaki yakınlaşma, yalnızca ikili ilişkilerle sınırlı kalmayıp, Avrupa’nın stratejik özerklik ve ekonomik direnç arayışına da katkı sunan bir çerçeveye oturuyor. <strong>Uzmanlara göre, Pekin ile kurulan dengeli ilişkiler Avrupa çıkarlarıyla çelişmek yerine, bu çıkarları güçlendiren bir rol oynuyor.</strong></p>

<section dir="auto">
<p><strong>Şanghay Üniversitesi’nden Prof. Jiang Shixue</strong>, İspanya Başbakanı’nın Çin’e yönelik sık ziyaretlerinin Çin-Avrupa ilişkilerini derinleştirdiğini belirterek, Madrid’in bu süreçte rasyonel diyalog ve istikrarlı iş birliği açısından örnek bir konumda olduğunu ifade etti.</p>

<p><strong>Çin’in Madrid Büyükelçisi Yao Jing</strong> ise küresel tedarik zincirlerinde yaşanan aksaklıklar ve ekonomik baskıların arttığı bir dönemde, Çin-İspanya iş birliğinin yalnızca iki ülkeye değil, küresel ekonomiye de istikrar sağladığını vurguladı. İspanya’nın, önemli bir Avrupa Birliği üyesi olarak çok taraflılık, serbest ticaret ve uluslararası adalet ilkelerini savunan bir aktör olduğuna dikkat çekildi.</p>

<p>İklim değişikliğiyle mücadele, biyolojik çeşitliliğin korunması ve küresel kalkınma gibi alanlarda geniş bir ortak zemine sahip olan iki ülkenin, önümüzdeki dönemde iş birliğini derinleştirerek çok taraflı sistemi birlikte güçlendirmesi bekleniyor.</p>
</section>

<p></p></p>]]></content:encoded>
      <category>Özel Haberler</category>
      <guid>https://www.cgtnturk.com/sanchez-cinde-ticaret-teknoloji-ve-stratejik-ortaklikta-yeni-donem</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 18:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cgtnturkcom.teimg.com/crop/1280x720/cgtnturk-com/uploads/2026/04/h-fxh-g4q-w-i-a-a3n-b5.jpeg" type="image/jpeg" length="84671"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sosyetenin gözdesi Dubai: Rüya bitti, şehir hayalete döndü!]]></title>
      <link>https://www.cgtnturk.com/sosyetenin-gozdesi-dubai-ruya-bitti-sehir-hayalete-dondu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cgtnturk.com/sosyetenin-gozdesi-dubai-ruya-bitti-sehir-hayalete-dondu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan savaş, Orta Doğu’nun “Rüya şehri” Dubai’de turizmden emlağa, havacılıktan finans piyasalarına kadar uzanan sert bir kırılmaya yol açtı. Kentin yıllardır inşa ettiği “kusursuz cazibe merkezi” hikayesi, ilk ciddi krizde çatlamaya başladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<section dir="auto">
<h3><strong>Aslı Ağırdil </strong></h3>

<p>ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan savaş, yıllardır <strong>“rüya şehir”</strong> olarak pazarlanan Dubai’nin imajını sarstı ve yerini hızla tedirginliğe bıraktı.</p>
</section>

<section dir="auto">
<p>2025’te 19,59 milyon uluslararası ziyaretçi ağırlayan Dubai’de, <strong>Jumeirah</strong> sahillerinde influencer’ların poz verdiği, çocukların dev şişme deniz araçlarında eğlendiği ve jet ski’lerin ufukta dolaştığı o hareketli manzara, bugün yer yer <strong>“hayalet şehir”</strong> hissi veren bir sessizliğe bürünmüş durumda.</p>

<p>Çatışmalar yalnızca görüntüyü değil, işleyişi de vurdu. Hava trafiği aksadı, uçuşlar iptal edildi, turist akışı kesintiye uğradı. Kısacası Dubai’nin yıllardır özenle inşa ettiği <strong>“kusursuz cazibe merkezi” </strong>hikayesi, ilk ciddi krizle birlikte çatlamaya başladı.</p>

<h2><strong>Güvenlik endişesi turizmi vurdu</strong></h2>

<section dir="auto">
<p>Bölgedeki yabancılar, telefonlarına gelen olası <strong>füze tehdidi uyarılarıyla</strong> günlük yaşamını sürdürmeye çalışırken, bu durum yalnızca psikolojik bir baskı yaratmakla kalmıyor, aynı zamanda ekonomik kırılmayı da derinleştiriyor.</p>

<p>Yetkililere göre ülkeye<strong> 2400’den</strong> fazla füze ve insansız hava aracı yöneltilirken, bunların yüzde 90’dan fazlası imha edildi. Ancak engellenemeyen bazı füze parçalarının Dubai’de konutlara, otellere ve hatta havaalanı çevresine düşmesi, güvenlik endişelerini somut bir risk haline getirerek şehirdeki tedirginliği daha da artırdı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="" class="detail-photo img-fluid" height="533" src="https://cgtnturkcom.teimg.com/cgtnturk-com/uploads/2026/04/005d740c-b636-47f9-a502-1671b8c54890.webp" width="800" /></p>
</section>
</section>

<h2><strong>Misillemeler indirim getirdi</strong></h2>

<section dir="auto">
<section dir="auto">
<p>Tatil için yoğun talep gören rezervasyon sitelerinde kiralık dairelerin gecelik fiyatlarının 500 liraya kadar gerilediği görülürken, ünlü oteller de doluluk oranlarını koruyabilmek için gelecek haftalara yönelik indirim kampanyalarına yöneldi.</p>

<p>Bu tablo, yalnızca turizm amaçlı konaklamayı değil, otelcilik sektörünün tamamını etkiledi. Konferans ve etkinliklerin iptal edilmesiyle birlikte özellikle iş otellerinde doluluk oranları rekor seviyede düştü.</p>
</section>

<p>Bir zamanlar “yer bulunamayan” şehirde bugün fiyatların hızla aşağı çekilmesi, talepteki sert düşüşün en somut göstergesi olarak öne çıkıyor.</p>
</section>

<section dir="auto">
<h2><strong>Rüya bitti: Dubai’de emlak piyasası sert çakıldı</strong></h2>
</section>

<p>Turizmde yaşanan bu gerileme, Dubai ekonomisinin temel dinamiklerinden biri olan emlak sektörünü de sürükledi. Otellerde doluluk oranlarının düşmesi ve şehir genelinde hissedilen sakinlik, kısa süreli kiralamalara olan talebi zayıflatırken, fiyatlarda da ciddi bir geri çekilmeye yol açtı. Bir dönem yoğunluk nedeniyle rezervasyon bulmanın zor olduğu bölgelerde bugün indirimlerin öne çıkması,<strong> “yüksek talep”</strong> üzerine kurulu ekonomik modelin ne kadar kırılgan olduğunu gözler önüne serdi.</p>

<p>Bu zincirleme etkinin en somut yansıması ise gayrimenkul verilerinde görüldü. DXB Interact verilerine göre<strong>, 2 Şubat-1 Mart döneminde 17 bin 27 olan konut satış adedi, savaşın ardından geçen dört haftada (2-29 Mart) 11 bin 828’e geriledi.</strong> Böylece satışlardaki düşüş oranı ilk iki haftada yüzde<strong> 25 seviyesindeyken, aylık bazda yüzde 30,5’e yükseldi.</strong></p>

<p>Aynı dönemde işlem hacmi de sert şekilde daraldı. Konut satışlarının toplam değeri yüzde<strong> 36 gerileyerek 16,53 milyar dolardan 10,58 milyar dolara düştü.</strong> Bu tablo, yatırımcıların piyasadan çekilmeye başladığını ve talepte hızlı bir soğuma yaşandığını ortaya koyuyor.</p>

<p>Buna paralel olarak,<strong> Dubai Financial Market Real Estate Index’in </strong>son bir ayda yüzde 21,23 değer kaybetmesi, yalnızca fiziki satışlarda değil finansal piyasalarda da güven kaybının derinleştiğini gösteriyor. Gayrimenkul şirketlerinin hisselerindeki bu düşüş, sektöre yönelik beklentilerin zayıfladığını ortaya koyarken, Dubai ekonomisinin lokomotiflerinden birinin ciddi bir baskı altında olduğunu da net şekilde gözler önüne seriyor.</p>

<h2><strong>Dubai'nin altın çağı durdu</strong></h2>

<section dir="auto">
<p>Ortaya çıkan tablo, Dubai’nin yıllardır parlatılan <strong>“kusursuz cazibe merkezi”</strong> hikâyesinin aslında ne kadar hassas dengeler üzerine kurulu olduğunu açık biçimde gösteriyor. Turizmden emlağa, havacılıktan finans piyasalarına uzanan bu çok katmanlı daralma, aynı zamanda güven ve istikrar algısında da belirgin bir aşınmaya işaret ediyor.</p>

<p>Bir zamanlar “asla durmaz” denilen şehir, ilk büyük krizde ivme kaybederken; “rüya şehir” anlatısının ne kadarının gerçek, ne kadarının abartı olduğu da daha net ortaya çıkıyor.</p>
</section>

<p></p>

<p></p></p>]]></content:encoded>
      <category>Özel Haberler</category>
      <guid>https://www.cgtnturk.com/sosyetenin-gozdesi-dubai-ruya-bitti-sehir-hayalete-dondu</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 14:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cgtnturkcom.teimg.com/crop/1280x720/cgtnturk-com/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-10-at-142247.jpeg" type="image/jpeg" length="68209"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ABD, NATO’dan ayrılıp Türkiye’ye düşmanlık mı yapacak?]]></title>
      <link>https://www.cgtnturk.com/abd-natodan-ayrilip-turkiyeye-dusmanlik-mi-yapacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cgtnturk.com/abd-natodan-ayrilip-turkiyeye-dusmanlik-mi-yapacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ulusal Terörle Mücadele Merkezi Direktörlüğü görevinden istifa eden Joe Kent ABD’nin NATO’dan ayrılarak Suriye sahasında İsrail ile birlikte Türkiye’ye karşı düşmanlık yapacağını öne sürdü. Joe Kent’in iddialarını değerlendiren E. Tümamiral Cem Gürdeniz ise sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda çarpıcı bir tespitte bulundu: ABD’nin İsrail-Türkiye çatışmasında NATO Antlaşması’nın 5. maddesini uygulamamak ve İsrail’in yanında Türkiye’ye saldırmak için NATO’dan çıkmasına ihtiyacı yok.”]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>CGTN Türk Dış Haberler Servisi </strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Amerika Birleşik Devletleri (ABD) İran’a dönük başarısız saldırıların faturasını müttefiklerine kesmeye devam ediyor. Hürmüz Boğazı için NATO’dan beklediği desteği bulamayan ABD Başkanı Donald Trump, “kağıttan kaplana” benzettiği ittifaktan ayrılma sinyali verdi. Trump’ın NATO’dan ayrılmasının Trans-Atlantik hattında büyük kopuşu tetikleyebileceğini tartışanların yanı sıra bu hamlenin doğrudan Türkiye’yi hedef alacağını savunanlar da dikkat çekiyor.</p>

<p>İran’a karşı askeri saldırıların ABD’nin ulusal çıkarlarına aykırı biçimde İsrail’in baskısıyla yapıldığını itiraf ederek istifasını sunan eski Ulusal Terörle Mücadele Merkezi Direktörü Jeo Kent sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada “Ne yazık ki bize yabancı karmaşalardan kaçınmak için NATO’dan ayrılmayacağız. Türkiye ve İsrail’in Suriye sahasında çatışması sırasında İsrail’in yanında yer alabilmek için NATO’dan ayrılacağız.” değerlendirmesinde bulundu.</p>

<h2><strong>İsrail'in hedefi Türkiye</strong></h2>

<p>Suriye’de Beşar Esad yönetiminin devrilmesinin ardından başkent Şam’ın yaklaşık 20 km yakınına kadar işgalini genişleten İsrail’in Doğu Akdeniz’de son dönemlerde Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ile kurduğu Türkiye karşıtı ittifak dikkat çekiyor.</p>

<p>İsrail eski başbakanı Naftali Bennet’in “Yeni İran, Türkiye’dir” ifadesini kullandığı dönemde elinde bulundurduğu maddi imkanlar aracılığı ile Amerikan seçimlerinin ve siyasetinin belirleyicileri arasında kabul edilen Amerikan İsrail Halkla İlişkiler Komitesi (AIPAC) doğrudan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı hedef almıştı.</p>

<p>ABD saldırısında hayatını kaybeden İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney için Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın üzüntülerini belirtmesini gündeme getiren AIPAC, ABD’nin Türkiye’ye F-35 satışına izin vermemesi gerektiğini öne sürmüştü.</p>

<h2><strong>ABD, NATO üyesiyken Türkiye karşıtı değil mi? </strong></h2>

<p>Donald Trump’ın ikinci dönemi ile Ankara-Washington hattında “bahar havası” yaşanmasına karşın NATO üyesi ABD’nin ittifak içindeki ortağı Türkiye’ye karşı düşmanlığı ise yeni değil. Suriye’de terör örgütü PKK ile bağlantılı yapılara destek veren, Doğu Akdeniz’de Türkiye’nin egemenlik haklarını hiçe sayan ABD’nin adı geçmişte 12 Eylül darbesi ve 15 Temmuz darbe girişimi ile birlikte anılmıştı.</p>

<p>Türkiye’nin çok kutuplu dünya gerçeklerine uygun olarak aldığı ekonomik ve askeri kararların ardından yaptırım uygulamaktan çekinmeyen ABD yönetimi aynı zamanda Türkiye’deki seçimlere müdahale ile gündeme gelmişti.</p>

<h2><strong>E. Tümamiral Gürdeniz: Türkiye yeni kurulan dünyada yerini alır</strong></h2>

<p>ABD’nin NATO’dan ayrılacak Türkiye’yi hedef alabileceği yönündeki iddialar Türkiye’ye de tartışmaya devam ediyor. E. Tümamiral Cem Gürdeniz, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Washington’ın Türkiye’ye düşmanlık için NATO’dan çıkmasına gerek olmadığını belirtti. Böylesine bir düşmanlığın Türkiye’nin yeni dünya düzeninde yerini almasını kolaylaştıracağının altını çizen Gürdeniz şunları kaydetti:</p>

<p>“ABD’nin İsrail-Türkiye çatışmasında NATO Antlaşması’nın 5. maddesini uygulamamak ve İsrail’in yanında Türkiye’ye saldırmak için NATO’dan çıkmasına ihtiyacı yok ki. ABD bunu istediği şekilde zaten yapabilir zaten yapıyor da. Hele Trump döneminde bunu yapmak çok daha kolay. Diplomatik Görüşmeler devam ederken görüştüğü ülkeye saldıran bir ülke NATO Antlaşması’na uyar mı?</p>

<p>Türkiye’de pek çok kurum ve kişi NATO ve ABD gerçeğini görmezden gelmeye devam ediyor. ABD ve İsrail, Türkiye’de ancak şunları yapabilir: Ekonomik dengemizi bozabilir, Siyasete müdahale edebilir, kumpas kurabilir ve son tahlilde savaşta havadan ateş gücü yağdırabilir. Ancak sonuçta elde edecekleri kayıplar çok ama çok büyük olur. Böyle bir süreçten sonra Türkiye yeni kurulan dünyada jeopolitik perspektifte yerini çok daha sağlam alır.</p>

<p>Kısacası 100 yıl önce çöken imparatorluk İngiltere, Yunanistan’ı kullanarak Anadolu’da sonuç almaya çalıştı ve başarısız oldu. Bugün ABD İsrail üzerinden benzer bir strateji izliyor. Bu iki tablo birçok açıdan örtüşüyor ve en çok da sonuçları itibarıyla örtüşecek. O dönemde İngiltere geriledi, yerini ABD aldı. Bugün ise ABD geriliyor, Çin yükselmeye devam ediyor, Rusya ve İran direnç gösteriyor. ABD ve İsrail ise sahada sonuç alamayan, büyük ölçüde havadan vuran bir çizgiye sıkışmış durumda, sadece çöküşlerini hızlandırıyorlar. Bir hatırlatma yapalım: Tarihte Anglosakson hegemonyaya tokat atabilen en büyük ulus Türkler olmuştur. Çanakkale’den Kut ül Amare’ye Kurtuluş Savaşından Lozan’a yokluklar içinde bile olsak onları yendik. Yeter ki biz içeride adam olalım, birlik olalım ve Mustafa Kemal’in rotasını takip edelim. Tanrı kimseyi Türklerle savaştırmasın.”</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Özel Haberler</category>
      <guid>https://www.cgtnturk.com/abd-natodan-ayrilip-turkiyeye-dusmanlik-mi-yapacak</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 12:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cgtnturkcom.teimg.com/crop/1280x720/cgtnturk-com/uploads/2026/03/trump-nato-1.jpg" type="image/jpeg" length="13889"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ABD ve İran, güven uçurumunu aşabilecek mi?]]></title>
      <link>https://www.cgtnturk.com/abd-ve-iran-guven-ucurumunu-asabilecek-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cgtnturk.com/abd-ve-iran-guven-ucurumunu-asabilecek-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Yazar: Geng Jingjing</strong></p>

<p>ABD ile İran, yarın Pakistan'ın başkenti İslamabad’da yeniden müzakere masasına oturacak. Ancak İsrail'in 8 Nisan'da Lübnan'a düzenlediği saldırı ve İran'ın buna misilleme olarak Hürmüz Boğazı'nı yeniden geçişlere kapatması, uluslararası toplumda müzakerelerin geleceğine ilişkin endişeleri yeniden alevlendirdi.</p>

<p>İki taraf, birçok temel konuda aşılması ciddi görüş ayrılıkları yaşıyor. Bu nedenle barış görüşmelerinin geleceği pek de umut verici görünmüyor ve çığır açıcı bir anlaşma sağlanmasının önünde ciddi engeller bulunuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dış faktörlerin etkisi özellikle kendini gösteriyor. Barış görüşmelerinin arifesinde İsrail’in Lübnan’a yönelik geniş çaplı bir hava saldırısı, Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiği konusunda gerginliğin yeniden tırmanmasına yol açtı. İsrail’in operasyonları, zaten kırılgan olan müzakerelerin dış ortamını daha da belirsiz hale getirdi.</p>

<p>Hürmüz Boğazı'nın kontrolü ise stratejik çekişmelerinin odak noktası haline geldi. İran, boğaz trafiği kurallarını belirleme konusunda ısrarcı davranarak kendi güvenlik çıkarlarının güvence altına alınmasını talep ediyor. ABD ise İran'ın bu tutumunu kabul etmiyor. İki tarafın bu konuda uzlaşma imkânı son derece sınırlı görünüyor.</p>

<p>İran Nükleer Sorunu ise müzakerelerin en büyük çıkmazını oluşturuyor. İran, nükleer enerjiyi barışçıl amaçlarla kullanma hakkını savunarak uranyum zenginleştirme faaliyetlerini bırakmayı reddediyor. ABD ise tam bir yasak talep ederken sıfır nükleer silah hedefliyor. Tarafların bu konuda da uzlaşmaya varması son derece zor görünüyor.</p>

<p>Jeopolitik konularda da bir uzlaşma sağlanması zor. İran, ABD’den herhangi bir işgale kalkışmayacağına dair garanti vermesini, Ortadoğu’dan askerlerini geri çekmesini, tazminat ödemesini ve tüm yaptırımları kaldırmasını talep ediyor. Bu talepler, ABD’nin stratejik çıkarlarının tam kalbine dokunuyor. ABD ise İran’dan bölgedeki vekil güçlere verdiği desteği kesmesini istiyor, bu da İran’ın Ortadoğu’daki nüfuzunu temelden sarsıyor.</p>

<p>Sonuç olarak, ABD ile İran arasında ciddi bir güven eksikliği bulunuyor. İki hafta içinde çığır açıcı bir anlaşmaya varılması olasılığı düşük. Ancak en kısa sürede ateşkes sağlanıp savaş sona erdirilir ve anlaşmazlıklar siyasi ve diplomatik yollarla çözülürse, Orta Doğu ve Körfez bölgesinde gerçek anlamda uzun vadeli istikrar ve barış sağlanabilir.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Özel Haberler</category>
      <guid>https://www.cgtnturk.com/abd-ve-iran-guven-ucurumunu-asabilecek-mi</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 11:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cgtnturkcom.teimg.com/crop/1280x720/cgtnturk-com/uploads/2026/04/1775807517247-613.jpg" type="image/jpeg" length="39508"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çin’den dolar hamlesi: Küresel sistem çok kutuplu düzene mi geçiyor?]]></title>
      <link>https://www.cgtnturk.com/cinden-dolar-hamlesi-kuresel-sistem-cok-kutuplu-duzene-mi-geciyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cgtnturk.com/cinden-dolar-hamlesi-kuresel-sistem-cok-kutuplu-duzene-mi-geciyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çin, ABD tahvil stoklarını son 14 yılın en düşük seviyesine indirirken altın rezervlerini rekor seviyeye çıkardı. Uzmanlar, ABD’nin borçlanma maliyetlerinin artacağını ve dolar hegemonyasının önümüzdeki 10 yılda sınanacağını belirtiyor. CGTN Türk'e konuşan ekonomi yazarı Çetin Ünsalan’a göre Çin'in bu hamlesi, küresel ekonomide tek kutuplu yapıdan çok kutuplu sisteme geçişin açık bir göstergesi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çin, ABD tahvil varlıklarını 2008’den bu yana en düşük seviye olan 694,4 milyar dolara indirirken, altın rezervini 2 bin 309 tona çıkardı. Bu stratejik hamle, ABD’nin borçlanma maliyetlerini yükseltti ve küresel piyasalarda yeni bir dengenin sinyallerini verdi.</p>

<p>Çin'in bu hamlesini CGTN Türk'e değerlendiren ekonomi yazarı Çetin Ünsalan, bunun yalnızca finansal değil, aynı zamanda jeopolitik bir dönüşümün habercisi olduğuna dikkat çekti.</p>

<h2><img alt="Çetin Ünsalan" class=" detail-photo img-fluid" height="531" src="https://cgtnturkcom.teimg.com/cgtnturk-com/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-10-at-104320.jpeg" width="800" /></h2>

<h2><strong>Altına yönelişin üç temel nedeni</strong></h2>

<p>Ünsalan’a göre, artan jeopolitik riskler ve küresel belirsizlikler yalnızca Çin’i değil, diğer merkez bankalarını da altına yönlendiriyor. Özellikle ülkelerin kendi dijital para sistemlerine hazırlık yaptığı bir dönemde, altının yeni finansal mimaride ortak bir değer ölçütü olarak öne çıkabileceği değerlendiriliyor.</p>

<p>Ünsalan, küresel merkez bankalarının altına yönelmesini şu üç ana başlıkta özetledi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>1. <strong>Jeopolitik riskler:</strong> Artan savaş ve çatışmalar, ülkeleri güvenli liman olarak altına yönlendiriyor.</p>

<p>2. <strong>Dijital para dönüşümü:</strong> Ülkeler kendi resmi dijital paralarına hazırlanırken, altın yeni sistemde ortak değer ölçütü (çıpa) olarak görülüyor.</p>

<p>3. <strong>Dolardan rahatsızlık:</strong> Küresel ticarette dolara bağımlılık her geçen gün daha fazla eleştiriliyor.</p>

<h2><strong>Dolar hegemonyası sallanıyor</strong></h2>

<p>Küresel ticarette dolara olan bağımlılığın giderek sorgulandığını belirten Ünsalan, dünyanın tek merkezli yapıdan uzaklaşarak daha dengeli bir güç dağılımına yöneldiğini ifade etti.</p>

<p>Ancak bu dönüşümün kısa vadede tamamlanmasının zor olduğunu vurgulayan Ünsalan, sistemin tamamen değişmesinin yaklaşık 10 yılı bulabileceğini öngörerek “Keskin bir dijital kırılma yaşanmadığı sürece, tek kutuplu yapıdan çok kutuplu sisteme geçiş uzun soluklu bir süreçtir. Ancak yön değişmiştir.” diye konuştu.</p>

<h2><strong>ABD’yi finansal sıkıştırma stratejisi</strong></h2>

<p>Çin’in ABD tahvillerini elden çıkarmasının doğrudan bir ekonomik hamle olmanın ötesinde jeopolitik bir boyutu olduğunu vurgulayan Ünsalan, bunun ABD’nin olası savaş senaryolarındaki finansman kapasitesini kısıtlamayı hedeflediğini söyledi.</p>

<p>Ayrıca ABD’nin Harvard ve MIT gibi önde gelen üniversitelerdeki teknoloji ödeneklerini kısmasını “Çin karşısında büyük bir stratejik hata” olarak nitelendirdi.</p>

<h2><strong>Yeni dünyada kazananlar ve kaybedenler</strong></h2>

<p>Ünsalan’a göre yeni dünya düzeninde teknolojiye, özellikle yapay zekaya yatırım yapan ve doğru işbirlikleri kuran ülkeler öne çıkacak. Çin’in artık “gelişmekte olan ülke” statüsünden çıktığını belirten Ünsalan, Brezilya’nın bu süreçte sürpriz ataklar yapabileceğine dikkat çekti.</p>

<p>Ünsalan, dönüşüme hazırlıksız yakalanan ülkeleri ise oldukça zorlu bir sürecin beklediğini sözlerine ekledi.</p>

<p>Çin’in dolardan altına stratejik geçişi, küresel ekonomide çok kutupluluğa doğru gidişin en somut işaretlerinden biri olarak değerlendiriliyor. ABD’nin borçlanma maliyetleri artarken, uzmanlar önümüzdeki on yılın dünya ekonomisinin yeniden şekilleneceği kritik bir dönem olacağını vurguluyor.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Özel Haberler</category>
      <guid>https://www.cgtnturk.com/cinden-dolar-hamlesi-kuresel-sistem-cok-kutuplu-duzene-mi-geciyor</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 10:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cgtnturkcom.teimg.com/crop/1280x720/cgtnturk-com/uploads/2026/04/cinden-1-4-trilyon-dolarlik-borc-hamlesi-17310659981001.webp" type="image/jpeg" length="31806"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
