<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>CGTN Türk</title>
    <link>https://www.cgtnturk.com</link>
    <description>CGTN Türk</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.cgtnturk.com/rss/ozel-haber" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2024. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sun, 12 Jul 2026 21:07:35 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.cgtnturk.com/rss/ozel-haber"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Çin-Türkiye diplomatik ilişkilerin 55. yılı Fethiye'de etkinliklerle kutlandı]]></title>
      <link>https://www.cgtnturk.com/cin-turkiye-diplomatik-iliskilerin-55-yili-fethiyede-etkinliklerle-kutlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cgtnturk.com/cin-turkiye-diplomatik-iliskilerin-55-yili-fethiyede-etkinliklerle-kutlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye ile Çin arasındaki diplomatik ilişkilerin 55. yılı, Fethiye'de düzenlenen kültür ve sanat etkinlikleriyle kutlandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<section dir="auto">
<p><strong>Türkiye ile Çin Halk Cumhuriyeti </strong>arasındaki diplomatik ilişkilerin 55. yılı, Muğla'nın Fethiye ilçesinde düzenlenen kültür ve sanat etkinlikleriyle kutlandı.</p>

<p><strong>Çin'in Ankara Büyükelçisi Jiang Xuebin</strong>, 9-10 Temmuz tarihlerinde gerçekleştirdiği Fethiye ziyareti kapsamında Fethiye Kaymakamı Fatih Akkaya ve Fethiye Belediye Başkanı Alim Karaca ile bir araya geldi.</p>

<p>Büyükelçi Jiang, ziyareti sırasında <strong>"Dağlar ve Denizler Yeşeriyor"</strong> Fethiye-Huzhou Fotoğraf Sergisi'nin açılışına,<strong> "İpek Yolunun Uyumu"</strong> gala gösterisine, Çince yönlendirme tabelalarının hizmete alınması törenine</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>ve iki ülke arasındaki dostluğu simgeleyen zeytin ağacı dikim etkinliğine katıldı.</p>

<p>Yerel yönetim temsilcileri, siyasetçiler, iş dünyası ve medya mensuplarından oluşan yaklaşık 100 kişinin iştirak ettiği etkinliklerde Büyükelçi Jiang'a, <strong>Çin'in Ankara Büyükelçiliği Müsteşarı Zhou Meifen</strong> ile büyükelçilik diplomatları da eşlik etti.</p>

<p><strong>Büyükelçi Jiang Xuebin, </strong>"İki Dağ Teorisi"nin (Yeşil dağlar ve berrak sular, altın ve gümüş dağlar kadar değerlidir) doğduğu yer olan Huzhou ile Fethiye'nin dağ ve deniz ekosisteminin güzelliğini paylaştığını, her iki kentin de köklü tarih ve kültürün yanı sıra kaliteli turizm kaynaklarına sahip olduğunu belirtti. İki tarafın ekolojik koruma ile kültür ve turizm başta olmak üzere birçok alanda geniş bir iş birliği ihtiyacı bulunduğunu vurgulayan Jiang, diplomatik ilişkilerin 55. yılında dostane değişimlerin derinleştirilmesinin iki ülke arasındaki geleneksel dostluğu pekiştireceğini ve ikili iş birliğinde yeni parlak noktalar oluşturacağını kaydetti. Büyükelçi, daha çok Türk ve Çinli dostun "Huzhou'da güzel Çin'i, Fethiye'de ise romantik Türkiye'yi" görmesini dilediğini ifade etti.</p>

<p><img alt="" class="detail-photo img-fluid" height="534" src="https://cgtnturkcom.teimg.com/cgtnturk-com/uploads/2026/07/buyukelci-1.jpg" width="800" /></p>

<p><img alt="" class="detail-photo img-fluid" height="533" src="https://cgtnturkcom.teimg.com/cgtnturk-com/uploads/2026/07/buyukelci-2.png" width="800" /></p>

<p>Özer Olgun Kültür Merkezi'nde açılan<strong> "Dağlar ve Denizler Yeşeriyor" </strong>Fethiye-Huzhou Kültürel Değişim Sergisi; Fethiye Belediyesi koordinasyonunda, Çin'in Ankara Büyükelçiliği, Fethiye'nin Çin'deki kardeş kenti Huzhou Belediyesi ve Fethiye Fotoğraf ve Sinema Sanatı Derneği (FEFSAD) iş birliğiyle hazırlandı. Sergi, Fethiye'nin doğal güzelliklerini Huzhou'nun tarihî ve kültürel zenginlikleriyle aynı çatı altında buluşturdu.</p>

<p><img alt="" class="detail-photo img-fluid" height="533" src="https://cgtnturkcom.teimg.com/cgtnturk-com/uploads/2026/07/buyukelci-3.jpg" width="800" /></p>

<p><img alt="" class="detail-photo img-fluid" height="533" src="https://cgtnturkcom.teimg.com/cgtnturk-com/uploads/2026/07/buyukelci-5.jpg" width="800" />Türk tarafı Büyükelçi Jiang Xuebin'i sıcak bir şekilde karşıladı; belediye hizmet binası önünde düzenlenen törende Başkan Karaca, Büyükelçiye çiçek takdim etti. Fethiye'nin uzun süredir yeşil kalkınmaya ve ekolojik medeniyete önem verdiğini belirten Türk tarafı, Çin ile iş birliğinin geliştirilmesine büyük değer atfettiğini, kardeş kent ilişkilerini etkin biçimde ilerlettiğini ve iki taraf arasındaki iş birliğini yeni bir aşamaya taşımayı heyecanla beklediğini dile getirdi.</p>

<p>Başkan Karaca, "Türkiye ve Çin; tarih boyunca yolları kesişmiş, kültürleri birbirine dokunmuş; ticaretle, sanatla, düşünceyle ve insan ilişkileriyle birbirini zenginleştirmiş iki köklü uygarlıktır" dedi. Fethiye'nin tarihinde ilk kez bir Çin Büyükelçisini ağırlaması, ilçenin uluslararası tanıtımı açısından da önemli bir gelişme olarak değerlendirildi.</p>

<p><img alt="" class="detail-photo img-fluid" height="534" src="https://cgtnturkcom.teimg.com/cgtnturk-com/uploads/2026/07/fethiye-1.jpg" width="800" /></p>

<p>Ziyaretin en renkli bölümü ise 9 Temmuz akşamı Telmessos Antik Tiyatrosu'nda sahnelenen <strong>"İpek Yolunun Uyumu"</strong> gala gösterisi oldu. Pekin Yabancı Diller Üniversitesi Sanat Topluluğu'nun sunduğu müzik ve dans gösterisinde, geleneksel Çin ezgilerinin yanı sıra "Üsküdar'a Gider İken" türküsü Çince ve Türkçe seslendirildi. Yaklaşık 3 bin yerli halk ve farklı ülkelerden turist, tarihî tiyatronun atmosferinde gösteriyi büyük bir ilgiyle izledi ve sanatçıları ayakta alkışladı.</p>

<p><img alt="" class="detail-photo img-fluid" height="533" src="https://cgtnturkcom.teimg.com/cgtnturk-com/uploads/2026/07/fethiye-10.jpg" width="800" /></p>

<p><img alt="" class="detail-photo img-fluid" height="533" src="https://cgtnturkcom.teimg.com/cgtnturk-com/uploads/2026/07/fethiye-8.jpg" width="800" /></p>

<p>Ziyaret kapsamında, Fethiye şehir merkezindeki önemli noktalara yerleştirilen Türkçe, İngilizce ve Çince yönlendirme tabelaları da hizmete alındı. Fethiye Belediye Meclisinin geçen yıl oy birliğiyle aldığı karar doğrultusunda hazırlanan tabelalar, Çinli ziyaretçilerin kent içindeki deneyimini kolaylaştırmayı ve Fethiye'nin Çin pazarına verdiği önemi somutlaştırmayı amaçlıyor. Program, iki ülke arasındaki dostluğu simgeleyen "Dostluk ve Barış Ağacı" niteliğindeki zeytin ağacının birlikte dikilmesiyle taçlandı.</p>

<p><img alt="" class="detail-photo img-fluid" height="533" src="https://cgtnturkcom.teimg.com/cgtnturk-com/uploads/2026/07/fethiye-11.png" width="800" /></p>

<p><img alt="" class="detail-photo img-fluid" height="533" src="https://cgtnturkcom.teimg.com/cgtnturk-com/uploads/2026/07/fethiye-18.jpg" width="800" /></p>

<p><img alt="" class="detail-photo img-fluid" height="533" src="https://cgtnturkcom.teimg.com/cgtnturk-com/uploads/2026/07/fethiye-20.jpg" width="800" /></p>

<p>Diplomatik ilişkilerin 55. yılında Fethiye'de gerçekleştirilen bu etkinlikler, iki ülke arasındaki geleneksel dostluğu pekiştiren ve yerel düzeydeki kültür ile turizm iş birliğine yeni bir ivme kazandıran anlamlı adımlar olarak öne çıktı.</p>
</section></p>]]></content:encoded>
      <category>Özel Haberler</category>
      <guid>https://www.cgtnturk.com/cin-turkiye-diplomatik-iliskilerin-55-yili-fethiyede-etkinliklerle-kutlandi</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 11:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cgtnturkcom.teimg.com/crop/1280x720/cgtnturk-com/uploads/2026/07/buyukelci-2.png" type="image/jpeg" length="91395"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çin'in dijital alanda kadınların güçlenmesine yönelik sergisi İstanbul'da açıldı]]></title>
      <link>https://www.cgtnturk.com/cinin-kadinlar-ve-kiz-cocuklarinin-dijital-guclenmesine-yonelik-sergisi-istanbulda-acildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cgtnturk.com/cinin-kadinlar-ve-kiz-cocuklarinin-dijital-guclenmesine-yonelik-sergisi-istanbulda-acildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA["Çin'in Kadınları ve Kız Çocuklarını Dijital ve Akıllı Teknolojilerle Güçlendirme Sürecindeki İlerlemesi" başlıklı sergi, İstanbul'da ziyaretçilerin beğenisine açıldı. Çin'in kültürel mirasını dijital teknolojilerle buluşturan etkinlikte, yapay zekâ ve robotik teknolojiler de tanıtılırken, kadınların ve kız çocuklarının dijital dönüşüm sürecinde güçlendirilmesine yönelik mesajlar öne çıktı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>"Çin'in Kadınları ve Kız Çocuklarını Dijital ve Akıllı Teknolojilerle Güçlendirme Sürecindeki İlerlemesi" </strong>başlıklı sergi, Haliç Tersanesi'ndeki İstanbul Sanat Müzesi'nde açıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çin'in somut ve somut olmayan kültürel mirasını dijital teknolojilerle buluşturan sergide, geleneksel kültür ile teknolojik yenilikler bir arada sunulurken, etkinlik kültürel miras ve dijital dönüşümü aynı çatı altında buluşturan temasıyla öne çıktı.</p>

<p><img alt="" class="detail-photo img-fluid" height="600" src="https://cgtnturkcom.teimg.com/cgtnturk-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-141636.jpeg" width="800" /></p>

<p>Sergide, Çin'in somut olmayan kültürel mirasını yansıtan seçkin eserler, geleneksel tablolar ve el sanatlarının yanı sıra yapay zekâ destekli teknolojik ürünler de ziyaretçilerin beğenisine sunuldu.</p>

<p><strong>Etkinlik alanında sergilenen robot köpek ve insansı robotlar</strong>, ziyaretçilerin en fazla ilgi gösterdiği bölümler arasında yer aldı.</p>

<p><img alt="" class="detail-photo img-fluid" height="600" src="https://cgtnturkcom.teimg.com/cgtnturk-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-141545.jpeg" width="800" /></p>

<p>Katılımcılarla etkileşime giren robotlar, serginin en dikkat çeken unsurlarından biri olurken, Çin'in robotik ve yapay zekâ alanındaki teknolojik ilerlemesini de gözler önüne serdi.</p>

<p><img alt="" class="detail-photo img-fluid" height="600" src="https://cgtnturkcom.teimg.com/cgtnturk-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-141544-1.jpeg" width="800" /></p>

<p>Serginin açılışına <strong>Çin Kadınlar Federasyonu Başkan Yardımcısı ve Sekreterlik Birinci Sekreteri Huang Xiaowei, Çin'in İstanbul Başkonsolosu Wei Xiaodong, İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat, Türkiye-Çin Dostluk Vakfı Başkanı Hasan Çapan ile ICBC Bank Yönetim Kurulu Başkanı Qian Hou katıldı.</strong></p>

<h2><strong>Çapan: Kadınlar ve çocuklar toplumun geleceğidir</strong></h2>

<p><strong>Açılış konuşmasını yapan Türkiye-Çin Dostluk Vakfı Başkanı Hasan Çapan, </strong>serginin kadınlar, kız çocukları ve aile kurumunun önemine dikkat çektiğini belirtti. Çapan, çocukların toplumların ve insanlığın geleceğinin teminatı olduğunu vurgulayarak, sergide Çin'in bu alandaki gelişim sürecinin ziyaretçilerle buluşturulduğunu ifade etti.</p>

<p><img alt="Türkiye-Çin Dostluk Vakfı Başkanı Hasan Çapan" class="detail-photo img-fluid" height="600" src="https://cgtnturkcom.teimg.com/cgtnturk-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-142031-2.jpeg" width="800" /></p>

<p>Çin Halk Cumhuriyeti'nin kadınların ve kız çocuklarının güçlendirilmesine yönelik çalışmalarını önemli bulduklarını dile getiren Çapan, bu serginin hayata geçirilmesine katkı sunan Çinli yetkililere teşekkür etti.</p>

<h2><strong>Huang: Kadınların güçlenmesi sürdürülebilir kalkınmanın anahtarı</strong></h2>

<p><strong>Çin Kadınlar Federasyonu Başkan Yardımcısı ve Sekreterlik Birinci Sekreteri Huang Xiaowei </strong>ise serginin açılışında yaptığı konuşmada, katılımcıları İstanbul'da düzenlenen etkinlikte ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.</p>

<p>Çin ile Türkiye arasındaki dostluğun uzun yıllara dayandığını belirten Huang, iki ülke arasındaki <strong>diplomatik ilişkilerin 55. yılında</strong> bu serginin yurt dışında ilk kez İstanbul'da açılmasının özel bir anlam taşıdığını ifade etti.</p>

<p><strong>İstanbul'un Asya ile Avrupa'yı buluşturan tarihi bir şehir olduğuna dikkat çeken Huang, </strong>serginin iki ülke halkları arasındaki kültürel etkileşimi ve karşılıklı anlayışı daha da güçlendireceğini söyledi.</p>

<h2><strong>Hong Kong'daki sergi 140 bin ziyaretçiyi ağırladı</strong></h2>

<p><strong>Huang Xiaowei, serginin bu yıl mart ayında Hong Kong'da da düzenlendiğini ve 51 gün boyunca yaklaşık 140 bin ziyaretçiyi ağırladığını belirtti.</strong> Serginin, canlı anlatımlar ve etkileyici hikayeler aracılığıyla Çin kültürünü, kadınların ve kız çocuklarının dijital teknolojilerle güçlendirilmesine yönelik kazanımları kapsamlı şekilde yansıttığını ifade eden Huang, etkinliğin <strong>Çin Müzeler Birliği </strong>tarafından 2025 yılının en başarılı sergileri arasında gösterildiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Çin Kadınlar Federasyonu Başkan Yardımcısı ve Sekreterlik Birinci Sekreteri Huang Xiaowei " class="detail-photo img-fluid" height="600" src="https://cgtnturkcom.teimg.com/cgtnturk-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-142031-3.jpeg" width="800" /></p>

<p>Serginin, uluslararası kamuoyunun Çin kültürünü ve ülkenin kadın-erkek eşitliği alanındaki çalışmalarını daha yakından tanımasına katkı sunduğunu belirten Huang, medeniyetlerin karşılıklı etkileşimle geliştiğini ve kültürel diyaloğun toplumlar arasındaki anlayışı güçlendirdiğini vurguladı.</p>

<h2><strong>Sergi, Türkiye-Çin iş birliğine yeni katkılar sağlayacak</strong></h2>

<p><strong>Türkiye ile Çin arasında kültürel etkileşimin daha da artırılmasını temenni eden Huang</strong>, serginin iki ülke arasında kültürel değişim, kadınların dijital olarak güçlendirilmesi, bilim ve teknoloji ile kültürel mirasın korunması gibi alanlarda yeni iş birliklerine zemin hazırlayacağına inandığını ifade etti.</p>

<p>Huang, konuşmasını, "Kültürel etkileşimi ve halklarımız arasındaki dostluğu daha da güçlendirerek, iki ülke ilişkilerinde yeni bir sayfa açacağımıza ve kadın-erkek eşitliği ile insanlığın ortak gelişimine katkı sunacağımıza inanıyorum." sözleriyle tamamladı.</p>

<h2><strong>Polat'tan Çin'in kadın ve çocuk politikalarına övgü</strong></h2>

<p><strong>İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat,</strong> açılış konuşmasında, serginin İstanbul'un tarihi miras alanlarından Haliç Tersanesi'nde düzenlenmesinin özel bir anlam taşıdığını söyledi.</p>

<p>Yaklaşık 500 yıllık geçmişe sahip Haliç Tersanesi'nin yüzyıllar boyunca ticaretin, kültürel etkileşimin ve uluslararası ilişkilerin önemli merkezlerinden biri olduğunu belirten Polat, restore edilen alanın bugün de kültür ve sanat etkinliklerine ev sahipliği yaparak bu misyonunu sürdürdüğünü ifade etti.</p>

<p><img alt="İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat" class="detail-photo img-fluid" height="600" src="https://cgtnturkcom.teimg.com/cgtnturk-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-143209.jpeg" width="800" /></p>

<p>İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin bu tarihi alanı uluslararası kültürel diyalogun merkezi haline getirmeyi hedeflediğini vurgulayan Polat, Çin'in kadınların ve çocukların güçlendirilmesine yönelik çalışmalarını kültürel bir perspektifle anlatan sergiye ev sahipliği yapmaktan memnuniyet duyduklarını dile getirdi.</p>

<p>Kadınların toplumsal hayata daha güçlü katılımını destekleyen projelere önem verdiklerini belirten Polat, İstanbul'da son yıllarda açılan kreşler ile kadın merkezlerinin bu anlayışın somut örnekleri olduğunu söyledi. Kadınların sosyal ve ekonomik yaşamda daha etkin rol almasının toplumun gelişimine doğrudan katkı sağladığını ifade eden Polat, bu alandaki uluslararası deneyim paylaşımının büyük önem taşıdığını kaydetti.</p>

<p>Serginin, Türkiye ile Çin arasında kültürel etkileşimi güçlendireceğine inandığını belirten Polat, İstanbul'un deneyimlerini dünyayla paylaşmaya, diğer ülkelerin başarılı uygulamalarını da İstanbullularla buluşturmaya devam edeceklerini söyledi.</p>

<h2><strong>Başkonsolos Wei: Çin-Türkiye dostluğu kadınların iş birliğiyle güçlenecek</strong></h2>

<p><strong>Çin'in İstanbul Başkonsolosu Wei Xiaodong ise konuşmasında, </strong>Çin Ulusal Kadınlar Federasyonu heyetini İstanbul'da ağırlamaktan memnuniyet duyduklarını belirterek, serginin düzenlenmesine katkı sunan tüm kurum ve kuruluşlara teşekkür etti.</p>

<p><strong>Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping'in </strong>kadınların toplumsal ilerlemenin öncüleri olduğuna ilişkin yaklaşımını hatırlatan Wei, Çin'in dijital ve akıllı teknolojilerin kadınların ve kız çocuklarının gelişimine katkı sağlaması için önemli çalışmalar yürüttüğünü ifade etti. Serginin de Çin'in bu alandaki uygulamalarını ve elde ettiği kazanımları somut örneklerle ortaya koyduğunu söyledi.</p>

<p><img alt="Çin'in İstanbul Başkonsolosu Wei Xiaodong" class="detail-photo img-fluid" height="600" src="https://cgtnturkcom.teimg.com/cgtnturk-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-150211.jpeg" width="800" /></p>

<h2><strong>Çin'in kalkınmasında kadınlar öncü rol üstleniyor</strong></h2>

<p>Wei, <strong>Çin Komünist Partisi'nin kuruluşunun 105. yılına işaret ederek,</strong> son yüzyılı aşkın süreçte kadınların eğitim, istihdam ve toplumsal hayata katılımı konusunda tarihi ilerlemeler kaydedildiğini belirtti. Yoksulluğun azaltılması ve kadınların yaşam koşullarının iyileştirilmesi alanında elde edilen başarıların, Çin'in kalkınma sürecinin önemli parçalarından biri olduğunu dile getirdi.</p>

<p>Sergide yer alan somut olmayan kültürel miras eserlerinin Çin'in köklü kültürünü ve çağdaş gelişimini yansıttığını ifade eden Wei, Cumhurbaşkanı Xi Jinping tarafından ortaya konulan <strong>Küresel Medeniyet Girişimi'nin</strong> medeniyetler arasında diyalog, karşılıklı öğrenme ve ortak kalkınmayı teşvik ettiğini vurguladı.</p>

<p>Çin ile Türkiye'nin köklü medeniyetlere sahip iki ülke olduğunu belirten Wei, kadın kuruluşları, yerel yönetimler ve sivil toplum kuruluşları arasındaki temasların son yıllarda önemli ölçüde arttığını söyledi. Wei, Çin Ulusal Kadınlar Federasyonu heyetinin ziyareti ve serginin, iki ülke arasında kültürel etkileşim ile kadın odaklı iş birliğini daha da güçlendireceğine inandığını ifade etti.</p>

<p>Sergi, 20 Temmuz'a kadar Haliç Tersanesi'ndeki İstanbul Sanat Müzesi'nde ziyaret edilebilecek.</p>

<p></p></p>]]></content:encoded>
      <category>Özel Haberler</category>
      <guid>https://www.cgtnturk.com/cinin-kadinlar-ve-kiz-cocuklarinin-dijital-guclenmesine-yonelik-sergisi-istanbulda-acildi</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 13:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cgtnturkcom.teimg.com/crop/1280x720/cgtnturk-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-141545-1.jpeg" type="image/jpeg" length="44269"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hamaney'in merasimi ve stratejik öfke]]></title>
      <link>https://www.cgtnturk.com/hamaneyin-merasimi-ve-stratejik-ofke</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cgtnturk.com/hamaneyin-merasimi-ve-stratejik-ofke" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İran'ın dini ve siyasi lideri Ayetullah Ali Hamaney'in Tahran'da düzenlenen cenaze merasimi gövde gösterisine dönüştü. Milyonlar ABD ve İsrail'e meydan okurken, Washington ile devam müzakerelere dönük şüphe saklanmadı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h3><strong>Gökhun Göçmen- Tahran</strong></h3>

<p>ABD ve İsrail'in saldırıları sonucu 28 Şubat'ta hayatını kaybeden İran'ın dini ve siyasi lideri <strong>Ayetullah Ali Hamaney,</strong> kızı, damadı ve torununun cenaze töreni 4,5 ay sonra başkent Tahran'da bir dizi etkinlik ile gövde gösterisine dönüştü.</p>

<p>3 Temmuz'da Musalla Camisinde düzenlenen devlet törenine 30'un üzerinde ülkeden 100'den fazla siyasi parti ve hareket katıldı. Amerika Birleşik Devletleri'nin (ABD) İran'ı uluslararası sistemde yalnızlaştırma çabasına yanıt olarak okunan törenlere başta Türkiye, Çin, Rusya ve Pakistan olmak üzere çok sayıda ülke katılım gösterdi. ABD'nin diplomatik baskısı ve İsrail'in saldırı tehditlerine rağmen Suudi Arabistan gibi ülkelerin de heyet gönderdiği törende ayrıca Orta Asya ve Kafkasya'dan da geniş temsiliyet dikkat çekti.</p>

<p>4 Temmuz'da başlayan, 5 Temmuz'da cenaze namazı ile devam eden ve nihayetinde 6 Temmuz'da Hamaney ve ailesinin naaşının Kum kentine nakledildiği veda yürüyüşü ile Tahran'daki süreç verdiği mesajlar ile öne çıktı.</p>

<h2><strong>Halkın öfkesi termometreden yüksek</strong></h2>

<p><strong>CGTN Türk'ün sahada izlediği merasimler dünyanın en kalabalık cenaze törenleri arasına adını yazdırırken,</strong> alanlarda sadece matem değil dayanışma ve ABD ile tavizsiz mücadele vurgulandı.</p>

<p>Başkent Tahran'da ana caddeler üzerinde kurulan standlarda mersiyeler okunurken, yurttaşların 24 saat boyunca meşrubat ve yiyecek dağıttığı görüldü. Hissedilen hava sıcaklığının 40 derecenin üzerinde olduğu Temmuz'un ilk haftasında yollara sanayi tipi havalandırmalar kuruldu, itfaiye ekipleri yangın araçları, halk ise balkonlarına uzattıkları hortumlarla tören katılımcılarını serinletmeye çalıştı.</p>

<p>Gündüzleri Musalla Camisi'nin iç kısmında ve camiye uzanan ana caddeler üzerinde, geceleri ise şehrin birçok caddesinin yanı sıra başta Hamaney'in evinin bulunduğu yerleşkenin sokağında toplanan halkın gündeminde ABD-İsrail saldırganlığı ile mücadele vardı. "Kahrolsun Amerika, Kahrolsun İsrail" ve "İntikam" sloganlarının yankılandığı Tahran'da pankartlarda ise ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail lideri Binyamin Netanyahu doğrudan hedef alındı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Tahran halkı: ABD ve İsrail bize kategorik olarak karşı</strong></h2>

<p>Farsçanın yanı sıra İngilizce hazırlanan pankartlarda Washington yönetimini "Epstein çetesi" olarak tanımlayan İranlılar, müzakerelere şüpheyle yaklaştıklarını saklamadı. ABD, İsrail ve İran'ın birbirlerinin varlıklarına kategorik olarak karşı çıktığını, dolayısıyla müzakerelerin ancak bir aldatmaca olacağını savunan İranlılar Washington yönetiminin daha önce müzakere süreçlerini saldırılarla boşa çıkardığını anımsatıyor.</p>

<p>ABD ile devam eden müzakereleri yeni bir mücadelenin ara durağı olarak görenler müzakere heyetinin de taviz vermemesi gerektiği uyarısında bulunuyor. Bu bağlamda özellikle nükleer dosyası ve Lübnan Hizbullah'ının geleceğine dönük önemli bir hassasiyet içinde oldukları görülüyor.</p>

<h2><strong>"Hamaney'in sıkılı yumruğu"</strong></h2>

<p><strong>Törenlere katılmak için Tebriz kentinden gelen bir gösterici CGTN Türk'e verdiği demeçte</strong> " Amerika ile müzakere etmek, taviz vermek yılanı evin içine davet etmek gibidir. Küçük bir delik gördüğü an içeri girer ve herkesi sokar." diye konuştu.</p>

<p>Tahran'daki Musalla Camisi'nde gönderen çekilen ve intikamı simgeleyen kırmızı bayrak, televizyon yayınları ve kentin dört bir yayına asılan pankartların da benzer mesajları verdiği görülüyor.</p>

<p>Uluslararası İmam Humeyni Havalimanı'ndan şehrin merkezine kadar üzerinde Hamaney'in sıkılı yumruğunun olduğu İngilizce "Ayağa kalk" posterleri yer alırken, sokakta kurulan stanlarda yapılan konuşmalarda "kıyam" vurgusunun altı çiziliyor.</p>

<p>İran'ın kendi denetimi dışında Hürmüz Boğazı'ndan geçen gemilere müdahale ederek 14 maddelik mutabakat zaptına uyulmasını talep etmesine ABD'nin 8 Temmuz'da Bender Abbas dahil olmak üzere çok sayıda noktayı vurarak karşılık verdi. İran Devrim Muhafızları ise Bahreyn ve Kuveyt'teki 85 ABD askeri tesisini "ABD'nin ateşkes ihlaline karşılık" hedef aldıklarını açıkladı.</p>

<p>İran'ın siyasi ve dini lideri Ayetullah Ali Hamaney'in Tahran'daki cenaze merasimi ve sonrasında yaşanan gelişmeler sokaktaki tavizsiz mücadele eğilimimin devam edeceğini gösteriyor.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Özel Haberler</category>
      <guid>https://www.cgtnturk.com/hamaneyin-merasimi-ve-stratejik-ofke</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Jul 2026 08:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cgtnturkcom.teimg.com/crop/1280x720/cgtnturk-com/uploads/2026/07/adsiz-tasarim-3-27.png" type="image/jpeg" length="88345"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İranlı yetkililer CGTN Türk'e konuştu; Türkiye ve Çin'e özel mesajlar]]></title>
      <link>https://www.cgtnturk.com/iranli-yetkililer-cgtn-turke-konustu-turkiye-ve-cine-ozel-mesajlar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cgtnturk.com/iranli-yetkililer-cgtn-turke-konustu-turkiye-ve-cine-ozel-mesajlar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İranlı üst düzey yetkililer aralarında CGTN Türk'ün de bulunduğu uluslararası gazetecilerin sorularını yanıtladı. Yetkililer Türkiye'nin İran'a yardım ve diyalog kanalları için teşekkür ederken, Çin'in ise çok kutuplu dünyadaki rolünün altını çizdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Gökhun Göçmen- Tahran</strong></p>

<p></p>

<p>İran'ın siyasi ve dini lideri Ayetullah Ali Hamaney'in cenaze töreni vesilesiyle Tahran'ı ziyaret eden yabancı basın mensupları ülkenin üst düzey isimleri ile bir araya geldi.</p>

<p>İran Devrim Muhafızları kökenli eski İran Emniyet Teşkilatı Genel Komutanı İsmail Ahmedi Mukaddem, ABD'ye karşı verilen savaşa dair sunumda bulundu.</p>

<p>İran'ın 12 gün savaşının ardından yeni bir savaşın başlamasına kesin gözüyle baktığını belirten Mukkaddem, kendilerinin ve düşmanın zayıf yönlerini tahlil ettiklerini söyledi. Bu doğrultuda iletişim modellerinin değiştiğini, toplum ve devlet koordinasyonuna önem verildiğini belirten yetkili Hamaney'in talimatları doğrultusunda savaşı bölgesel olarak ele aldıklarını aktardı. Bölge ülkelerinin ABD üslerine, ikmal uçaklarına ve radarlarına ev sahipliği yaptığını anımsatan Mukaddem, İran'ın bu noktaları hedef almasının ardından savunma pozisyonlarının güçlendiğini dile getirdi.</p>

<p><img alt="" class="detail-photo img-fluid" height="675" src="https://cgtnturkcom.teimg.com/cgtnturk-com/uploads/2026/07/i-m-g-20260705-121544.jpg" width="900" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>"Türkiye'yi hedef almadık onlar bize destek verdi"</strong></h2>

<p>Türkiye'ye düşen füzeler ve Azerbaycan'da düşen droneların sorulması üzerine İsmail Ahmedi Mukkaddem, iki ülkeyi kesinlikle hedef almadıklarını belirtti.</p>

<p>Azerbaycan'da düşen drone hadisesini "sahte bayrak operasyonu" olarak tanımlayan Mukaddem, Türkiye'de düşen füzelere ilişkin şunları kaydetti:</p>

<p>"Bizim bazı füze üslerimiz Tebriz'deydi. Tebriz'den atılan füzeler, Türkiye'nin güneydoğusundan geçmek zorundaydı. Zaten bizim füzelerimizin düştüğü yerlerde de stratejik bir hedef yoktu. Türk halkı ekonomik anlamda bizim çok yardımcımız oldu. Türk makamları da bizimle sürekli iletişim halindeydi. Türkiye ve Türk halkına teşekkür ediyoruz. "</p>

<p><img alt="" class="detail-photo img-fluid" height="675" src="https://cgtnturkcom.teimg.com/cgtnturk-com/uploads/2026/07/i-m-g-20260705-121539.jpg" width="900" /></p>

<h2><strong>İranlı yetkili: Artık Batılılar hakim güç değil"</strong></h2>

<p>"Ramazan Savaşın'da İran zaferinin anlatısı" başlıklı panelde konuşmacılar arasında yer alan isimlerden biri de İran'ın en deneyimli diplomatlarından Dr. Hasan Kazimi Kumi'ydi.</p>

<p>Uzun yıllar Irak büyükelçisi olarak görev yapan ve daha sonra Afganistan Özel Temsilciliği'ne atanan Kumi, etkinliğin ardından CGTN Türk'e demeç verdi.</p>

<p>ABD ve İsrail hattının İran karşısında yaşadığı "stratejik yenilgi" ile jeopolitik haritanın değiştiğini belirten Dr. Kumi, "Artık Batı hakim güç değil. Çok kutuplu bir düzen ile karşı karşıyayız" dedi.</p>

<p>BRICS ve Şanghay İşbirliği Örgütü gibi kurumların tüm engellemelere rağmen güçlendiğini dile getiren Kumi, "Çin, iktisadi ve nizami olarak ortaya çıkmaktadır. Rusya da benzer zamanlarda dünyada büyük bir güçtü ve hala büyük bir gücü bulunmaktadır." diye konuştu.</p>

<p>Hasan Kazimi Kumi, çok kutuplu bir dünyada İran'ın ise özel bir yere sahip olduğunun altını çizdi.</p>

<p>İranlı diplomat bu bağlamda "Kabul etmemiz gereken hususlardan birisi de Direniş Cephesi'nin bölgede güçlenmesidir. Direniş Cephesi denilince de biz 'sahaların birliğini' anlıyoruz" değerlendirmesinde bulundu.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Özel Haberler</category>
      <guid>https://www.cgtnturk.com/iranli-yetkililer-cgtn-turke-konustu-turkiye-ve-cine-ozel-mesajlar</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Jul 2026 12:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cgtnturkcom.teimg.com/crop/1280x720/cgtnturk-com/uploads/2026/07/adsiz-tasarim-2-29.png" type="image/jpeg" length="36026"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çin ve Türkiye modernleşme vizyonlarında örtüşüyor: "Xi Jinping: Çin'in Yönetimi" 5. cildi Ankara'da tanıtıldı]]></title>
      <link>https://www.cgtnturk.com/xi-jinping-cinin-yonetimi-5-cildi-turkiyede-tanitildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cgtnturk.com/xi-jinping-cinin-yonetimi-5-cildi-turkiyede-tanitildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA["Xi Jinping: Çin'in Yönetimi" kitabının 5. cildi Ankara'da düzenlenen törenle tanıtıldı. Etkinlikte, Çin ile Türkiye arasındaki stratejik iş birliği, modernleşme vizyonu, kültürel etkileşim ve yeşil kalkınma alanlarında iş birliğinin güçlendirilmesine yönelik mesajlar öne çıktı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>“Xi Jinping: Çin’in Yönetimi”</strong> kitabının 5. cildinin tanıtım toplantısı Ankara’da gerçekleştirildi.</p>

<p><img alt="" class="detail-photo img-fluid" height="600" src="https://cgtnturkcom.teimg.com/cgtnturk-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-01-at-144033-1.jpeg" width="800" /></p>

<p><strong>Programa, TBMM Başkanvekili ve MHP İstanbul Milletvekili Celal Adan, ÇKP Merkez Komitesi Tanıtım Departmanı yetkilisi ve Merkezi Toplumsal Ahlak ve Kültür İnşası Ofisi Daimî Müdür Yardımcısı Hu Kaihong, Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Gökhan Yazgı, Çin Halk Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Jiang Xuebin, Çin Uluslararası İletişim Grubu Başkan Yardımcısı Yu Tao, CHP İstanbul Milletvekili Yüksel Mansur Kılınç, CHP Kayseri Milletvekili Aşkın Genç ile çok sayıda üst düzey bürokrat, akademisyen ve siyasetçi katıldı.</strong></p>

<h2><strong>Çin'in modernleşme vizyonu Türkiye'nin kalkınma hedefleriyle örtüşüyor</strong></h2>

<p>Toplantıda konuşan <strong>TBMM Başkanvekili ve MHP İstanbul Milletvekili Celal Adan</strong>, “Xi Jinping: Çin’in Yönetimi” kitabının 5. cildinin Çin modernleşmesinin kendine özgü yolunu kapsamlı şekilde ortaya koyduğunu belirterek, bu vizyonun Türkiye’nin kalkınma hedefleriyle yüksek düzeyde örtüştüğünü ifade etti.</p>

<p><img alt="TBMM Başkanvekili ve MHP İstanbul Milletvekili Celal Adan" class="detail-photo img-fluid" height="600" src="https://cgtnturkcom.teimg.com/cgtnturk-com/uploads/2026/07/d-s-c05523.JPG" width="900" /></p>

<p>Adan, Türkiye ile Çin’in karşılıklı stratejik güven temelinde kendi modernleşme deneyimlerini paylaşmasının ve Küresel Güney ülkeleri için yeni bir iş birliği modeli oluşturmasının önemine dikkat çekti.</p>

<h2><strong>Çin ve Türkiye yeşil dönüşüm ve inovasyonda ortak geleceğe yürüyor</strong></h2>

<p><strong>ÇKP Merkez Komitesi Tanıtım Departmanı yetkilisi ve Merkezi Toplumsal Ahlak ve Kültür İnşası Ofisi Daimî Müdür Yardımcısı Hu Kaihong</strong> ise geleceğe bakıldığında Çin ile Türkiye'nin yeşil dönüşüm ve bilim-teknoloji inovasyonu gibi alanlarda geniş bir iş birliği potansiyeline sahip olduğunu belirtti. İki ülkenin <strong>daha yüksek nitelikli, daha verimli ve daha sürdürülebilir</strong> bir kalkınma yolunda birlikte ilerlemesinin hem Çin ve Türkiye'nin modernleşme inşasını ileriye taşıyacağını hem de dünyanın modernleşmesine daha fazla katkı sunacağını ifade etti.</p>

<section dir="auto">
<h2><strong>Türkiye ile kültürel iş birliğini daha ileri taşımak istiyoruz</strong></h2>

<p>Hu Kaihong, bugün iki ülkenin <strong>Kuşak ve Yol</strong> ortak inşasını platform ve bağ olarak kullanarak medya, düşünce kuruluşları, yayıncılık, sinema-televizyon, kültür ve turizm gibi alanlarda daha yakın iletişim ve iş birliği yürüttüğünü söyledi.</p>

<p>Çin-Türkiye uygarlıklarının karşılıklı öğrenmesinin iki ülke ilişkilerinin beşerî temelini sürekli sağlamlaştırdığını ve ilişkilere kalıcı bir dinamizm kattığını dile getiren Hu, Türk tarafıyla birlikte dört büyük küresel girişimi hayata geçirmeyi, ikili ve çok taraflı iş birliğini güçlendirmeyi, Çin-Türkiye stratejik iş birliği ilişkisini yeni bir düzeye taşımayı ve insanlığın kader ortaklığı topluluğunun inşasında daha büyük bir rol üstlenmeyi arzu ettiklerini ifade etti.</p>

<p><img alt="ÇKP Merkez Komitesi Tanıtım Departmanı yetkilisi ve Merkezi Toplumsal Ahlak ve Kültür İnşası Ofisi Daimî Müdür Yardımcısı Hu Kaihong" class="detail-photo img-fluid" height="600" src="https://cgtnturkcom.teimg.com/cgtnturk-com/uploads/2026/07/d-s-c05512.JPG" width="900" /></p>

<h2><strong>Çin-Türkiye iş birliği için büyük fırsatlar var</strong></h2>

<p>Türkiye'nin <strong>Küresel Güney'in</strong> önemli bir üyesi, <strong>G20 üyesi ve Şanghay İşbirliği Örgütü'nün</strong> 14 diyalog ortağından biri olarak bölgesel ve uluslararası meselelerde önemli bir rol oynadığını vurgulayan Hu, Çin ve Türkiye'nin çeşitli alanlardaki somut iş birliğini sürekli derinleştirdiğini, nitelikli <strong>Kuşak ve Yol</strong> ortak inşasını <strong>Orta Koridor</strong> planıyla uyumlaştırmayı sürdürdüğünü söyledi.</p>

<p>Hu Kaihong, halkı her şeyin üstünde tutmanın ve halkın refahını sağlamanın Çin ile Türkiye'nin modernleşme inşasının ortak arayışı olduğunu belirterek, Türk tarafıyla iletişimi daha da güçlendirmeyi, insanı esas alan modernleşmeyi el ele ilerletmeyi ve kalkınmanın meyvelerinin iki ülke halklarına daha iyi ulaşmasını umut ettiklerini dile getirdi.</p>

<section dir="auto">
<h2><strong>55. yıl mesajı: Vize kolaylığı ve dışa açılım iş birliğini güçlendiriyor</strong></h2>

<p><strong>Bu yıl Çin ile Türkiye arasında diplomatik ilişkilerin kurulmasının 55. yılı olduğunu hatırlatan Hu,</strong> geleceğe bakıldığında Çin-Türkiye iş birliğinin büyük fırsatlar sunduğunu ve umut vadeden bir geleceğe sahip olduğunu ifade etti.</p>

<p>Hu Kaihong ayrıca, bugün Çin'in yüksek düzeyli dışa açılım yoluyla derinlemesine dönüşümü ve yüksek nitelikli kalkınmayı teşvik ettiğini, diplomatik ilişki kurulan tüm en az gelişmiş ülkelere sıfır gümrük tarifesi uygulanması ile 70'i aşkın ülkeye tek taraflı vizesiz giriş veya karşılıklı vize muafiyeti tanınması gibi önemli politika ve tedbirleri hayata geçirdiğini söyledi.</p>
</section>
</section>

<h2><strong>Kuşak ve Yol kültürel etkileşimi de güçlendiriyor</strong></h2>

<p><strong>Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Gökhan Yazgı ise konuşmasında, </strong>bin yıllık İpek Yolu'nun yalnızca Çin ve Türkiye halkları arasındaki kültürel iletişimin tarihine tanıklık etmekle kalmadığını, aynı zamanda zengin kültürel mirasların oluşmasına da katkı sağladığını ifade etti.</p>

<p><strong>Günümüzde Kuşak ve Yol İnisiyatifi'nin </strong>ekonomik, ticari ve siyasi iş birliğini teşvik eden bir proje olmanın ötesine geçtiğini belirten Yazgı, güzergâh üzerindeki ülkeler arasında çok boyutlu kültürel iletişim ve karşılıklı öğrenmenin önemli bir platformu haline geldiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Gökhan Yazgı" class="detail-photo img-fluid" height="600" src="https://cgtnturkcom.teimg.com/cgtnturk-com/uploads/2026/07/d-s-c05488.JPG" width="900" /></p>

<p>Türkiye ile Çin arasında sanat, basın, eğitim ve turizm gibi alanlardaki beşeri iletişimin daha da derinleşmesini temenni ettiklerini dile getiren Yazgı, halklar arasındaki iletişimin güçlenmesinin iki ülke arasındaki dostluğun sağlam temelini daha da pekiştireceğini vurguladı.</p>

<p>Turizmin iki ülke halklarının birbirlerinin kültürünü, geleneklerini ve tarihini doğrudan deneyimlemesine imkân tanıdığına işaret eden Yazgı, bu sayede Türkiye ve Çin halkları arasındaki karşılıklı anlayışın ve dostluğun daha da derinleşebileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Türkiye Yüzyılı ile 15. Beş Yıllık Plan örtüşüyor</strong></h2>

<p><strong>Çin Halk Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Jiang Xuebin</strong> ise Çin ve Türkiye medeniyetlerinin birbirini aydınlattığını ve birbirine bağladığını belirterek, kültürel iletişimin Çin-Türkiye ilişkilerinin gelişmesini teşvik etmenin önemli bir yöntemi ve vazgeçilmez bir seçeneği olduğunu söyledi. Diplomatik ilişkilerin 55. yılı vesilesiyle iki ülke arasındaki iletişimin çeşitli alanlarda daha da geliştirilmesini ve ikili ilişkilerin daha üst seviyeye taşınmasını temenni ettiklerini ifade etti.</p>

<p>Çin ve Türkiye'nin bağımsız kalkınma yolunu kararlılıkla izleyen Küresel Güney'in önemli güçleri olduğunu vurgulayan Jiang, Çin'in <strong>15. Beş Yıllık Planı</strong> ile Türkiye'nin <strong>Türkiye Yüzyılı</strong> kalkınma vizyonunun yüksek derecede örtüştüğünü belirtti. Jiang, iki ülkenin kalkınma yolunda omuz omuza duran ortaklar olduğunu ifade ederek, modernleşme sürecinde karşılıklı öğrenmeyi ve birbirlerine destek vermeyi temenni ettiklerini dile getirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<section dir="auto">
<h2><strong>"Xi Jinping: Çin'in Yönetimi" Türkiye'de güvenilir bir başvuru kaynağı oldu</strong></h2>

<p><strong>"Xi Jinping: Çin'in Yönetimi"</strong> kitabının Türkçe baskısının 2017 yılında yayımlanmasının ardından Türk okurlarından yoğun ilgi ve beğeni gördüğünü belirten Jiang, eserin Türkiye'nin çeşitli kesimlerinin Çin Komünist Partisi'ni ve yeni dönemdeki Çin'i anlaması açısından güvenilir bir kaynak haline geldiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Çin Halk Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Jiang Xuebin" class="detail-photo img-fluid" height="600" src="https://cgtnturkcom.teimg.com/cgtnturk-com/uploads/2026/07/d-s-c05493-1.JPG" width="900" /></p>

<p>Kitabın 5. cildinin ise <strong>Çin Komünist Partisi'nin</strong> teorik yeniliklerinin en son ürünü olduğunu ifade eden Jiang, eserin ÇKP 20. Merkez Komitesi Genel Kurulu'ndan bu yana Parti'nin Çin halkına liderlik ederek Çin modernleşmesini ilerletme sürecindeki önemli deneyimlerini bilimsel şekilde özetlediğini, Çin'in yönetim modelinin neden başarılı olduğunu ortaya koyduğunu ve dünyadaki değişimlerle nasıl mücadele edileceği sorusuna derinlemesine cevap verdiğini belirterek, kitabın önemli bir dünya değerine sahip olduğunu söyledi.</p>

<h2><strong>Çin, COP31'de Türkiye ile yeşil kalkınma için çalışmaya hazır</strong></h2>

<p>Jiang Xuebin, <strong>15. Beş Yıllık Plan</strong> döneminde Çin'in Çin modernleşmesini ilerletmeye devam edeceğini, Türkiye'nin de <strong>Türkiye Yüzyılı</strong> vizyonu doğrultusunda ilerlediğini ifade etti. İki tarafın <strong>Kuşak ve Yol İnisiyatifi</strong> ile <strong>Orta Koridor Planı</strong> arasındaki uyumu hızlandırabileceğini belirten Jiang, Çin-Avrupa yük treni güney koridorunun geliştirilmesi, ekonomi, ticaret, kültür ve turizm gibi geleneksel alanlardaki iş birliğinin güçlendirilmesi ile yeni enerji, 5G ve biyofarmasötik gibi yeni iş birliği alanlarının geliştirilmesi sayesinde iki ülkenin refah yolunda birbirini destekleyebileceğini kaydetti.</p>

<p>Yakında Türkiye'de düzenlenecek <strong>COP31</strong>'e Çin'in aktif şekilde katılmaya hazır olduğunu da vurgulayan Jiang, Türk tarafıyla birlikte iklim değişikliğiyle mücadele etmeye, yeşil kalkınma fırsatlarını paylaşmaya, yeşil altyapı, temiz enerji ve döngüsel ekonomi gibi alanlardaki iş birliğini derinleştirmeye ve birlikte temiz, güzel ve sürdürülebilir bir dünya inşa etmeye hazır olduklarını ifade etti.</p>
</section>

<p></p></p>]]></content:encoded>
      <category>Özel Haberler</category>
      <guid>https://www.cgtnturk.com/xi-jinping-cinin-yonetimi-5-cildi-turkiyede-tanitildi</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Jul 2026 16:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cgtnturkcom.teimg.com/crop/1280x720/cgtnturk-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-01-at-192154.jpeg" type="image/jpeg" length="18632"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[“Çin dünyanın en güvenli ülkesi”]]></title>
      <link>https://www.cgtnturk.com/cin-dunyanin-en-guvenli-ulkesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cgtnturk.com/cin-dunyanin-en-guvenli-ulkesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çin’i ve Çin toplumunu daha yakından tanımak amacıyla Çin’de yaşayan Türklerle gerçekleştirdiğimiz röportaj serimiz devam ediyor. Bu bölümde konuğumuz, Pekin Dil ve Kültür Üniversitesi Türk Dili Bölümü’nde Çinli öğrencilere Türkçe eğitimi veren Şahin Bütüner oldu. Şahin Bütüner ile Çin’de eğitimden sağlığa, güvenlikten ulaşıma kadar farklı alanlardaki deneyimlerini ve gözlemlerini konuştuk.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Umut TEZERER- </strong><strong><i>CGTN Türkçe Servisi</i></strong></p>

<p><strong>Çin’de kaç yıldır yaşıyorsunuz?</strong></p>

<p>2022 yılından bu yana Pekin Dil ve Kültür Üniversitesi’nde görev yapıyorum. <strong>Milli Eğitim Bakanlığı</strong>’nın yürüttüğü “<strong>Bakanlıklar Arası Ortak Kültür Projesi</strong>” (BAOK) kapsamında Çin’e geldim. Bu yıl dördüncü yılımı tamamlıyorum. Üniversitenin Türk Dili Bölümü’nde Çinli öğrencilere Türkçe dersleri veriyorum.</p>

<p><img alt="" class=" detail-photo img-fluid" height="450" src="https://cgtnturkcom.teimg.com/cgtnturk-com/uploads/2026/06/picture1-8.jpg" width="800" /></p>

<p><strong>Çin’e geliş süreciniz nasıl başladı?</strong></p>

<p>Türkiye’de Bolu Üniversitesi’nde Türk Dili alanında dersler veriyordum. Aynı zamanda yabancılara Türkçe öğretimi yapıyor, Türk dili ve Türk kültürü üzerine çalışmalar yürütüyordum. Bolu Üniversitesi’nde görev yaptığım dönemde Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) duyurusu aracılığıyla <strong>BAOK</strong> Projesi’ne başvurdum. Proje kapsamında Çin’de görev yapma teklifi geldi. Ben de bu fırsatı değerlendirmek istedim ve “<i>neden olmasın</i><font face="Times New Roman">” diyerek Çin’e geldim. Şu anda burada dördüncü yılımı sürdürüyorum.</font></p>

<p><strong>Türkiye’de yabancılara, Çin’de ise Çinli öğrencilere Türkçe öğretiyorsunuz. Dil öğretimi açısından nasıl bir fark gözlemlediniz?</strong></p>

<p>Aslında Türkçe ve Türk kültürünü öğretme noktasında temel olarak büyük bir değişiklik yok. Aynı yöntemleri ve teknikleri kullanarak ırk, millet ayırt etmeksizin öğrencilerimize Türkçeyi aktarmaya çalışıyoruz. Öğrencilerin dili öğrenme becerileri ise bireysel olarak farklılık gösterebiliyor. Bu nedenle sınıfın genel seviyesine göre hareket ediyor, öğretim yöntemlerini öğrencilerin ihtiyaçlarına göre şekillendiriyoruz.</p>

<p><strong>Çinli öğrenciler Türkçe öğrenirken hangi konularda zorlanıyor?</strong></p>

<p>Elbette bazı zorluklar yaşanıyor. Bunun temel nedeni iki dil arasındaki yapısal farklılıklar.</p>

<p>Çince ve Türkçe farklı dil ailelerine ait. Bu nedenle özellikle Türkçenin gramer yapısını öğretirken bazı güçlüklerle karşılaşıyoruz. Türkçe sondan eklemeli bir dil olduğu için öğrenciler, kelimelere ek getirildiğinde yaşanan ses değişimlerini anlamakta zorlanabiliyor. Ancak zaman içinde dili kullandıkça bu sorunlar azalıyor. Çünkü dil sadece ezberle öğrenilen bir alan değil; konuşarak, uygulayarak ve tekrar ederek kazanılıyor. Öğrenciye, "<i>Hadi bu eklere çalış, bunu yapabilirsin</i>" demek yanlış bir tutum oluyor. Bu nedenle öğrenciye yalnızca kuralları ezberletmeye çalışmak yeterli olmuyor. Dil kullanıldıkça öğrenme süreci daha doğal hâle geliyor. Bizim dilimizde gramatik unsurlar çok fazla olduğu için zorlanabiliyorlar.</p>

<p><strong>Peki, Türkçe öğrenirken keyif aldıkları konular var mı?</strong></p>

<p>Öğrenciler genellikle Türkiye’yi merak ediyor. Özellikle Türk kültürü, yaşam tarzı ve günlük hayatla ilgili konular ilgilerini çekiyor. Gramer, yazma ve okuma derslerinde zaman zaman zorlanabiliyorlar. Ancak kültür derslerinde daha istekli davranıyorlar. Türkiye hakkında bilgi edinmek, konuşmak ve farklı kültürel unsurları tanımak hoşlarına gidiyor.</p>

<p><strong>Yurt dışında Türkçe öğretmek size mesleki açıdan ne kattı?</strong></p>

<p>Bu deneyim bana çok önemli katkılar sağladı. Kendi dilimizi ve kültürümüzü öğretirken aynı zamanda öğrencilerimin dilini ve kültürünü de tanıma fırsatı buldum. Hem akademik hem de kişisel açıdan farklı bir toplumun diline, düşünce yapısına ve yaşam biçimine dair önemli deneyimler kazandım.</p>

<p><strong>Çinli öğrencileri Türkçe öğrenmeye yönelten temel nedenler sizce ne? Türkiye ile ilgili onları motive eden unsurlar hangileri?</strong></p>

<p>Çin’e ilk geldiğimde ben de bu konuyu araştırdım. “<strong>Türk Dili</strong> ve Türkçe bölümleri Çin’de hangi üniversitelerde var, ne kadar yaygın?” diye inceledim. Çin genelinde yaklaşık 12-13 üniversitede Türkçe bölümü bulunuyor. Öğrenciler bu bölümlerde dört yıllık lisans eğitimi alıyor ve mezun oluyorlar.</p>

<p>Ben de zaman zaman öğrencilerime “Bu bölümü neden tercih ettiniz?” diye soruyorum. Öğrencilerin büyük bölümü samimi bir şekilde, “<i>Hocam, bu bölüm vardı ve puanımıza göre tercih ettik</i>.” şeklinde yanıt veriyor.</p>

<p>Çin’de de Türkiye’de olduğu gibi üniversiteye giriş sınavı uygulanıyor. Öğrenciler sınav sonucunda aldıkları puana göre bölümlerini tercih ediyor. Genellikle kız öğrenciler yabancı dil bölümlerini erkek öğrencilere göre daha fazla seçiyor. Bizim bölümümüzde de çoğunlukla kız öğrenciler bulunuyor. Elbette bunu bir cinsiyet ayrımı olarak değerlendirmemek gerekir. Ancak dil, eğitim ve öğretmenlik gibi alanların toplumlarda zaman zaman daha çok kadınlarla ilişkilendirildiği görülüyor. Çin’deki tercihlerde de buna benzer bir eğilim olduğunu söyleyebiliriz. Öğrencilerin bir kısmı aslında Japonca veya Korece gibi başka dilleri tercih etmek isterken, puan durumlarına göre Türkçe bölümüne yerleşebiliyor. Bu nedenle Türkçe bölümünü doğrudan hedefleyerek gelen öğrenci sayısı oldukça az. Genellikle bir veya iki öğrenci bu bölümü bilinçli şekilde tercih ediyor.</p>

<p><img alt="" class="detail-photo img-fluid" height="494" src="https://cgtnturkcom.teimg.com/cgtnturk-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-30-at-111416.jpeg" width="800" /></p>

<p><strong>Peki öğrenciler mezun olduktan sonra hangi alanlara yöneliyor?</strong></p>

<p>Mezun olan öğrencilerin önemli bir bölümü ticaret alanında çevirmenlik ve tercümanlık gibi mesleklere yöneliyor. Bazı öğrenciler doğrudan Türkiye ile ticaret yapmak istediklerini ifade ediyor. Özellikle son yıllarda Türkiye’nin ticari potansiyelini fark eden öğrenciler bulunuyor. “<i>Türkçe öğreniyorum çünkü Türkiye ile ekonomik ilişkiler geliştirmek istiyorum</i>.” diyen öğrencilerin sayısı da oldukça fazla. Bu nedenle Türkçe, yalnızca kültürel bir ilgi alanı olarak değil, aynı zamanda ekonomik ilişkiler açısından da değer kazanan bir dil hâline geliyor.</p>

<p><strong>Çinli öğrencilerin derslere ilgisi ve katılımı nasıl?</strong></p>

<p>Aslında öğrenci her yerde öğrencidir. Yeri geliyor kaytarıyor, yeri geliyor çalışıyor ya da sınavda kopya çekiyor… Her toplumda olduğu gibi burada da çalışan, çalışmayan, istekli olan veya derse daha az ilgi gösteren öğrenciler bulunuyor. Bazen öğrenciler derslere çok yoğun hazırlanıyor, bazen de beklenen ilgiyi göstermeyebiliyor. Kısacası insan davranışları açısından büyük bir fark görmüyorum. Çalışkan öğrenciler de var, daha az çalışan öğrenciler de var.</p>

<p><strong>Çin eğitim sistemiyle ilgili gözlemleriniz neler? En çok dikkatinizi çeken özellikler hangileri oldu?</strong></p>

<p>Çin’e ilk geldiğimde dikkatimi çeken konulardan biri, üniversitelerde ders zilinin kullanılması oldu. Türkiye’de üniversitelerde genellikle böyle bir uygulama bulunmuyor. Ders başlangıç ve bitiş saatlerini takip ederek hareket ediyoruz. Çin’de ise ders giriş ve çıkışlarında zil sistemi kullanılıyor.</p>

<p>Bunun dışında teknolojinin eğitimde etkin kullanılması dikkat çekiyor. Akıllı tahtalar, projeksiyon cihazları ve dijital araçlardan oldukça verimli şekilde yararlanılıyor. Türkiye’de de bu teknolojiler mevcut ancak burada beni en çok etkileyen konu, öğrencilerin bu araçlara yaklaşımı oldu. Öğrenciler, öğretmene ait teknolojik cihazlara kesinlikle izinsiz dokunmuyor. Örneğin bilgisayar, projeksiyon cihazı veya öğretmenin masasında bulunan herhangi bir ekipman, öğrenciler tarafından kullanılacak bir araç olarak görülmüyor. Bu nedenle bir öğrenciyi öğretmenin masasındaki cihazlarla ilgilenirken görmek neredeyse mümkün değil.</p>

<p>Ayrıca üniversitelerde elektronik kart sistemi kullanılıyor. Öğretmen, projeksiyon cihazını veya bilgisayarı kullanmak istediğinde kartını okutuyor ve sistem aktif hâle geliyor. Bu uygulama, cihazların güvenli şekilde kullanılmasını sağlıyor.</p>

<p><strong>Eğitim dışında sizi şaşırtan veya ilham veren başka gözlemleriniz oldu mu?</strong></p>

<p>Beni en çok etkileyen konulardan biri, insanların eşyalarına gösterdiği özen oldu. Ders bittikten sonra bazen kartımızı, kalemimizi veya başka bir eşyamızı sınıfta unutabiliyoruz. Haftalar hatta aylar sonra aynı sınıfa geldiğimde, bıraktığım eşyanın hâlâ aynı yerde durduğunu görüyorum. Bu durum beni gerçekten şaşırtıyor.</p>

<p>Aslında olması gereken davranış bu ancak alışık olmadığımız için dikkat çekiyor. Örneğin bir öğretmen şemsiyesini askılıkta unutabiliyor. Aylar sonra geldiğinde şemsiyenin hâlâ orada olduğunu görüyor.</p>

<p>Çünkü kimse başkasının eşyasına dokunmuyor.</p>

<p><strong>Eğitim alanında öğrencilere sağlanan olanakları nasıl değerlendiriyorsunuz?</strong></p>

<p>Eğitime sunulan imkânlar açısından Çin ile Türkiye arasında benzerlikler olduğunu düşünüyorum. Ancak Çin’de öğrenci sayısı çok fazla olduğu için özellikle barınma konusunda bazı farklılıklar bulunuyor. Bazı üniversite yurtlarında odalarda altı kişi, bazı yurtlarda ise on kişi kalabiliyor. Bu durum öğrenciler açısından zaman zaman zorlayıcı olabiliyor. Bunun dışında eğitim olanakları ve akademik imkânlar bakımından iki ülkenin sistemleri arasında büyük farklar olmadığını söyleyebilirim.</p>

<p><strong>Çin’de teknoloji çok yaygın kullanılıyor. Ailenizle birlikte yaşamınız bu durumdan nasıl etkilendi?</strong></p>

<p>Çin’de yaşam konforu, düzen ve günlük hayatın işleyişi açısından oldukça sistemli bir yapı kurulmuş durumda. Buradaki yaşam koşullarının oldukça rahat olduğunu söyleyebilirim. Örneğin kahve alırken bile önceden telefonum üzerinden sipariş veriyorum. Daha sonra kahve dükkânına giderek siparişimi teslim alıyorum. Bu sistem günlük hayatı oldukça kolaylaştırıyor. Ancak teknolojinin bu kadar yoğun kullanılması, beraberinde bazı olumlu ve olumsuz sonuçları da getiriyor. Özellikle tüketimi hızlandıran bir etkisi var. Çin’de tüketim alışkanlıkları oldukça hızlı gelişiyor. Ben Çin’e geleli dört yıl oldu. Bu süre içinde nakit parayı yalnızca bir veya iki kez kullandım. Günlük hayattaki hemen hemen tüm ödemeler telefon uygulamaları üzerinden gerçekleştiriliyor. Bunun büyük avantajları bulunuyor. Ancak diğer taraftan harcama yapmak da çok kolay hâle geliyor. İnsan bazen parayı fiziksel bir değer olarak değil, sadece ekranda görünen rakamlardan ibaret bir unsur gibi algılayabiliyor. Bu nedenle tüketim alışkanlıklarının da dikkatle değerlendirilmesi gerekiyor.</p>

<p><img alt="" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://cgtnturkcom.teimg.com/cgtnturk-com/uploads/2026/06/picture3-4.jpg" width="800" /></p>

<p><strong>Ulaşım sistemi açısından Çin’de hangi avantajları gözlemlediniz?</strong></p>

<p>Çin’de ulaşım imkânları Türkiye’ye göre daha gelişmiş ve daha rahat. Sistem hızlı, düzenli ve erişilebilir şekilde çalışıyor. Ben Pekin’de yaşadığım süre boyunca hiç araba kullanma ihtiyacı hissetmedim. Bazen taksiye binmeyi bile tercih etmiyorum. Çünkü Pekin’de yoğun bir trafik sorunu bulunmasına rağmen bu durum metro ağı sayesinde büyük ölçüde çözülmüş durumda. Toplu ulaşım araçları hem konforlu hem de kullanışlı. Bu nedenle insanların özel araç veya taksiye olan ihtiyacı azalıyor. Bir yere gitmem gerektiğinde ilk aklıma gelen seçenek metro veya hızlı tren oluyor. Şehir içi ve şehirler arası ulaşım konusunda oldukça rahat bir sistem var.</p>

<p><strong>Peki, Çin mutfağına alışabildiniz mi?</strong></p>

<p>Onu hiç sormayın... Açıkçası bu benim için hâlâ temel bir sorun. Uzun süredir burada yaşamama rağmen Çin yemek kültürüne tam olarak alışamadım. Genellikle yemeklerimi evde hazırlamaya çalışıyorum. Çünkü iki ülkenin yemek kültürü arasında büyük farklar bulunuyor. Coğrafi olarak birbirimizden uzak olduğumuz için kullanılan baharatlar, soslar ve pişirme yöntemleri oldukça farklı. Belli bir yaştan sonra yeni bir mutfak kültürüne alışmak daha zor olabiliyor. Bu nedenle kendi mutfağımızı, özellikle Türk yemeklerini daha fazla tercih ediyorum.</p>

<p><strong>Sağlık hizmetleri konusunda Çin’deki imkânları nasıl değerlendiriyorsunuz?</strong></p>

<p>İsteyen kişiler özel sağlık sigortası yaptırabiliyor. Ancak özel sigortanız olmasa bile devlet veya özel hastanelerde gerekli desteği alabiliyorsunuz. Elbette belirli bir ücret ödeniyor ancak bu ücretler makul seviyelerde. Yakın zamanda bir diş rahatsızlığı yaşadım. Tedavi için hastaneye gittiğimde dikkatimi çeken konu, sunulan seçeneklerin çok fazla olmasıydı. Ben sadece basit bir dolgu yaptırmak istemiştim. Ancak doktorlar bana dolgu dışında birçok farklı tedavi seçeneği sundu. Alternatiflerin fazla olması dikkatimi çekti.</p>

<p>Bu süreçte herhangi bir sorun yaşamadım.</p>

<p><img alt="" class="detail-photo img-fluid" height="545" src="https://cgtnturkcom.teimg.com/cgtnturk-com/uploads/2026/06/picture2-6.jpg" width="800" /></p>

<p><strong>Çin’de güvenlik konusunda dikkat çeken bir ortam var. Siz bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?</strong></p>

<p>Tek cümleyle ifade etmek gerekirse; Çin, dünyanın en güvenli ülkesi. Örneğin masanın üzerine telefonunuzu bırakıp saatler sonra geri geldiğinizde telefonunuzun hâlâ aynı yerde durduğunu görebiliyorsunuz. Ancak bu durumu yalnızca insanların ahlak anlayışıyla açıklamıyorum. Bunun temelinde güçlü bir hukuk ve yargı sistemi bulunuyor. Çin’de yasaların caydırıcılığı oldukça yüksek. Ayrıca yaygın kamera sistemleri sayesinde birçok alan sürekli takip ediliyor. Bu nedenle insanlar başkasına ait bir eşyayı almaktan kaçınıyor. Çünkü bunun ciddi sonuçları olacağını biliyorlar. Elbette dünyanın her yerinde farklı karakterde insanlar bulunabilir. Ancak güvenliğin temelinde etkili ve caydırıcı yasaların bulunması büyük önem taşıyor. Çin’de de bu sistemin güvenlik algısını güçlendirdiğini düşünüyorum.</p>

<p><strong>Türkiye’de de olsa dediğiniz bir uygulama var mı?</strong></p>

<p>En çok ulaşım sistemini örnek verebilirim. Türkiye’ye baktığımda zaman zaman ulaşım konusunda sorunlarla karşılaşıyorum. Ancak Çin’de ulaşımla ilgili genellikle herhangi bir endişe yaşamıyorum.</p>

<p>“Şuraya nasıl gideceğim?” diye düşünmüyorum. Çünkü çok fazla alternatif bulunuyor. Bu açıdan ulaşım sistemindeki düzeni Türkiye’de de görmek isterdim.</p>

<p><strong>Mini Anket</strong></p>

<p><strong>Çin’de genel yaşam kalitenizden ne kadar memnunsunuz?</strong></p>

<p>10 üzerinden 9 verebilirim.</p>

<p><strong>İş ve kariyer açısından memnuniyetiniz nedir?</strong></p>

<p>10 üzerinden 8 diyebilirim.</p>

<p>Burada yeni bir dil öğrenerek farklı bir kültürü tanıma fırsatı buldum. Kültürlere ve dillere nasıl yaklaşılması gerektiği konusunda önemli bir bakış açısı kazandım. Alanım kültür ve davranış bilimi olduğu için insanları gözlemlemeyi seviyorum. Farklı coğrafyalarda insanların nasıl davrandığını ve hareket ettiğini analiz etme fırsatı buldum. Ayrıca dilleri karşılaştırma açısından da önemli deneyimler kazandım. Bu süreç bana çok şey kattı.</p>

<p><strong>Çin toplumuna ne kadar uyum sağladığınızı düşünüyorsunuz?</strong></p>

<p>En temel zorluk alfabe konusu. Çin karakterleri kısa sürede öğrenilebilecek bir sistem değil. İyi seviyede Çince öğrenebilmek için yaklaşık 6 bin karakter bilmek gerekiyor. Bunun öğrenilmesi birkaç yılı bulabiliyor. Bu durum günlük hayata uyum sürecinde zaman zaman zorluk çıkarabiliyor. Örneğin marketlerde, mağazalarda veya kamu kurumlarında her zaman Latin alfabesiyle yazılmış tabelalar bulunmuyor. Bazı telefon uygulamalarında da yalnızca Çince karakterlerin kullanılması sorun oluşturabiliyor. Bu tamamen dil yapısından kaynaklanan bir durum.</p>

<p><strong>Ulaşım ve altyapıya kaç puan verirsiniz?</strong></p>

<p>Altyapı ve ulaşım, 10. Kesinlikle 10.</p>

<p><strong>Yemek kültürüne uyum konusunda puanınız nedir?</strong></p>

<p>Çok düşük. Bazı Müslüman restoranları bulunuyor ve onları deniyorum ancak yine de Türk mutfağını arıyorum. Bu nedenle 10 üzerinden 1 diyebilirim.</p>

<p><strong>Çince iletişim kurabiliyor musunuz?</strong></p>

<p>İlk geldiğim yıl tabii ki kuramıyordum. Ancak ikinci ve üçüncü yıllarda günlük hayatımı sürdürebilmek için Çince öğrendim. Şu anda temel seviyede Çince konuşabiliyor ve insanlarla anlaşabiliyorum.</p>

<p><strong>Güvenlik hissi?</strong></p>

<p>10 üzerinden 10.</p>

<p><strong>Sağlık hizmetleri?</strong></p>

<p>Sağlıkla ilgili çok şükür önemli bir problem yaşamadım. 10 üzerinden 9 diyebilirim.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Türk kültürüne ve Türk topluluklarına erişim konusunda nasıl bir deneyim yaşadınız?</strong></p>

<p>Öğrencilerimi mümkün olduğunca Türk kültürüyle buluşturmaya çalışıyorum. Kültürümüzü tanıtmaya büyük önem veriyorum. Elçiliğimiz veya <strong>Yunus Emre Enstitüsü</strong> tarafından düzenlenen etkinlikler olduğunda öğrencilerimi mutlaka götürüyorum. Türk yemekleri, Türk müziği, Türk sineması ve kültürel etkinlikler aracılığıyla öğrencilerimize Türkiye’yi tanıtmaya çalışıyoruz. Bu konuda herhangi bir sorun yaşamıyoruz.</p>

<p><strong>Türkiye’den okumak veya çalışmak için Çin’e gelecek kişilere tavsiyede bulunur musunuz?</strong></p>

<p>Kesinlikle tavsiye ederim. Şu anda Çin toplumunun içindeyim. Bir Çin üniversitesinde Çinli öğrenciler ve meslektaşlarımla birlikte çalışıyorum. Onlarla sürekli iletişim hâlindeyim ve çok iddialı olduklarını görüyorum. “Dünyanın en iyi ülkelerinden biri olacağız.” şeklinde güçlü hedefleri var.</p>

<p>Benim kızım da şu anda bu üniversitede eğitim görüyor. Gelecek kariyeri açısından Çin üniversiteleri mutlaka değerlendirilebilir. Çince öğrenmek ve Çin’de herhangi bir bölümde eğitim almak gençler için önemli fırsatlar sağlayabilir.</p>

<p><strong>Çok teşekkür ediyoruz hocam.</strong></p>

<p>Rica ederim.</p>

<p></p>

<p></p></p>]]></content:encoded>
      <category>Özel Haberler</category>
      <guid>https://www.cgtnturk.com/cin-dunyanin-en-guvenli-ulkesi</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 11:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cgtnturkcom.teimg.com/crop/1280x720/cgtnturk-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-30-at-111459.jpeg" type="image/jpeg" length="98187"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Süper El Nino etkisi büyüyor: Avrupa kavrulurken Türkiye'de sıcaklıklar ne olacak?]]></title>
      <link>https://www.cgtnturk.com/super-el-nino-etkisi-buyuyor-avrupa-kavrulurken-turkiyede-sicakliklar-ne-olacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cgtnturk.com/super-el-nino-etkisi-buyuyor-avrupa-kavrulurken-turkiyede-sicakliklar-ne-olacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avrupa'yı kavuran ve rekor sıcaklıklara yol açan yüksek basınç sistemi Türkiye'yi de vuracak mı? Furkan Şensoy, Avrupa'yı hapseden sıcak hava dalgasının ülkemize yansımalarını, yaklaşan yaz aylarındaki sıcaklık değerlerini ve orman yangını riskini tüm detaylarıyla anlattı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Avrupa'da 40 dereceyi aşan sıcaklıklar ve Fransa'da ilan edilen olağanüstü hal, gözleri küresel bir hava olayı olan "Süper El Nino" felaketine çevirdi.</p>

<p>Peki Avrupa sıcaktan kavrulurken, bu yaz Türkiye'de 45-50 dereceler görülecek mi? İşte hava durumuyla ilgili merak edilenleri Furkan Şensoy'la konuştuk.</p>

<h2><strong>Süper El Nino Nedir?</strong></h2>

<p>Süper El Nino, Pasifik Okyanusu yüzey sıcaklıklarının normalden çok daha yüksek seviyelere çıkması durumudur. Dünyadaki jet akımlarını ve basınç yerleşimlerini değiştirerek küresel çapta hava olaylarına yön verir. Tarihte 1997 ve 2015 yılları, bu ısınmanın en şiddetli yaşandığı "Süper El Nino" seneleri olarak kayıtlara geçmiştir.</p>

<h2><strong>Avrupa Neden Kavruluyor?</strong></h2>

<p>Şu an Avrupa'yı etkisi altına alan ve Almanya, İspanya, İngiltere ve Fransa'da rekor sıcaklıklara sebep olan durum, yüksek basınç sisteminin Batı Avrupa'ya oturmasından kaynaklanıyor. Afrika üzerinden gelen "ısı kubbesi" (heat dome) etkisi, yüksek basınçla birleşerek kuzeye doğru hareket etmekte ve sıcak havanın İspanya üzerinden Avrupa'ya hapsolmasına neden olmaktadır. Batılı hava akışının durmasıyla durağanlaşan hava sürekli ısınarak gölgede bile 38-42 derecelere ulaşmaktadır. Uzmanlar, Avrupa halkının bu sıcaklıklara alışkın olmaması nedeniyle ciddi kayıplar yaşanabileceğine dikkat çekiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Aşırı sıcaklar Türkiye'ye gelecek mi?</strong></h2>

<p>En çok araştırılan konulardan biri de bu kavurucu sıcakların Türkiye'yi nasıl etkileyeceği. Meteorolojik modellere göre <strong>Türkiye bu yaz Avrupa'ya kıyasla çok şanslı bir konumda yer alıyor</strong>.</p>

<p>Avrupa üzerine oturan yüksek basınç sistemi, kuzey yarımkürede saat yönünde döndüğü için Avrupa'da güneyli (sıcak) hava akımlarına sebep olurken, Türkiye'de tam tersi etkiyle <strong>kuzeyli (serin) hava akımlarına</strong> yol açıyor. Bu nedenle önümüzdeki günlerde İstanbul'da gölgede 27-29 derece gibi mevsim normallerinde bir yaz seyri beklenirken, Avrupa 40 dereceleri görecek. Ancak, küresel rüzgarların batıdan doğuya esmesi sebebiyle Avrupa'daki bu sıcak hava dalgasının ilerleyen dönemlerde zayıflamış da olsa Türkiye'den geçmesi öngörülüyor. Ülkemizde genel olarak mevsim normalleri olan 35-36 dereceler, sıcaklığın daha yoğun hissedildiği Diyarbakır gibi bölgelerde ise 40 dereceler görülebilecek.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Özel Haberler</category>
      <guid>https://www.cgtnturk.com/super-el-nino-etkisi-buyuyor-avrupa-kavrulurken-turkiyede-sicakliklar-ne-olacak</guid>
      <pubDate>Tue, 23 Jun 2026 12:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cgtnturkcom.teimg.com/crop/1280x720/cgtnturk-com/uploads/2026/06/chatgpt-image-23-haz-2026-13-12-03.png" type="image/jpeg" length="26872"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[5 bin yıllık Çin mirası: Akupunktur hangi hastalıklara iyi geliyor?]]></title>
      <link>https://www.cgtnturk.com/5-bin-yillik-cin-mirasi-akupunktur-hangi-hastaliklara-iyi-geliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cgtnturk.com/5-bin-yillik-cin-mirasi-akupunktur-hangi-hastaliklara-iyi-geliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Binlerce yıllık Geleneksel Çin Tıbbı'nın en bilinen uygulamalarından biri olan akupunktur, Türkiye'de giderek daha fazla ilgi görüyor. Akupunkturun ortaya çıkış hikayesini, hangi hastalıklarda ve hangi hastalara uygulandığını, Türkiye'de bu yönteme olan ilginin neden her geçen yıl arttığını akupunktur alanında 30 yılı aşkın deneyime sahip Uzman Doktor Yasemin, CGTN Türk'e anlattı...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çin'in binlerce yıllık geçmişe sahip en önemli kültürel miraslarından biri olan<strong> Geleneksel Çin Tıbbı,</strong> günümüzde dünyanın birçok ülkesinde giderek daha fazla ilgi görüyor. Bu kadim tıp anlayışının en yaygın ve etkili uygulamalarından biri olan <strong>akupunktur </strong>ise ağrı tedavisinden kronik hastalıklara kadar birçok alanda tercih ediliyor.</p>

<p>Peki, akupunktur tam olarak nedir, nasıl ortaya çıktı, hangi hastalıklarda kullanılıyor ve Türkiye'de bu yönteme olan ilgi neden her geçen yıl artıyor? <strong>Akupunktur alanında 30 yılı aşkın deneyime sahip Uzman Doktor Yasemin, Geleneksel Çin Tıbbı'nın en yaygın uygulamalarından biri olan akupunktura ilişkin merak edilenleri CGTN Türk'e anlattı.</strong></p>

<h2><strong>Akupunktur nasıl ortaya çıktı? İşte 5 bin yıllık geçmişi</strong></h2>

<p>Uzman Doktor Yasemin, akupunkturun kökenlerinin yaklaşık 5 bin yıl öncesine uzandığını belirterek, bu yöntemin insanların günlük yaşamlarındaki gözlemler sonucunda ortaya çıktığını anlattı. İlk dönemlerde bugünkü gibi metal iğnelerin kullanılmadığını ifade eden Yasemin, insanların çalışırken veya yaşamlarını sürdürürken bazı noktaların vücut üzerindeki etkilerini fark etmeye başladığını söyledi.</p>

<p>Yasemin, akupunktur noktalarının keşfine ilişkin örnek verirken, <strong>kolunda ağrı bulunan bir kişinin çalışırken sivri bir taşın ağrıyan bölgesine denk gelmesi sonucu yaşadığı deneyimlerin dikkat çekici olduğunu belirtti</strong>. İlk anda ağrının artsa da birkaç gün sonra hafiflemesinin, insanların vücuttaki bazı noktaların iyileşme sürecine katkı sağlayabileceğini fark etmelerine yol açtığını ifade etti.</p>

<p>Bu gözlemlerden hareketle belirli noktaların bilinçli olarak denenmeye başlandığını kaydeden Yasemin, sivri taşlarla yapılan uygulamalar sayesinde hangi bölgelerin fayda sağladığının araştırıldığını, zamanla bu bilgilerin sistemli hale getirilerek akupunkturun temellerinin atıldığını söyledi.</p>

<h2><strong>Akupunktura en çok hangi hastalar başvuruyor?</strong></h2>

<p>Uzman Doktor Yasemin, akupunkturun yalnızca kas ve iskelet sistemi rahatsızlıklarında değil, birçok farklı sağlık probleminde de destekleyici olarak tercih edildiğini belirtti. <strong>Özellikle astım gibi kronik rahatsızlıklar, menopoz şikayetleri ve kısırlık tedavisi nedeniyle çok sayıda hastanın kendilerine başvurduğunu ifade eden</strong> Yasemin, bazı durumlarda hastaların uzun yıllar süren sorunlarına çözüm aradığını söyledi.</p>

<p><strong>Menopoz döneminin bazı kadınlarda 10-15 yıl boyunca devam edebildiğini dile getiren Yasemin</strong>, bu süreçte yaşanan sıcak basmaları, uyku problemleri ve yaşam kalitesini düşüren şikayetler nedeniyle akupunktura yönelimin arttığını kaydetti. <strong>Son yıllarda çocuk sahibi olmakta güçlük çeken çiftlerin de akupunktur desteği almak için başvurduğunu belirten Yasemin, uygun hastalarda yüksek oranda olumlu sonuçlar elde edilebildiğini ifade etti.</strong></p>

<section dir="auto">
<h2><strong>Akupunkturda başarı, doğru teşhisle başlıyor</strong></h2>
</section>

<p>Tedaviye başlamadan önce hastaların ayrıntılı şekilde değerlendirildiğini vurgulayan Yasemin, boyun ve bel fıtığı gibi rahatsızlıklarda gerekli görüldüğünde <strong>MR görüntülerinin incelendiğini ve buna göre tedavi planı oluşturulduğunu söyledi.</strong> Akupunkturun her hastaya uygun olmayabileceğini belirten Yasemin, bazı vakalarda hastaların ameliyat veya farklı tıbbi yöntemlere yönlendirilebildiğini dile getirdi.</p>

<p>Bu duruma örnek veren Yasemin, daha önce bel fıtığı nedeniyle ameliyat geçiren ancak ağrıları devam eden bir hastasının hikayesini anlattı. Ameliyatın teknik olarak başarılı olmasına rağmen hastanın şikayetlerinin geçmediğini söyleyen Yasemin, yapılan değerlendirmede sorunun yalnızca bel fıtığından kaynaklanmadığının anlaşıldığını ifade etti.</p>

<p>Kalça bölgesinde bulunan ve armut şeklindeki yapısından dolayı "piriformis kası" olarak bilinen kasın şişerek siyatik sinire baskı yaptığını belirlediklerini aktaran Yasemin, uygulanan akupunktur tedavisiyle hastanın şikayetlerinde belirgin düzelme sağlandığını kaydetti.</p>

<p>Yasemin, bu örneğin her ağrının tek bir nedene bağlı olmadığını gösterdiğini belirterek, akupunkturun özellikle altta yatan nedenin doğru tespit edildiği vakalarda önemli faydalar sağlayabildiğini sözlerine ekledi.</p>

<section dir="auto">
<h2><strong>İyileşen anlatıyor, akupunktura ilgi büyüyor</strong></h2>
</section>

<p>Uzman Doktor Yasemin,<strong> akupunktura olan ilginin Türkiye'de her geçen yıl arttığını belirterek bunun birkaç önemli nedeni olduğunu söyledi.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türkiye'de akupunkturun<strong> 1993 </strong>yılından itibaren resmi olarak kabul görmeye başladığını hatırlatan Yasemin, bu tarihten sonra yöntemin daha geniş kitleler tarafından tanınmaya başladığını ifade etti. İnternetin ve sosyal medyanın yaygınlaşmasının da akupunktur hakkında bilgiye erişimi kolaylaştırdığını belirten Yasemin, insanların bu yöntemle ilgili daha fazla araştırma yapabildiğini söyledi.</p>

<p>Ancak akupunkturun yaygınlaşmasındaki en önemli etkenin hasta deneyimleri olduğunu vurgulayan Yasemin, tedavi görerek olumlu sonuç alan kişilerin çevrelerine bu deneyimlerini aktardığını dile getirdi. İnsanların çoğu zaman reklamlardan veya teorik bilgilerden çok, tedavi olup iyileşen kişilerin tecrübelerine önem verdiğini belirten Yasemin, "Bir kişi akupunktur tedavisiyle fayda gördüğünde bunu çevresiyle paylaşıyor. Yakınlarının iyileştiğini gören insanlar da bu yönteme güven duyup başvuruyor" dedi.</p>

<p>Akupunkturun tercih edilmesinde <strong>kulaktan kulağa yayılan olumlu deneyimlerin önemli rol oynadığını ifade eden Yasemin, </strong>birçok hastanın bu yöntemin gerçekten işe yaradığını çevresindeki örneklerden görerek tedaviye yöneldiğini söyledi.</p>

<h2><strong>Vücudun doğal iyileşme mekanizmasını harekete geçiriyor</strong></h2>

<p>Uzman Doktor Yasemin, akupunkturun doğru şekilde ve uzman kişiler tarafından uygulandığında son derece güvenli bir yöntem olduğunu belirtti<strong>. Akupunktur tedavisinde herhangi bir ilaç kullanılmadığını vurgulayan Yasemin, yöntemin vücuda dışarıdan kimyasal bir madde verilmesine dayanmadığını söyledi.</strong></p>

<p>Akupunkturun temelinde belirli noktalara ince iğneler uygulanmasının bulunduğunu ifade eden Yasemin, bu noktaların ilgili organlar ve sinir sistemiyle bağlantılı olduğunu anlattı. İğnelerin uygulanmasının ardından beyine sinyaller gönderildiğini belirten Yasemin, beynin de buna karşılık çeşitli biyokimyasal maddeler salgılayarak vücudun doğal iyileşme mekanizmalarını harekete geçirdiğini kaydetti.</p>

<p>Özellikle ağrı tedavisinde beynin endorfin gibi doğal ağrı kesici maddeler salgıladığını ifade eden Yasemin, bu sayede ağrının azaltılabildiğini ve vücudun denge mekanizmalarının desteklendiğini söyledi. Akupunkturun vücudun kendi iyileştirme kapasitesini harekete geçirmeyi amaçladığını belirten Yasemin, uygun koşullarda uygulandığında ciddi bir risk taşımadığını dile getirdi.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Özel Haberler</category>
      <guid>https://www.cgtnturk.com/5-bin-yillik-cin-mirasi-akupunktur-hangi-hastaliklara-iyi-geliyor</guid>
      <pubDate>Mon, 22 Jun 2026 14:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cgtnturkcom.teimg.com/crop/1280x720/cgtnturk-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-20-at-155953.jpeg" type="image/jpeg" length="17158"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Prof. Dr. Üstün Dökmen'den YKS öncesi kritik uyarı: "Çocuğunuz sizin yara bandınız değildir"]]></title>
      <link>https://www.cgtnturk.com/prof-dr-ustun-dokmenden-yks-oncesi-kritik-uyari-cocugunuz-sizin-yara-bandiniz-degildir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cgtnturk.com/prof-dr-ustun-dokmenden-yks-oncesi-kritik-uyari-cocugunuz-sizin-yara-bandiniz-degildir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Psikoloji ve iletişim uzmanı Prof. Dr. Üstün Dökmen, yaklaşan sınavlar öncesi ailelere ve öğrencilere ezber bozan uyarılarda bulundu. Çocukların ebeveynlerin geçmişteki ukdelerini giderecek birer "proje" veya "yara bandı" olmadığını vurgulayan Dökmen, sınava sayılı günler kala söylenen "iyi şanslar" sözünün ve sınav merkezine "milli takım" gibi kalabalık gitmenin öğrencinin kaygısını daha da artırdığına dikkat çekti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Akşam Raporu programında Özgür Özbakır ve Kaan Yiğit Külahlı'nın konuğu olan psikoloji ve iletişim uzmanı <strong>Prof. Dr. Üstün Dökmen</strong>, yaklaşan sınavlar öncesinde ailelere ve öğrencilere altın değerinde tavsiyelerde bulundu. Çocukları erken yaşta bir yarışa sokan ebeveyn tutumlarını ve günümüzün popüler kavramı "proje çocuk" meselesini değerlendiren Dökmen, çarpıcı örneklerle ailelerin yaptığı yanlışlara dikkat çekti.</p>

<p><strong>İşte Üstün Dökmen'in açıklamalarından öne çıkan başlıklar:</strong></p>

<h2><strong>Sınava günler kala yapılan büyük hata: "İyi şanslar" demek!</strong></h2>

<p>Sınava az bir zaman kala ailelerin ve çevrenin tutumunun hayati önem taşıdığını vurgulayan Dökmen, son 3-4 gün kala çocukların iyi niyetli akraba ve komşulardan uzak tutulması gerektiğini belirtti. Akrabaların söylediği <strong>"Koçum benim yaparsın, iyi şanslar"</strong> gibi sözlerin çocukta sihirli bir başarı yaratmadığını, aksine <strong>sınav kaygısını artırdığını</strong> ifade etti.</p>

<p>Sınav günü için de aileleri uyaran uzman isim, çocuğun sınav yerine tüm sülale (anne, baba, büyükanne, dede, hala vb.) ile adeta "milli takım gibi" götürülmemesini, bu durumun gencin stresini yükselttiğini söyledi. Dökmen, ailelerin sınavdan önce çocuklara hiçbir şey söylememesi gerektiğini, çocuğun zaten ne yapması gerektiğini bildiğini vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>"Çocuklar sizin yara bandınız değildir"</strong></h2>

<p>Ebeveynlerin çocuklarını "proje çocuk" olarak yetiştirmesine karşı çıkan Dökmen, çocukların kendilerine özgü, münferit varlıklar olduğunun altını çizdi. Kendi geçmişinde tıp okuyamadığı için 6 yaşındaki kızına anatomik heykeller alarak onu doktor olmaya yönlendiren bir iş kadını örneğini veren Dökmen, bu duruma şu sözlerle tepki gösterdiğini anlattı: "Çocuklarımız yara bandı değildir. Çocuğunuzu tıbba yönlendirerek içinizdeki yarayı gideremezsiniz<strong>"</strong>. Kendi yaralarını sarmak isteyen ailelere ise bir hastane odası tefriş etmelerini veya tıp öğrencilerine kitap hediye etmelerini tavsiye etti.</p>

<p>Ayrıca meslek seçiminde çocuklara baskı yapılmaması gerektiğini, her çocuğun kendi özgür yaşamı olduğunu belirten Dökmen, psikolog anne-baba olmalarına rağmen kendi kızlarının sanata yöneldiğini paylaştı.</p>

<h2><strong>Çocuğun "sınava girmek istemiyorum" deme özgürlüğü olmalı</strong></h2>

<p>Çocukların istemedikleri bir sınava girmeme hakkı olması gerektiğini savunan Üstün Dökmen, kendi kızının ortaokul giriş sınavları döneminde yaşadıkları bir anıyı aktardı. Sınav stresi ve heyecanının çocuklarda bağırsak ve mide bozulmalarından kabuslara kadar fiziksel ve psikolojik yıkımlara yol açtığını gören Dökmen, kızına <strong>"</strong>Sınav sabahı bile 'gitmiyorum' deme hakkın var<strong>"</strong> diyerek ona bu özgürlüğü tanıdığını belirtti. Bu rahatlığın, çocuğun sınava hiçbir fiziksel ve ruhsal zarar görmeden, son derece stressiz bir şekilde girmesini sağladığını ifade etti.</p>

<h2><strong>Üniversite adaylarına tavsiye: Sonuca değil, çalışmaya odaklanın</strong></h2>

<p>Öğrencilerin masaya oturduklarında "Ya yapamazsam?" korkusuna kapılmamaları gerektiğini belirten Dökmen, peşin peşin bayram etmenin de peşin peşin yas tutmanın da anlamsız olduğunu vurguladı. Gençlere en büyük tavsiyesinin, ileride ne olacağını düşünmek yerine o anki derse ve çalışmaya odaklanmaları olduğunu söyledi.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Özel Haberler</category>
      <guid>https://www.cgtnturk.com/prof-dr-ustun-dokmenden-yks-oncesi-kritik-uyari-cocugunuz-sizin-yara-bandiniz-degildir</guid>
      <pubDate>Fri, 19 Jun 2026 12:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cgtnturkcom.teimg.com/crop/1280x720/cgtnturk-com/uploads/2026/06/chatgpt-image-19-haz-2026-12-28-23.png" type="image/jpeg" length="99372"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[YKS öncesi uzman psikolog uyardı: "Sana güveniyorum" demek baskı yaratabilir!]]></title>
      <link>https://www.cgtnturk.com/yks-oncesi-uzman-psikolog-uyardi-sana-guveniyorum-demek-baski-yaratabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cgtnturk.com/yks-oncesi-uzman-psikolog-uyardi-sana-guveniyorum-demek-baski-yaratabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[YKS'ye sayılı günler kala Uzman Psikolog Aynur Sayım'dan ailelere kritik uyarı geldi. İyi niyetle söylenen "Sana güveniyorum" cümlesinin gençler üzerinde büyük bir baskı yarattığını belirten Sayım, sınav kaygısını yenmek için hayat kurtaran bir taktik paylaştı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yükseköğretim Kurumları Sınavı'nın yaklaşmasıyla birlikte öğrenci ve velilerde sınav heyecanı doruğa ulaştı.</p>

<p>Kısa süre önce Diyarbakır'da sınav stresi kaynaklı yaşanan üzücü olayın yanı sıra, 5 yanlış yapan kızına sosyal medyada sert tepki gösteren bir annenin videosu gündem oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uzman Psikolog Aynur Sayım, CGTN Türk Radyo'da Özgür Özbakır ve Kaan Yiğit'in sunduğu "Akşam Raporu" programında ailelere ve öğrencilere kritik tavsiyelerde bulundu.</p>

<h2><strong>"Öğrenciler sadece akademik değil, sosyal olarak da yıpranıyor"</strong></h2>

<p>Sınavlara hazırlık sürecinin günümüzde 2-3 yıl öncesinden başladığını belirten Uzman Psikolog Aynur Sayım, gençlerin bu süreçte spor, müzik ve arkadaş görüşmeleri gibi sosyal aktivitelerinden feragat etmek zorunda kaldıklarını vurguladı.</p>

<p>Tam da kişilik gelişimlerinin oluştuğu bu dönemde, meslek seçimi baskısı ve gelecek kaygısının gençler üzerinde yoğun bir stres yarattığını ifade eden Sayım, bu zorlu aşamada en önemli faktörün aile desteği olduğunun altını çizdi.</p>

<h2><strong>Duygusal hazırlık ve "koşulsuz kabul" şart</strong></h2>

<p>Aynur Sayım, sınava hazırlığın sadece bilişsel (akademik) bir süreç olmadığını, çocuğun ilgi ve yeteneklerine göre bir program yapılarak duygusal hazırlığın da sağlanması gerektiğini belirtti. Çevrenin ve ailenin beklentilerinin çocuk üzerinde büyük bir baskı oluşturduğunu belirten uzman psikolog, ailelerin yargılayıcı veya eleştirel olmaktan kaçınması gerektiğini söyledi. Özellikle ergenlik dönemindeki gençlerin her koşulda aileleri tarafından "koşulsuz kabul edildiklerini" hissetmeye ihtiyaç duydukları ifade edildi.</p>

<h2><strong>Sınava sayılı günler kala ne yapılmalı?</strong></h2>

<p>Sınava az bir süre kala öğrencilerin kaygılarını tetiklememek adına ailelerin dikkat etmesi gereken önemli noktalar bulunuyor:</p>

<p>Uyku ve beslenme gibi temel sağlık kuralları dışında, sınav öncesi rutinlerin çok fazla dışına çıkılmamalı.</p>

<p>Genç kendisi açmadıkça, "Denemelerden kaç alıyorsun?", "Nereyi düşünüyorsun?" gibi sorularla sınav sürekli gündemde tutulmamalı; aksi takdirde bu durum kaygıyı artırır.</p>

<p>Ailelerin çocuğa iyi niyetle söylediği "Sana güveniyorum" cümlesi, çoğu zaman gençler üzerinde fazlasıyla baskı yaratabiliyor.</p>

<h2><strong>Kaygıyı yok eden yöntemi açıkladı</strong></h2>

<p>Sayım, öğrencilerin sınav anında yaşadığı "Ya başaramazsam?", "Ya hastalanırsam?", "Aileme, çevreme ne derim?" gibi negatif düşünceler için oldukça pratik bir taktik paylaştı.</p>

<p>Negatif düşünceleri cep telefonu piline benzeten Sayım; arka planda çalışan gereksiz uygulamaların telefonun şarjını tüketmesi gibi, negatif düşüncelerin de öğrencinin sınav anında odaklanması için gereken enerjiyi tükettiğini söyledi.</p>

<p>Öğrenciler bu düşünceler geldiğinde bedenlerinin ve zihinlerinin kendi kontrollerinde olduğunu hatırlamalı, diyafram nefesi alarak komutla yeniden sorulara odaklanmalıdırlar.</p>

<p>Ancak harekete geçmek, odaklanmak ve motivasyon sağlamak için az miktarda stresin (olumlu stres) de herkes için gerekli olduğu unutulmamalıdır.</p>

<h2><strong>"Sınav sonucu ne olursa olsun destek olun"</strong></h2>

<p>Sınav sonuçları açıklandıktan sonra velilerin tavrının ne olması gerektiğine değinen Sayım, sonucun ne olduğuna bakılmaksızın gence "sen bizim için değerlisin" mesajının verilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Sonuçta bir sorun varsa da nerede eksik olunduğunun birlikte değerlendirilmesi, faturanın sadece öğrenciye kesilmemesi ve gerekirse kariyer/rehberlik danışmanlığı alınarak sorumluluğun paylaşılması gerektiği vurgulandı.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Özel Haberler</category>
      <guid>https://www.cgtnturk.com/yks-oncesi-uzman-psikolog-uyardi-sana-guveniyorum-demek-baski-yaratabilir</guid>
      <pubDate>Thu, 18 Jun 2026 11:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cgtnturkcom.teimg.com/crop/1280x720/cgtnturk-com/uploads/2026/06/chatgpt-image-18-haz-2026-11-20-13.png" type="image/jpeg" length="75589"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ece İrtem'in ölümünün ardından merak edilen soruyu kardiyolog yanıtladı!]]></title>
      <link>https://www.cgtnturk.com/ece-irtemin-olumunun-ardindan-merak-edilen-soruyu-kardiyolog-yanitladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cgtnturk.com/ece-irtemin-olumunun-ardindan-merak-edilen-soruyu-kardiyolog-yanitladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Bengi Başer, son yıllarda gençler arasında giderek artan kalp krizi vakalarının perde arkasını CGTN Türk Radyo'da anlattı. Covid-19'un damar yapısı üzerindeki yıkıcı etkisinin yanı sıra; doktor kontrolsüz kullanılan zayıflama iğneleri, bilinçsiz spor ve toksik yaşam tarzının genç kalpleri nasıl tehdit ettiğini vurgulayan Başer, 40 yaş altı bireyler için hayati uyarılarda bulundu]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>CGTN Türk Radyo'da Özgür Özbakır ve Kaan Yiğit'in sunduğu "Akşam Raporu" programına konuk olan Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Bengi Başer, son dönemde özellikle gençler ve hatta çocuklar arasında artış gösteren kalp krizi vakalarına dair kritik değerlendirmelerde bulundu. Başer, kalp hastalıklarının sadece ileri yaşın değil, gençlerin de en büyük sağlık sorunlarından biri haline geldiğini vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>"Kalp hastalıkları genç yaşlara indi"</strong></h2>

<p>Kalp hastalıklarının son 20 yıldır giderek daha genç yaşlara indiğini belirten Prof. Dr. Başer, özellikle Covid-19'un damar yapısını bozmasıyla birlikte bu artışın ciddi şekilde ivme kazandığını açıkladı. Eskiden bir "erkek hastalığı" olarak bilinen kalp krizlerinin artık kadınlarda da erken yaşlarda çok daha sık görülmeye başlandığının altı çizildi.</p>

<h2><strong>Antidepresan ve alkol karışımı kalp krizini tetikler mi?</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Başer, kesin nedenin ancak otopsi ile bilinebileceğini belirtti. Antidepresanların yoğun alkol ile birlikte kullanımının solunum depresyonuna veya ritim bozukluklarına yol açarak kalbi olumsuz etkileyebileceğine dikkat çekti.</p>

<h2><strong>Zayıflama iğnelerinin vücuda etkileri neler?</strong></h2>

<p>Günümüzde "görselliğin sağlığın önüne geçtiğini" belirten Başer, vücut geliştirme amacıyla kullanılan maddelerin ve enerji içeceklerinin alkolle birlikte tüketilmesinin kalp ve damar yapısını perişan ettiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Özellikle popüler hale gelen zayıflama iğneleri (Ozempic vb.) hakkında da uyarılarda bulunan Prof. Dr. Başer şunları söyledi:</strong></p>

<p>Zayıflama iğneleri doktor kontrolünde kullanılmazsa büyük risk taşır.</p>

<p>İştahı keserek kişiyi uzun süre aç bırakan bu ilaçlar, kan şekerini aşırı düşürerek (hipoglisemi) kalp krizini tetikleyebilir.</p>

<p>İlacın yol açtığı ishal gibi yan etkiler, vücutta elektrolit kaybına neden olarak tehlikeli ritim bozuklukları yaratabilir.</p>

<h2><strong>Gençlerde kalp krizi neden daha ölümcül seyrediyor?</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Başer'e göre, gençlerdeki kalp krizlerinin ileri yaşlara kıyasla daha agresif ve ölümcül olmasının anatomik bir nedeni var. Gençlerde, tıkanan ana damarın görevini üstlenecek olan <strong>"</strong>kolateral" (yan ve küçük) damarlar henüz tam olarak gelişmemiştir.</p>

<p>Bu yan yolların devreye girememesi nedeniyle kriz anında kalpte oluşan hasar çok daha büyük olmakta, bu da ani ölümlere ya da kalp yetmezliklerine yol açmaktadır.</p>

<h2><strong>"Aşırı spor ve toksik yaşam tarzı kalbi yoruyor"</strong></h2>

<p>Gıda güvenliğindeki sorunlar, stres, toksik ilişkiler ve kirli hava gibi faktörlerin damar yapısını bozduğunu belirten Başer, 40 yaş altında hiçbir belirti vermeyen ciddi koroner damar tıkanıklıkları gördüklerini belirtti. Ayrıca aşırı sporun (maraton, bisiklet, halter vb.) kalbi beklemediği düzeyde zorlayabileceğini, <strong>kalp kasını kalınlaştırarak veya büyüterek kalp yetmezliğine (kardiyomiyopati) yol açabileceğini</strong> ekledi. Sporcuların efor testi yaptırması gerektiğini, ancak efor testinin bile riskli olabileceği genetik durumlara dikkat edilmesi gerektiğini vurguladı.</p>

<h2><strong>Sessiz kalp krizine dikkat: Klasik belirtileri beklemeyin!</strong></h2>

<p>Kalp krizlerinin her zaman göğüs ağrısıyla gelmediğini hatırlatan Prof. Dr. Başer, krizlerin yarısının "sessiz" yaşandığını belirtti. Hastaların sadece <strong>halsizlik, bacaklarda derman kalmaması, nefes darlığı, çarpıntı veya ani tansiyon oynamaları</strong> gibi şikayetlerle de kalp krizi geçiriyor olabileceği konusunda uyardı.</p>

<h2><strong>Prof. Dr. Bengi Başer'den gençlere check-up ve korunma tavsiyeleri</strong></h2>

<p>Kalp krizi riskini etkileyen değiştirilebilir faktörlerin başında sigara geliyor. Sigarayı bırakmak, tek başına kalp krizi riskini %50 oranında azaltıyor.</p>

<p>Önceden 40 yaş üstüne önerilen rutin kalp kontrolleri; ailede kalp hastalığı öyküsü olan, sigara içen, kolesterol ve obezite sorunu bulunan gençler için <strong>40 yaş altına indi</strong>.</p>

<p>Basit bir EKG her zaman yeterli bilgiyi vermez. Yüksek risk grubundaki gençlerin kalsiyum skorlama veya "sanal anjiyo" (koroner BT anjiyografi) gibi daha kesin sonuç veren tetkikleri yaptırmaları tavsiye ediliyor</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Özel Haberler</category>
      <guid>https://www.cgtnturk.com/ece-irtemin-olumunun-ardindan-merak-edilen-soruyu-kardiyolog-yanitladi</guid>
      <pubDate>Wed, 17 Jun 2026 11:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cgtnturkcom.teimg.com/crop/1280x720/cgtnturk-com/uploads/2026/06/chatgpt-image-17-haz-2026-12-00-47.png" type="image/jpeg" length="16096"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Spor psikolojisi uzmanı açıkladı: Paraguay maçı öncesi A Milli Takım’ın morali nasıl yükselir?]]></title>
      <link>https://www.cgtnturk.com/spor-psikolojisi-uzmani-acikladi-paraguay-maci-oncesi-a-milli-takimin-morali-nasil-yukseltilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cgtnturk.com/spor-psikolojisi-uzmani-acikladi-paraguay-maci-oncesi-a-milli-takimin-morali-nasil-yukseltilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Futbolda fiziksel kondisyon kadar psikolojik hazırlığın da belirleyici olduğunu belirten Prof. Dr. Turgay Biçer, 2002 Dünya Kupası'ndaki tarihi başarının sırlarını paylaştı. Biçer, günümüzde milli oyuncuların üzerindeki baskıyı kırmak ve potansiyellerini sahaya yansıtmak için acilen sosyal medya izolasyonu ve zihinsel odaklanma çalışmalarına ihtiyaç duyulduğunu ifade etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>CGTN Türk Radyo'da yayınlanan "Akşam Raporu" programında, spor psikolojisi uzmanı Prof. Dr. Turgay Biçer, A Milli Futbol Takımı'nın turnuvalardaki performansını zihinsel hazırlık ve spor psikolojisi penceresinden değerlendirdi.</p>

<h2><strong>"Psikolojik antrenman olmadan teknik yetersiz kalır"</strong></h2>

<p>Spor antrenmanlarının teknik, taktik, kondisyon ve psikolojik çalışmalardan oluşan ayrılmaz bir bütün olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Biçer, sadece teknik ve taktik çalışmanın sahada başarı için eksik kalacağını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>"</strong>Teknik taktik çalışıyorsanız ve psikolojik beceri antrenmanları yapmıyorsanız eksik gidiyorsunuz<strong>"</strong> diyen Biçer, bu eksikliğin odaklanma sorunu, özgüven kaybı ve baskıyı yönetememe gibi sonuçlar doğurarak yetenekli oyuncuların geride kalmasına neden olduğunu ifade etti.</p>

<p>Sporcuları üst düzey bir cerraha veya uçağı uçuran bir pilota benzeten Biçer, nasıl ki bu mesleklerde ağır baskı altında çalışmak için özel eğitimler alınıyorsa, sporcuların da psikolojik olarak her türlü dirence ve baskıya hazırlanmaları gerektiğinin altını çizdi.</p>

<h2><strong>Değişen imajlar yenilgi sonrası neden eski haline döndü?</strong></h2>

<p>Programda, Eren Elmalı ve Merih Demiral gibi oyuncuların maç öncesinde imaj değişikliğine gidip, alınan yenilgi sonrası eski hallerine dönmeleri de spor psikolojisi açısından ele alındı.</p>

<p>Biçer, sporcuların bu tarz "uğur" denemelerinin veya imaj arayışlarının aslında psikolojik olarak ne kadar hazırlıksız ve kırılgan olduklarının bir işareti olabileceğini belirtiyor. Psikolojinin en üst gelişmiş düzeyi olan "psikolojik sağlamlık" (mental toughness) seviyesindeki sporcuların çelik gibi sağlam bir zihne sahip olduğunu ve bu tür sığınmalara ihtiyaç duymadığını savunan Biçer, geçmişte Basketbol Milli Takımı'nın saçlarını "civciv sarısına" boyatmasını da bilinçaltındaki "dev" kavramıyla uyuşmadığı gerekçesiyle eleştirdiğini hatırlattı.</p>

<h2><strong>2002 Dünya Kupası'nın sırrı: Dış dünyadan izolasyon</strong></h2>

<p>En son 2005 yılına kadar A Milli Takım'da görev yapan ve 2002 Dünya Kupası sürecinde de takımın zihinsel performans yönetimini üstlenen Biçer, o dönemki başarının arkasındaki psikolojik stratejileri paylaştı. Kendisinden sonra A takım düzeyinde hiçbir uzman spor psikoloğunun çalışmadığını belirten Biçer, 2002'de oyuncuları dış dünyadan ve medyadaki olumsuz yorumlardan tamamen izole ettiklerini aktardı. Sporcuları PlayStation oynamak gibi etkinliklerle meşgul ederek odaklarını maçta tuttuklarını, birebir görüşmeler ve takım çalışmalarıyla oyuncuların üzerinde <strong>hiçbir dış baskı hissetmemelerini sağladıklarını</strong> ifade etti.</p>

<h2><strong>A Milli Takıma Paraguay maçı öncesi tavsiyeler</strong></h2>

<p><strong>Prof. Dr. Biçer, takımın kısa vadede psikolojik sağlamlığını artırmak ve var olan potansiyeli maksimize etmek için şu adımların atılması gerektiğini tavsiye ediyor:</strong></p>

<p>Sosyal medya ve dış dünyadaki olumsuz yorumların oyuncuların dikkatini dağıtmaması için oyuncuların dış dünyaya tamamen kapatılması gerekli.</p>

<p>Oyuncuların imgeleme, doğru nefes alma ve gevşeme (mindfulness) egzersizleriyle kaygılarından arındırılıp anda kalmaları sağlanmalı.</p>

<p>Sporculara "bu maçı kazanmalısınız" demek yerine, <strong>"</strong>sahip olduğun %100'ü sahaya koy ve gerisini bırak<strong>"</strong> düşüncesinin aşılanması; böylece korku ve baskının ellerinden alınarak sadece oyundan keyif almaya odaklanmaları hedeflenmeli.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Özel Haberler</category>
      <guid>https://www.cgtnturk.com/spor-psikolojisi-uzmani-acikladi-paraguay-maci-oncesi-a-milli-takimin-morali-nasil-yukseltilir</guid>
      <pubDate>Wed, 17 Jun 2026 10:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cgtnturkcom.teimg.com/crop/1280x720/cgtnturk-com/uploads/2026/06/chatgpt-image-17-haz-2026-10-39-38.png" type="image/jpeg" length="45442"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çinli StellarSpace, Türkiye'de akıllı üretim teknolojilerini tanıttı]]></title>
      <link>https://www.cgtnturk.com/cinli-stellarspace-turkiyede-akilli-uretim-teknolojilerini-tanitti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cgtnturk.com/cinli-stellarspace-turkiyede-akilli-uretim-teknolojilerini-tanitti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çin merkezli endüstriyel otomasyon şirketi StellarSpace, İstanbul'da düzenlenen WIN Eurasia 2026 Fuarı'nda yeni nesil PLC, servo sistemler, frekans invertörleri ve yüksek verimli motorlardan oluşan ürün portföyünü tanıttı. Şirket, fuar kapsamında çok sayıda sistem entegratörüyle iş birliği mutabakatına imza attı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Çin merkezli endüstriyel otomasyon şirketi StellarSpace,</strong> 10 Haziran'da başlayan ve Avrasya bölgesinin en büyük sanayi fuarlarından biri olarak kabul edilen <strong>WIN Eurasia 2026 Fuarı'nda</strong> <strong>"Hassas Bağlantı · Akıllı Sürüş"</strong> temasıyla yer aldı.</p>

<p><img alt="" class="detail-photo img-fluid" height="533" src="https://cgtnturkcom.teimg.com/cgtnturk-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-17-at-095158-1.jpeg" width="800" /></p>

<p><strong>Alman Hannover Messe'nin</strong> Türkiye iştiraki tarafından düzenlenen ve<strong> "Avrasya Sanayiinin Pusulası"</strong> olarak anılan fuarda StellarSpace, PLC sistemlerinden servo sürücülere, frekans invertörlerinden yüksek verimli kalıcı mıknatıslı senkron motorlara kadar uzanan endüstriyel otomasyon ürün gamını ziyaretçilerin beğenisine sundu. Şirket, fuarın açılış gününde yoğun ilgi görürken birçok sistem entegratörüyle iş birliği mutabakatına da imza attı.</p>

<h2><strong>Akıllı üretimin temel sorunlarına çözüm</strong></h2>

<p>StellarSpace fuarda, modern üretim hatlarında karşılaşılan yetersiz gerçek zamanlılık, sınırlı kontrol hassasiyeti ve yüksek enerji tüketimi gibi temel sorunlara çözüm sunmayı hedefleyen dört yeni nesil öz geliştirme ürününü tanıttı.</p>

<p><strong>Şirketin sergilediği yeni nesil PLC sistemi,</strong> öz geliştirilmiş endüstriyel derleyici optimizasyon motoru ve gerçek zamanlı çekirdeği sayesinde çok eksenli senkron hareket ve yüksek hızlı mantık kontrolü gibi ileri düzey uygulamalarda yüksek performans sunuyor. Birden fazla iletişim protokolünü destekleyen sistem, modüler yapısıyla farklı üretim senaryolarına hızlı şekilde uyarlanabiliyor.</p>

<p><img alt="" class="detail-photo img-fluid" height="533" src="https://cgtnturkcom.teimg.com/cgtnturk-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-17-at-095159-2.jpeg" width="800" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Fuarda tanıtılan yüksek hassasiyetli servo sistemi ise DOB bozulma gözlemleyicisi, model takip kontrolü, portal senkronizasyonu ve uyarlanabilir ileri besleme gibi ileri teknolojileri bir araya getiriyor. Sistem; düşük hızda sürünme, ani yük değişimleri ve yüksek ivmelenme süreçlerinde yaşanan kontrol problemlerini azaltarak hassas üretim süreçlerinde daha kararlı çalışma sağlıyor.</p>

<h2><strong>Enerji verimliliği ve akıllı kontrol ön planda</strong></h2>

<p>Şirket ayrıca yüksek performanslı ve kompakt tip olmak üzere iki farklı akıllı frekans invertörü serisini de tanıttı. Ağır sanayi uygulamaları için geliştirilen yüksek performanslı model düşük hızlarda yüksek tork üretirken, kompakt model ise küçük boyutu ve hızlı tepki süresiyle özellikle alan kısıtı bulunan üretim tesislerini hedefliyor.</p>

<p>StellarSpace'in fuardaki dikkat çeken ürünlerinden biri de IE5 enerji verimliliği sınıfındaki kalıcı mıknatıslı senkron motor oldu. Geleneksel asenkron motorlara kıyasla daha düşük enerji tüketimi sağlayan motorun, gövde boyutu ve ağırlığının yüzde 30'dan fazla azaltıldığı belirtildi. Motorlarda kullanılan akıllı sıcaklık izleme ve erken uyarı sistemi sayesinde ekipman ömrünün de uzatılması hedefleniyor.</p>

<h2><strong>İki temel çözüm öne çıktı</strong></h2>

<p><strong>StellarSpace Yönetim Kurulu Başkanı Tan Cong,</strong> fuarda yaptığı değerlendirmede endüstriyel otomasyonun yalnızca tek bir ürünün geliştirilmesiyle değil, ekipman bağlantısı, akıllı kontrol ve hassas yürütmenin bütüncül dönüşümüyle mümkün olacağını söyledi.</p>

<p><img alt="" class="detail-photo img-fluid" height="533" src="https://cgtnturkcom.teimg.com/cgtnturk-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-17-at-095158-2.jpeg" width="800" /></p>

<p>Bu kapsamda şirket iki temel çözümünü ön plana çıkardı. Bunlardan ilki, yüksek hassasiyetli çok eksenli koordinasyon ve uyarlanabilir akıllı sürüş çözümü oldu. Çözümün özellikle üst düzey ambalaj makineleri, çok eksenli robot kolları ve hassas işleme ekipmanlarında yüksek performans sunduğu ifade edildi.</p>

<p>İkinci çözüm ise hafif ve enerji verimli tam hat bağlantı sistemi olarak tanıtıldı. Bu sistem, enerji tüketimini azaltırken ekipman boyutlarını küçültmeyi ve üretim hatlarının akıllı dönüşümünü hızlandırmayı amaçlıyor. Çözümün özellikle fotovoltaik su pompaları, lojistik ayırma sistemleri ve hafif sanayi uygulamalarında kullanılabileceği belirtildi.</p>

<h2><strong>Küresel pazarlarda büyümesini sürdürüyor</strong></h2>

<p>Şirketten yapılan açıklamaya göre StellarSpace ürünleri bugün Türkiye'nin yanı sıra <strong>ABD, Danimarka, İtalya, Birleşik Arap Emirlikleri, Malezya, Endonezya ve BDT ülkeleri</strong> dahil birçok pazarda kullanılıyor.</p>

<p>Fuar kapsamında gerçekleştirilen görüşmelerin, şirketin ürünlerinin uluslararası endüstriyel standartları karşıladığını ve küresel pazarlardaki rekabet gücünü ortaya koyduğunu belirten yetkililer, denizaşırı pazarlardaki büyüme stratejilerinin devam edeceğini ifade etti.</p>

<p><strong>Tsinghua Üniversitesi</strong> mezunları ve sektör uzmanlarından oluşan çekirdek kadrosuyla faaliyet gösteren StellarSpace, endüstriyel otomasyon, robotik sistemler ve enerji yönetimi alanlarında geliştirdiği ileri kontrol ve sürüş teknolojileriyle küresel akıllı üretim dönüşümüne katkı sunmayı hedefliyor.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Özel Haberler</category>
      <guid>https://www.cgtnturk.com/cinli-stellarspace-turkiyede-akilli-uretim-teknolojilerini-tanitti</guid>
      <pubDate>Wed, 17 Jun 2026 10:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cgtnturkcom.teimg.com/crop/1280x720/cgtnturk-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-17-at-095158.jpeg" type="image/jpeg" length="46832"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Prof. Dr. Alper Şener açıkladı: Kenelerdeki Lyme hastalığı KKKA'den daha tehlikeli]]></title>
      <link>https://www.cgtnturk.com/prof-dr-alper-sener-acikladi-kenelerdeki-lyme-hastaligi-kkkaden-daha-tehlikeli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cgtnturk.com/prof-dr-alper-sener-acikladi-kenelerdeki-lyme-hastaligi-kkkaden-daha-tehlikeli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Havaların ısınmasıyla birlikte kene vakaları artarken, Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Alper Şener'den hayati uyarılar geldi. Ölümcül Kırım Kongo Kanamalı Ateşi'nin (KKKA) yanı sıra daha sinsi ilerleyen Lyme hastalığına dikkat çeken Şener, 'İstanbul'daki keneler hasta etmez' yanılgısına karşı büyükşehirlerde yaşayanları da uyardı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Havaların ısınmasıyla birlikte kene vakaları artarken, İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Alper Şener'den hayati uyarılar geldi. Ölümcül Kırım Kongo Kanamalı Ateşi'nin (KKKA) yanı sıra daha sinsi ilerleyen Lyme hastalığına dikkat çeken Şener, 'İstanbul'daki keneler hasta etmez' yanılgısına karşı büyükşehirlerde yaşayanları da uyardı.</p>

<p>CGTN Türk Radyo’da yayımlanan Akşam Raporu programında Özgür Özbakır ve Kaan Yiğit Külahlı’nın konuğu, İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Alper Şener oldu. Şener, programda kene ısırmaları, keneler yoluyla bulaşan hastalıklar ve korunma yöntemlerine ilişkin önemli uyarılarda bulundu.</p>

<p><strong>İşte Prof. Dr. Şener’in açıklamalarından öne çıkan detaylar ve keneden korunmanın yolları:</strong></p>

<h2><strong>Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA): Erken müdahale hayat kurtarıyor</strong></h2>

<p>Kenelerin taşıdığı en bilindik ve korkutucu hastalıkların başında Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) geliyor. Prof. Dr. Şener, KKKA'nın viral bir hastalık olduğunu ve maalesef %10 ila %15 civarında ölümcül seyretme potansiyeline sahip olduğunu belirtiyor.</p>

<p>Dünyada KKKA ölüm oranları %30'ları bulurken, Türkiye'de kan tedarik sisteminin iyi işlemesi sayesinde bu oran %5 ile %10 arasında değişiyor.</p>

<p>Hastalığın ilk belirtileri, kene ısırığından yaklaşık bir hafta-10 gün sonra ateş, titreme, kas ve eklem ağrıları ile ortaya çıkıyor. İlerleyen süreçte kan pulcuklarının (pıhtılaşmayı sağlayan hücreler) düşmesiyle birlikte mide, bağırsak ve akciğer gibi organlarda ölümcül iç kanamalar meydana gelebiliyor.</p>

<h2><strong>Lyme hastalığı daha sinsi: "Öldürmüyor ama süründürüyor"</strong></h2>

<p>Halk arasında genellikle Kırım Kongo daha fazla bilinse de, Prof. Dr. Alper Şener bakteriyel bir hastalık olan Lyme'ın (Borelyoz) enfeksiyon hastalıkları açısından çok daha sinsi ve tehlikeli olduğuna dikkat çekiyor.</p>

<p>Şener, Lyme hastalığını şu sözlerle özetliyor: <i>"</i>Kişiler yıllarca doktor doktor gezebiliyorlar. Tanı alamıyorlar. Kalp tutulumu, beyin tutulumu, sinir tutulumları olabiliyor... Ölümcül değil ama hani öldürmüyor ama süründürüyor<i>"</i>. Hastalığın kene ısırığından 1 hafta ile 10 gün sonra cilt bulgularıyla başladığını, 3-6 ay içinde eklemlere, ilerleyen yıllarda ise kalbe ve beyne kalıcı hasarlar verebileceğini belirtiyor.</p>

<h2><strong>Büyükşehirlerde kene riski yok mu?</strong></h2>

<p>En büyük yanılgılardan biri de büyükşehirlerdeki park ve bahçelerdeki kenelerin zararsız olduğu düşüncesi. Prof. Dr. Şener, Türkiye'de görülen kene türlerinin hemen hemen tamamının hastalık bulaştırma ve taşıma yetkisine sahip olduğunu belirterek, "İstanbul'daki keneler kesinlikle hasta etmez" garantisinin verilemeyeceğinin altını çiziyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bununla birlikte hastalığın Sivas, Tokat ve Samsun deltası gibi bölgelerde daha yoğun (endemik) olarak görülmesinin sebebi; kene nüfusunun o bölgelerde daha fazla olması ve anneden yavru keneye virüs geçişinin çok sık yaşanmasıdır.</p>

<h2><strong>Vücuda yapışan kene nasıl çıkarılmalı? Çocuğunuz varsa dikkat!</strong></h2>

<p>Uzmanlara göre en akılcı yöntem, vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurmaktır. Ancak ulaşılamayan durumlarda dikkat edilmesi gerekenler şunlar:</p>

<ul>
 <li>Kenenin ciltte kaldığı süre uzadıkça, kan emmesini kolaylaştırmak için tükürüğüyle birlikte virüs veya bakteriyi kana karıştırma (kusma) ihtimali artar. Bu döngüyü hızlıca kesmek hayati önem taşır.</li>
 <li>Mümkünse kene bir bütün halinde, karton gibi sert bir cisimle veya bir toplu iğne ile araya girilerek deriden uzaklaştırılmalıdır.</li>
 <li>Zeytinyağı dökmek veya çakmakla ısı uygulamak kenenin bırakmasını nadiren sağlar ve cilde zarar verebilir.</li>
 <li>Çocuklar için özel bir uyarı yapan Prof. Dr. Şener; kenelerin çocukların dış kulak yoluna, genital ve makat (perianal) bölgelerine tutunabildiğini belirtiyor. Çocukların "kulağımda bir şey var" veya "makatım kaşınıyor" şeklindeki şikayetlerinin ciddiye alınarak mutlaka muayene edilmesi gerekiyor.</li>
</ul>

<h2><strong>Kene ısırmalarından korunmanın 4 altın kuralı</strong></h2>

<p><strong>Özellikle Nisan ayında başlayıp 15 Eylül'e kadar devam eden "kene sezonunda" alınması gereken tedbirler hayat kurtarıyor. İşte Prof. Dr. Alper Şener’in en önemli 4 korunma önerisi:</strong></p>

<ol>
 <li>Yüksek otların bulunduğu kırsal alanlarda dolaşırken şort yerine uzun pantolon giyilmeli ve dededen kalma yöntemle pantolon paçaları uzun çorapların içine sokulmalıdır.</li>
 <li>Doğa yürüyüşleri ve piknik dönüşlerinde mutlaka tüm vücut kene açısından detaylıca kontrol edilmelidir.</li>
 <li>Başıboş köpekler veya kendi evcil hayvanınızın üzerindeki keneyi çıkarırken kanla teması önlemek adına çıplak elle değil, mutlaka eldivenle müdahale edilmelidir.</li>
 <li>Kamp yapılacaksa çadır etrafında ve vücutta kene kovucu sprey ve tozlar kullanılmalıdır.</li>
</ol></p>]]></content:encoded>
      <category>Özel Haberler</category>
      <guid>https://www.cgtnturk.com/prof-dr-alper-sener-acikladi-kenelerdeki-lyme-hastaligi-kkkaden-daha-tehlikeli</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 11:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cgtnturkcom.teimg.com/crop/1280x720/cgtnturk-com/uploads/2026/06/chatgpt-image-16-haz-2026-11-49-32.png" type="image/jpeg" length="34989"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İlk "Qi Huang" Geleneksel Çin Tıbbı Semineri İstanbul'da düzenlendi]]></title>
      <link>https://www.cgtnturk.com/ilk-qi-huang-geleneksel-cin-tibbi-semineri-istanbulda-duzenlendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cgtnturk.com/ilk-qi-huang-geleneksel-cin-tibbi-semineri-istanbulda-duzenlendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çin ile Türkiye arasındaki diplomatik ilişkilerin 55. yılı kapsamında İstanbul'da düzenlenen ilk "Qi Huang" Geleneksel Çin Tıbbı Semineri, iki ülkeden uzmanları bir araya getirdi. Üç gün sürecek etkinlikte, akupunktur uygulamaları, Geleneksel Çin Tıbbı'nın temel kuramları ve alandaki güncel araştırmalar ele alındı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çin ile Türkiye arasındaki diplomatik ilişkilerin kuruluşunun 55. yıl dönümü kapsamında düzenlenen ilk<strong> "Qi Huang"</strong> <strong>Geleneksel Çin Tıbbı Semineri,</strong> 12 Haziran 2026 tarihinde <strong>İstanbul'daki Yeditepe Üniversitesi</strong> Hastanesi'nde gerçekleştirildi.</p>

<p>Yeditepe Üniversitesi Konfüçyüs Enstitüsü ile İstanbul Akupunktur ve Tamamlayıcı Tıp Derneği tarafından ortaklaşa düzenlenen seminere, <strong>Tianjin Geleneksel Çin Tıbbı Üniversitesi Akupunktur ve Tuina Bölüm Başkanı ve Tianjin Akupunktur Derneği Başkan Yardımcısı Prof. Guo Yongming</strong> konuşmacı olarak katıldı.</p>

<p>Seminerin açılışında ise <strong>Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Akupunktur Bölüm Başkanı ve İstanbul Akupunktur ve Tamamlayıcı Tıp Derneği Başkanı Prof. İlhan Öztekin, Yeditepe Üniversitesi Konfüçyüs Enstitüsü Yabancı Müdürü Prof. Natalya Ketenci ve Çinli Müdür Liu Songyan</strong> da yer aldı. Etkinlikte, Türkiye'de Geleneksel Çin Tıbbı alanında çalışan akademisyenler ile çeşitli sağlık kuruluşlarında görev yapan 40'tan fazla akupunktur hekimi bir araya geldi.</p>

<p>Teori ve uygulamanın bir araya getirildiği seminerde, Geleneksel Çin Tıbbı'nın temel kuramları ele alınırken, akupunktur uygulamaları ve alandaki güncel araştırmalar katılımcılarla paylaşıldı.</p>

<p><img alt="" class="detail-photo img-fluid" height="603" src="https://cgtnturkcom.teimg.com/cgtnturk-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-13-at-175704.jpeg" width="800" /></p>

<h2><strong>Prof. Guo'dan geleneksel Çin tıbbı dersi</strong></h2>

<p><strong>Seminerin açılışında konuşan Prof. Guo Yongming, </strong>Geleneksel Çin Tıbbı'nın temel felsefesine değinerek, akupunktur tedavisinin teorik altyapısını anlattı. Guo, "Ruh" ve "Qi" kavramları arasındaki farkları açıklayarak katılımcılarla Geleneksel Çin Tıbbı'nın temel ilkelerini paylaştı.</p>

<p><strong>Daha sonra geleneksel akupunktur tekniklerine odaklanan Guo</strong>, akupunkturun tarihsel gelişimini ve uygulama alanlarını detaylı şekilde aktardı. Akupunkturun uzun bir gelişim sürecinden geçtiğini belirten Guo, Huangdi Neijing (Sarımperde İç Kitabı) adlı eserde "Dokuz İğne"nin biçimleri ve kullanım yöntemlerinin ayrıntılı olarak yer aldığını ifade etti. Guo, akupunkturun zamanla sistematik bir tedavi yöntemi haline geldiğini ve birçok yaygın hastalık için özel tedavi yöntemleri sunduğunu söyledi.</p>

<p><img alt="" class="detail-photo img-fluid" height="1062" src="https://cgtnturkcom.teimg.com/cgtnturk-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-13-at-175729.jpeg" width="800" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Teorik sunumun ardından uygulamalı bölüme geçildi. Prof. Guo, boyun fıtığı ve yüksek tansiyon tedavisinde kullanılan akupunktur tekniklerini katılımcılara yerinde gösterdi. Uygulamalı eğitim büyük ilgi görürken, hekimler sahneye çıkarak teknikleri yakından inceleme ve deneyimleme fırsatı buldu. Katılımcılar ayrıca Geleneksel Çin Tıbbı'nda önemli bir kavram olan <strong>"Deqi"</strong> hissini deneyimledi.</p>

<h2><strong>Çin ve Türkiye arasında tıp alanında yeni iş birliği köprüsü</strong></h2>

<p>Seminer boyunca Türkiye'nin farklı bölgelerinden gelen hekimler, Geleneksel Çin Tıbbı ve akupunktur alanında sistematik bilgiler edinirken, bu kadim tedavi yönteminin tarihsel birikimini ve uygulama özelliklerini yakından tanıma fırsatı buldu.</p>

<p>Üç gün sürecek olan <strong>"Qi Huang"</strong> Semineri'nin, Çin ve Türkiye arasında üst düzey akademik ve kültürel bir iletişim platformu oluşturması hedefleniyor. Etkinlik kapsamında iki ülkeden uzmanların araştırma sonuçlarını ve klinik deneyimlerini paylaşması, Geleneksel Çin Tıbbı ile modern tıp arasında diyalog kurulması ve akupunktur ile diğer tamamlayıcı tedavi yöntemlerinin Türkiye'de daha geniş kitlelere ulaşmasının desteklenmesi amaçlanıyor.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Özel Haberler</category>
      <guid>https://www.cgtnturk.com/ilk-qi-huang-geleneksel-cin-tibbi-semineri-istanbulda-duzenlendi</guid>
      <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 17:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cgtnturkcom.teimg.com/crop/1280x720/cgtnturk-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-13-at-175642.jpeg" type="image/jpeg" length="62390"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çin çağdaş seramik sanatının küresel yolculuğu İstanbul'dan başladı]]></title>
      <link>https://www.cgtnturk.com/cin-cagdas-seramik-sanatinin-kuresel-yolculugu-istanbuldan-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cgtnturk.com/cin-cagdas-seramik-sanatinin-kuresel-yolculugu-istanbuldan-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çin'in önemli seramik merkezlerinden seçilen 32 çağdaş eser, "Çin Porseleni · Global Yolculuk" sergisinin ilk durağı olan İstanbul'da sanatseverlerle buluştu. Çin'in Türkiye Büyükelçisi Jiang Xuebin'in katıldığı sergi, Çin ile Türkiye arasındaki kültürel etkileşimi güçlendirmeyi amaçlarken, 2 Temmuz'a kadar ziyaretçilerini ağırlamaya devam edecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>“Çin Porseleni · Global Yolculuk” Çin Çağdaş Seramik Sanatı Yurt Dışı Gezici Sergisi'nin</strong> ilk durağı, 12 Haziran'da İstanbul'daki<strong> Türkan Saylan Kültür Merkezi</strong> oldu. Sergi, Çin'in farklı bölgelerinden seçilen çağdaş seramik eserlerini Türk sanatseverlerle buluşturdu.</p>

<p><img alt="" class="detail-photo img-fluid" height="600" src="https://cgtnturkcom.teimg.com/cgtnturk-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-13-at-153618-1.jpeg" width="800" /></p>

<p>Sergide, Çin'in önemli porselen ve seramik üretim merkezleri olan <strong>Jingdezhen, Yixing, Luoyang, Longquan, Yaozhou, Liling ve Dehua'dan </strong>seçilen 32 eser yer alıyor. Etkinlik, Çin ve Türkiye arasında seramik sanatı alanındaki kültürel etkileşimi güçlendirmeyi ve iki ülke arasında karşılıklı öğrenmeyi teşvik etmeyi amaçlıyor.</p>

<p><img alt="" class="detail-photo img-fluid" height="600" src="https://cgtnturkcom.teimg.com/cgtnturk-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-13-at-153618-2.jpeg" width="800" /></p>

<p>Açılış törenine<strong> Çin'in Türkiye Büyükelçisi Jiang Xuebin, Jingdezhen Seramik Üniversitesi Doçenti Wu Weina, Maltepe Belediye Başkan Yardımcısı Nimet Karabulut, İznik Belediye Başkan Yardımcısı Ahmet Kaya, Sakarya Üniversitesi Rektör Yardımcısı Halit Yaşar, Çin'in Türkiye Büyükelçiliği Müsteşarı Zhou Meifen'in</strong> yanı sıra akademisyenler, sanatçılar ve basın mensupları katıldı.</p>

<p>Açılış konuşması öncesinde <strong>Çin'in Türkiye Büyükelçisi Jiang Xuebin, </strong>, seramik ve porselen eserlerin sergilendiği alanı gezerek eserler hakkında bilgi aldı.</p>

<p><img alt="" class="detail-photo img-fluid" height="600" src="https://cgtnturkcom.teimg.com/cgtnturk-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-13-at-152447.jpeg" width="800" /></p>

<p>Geleneksel Çin sanatının seçkin örneklerini büyük bir ilgiyle inceleyen Jiang, sanatçılar ve organizatörlerden çalışmaların hikayesine ilişkin detayları dinledi.</p>

<section dir="auto">
<h2><strong>Porselen, Çin-Türkiye dostluğunun kültürel köprüsü</strong></h2>
</section>

<p><strong>Açılışta konuşan Çin'in Türkiye Büyükelçisi Jiang Xuebin, </strong>Çin'in porselenin doğduğu ülke olduğunu belirterek, porselenin Çin medeniyetinin önemli sembollerinden biri olduğunu vurguladı. Jiang, porselenin yüzyıllardır Çin ile Türkiye arasındaki ticari ve kültürel ilişkilerde önemli bir köprü görevi gördüğünü ifade etti.</p>

<p><img alt=" Çin'in Türkiye Büyükelçisi Jiang Xuebin" class="detail-photo img-fluid" height="450" src="https://cgtnturkcom.teimg.com/cgtnturk-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-13-at-151834.jpeg" width="800" /></p>

<p>10 Haziran'ın Birleşmiş Milletler tarafından ilan edilen "Uluslararası Medeniyetler Arası Diyalog Günü" olduğuna dikkat çeken Jiang, bu girişimin Çin dahil 83 ülkenin ortak önerisiyle kabul edildiğini hatırlattı. Bu yılın aynı zamanda Çin ile Türkiye arasındaki diplomatik ilişkilerin kuruluşunun 55. yılına denk geldiğini belirten Jiang, porseleni bir kültür elçisi olarak gördüklerini söyledi.</p>

<p>Jiang, serginin daha fazla Türk ziyaretçinin Çin kültürünü ve sanatını yakından tanımasına katkı sağlayacağını ifade ederek, kültürel etkileşimin iki halk arasındaki dostluğu daha da güçlendireceğini kaydetti.</p>

<section dir="auto">
<h2><strong>Çinli sanatçılardan İstanbul'a övgü</strong></h2>
</section>

<p>Sergiye katılan sanatçıları temsilen konuşan <strong>Jingdezhen Seramik Üniversitesi Doçenti Wu Weina,</strong> Avrupa ile Asya'yı birbirine bağlayan İstanbul'da bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Bir seramik sanatçısı olarak bu sergide yer almanın kendisi için değerli bir deneyim olduğunu belirten Wu, eserlerini uluslararası bir platformda sanatseverlerle buluşturma fırsatı yakaladığını söyledi.</p>

<p><img alt="Jingdezhen Seramik Üniversitesi Doçenti Wu Weina" class="detail-photo img-fluid" height="450" src="https://cgtnturkcom.teimg.com/cgtnturk-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-13-at-153531.jpeg" width="800" /></p>

<section dir="auto">
<section dir="auto">
<h2><strong>İznik'ten Çin seramik sanatına destek</strong></h2>

<p><strong>İznik Belediye Başkan Yardımcısı Ahmet Kaya da konuşmasında</strong>, İznik'in Doğu Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı medeniyetlerinin izlerini taşıyan önemli bir kültür kenti olduğunu vurguladı. Kente özgü çini sanatının, doğal güzelliklerin ve zengin kültürel mirasın İznik'i dünya çapında tanınan bir merkez haline getirdiğini belirten Kaya, İznik çiniciliğinin de Çin porseleni gibi toprak, ateş, ustalık ve estetiğin bir araya gelmesiyle ortaya çıkan köklü bir sanat geleneğini temsil ettiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="İznik Belediye Başkan Yardımcısı Ahmet Kaya" class="detail-photo img-fluid" height="450" src="https://cgtnturkcom.teimg.com/cgtnturk-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-13-at-153605.jpeg" width="800" /></p>

<p>Çin'den gelen çağdaş seramik eserlerinin, güçlü bir seramik geçmişine sahip İznik'te ve Türkiye genelinde önemli bir kültürel karşılık bulacağına inandığını söyleyen Kaya, bu tür etkinliklerin iki ülke arasındaki kültürel etkileşime katkı sunduğunu kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<section dir="auto">
<h2><strong>Karabulut: Türkiye ve Çin ortak değerler paylaşıyor</strong></h2>

<p><strong>Maltepe Belediye Başkan Yardımcısı Nimet Karabulut</strong> ise seramiğin insanlık tarihinin en eski üretim geleneklerinden biri olduğunu, toprağın bilgi, emek ve yaratıcılıkla birleşmesinin ürünü olduğunu söyledi.</p>

<p><img alt="Maltepe Belediye Başkan Yardımcısı Nimet Karabulut " class="detail-photo img-fluid" height="450" src="https://cgtnturkcom.teimg.com/cgtnturk-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-13-at-151834-1-1.jpeg" width="800" /></p>

<p>Türkiye ve Çin'in köklü medeniyet geçmişine sahip iki ülke olduğunu belirten Karabulut, emeğe, zanaatkârlığa ve kültürel mirasa verilen değer konusunda iki ülkenin ortak değerler paylaştığını vurguladı. Karabulut, serginin yalnızca bir seramik sanatı buluşması değil, farklı coğrafyalardan ve kültürlerden insanların sanat aracılığıyla birbirini tanıdığı ve anladığı anlamlı bir etkinlik olduğunu dile getirdi.</p>

<p>Konuşmaların ardından davetliler sergiyi gezerek eserler hakkında bilgi aldı. Çin'in farklı seramik merkezlerinden getirilen eserler, katılımcılar tarafından ilgiyle incelendi.</p>

<h2><strong>Çin porseleni dünya yolculuğunu sürdürüyor</strong></h2>

<p>“Çin Porseleni · Global Yolculuk” Çin Çağdaş Seramik Sanatı Yurt Dışı Gezici Sergisi, Jingdezhen Seramik Üniversitesi öncülüğünde; Çin'in Türkiye Büyükelçiliği, China Arts and Entertainment Group, Paris Çin Kültür Merkezi, Lüksemburg Çin Kültür Merkezi ve İstanbul Maltepe Belediyesi iş birliğiyle düzenleniyor.<strong> “Her ülkede bir durak, bir tema” anlayışıyla hazırlanan sergi Türkiye, Lüksemburg ve Fransa'yı kapsıyor.</strong></p>

<p>Serginin Türkiye ayağı <strong>2 Temmuz'a</strong> kadar ziyaretçilerini ağırlamaya devam edecek. İstanbul'daki programın ardından serginin Lüksemburg ve Paris'te de sanatseverlerle buluşması planlanıyor.</p>
</section>
</section>
</section></p>]]></content:encoded>
      <category>Özel Haberler</category>
      <guid>https://www.cgtnturk.com/cin-cagdas-seramik-sanatinin-kuresel-yolculugu-istanbuldan-basladi</guid>
      <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 15:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cgtnturkcom.teimg.com/crop/1280x720/cgtnturk-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-13-at-153618.jpeg" type="image/jpeg" length="34517"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Zoomlion'un insansı robotu ilk kez Türkiye'de! Hedef büyüme ve yerelleşme]]></title>
      <link>https://www.cgtnturk.com/zoomlionun-insansi-robotu-ilk-kez-turkiyede-hedef-buyume-ve-yerellesme</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cgtnturk.com/zoomlionun-insansi-robotu-ilk-kez-turkiyede-hedef-buyume-ve-yerellesme" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'de 26 şube ve 400'den fazla çalışanla faaliyet gösteren Çin merkezli iş ve inşaat makineleri üreticisi Zoomlion, “Komatek 2026”da yeni nesil elektrikli makinelerini ve insansı robotunu tanıttı. Zoomlion Türkiye Genel Müdürü Abdukeyyum Abduwaki, CGTN Türk'e verdiği özel röportajda şirketin Türkiye'deki faaliyetlerini, fuarda sergilenen yenilikçi ürünlerini ve Türkiye pazarına yönelik uzun vadeli yatırım hedeflerini anlattı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h3><strong>Aslı Ağırdil </strong></h3>

<p>3-6 Haziran tarihleri arasında <strong>İstanbul Fuar Merkezi'nde</strong> düzenlenen<strong> Komatek 2026 Fuarı</strong>, iş ve inşaat makineleri sektörünün önde gelen markalarını bir araya getirdi. Fuarın dikkat çeken katılımcıları arasında, Çin merkezli dünyanın önde gelen inşaat ve tarım makineleri üreticilerinden Zoomlion da yer aldı.</p>

<p><img alt="" class="detail-photo img-fluid" height="450" src="https://cgtnturkcom.teimg.com/cgtnturk-com/uploads/2026/06/sequence-0100-02-29-39still005jpg.jpeg" width="800" /></p>

<p><strong>CGTN Türk ekibi </strong>olarak biz de fuar kapsamında Zoomlion standını ziyaret ettik.<strong> </strong><strong>Zoomlion Türkiye Genel Müdürü Abdukeyyum Abduwaki ile fuarda sergilenen yeni nesil iş ve tarım makinelerini, şirketin Türkiye'deki faaliyetlerini, yeni ürünlerini, Türk pazarına yönelik hedeflerini ve sektörün geleceğine ilişkin değerlendirmelerini konuştuk. </strong></p>

<h2><strong>2008'den bugüne Zoomlion'un Türkiye yolculuğu</strong></h2>

<p>Şirketin faaliyetlerine ilişkin bilgi veren<strong> Zoomlion Türkiye Genel Müdürü Abdukeyyum Abduwaki</strong>, Zoomlion'un 1992 yılında kurulduğunu ve bugün dünyanın en büyük inşaat ekipmanları üreticileri arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p><strong>Türkiye pazarına ilk olarak 2008 yılında distribütörler aracılığıyla giriş yaptıklarını aktaran Abduwaki,</strong> "2018 yılında ise Zoomlion Türkiye'yi kurarak doğrudan faaliyet göstermeye başladık. İnşaat ekipmanlarında A'dan Z'ye çözümler sunuyoruz. Bir inşaat projesinin ihtiyaç duyabileceği hemen her ürünü üretebiliyoruz" dedi.</p>

<p>Zoomlion'un Türkiye'deki en önemli farkının yerelleşme stratejisi olduğunu vurgulayan Abduwaki, şirketin satış ve satış sonrası hizmetleri doğrudan kendi bünyesinde yürüttüğünü kaydetti. Türkiye genelinde 26 şubeyle hizmet verdiklerini belirten Abduwaki, "Son kullanıcıya doğrudan ulaşıyor, müşterilerimize satış ve satış sonrası destek sağlıyoruz. Müşterilerimize yakın olmak ve ihtiyaçlarına hızlı çözüm üretmek bizim için büyük önem taşıyor" ifadelerini kullandı.</p>

<h2><strong>Fuarda 40'tan fazla ürün sergileniyor</strong></h2>

<p>Komatek 2026 Fuarı'na 3 bin metrekarenin üzerinde bir alanda katıldıklarını belirten Abdukeyyum Abduwaki, Zoomlion'un fuarın en geniş stantlarından birine sahip olduğunu söyledi. <strong>Ziyaretçilerin şirketin tüm ürün gruplarını tek bir alanda görebildiğini ifade eden Abduwaki,</strong> "Araç üstü platformlardan madencilik ekipmanlarına, mobil ve kule vinçlerden yükseltme platformlarına, forkliftlerden beton ekipmanlarına kadar yedi ana kategoride 40'tan fazla ürünümüzü fuarda sergiliyoruz" dedi.</p>

<p><img alt="" class="detail-photo img-fluid" height="450" src="https://cgtnturkcom.teimg.com/cgtnturk-com/uploads/2026/06/sequence-0100-02-33-48still006jpg.jpeg" width="800" /></p>

<h2><strong>Yeni nesil elektrikli ve hibrit makineler ilgi odağı oldu</strong></h2>

<p>Fuarda Türkiye pazarına ilk kez sundukları yeni teknoloji ürünlerini de tanıttıklarını aktaran Abduwaki, sektörün dönüşümünde çevre dostu çözümlerin ön plana çıktığını vurguladı.</p>

<p><strong>Zoomlion'un hibrit kaya kamyonu, elektrikli kaya kamyonu, elektrikli ekskavatör ve elektrikli loder gibi yeni nesil makinelerini fuarda sergilediğini belirten Abduwaki, </strong>"Sektör artık daha yeşil, daha çevreci ve daha enerji verimli teknolojilere yöneliyor. Biz de bu dönüşümün öncülerinden biri olarak Türkiye pazarına yeni nesil ürünlerimizi getiriyoruz" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Fuarda sergilenen ürünler arasında 135 tonluk ekskavatörün ziyaretçilerden yoğun ilgi gördüğünü söyleyen Abduwaki, söz konusu makinenin Komatek 2026'nın en büyük iş makinelerinden biri olduğunu kaydetti.</p>

<h2><strong>İnsansı robot ilk kez Türkiye'de</strong></h2>

<p>Zoomlion'un yalnızca iş ve inşaat makineleri üreticisi olmadığını vurgulayan Abduwaki, şirketin güçlü Ar-Ge altyapısıyla ileri teknoloji alanlarında da faaliyet gösterdiğini belirtti.</p>

<p><strong>Bu kapsamda şirketin geliştirdiği insansı robotun da ilk kez Türkiye'de sergilendiğini ifade eden Abduwaki,</strong> "Zoomlion'un teknoloji vizyonunu yansıtan insansı robotumuzu Komatek 2026'da Türk ziyaretçilerle buluşturduk. Bu ürün, şirketimizin yalnızca ağır ekipman üretiminde değil, ileri teknoloji ve yapay zeka alanlarında da iddialı olduğunu gösteriyor" dedi.</p>

<h2><strong>Zoomlion'dan Türkiye'ye uzun vadeli yatırım mesajı</strong></h2>

<p>Türkiye pazarına yönelik uzun vadeli hedeflerine de değinen Abdukeyyum Abduwaki, Zoomlion'un büyüme stratejisinin<strong> yerelleşme, dijitalleşme ve uçtan uca hizmet </strong>anlayışı üzerine kurulu olduğunu söyledi.</p>

<p>Şirketin son kullanıcılarla doğrudan iletişim kurduğunu belirten Abduwaki, bu model sayesinde müşterilerin ihtiyaçlarına daha hızlı ve etkin çözümler sunabildiklerini ifade etti.</p>

<p><strong>Yerelleşme stratejisinin önemine dikkat çeken Abduwaki, "</strong>Türkiye'de 400'den fazla yerel çalışanımız bulunuyor. Yatırımlarımızı her geçen yıl artırıyoruz. Türkiye'yi yalnızca bir satış pazarı olarak değil, uzun vadeli büyüme planlarımızın önemli bir parçası olarak görüyoruz" dedi.</p>

<p>Zoomlion'un dünya genelinde 100'den fazla ürün serisine sahip olduğunu belirten Abduwaki, Türkiye'de şu anda 40'tan fazla ürün grubuyla faaliyet gösterdiklerini söyledi.</p>

<p>Önümüzdeki dönemde ürün gamını daha da genişletmeyi hedeflediklerini kaydeden Abduwaki, "Ürünlerimizi kademeli olarak Türkiye pazarına sunacağız. Amacımız, iş ve inşaat makineleri sektöründe müşterilerimizin ihtiyaç duyduğu tüm çözümleri tek çatı altında sağlayabilmek" ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Zoomlion'un insansı robotu</strong></h2>

<p><strong>Röportajın sonunda Zoomlion tarafından geliştirilen insansı robotu da tanıtan Abdukeyyum Abduwaki,</strong> yanlarında bulunan robotun şirket tarafından geliştirilen üç farklı insansı robot modelinden biri olduğunu söyledi.<strong> Robotun halihazırda Çin'deki Zoomlion fabrikalarının yedek parça depolarında görev yaptığını belirten Abduwaki, şirketin robotik teknolojilere yaptığı yatırımlara dikkat çekti.</strong></p>

<p><img alt="" class="detail-photo img-fluid" height="450" src="https://cgtnturkcom.teimg.com/cgtnturk-com/uploads/2026/06/sequence-0100-19-22-43still002jpg.jpeg" width="800" /></p>

<p><strong>İnsansı robotların gelecekte inşaat sektöründe daha fazla rol üstleneceğini belirten Abduwaki,</strong> "Zoomlion olarak üretimden inşaata kadar birçok alanda robotik çözümler geliştirmeye çalışıyoruz. Robotlarımız bugün fabrikalarda görev yapıyor ancak ilerleyen dönemde daha zorlu ve riskli çalışma ortamları olan inşaat sahalarında da kullanılmaya başlanacak. Sektörün geleceğinde robotların önemli bir yer tutacağına inanıyoruz" ifadelerini kullandı.</p>

<p></p></p>]]></content:encoded>
      <category>Özel Haberler</category>
      <guid>https://www.cgtnturk.com/zoomlionun-insansi-robotu-ilk-kez-turkiyede-hedef-buyume-ve-yerellesme</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 17:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cgtnturkcom.teimg.com/crop/1280x720/cgtnturk-com/uploads/2026/06/adsiz-tasarim-89.png" type="image/jpeg" length="99544"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kademeli nafaka sistemi mi geliyor? Av. Öğr. Gör. Özlem Şen açıkladı...]]></title>
      <link>https://www.cgtnturk.com/kademeli-nafaka-sistemi-mi-geliyor-av-ogr-gor-ozlem-sen-acikladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cgtnturk.com/kademeli-nafaka-sistemi-mi-geliyor-av-ogr-gor-ozlem-sen-acikladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Anayasa Mahkemesi’nin yoksulluk nafakasına ilişkin iptal kararı sonrası Av. Öğr. Gör. Özlem Şen, CGTN Türk'e özel açıklamalarda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<section dir="auto">
<p>CGTN Türk Radyo'da Özgür Özbakır ve Kaan Yiğit'in sunduğu "Akşam Raporu" programına konuk olan Avukat ve Öğr. Gör. Özlem Şen, yüksek mahkemenin kararına ilişkin bilinmeyenleri ve kamuoyundaki yanlış algılara açıklık getirdi.</p>

<p><strong>İşte Avukat Özlem Şen'in açıklamalarından öne çıkan başlıklarla süresiz nafaka kararının detayları:</strong></p>

<h2><strong>"Yarından itibaren kalkmıyor, TBMM'nin 9 ay süresi var"</strong></h2>

<p>Kamuoyunda yoksulluk nafakasının hemen kaldırıldığına dair bir algı oluştuğunu belirten Avukat Özlem Şen, bu bilginin gerçeği yansıtmadığını vurguladı. Kararın henüz yürürlüğe girmediğinin altını çizen Şen, mahkemenin yeni bir düzenleme yapılması için yasama organına (TBMM) 9 aylık bir süre tanıdığını ifade etti. Şen ayrıca, hali hazırda nafaka ödemekle yükümlü olan kişilerin güncel olarak ödemelerini yapmaya devam etmek zorunda olduklarını hatırlattı.</p>

<h2><strong>"Nafaka sanıldığının aksine 'sınırsız' değil"</strong></h2>

<p><span>Avukat</span><span> Şen, yoksulluk nafakasının aslında uygulamada ve kanunda "kesinlikle süresiz" bir hak olmadığını, Türk Medeni Kanunu'nun bir bütün olarak okunması gerektiğini belirtti. Şen, süreci şu sözlerle açıkladı: "Medeni Kanunun 175. maddesi 176. maddesi ile birlikte okunduğunda yoksulluk nafakasının talep üzerine sona erebileceği düzenlenmiş. Nafaka alacaklısı yeniden evlenirse veya eşlerden biri ölürse nafaka mahkeme kararına gerek olmadan kendiliğinden sona erer. Kişi fiili olarak evliymiş gibi yaşıyorsa, haysiyetsiz bir hayat sürüyorsa veya yoksulluk durumundan kurtulacak düzeyde gelir getiren bir işte çalışmaya başladıysa, nafaka alma durumu mahkeme kararıyla sona eriyor.</span></p>

<h2><strong>"Gerçek nafaka miktarları 3-4 kalıp peynir parası bile etmiyor"</strong></h2>

<p>Medyada ünlülerin ödediği yüksek nafaka rakamlarının yanıltıcı bir algı yarattığına değinen Şen, gerçek mahkeme dosyalarındaki rakamların çok düşük olduğunu ifade etti. Adli yardım dosyalarında ödenen nafaka miktarlarının ortalama <strong>1500, 1600 ila maksimum 2500 TL</strong> civarında olduğunu söyleyen Şen, bu rakamların günümüz ekonomisinde 3-4 kalıp peynir parası bile etmediğini vurguladı. Ayrıca nafaka yükümlülerinin ödeme yapmamak için sigortasız işlerde çalışmaya başladığını ve tahsilatın çok zorlaştığını da sözlerine ekledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>"Kadınlar şiddet dolu evliliklere mahkum kalabilir"</strong></h2>

<p>Kararın sosyolojik boyutlarına da değinen Avukat Özlem Şen, yoksulluk nafakasını iptal etmenin "sosyal adalete tırpan vurmak" anlamına geldiğini belirtti. Kadınların eğitim ve istihdamda hala ciddi eşitsizliklerle mücadele ettiğini belirten Şen, "Hiçbir ekonomik güvenceleri olmayınca, kadınlar o evliliğin içinde, şiddet olan evliliğin içinde kalmak zorunda kalacaklar." uyarısında bulundu. Sorunun çözümünün kadınların haklarını daraltmak değil, eşitsizlikleri ortadan kaldırmak olduğunu vurguladı.</p>

<h2><strong>"Nafakayı sadece kadın alır algısı yanlış"</strong></h2>

<p>Toplumdaki "sadece kadınlar nafaka alır" inancının yanlış olduğunu söyleyen Şen, yoksulluk nafakasının boşanmada kusurlu olan tarafça, kusursuz veya az kusurlu olan tarafa ödendiğini; bu kişinin erkek de kadın da olabileceğini hatırlattı.</p>

<h2><strong>Kademeli nafaka sistemi mi geliyor?</strong></h2>

<p><span>TBMM'ye tanınan 9 aylık süreçte nasıl bir düzenleme yapılacağına dair hukuki öngörülerini de paylaşan Özlem Şen, Adalet Bakanlığı'nın 12. Yargı Paketi için zaten bir hazırlığı olduğunu belirtti. Hazırlanan taslak çalışmasına göre evlilik süresine endeksli kademeli bir nafaka süresi getirilmesinin planlandığını söyleyen Şen, </span><i>"</i><span>Örneğin 5 yıl süren evlilikler için 3 yılla 10 yıl arası bir nafaka öngörüsü var. Uzun süreli evliliklerde ise hakime takdir yetkisi tanınması gündemde.</span><i>"</i><span> diyerek yeni yasal sürecin şifrelerini verdi.</span></p>

<p>Son olarak AYM'nin bu iptal kararını oy birliğiyle değil, oy çokluğuyla aldığına dikkat çeken Şen, yüksek mahkemedeki hukukçuların da bu konuda hemfikir olmadığını, kararın gerekçesi açıklandıktan sonra durumun netleşeceğini belirterek sözlerini noktaladı.</p>
</section></p>]]></content:encoded>
      <category>Özel Haberler</category>
      <guid>https://www.cgtnturk.com/kademeli-nafaka-sistemi-mi-geliyor-av-ogr-gor-ozlem-sen-acikladi</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 11:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cgtnturkcom.teimg.com/crop/1280x720/cgtnturk-com/uploads/2026/06/chatgpt-image-5-haz-2026-11-48-13.png" type="image/jpeg" length="90395"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İsrail tehdit etti: Halk Dahiye’yi terk ediyor! CGTN Türk'ün özel görüntüleriyle...]]></title>
      <link>https://www.cgtnturk.com/israil-tehdit-etti-halk-dahiyeyi-terk-ediyor-cgtn-turk-ozel-goruntuleriyle</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cgtnturk.com/israil-tehdit-etti-halk-dahiyeyi-terk-ediyor-cgtn-turk-ozel-goruntuleriyle" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsrail'in Beyrut’un Dahiye bölgesine yönelik yeni saldırı tehdidinin ardından bölgede tahliyeler başladı. CGTN Türk muhabiri Raneem Ddsh, evlerini terk etmek zorunda kalan sivillerin tahliyesine ilişkin son görüntüleri bölgeden aktardı...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h3><strong>Raneem Ddsh-Lübnan</strong></h3>

<p><strong>İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu</strong>, ateşkese rağmen orduya Beyrut’un Dahiye bölgesine hava saldırısı düzenleme talimatı verdi.<strong> İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz</strong> ile birlikte alınan karar doğrultusunda, bölgede Hizbullah’a ait olduğu öne sürülen hedeflerin vurulacağı açıklandı.</p>

<p>Saldırı tehdidinin ardından Dahiye’de yaşayan siviller bölgeden tahliye edilmeye başlandı. Lübnan’da bulunan<strong> CGTN Türk muhabiri Raneem Ddsh, </strong>Dahiye’deki tahliyelere ilişkin son görüntüleri aktardı. İşte bölgeden gelen o görüntüler...</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">🔴CGTN TÜRK ÖZEL<br />
<br />
📌İsrail Başbakanı Netanyahu, Beyrut'un Dahiye bölgesine saldırı talimatı verdi!<br />
<br />
📌Dahiye'de yaşayan siviller, saldırı tehdidinin ardından bölgeyi terk etmeye başladı...<br />
<br />
Lübnan'da bulunan CGTN Türk muhabiri Raneem Ddsh, Dahiye'deki tahliyelere ilişkin son… <a href="https://t.co/1B0zT1KC8P" rel="nofollow">pic.twitter.com/1B0zT1KC8P</a></p>
— CGTN Türk (@cgtnturk) <a href="https://x.com/cgtnturk/status/2061384307646542126?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">June 1, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script>

<p></p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">İsrail tehdit etti: Halk Dahiye’yi terk ediyor! CGTN Türk'ün özel görüntüleriyle...<a href="https://t.co/dkLSthW0Aj" rel="nofollow">https://t.co/dkLSthW0Aj</a> <a href="https://t.co/ktF5g2GAUu" rel="nofollow">pic.twitter.com/ktF5g2GAUu</a></p>
— CGTN Türk (@cgtnturk) <a href="https://x.com/cgtnturk/status/2061384565713756572?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">June 1, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p></p></p>]]></content:encoded>
      <category>Özel Haberler</category>
      <guid>https://www.cgtnturk.com/israil-tehdit-etti-halk-dahiyeyi-terk-ediyor-cgtn-turk-ozel-goruntuleriyle</guid>
      <pubDate>Mon, 01 Jun 2026 12:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cgtnturkcom.teimg.com/crop/1280x720/cgtnturk-com/uploads/2026/06/gcas-dw-s-xs-a-ar5-x-m.jpeg" type="image/jpeg" length="11096"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye-Çin hattında “Yeni İpek Yolu” vizyonu İstanbul’da konuşuldu]]></title>
      <link>https://www.cgtnturk.com/turkiye-cin-hattinda-yeni-ipek-yolu-vizyonu-istanbulda-konusuldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cgtnturk.com/turkiye-cin-hattinda-yeni-ipek-yolu-vizyonu-istanbulda-konusuldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[“Yeniden İpek Yolu: Türkiye-Çin İlişkilerinde Yeni Dönem” paneli İstanbul Aydın Üniversitesi’nde düzenlendi. Çin’in İstanbul Başkonsolosluğu Başkonsolos Yardımcısı Shang Jian’ın katıldığı panelde, Türkiye’nin Çin açısından stratejik lojistik ve enerji merkezi konumuna dikkat çekilirken, iki ülke arasındaki ticaret ve stratejik iş birliğinin yeni dönemde daha da güçleneceği vurgulandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>“Yeniden İpek Yolu: Türkiye-Çin İlişkilerinde Yeni Dönem”</strong> paneli İstanbul’da düzenlendi. <strong>Yeni Dünya Araştırmaları Merkezi</strong> tarafından <strong>İstanbul Aydın Üniversitesi’nde </strong>gerçekleştirilen panele,<strong> Çin’in İstanbul Başkonsolosluğu Başkonsolos Yardımcısı Shang Jian</strong> katıldı. <strong>Dr. Elif Kaya’nın</strong> moderatörlüğündeki panelde, YDAM Direktörü Prof. Dr. Hasan Ünal, YDAM Dış İlişkiler Koordinatörü Emekli Büyükelçi Ersin Erçin, Emekli Amiral Türker Ertürk ve YDAM Genel Koordinatörü Mehmet Ali Güller konuşmacı olarak yer aldı. Panelde, Çin’in Kuşak ve Yol Girişimi’nden Türkiye’nin Orta Koridor vizyonuna uzanan stratejik öneme sahip başlıklar ele alındı.</p>

<h2><strong>“55 yılda stratejik güven ve ticaret rekor seviyeye ulaştı”</strong></h2>

<p><strong>Panelin açılışı, Çin’in İstanbul Başkonsolosluğu Başkonsolos Yardımcısı Shang Jian’ın</strong> konuşmasıyla başladı. Shang Jian, bu yıl Çin ile Türkiye arasındaki diplomatik ilişkilerin kuruluşunun 55. yıl dönümünün kutlandığını hatırlatarak, iki ülkenin yükselen ekonomiler ve Küresel Güney’in önemli aktörleri olarak çok taraflılık temelinde birçok uluslararası ve bölgesel konuda ortak görüşlere sahip olduğunu söyledi.</p>

<p>İki ülke arasındaki siyasi güvenin son 55 yılda sürekli güçlendiğini belirten Shang Jian, ekonomik ve ticari ilişkilerin de istikrarlı şekilde geliştiğini ifade etti. İkili ticaret hacminin diplomatik ilişkilerin ilk yıllarında 1 milyon doların altında olduğunu kaydeden Shang Jian, bugün bu rakamın yaklaşık 50 milyar dolara ulaştığını, karşılıklı ziyaretlerin ise 500 bini aştığını dile getirdi.</p>

<p><img alt="Çin İstanbul Başkonsolosluğu Başkonsolos Yardımcısı Shang Jian" class="detail-photo img-fluid" height="600" src="https://cgtnturkcom.teimg.com/cgtnturk-com/uploads/2026/05/whatsapp-image-2026-05-21-at-202702-2.jpeg" width="800" /></p>

<h2><strong>Yeni dönemin anahtarı stratejik istikrar</strong></h2>

<p>Konuşmasında Çin-ABD ilişkilerine de değinen Shang Jian, geçtiğimiz hafta<strong> Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping’in</strong> daveti üzerine <strong>ABD Başkanı Donald Trump’ın</strong> Çin’e resmi ziyaret gerçekleştirdiğini hatırlattı. İki liderin tarihi görüşmesinde Çin-ABD ilişkilerinin yanı sıra dünya barışı ve kalkınmasına ilişkin başlıkların ele alındığını belirten Shang Jian, görüşmelerin açık, yapıcı ve stratejik bir atmosferde geçtiğini söyledi.</p>

<p>Xi Jinping ile Donald Trump’ın Çin-ABD ilişkileri için <strong>“stratejik istikrara dayalı yapıcı ilişki”</strong> vizyonu üzerinde mutabakata vardığını ifade eden Shang Jian, bu yaklaşımın önümüzdeki dönemde küresel istikrar açısından önemli rol oynayacağını kaydetti. </p>

<h2><strong>“Türkiye’nin Tek Çin tutumu takdirle karşılanıyor”</strong></h2>

<p>Türkiye’nin Tek Çin ilkesine bağlılığını sürdürmesinden memnuniyet duyduklarını belirten Shang Jian, Ankara’nın bu konudaki yaklaşımının Çin tarafından takdir edildiğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Çin’den “Türkiye Yüzyılı” vurgusu</strong></h2>

<p>2026 yılının aynı zamanda <strong>Çin’in 15. Beş Yıllık Kalkınma Planı’nın</strong> başlangıç yılı olduğuna dikkat çeken Shang Jian, Çin’in yüksek kaliteli kalkınma, dışa açılım ve yeni ekonomik model hedefleri doğrultusunda ilerlemeyi sürdüreceğini söyledi. Türk halkının da <strong>“Türkiye Yüzyılı”</strong> vizyonu doğrultusunda önemli bir kalkınma süreci yürüttüğünü kaydeden Shang Jian, iki ülkenin kalkınma stratejileri arasında daha güçlü uyum sağlanması gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Shang Jian, ticaret, kültür ve turizm gibi geleneksel alanların yanı sıra yeni enerji, 5G ve biyomedikal gibi stratejik sektörlerde de yeni iş birliği fırsatlarının değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, Çin-Türkiye ilişkilerinin önümüzdeki dönemde daha yüksek seviyeye taşınacağına inandığını söyledi.</p>

<section dir="auto">
<h2><strong>“Türkiye, Çin’in kalkınma modelinden önemli dersler çıkarabilir”</strong></h2>
</section>

<p>Panelde konuşan <strong>YDAM Direktörü Prof. Dr. Hasan Ünal,</strong> Çin ile ticari ilişkilerin tek taraflı değerlendirilmemesi gerektiğini kaydeden Ünal, Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne yönelik ihracatında Çin’den gelen ara malların önemli rol oynadığını belirtti.</p>

<p>Çin’in ekonomik modeli hakkında da değerlendirmelerde bulunan Ünal, Türkiye’nin Çin’in planlama anlayışından ve devlet yönetimi yaklaşımından öğreneceği önemli noktalar bulunduğunu söyledi. Bu unsurların geçmişte Atatürk döneminde de uygulandığını belirten Ünal, Çin’in bugün bu modeli başarılı şekilde sürdürdüğünü ifade etti.</p>

<p>Türkiye’nin Rusya ve Çin ile özellikle savunma sanayii alanında ilişkilerini kademeli şekilde geliştirmesi gerektiğini vurgulayan Ünal, çok kutuplu dünyada Ankara’nın daha dengeli ve bağımsız bir dış politika izlemesinin önemine işaret etti.</p>

<p><img alt="" class="detail-photo img-fluid" height="600" src="https://cgtnturkcom.teimg.com/cgtnturk-com/uploads/2026/05/whatsapp-image-2026-05-21-at-202702-1.jpeg" width="800" /></p>

<h2><strong>Xi dönemindeki Çin artık gücünü gizlemiyor</strong></h2>

<section dir="auto">
<p><strong>Panelde konuşan YDAM Dış İlişkiler Koordinatörü Emekli Büyükelçi Ersin Erçin </strong>ise Çin’in küresel stratejisini anlamadan<strong> Kuşak ve Yol Girişimi’nin </strong>taşıdığı önemin tam olarak kavranamayacağını söyledi. Bugün Kuşak ve Yol Girişimi’nden yapay zeka yatırımlarına, nadir toprak elementlerinden liman satın alımlarına kadar birçok stratejik hamlenin arkasında devlet merkezli kalkınma anlayışının bulunduğunu ifade eden Erçin, Çin’in son yıllarda küresel ölçekte daha iddialı bir güç politikası izlediğini belirtti.</p>

<p>Çin’in reform sürecinin mimarı <strong>Deng Xiaoping </strong>dönemindeki “<strong>gücünü gizle, zamanını bekle” </strong>yaklaşımının yerini,<strong> Xi Jinping</strong> döneminde daha özgüvenli ve daha görünür bir büyük güç anlayışına bıraktığını söyleyen Erçin, Çin liderliğinin dünyaya bakışındaki bu dönüşümün Türkiye’ye yönelik yaklaşımda da açık biçimde hissedildiğini kaydetti.</p>

<h2><strong>“Çin, Türkiye’yi Avrasya’nın kritik lojistik ve enerji merkezi olarak görüyor”</strong></h2>

<p>Erçin’e göre bugün <strong>Pekin yönetimi Türkiye’yi;</strong> Avrupa’ya açılan üretim ve lojistik kapısı, Orta Asya’ya uzanan stratejik hat üzerinde kritik bir ülke, enerji geçiş merkezi ve Orta Koridor’un en önemli aktörlerinden biri olarak görüyor. Türkiye’nin çok yönlü dış politika izleyen bölgesel bir orta güç konumunda bulunduğunu belirten Erçin, Avrasya bağlantısallığında Ankara’nın rolünün Çin açısından giderek daha değerli hale geldiğini ifade etti.</p>

<p>Türkiye açısından Çin’in; önemli bir yatırım ortağı, teknoloji iş birliği sağlayıcısı, elektrikli araç ve batarya ekosisteminde küresel oyuncu, altyapı ve finansman partneri olarak öne çıktığını belirten Erçin, yeni Avrasya jeoekonomisinin merkezinde bağlantı hatlarının kritik önem taşıdığını vurguladı.</p>

<section dir="auto">
<h2><strong>“Çok kutuplu dünyada değişime uyum sağlayan ülkeler güçlenecek”</strong></h2>
</section>

<p><strong>Emekli Amiral Türker Ertürk ise konuşmasında </strong>Türkiye-Çin ilişkilerinin geliştirilmesinde akademik çevreler, düşünce kuruluşları ve uzmanların önemli rol üstlenmesi gerektiğini söyledi. Dünyanın değişim sürecinden geçtiğini belirten Ertürk, “Evrenin değişmeyen tek kuralı değişimdir. Değişime ayak uyduranlar ayakta kalır ve güçlenir, ayak uyduramayanlar ise geride kalır.” dedi.</p>

<p>Dünyanın tek kutuplu sistemden çok kutuplu düzene doğru evrildiğini ifade eden Ertürk, bu dönüşümün artık somut şekilde hissedildiğini belirtti. ABD’nin İran politikası üzerinden örnek veren Ertürk, Washington yönetiminin bölgesel stratejilerinde istediği sonucu alamadığını savunarak, bunun küresel dengelerde önemli kırılmalara yol açtığını söyledi.</p>

<h2><strong>Çin küresel sistemde yükselişini sürdürüyor</strong></h2>

<p>Çin’in yükselişini durdurmak amacıyla ABD tarafından ticaret savaşları, yaptırımlar ve çevreleme politikalarının uygulandığını dile getiren Ertürk, buna rağmen Pekin yönetiminin küresel sistemde giderek daha güçlü bir aktör haline geldiğini ifade etti. <strong>ABD Başkanı Donald Trump’ın Çin ziyaretine de değinen Ertürk, Washington’un Çin karşısında daha dikkatli bir diplomatik dil kullanmak zorunda kaldığını belirtti. </strong></p>

<p>Çin’e yaptığı ziyaretlerden edindiği izlenimleri de paylaşan Ertürk, Batılı ülkelerde zaman zaman hissedilen <strong>“üsttenci yaklaşımı”</strong> Çin’de görmediğini belirterek, Çin yönetiminin daha dengeli ve karşılıklı saygıya dayalı bir diplomasi yürüttüğünü ifade etti.</p>

<h2><strong>“Türkiye, çok kutuplu dünyada Asya ile daha güçlü bağlar kurmalı”</strong></h2>

<section dir="auto">
<p><strong>YDAM Genel Koordinatörü Mehmet Ali Güller ise konuşmasında</strong>, dünyanın çok kutuplu yeni bir sisteme doğru ilerlediğini belirterek, Türkiye’nin bu dönüşüm sürecinde doğru konumlanması gerektiğini söyledi. Türkiye’nin yalnızca dışarıdan ürün alan ve yüksek vergilerle tüketiciye sunan bir ekonomi modeliyle kalkınamayacağını ifade eden Güller, üretim odaklı ve kamucu perspektife dayanan yeni bir ekonomik anlayışa ihtiyaç olduğunu kaydetti.</p>
</section>

<p>Türkiye’nin Asya ile ilişkilerini güçlendirmesi gerektiğini vurgulayan Güller, Mustafa Kemal Atatürk’ün de Türkiye’yi Asya’nın bir parçası olarak gördüğünü belirtti. Türkiye’nin kendi coğrafi ve stratejik gerçeklikleri doğrultusunda bağımsız kalkınma modeli geliştirmesi gerektiğini söyleyen Güller, son yıllarda izlenen denge politikalarının daha ileri taşınmasının önemine dikkat çekti.</p>

<p>Şanghay İşbirliği Örgütü gibi platformların Türkiye açısından yeni fırsatlar sunduğunu ifade eden Güller, Türkiye’nin Avrasya merkezli yapılarda daha aktif rol almasının önümüzdeki dönemde stratejik önem taşıyacağını belirtti.</p>

<p></p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>
</section></p>]]></content:encoded>
      <category>Özel Haberler</category>
      <guid>https://www.cgtnturk.com/turkiye-cin-hattinda-yeni-ipek-yolu-vizyonu-istanbulda-konusuldu</guid>
      <pubDate>Thu, 21 May 2026 19:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cgtnturkcom.teimg.com/crop/1280x720/cgtnturk-com/uploads/2026/05/whatsapp-image-2026-05-21-at-202702.jpeg" type="image/jpeg" length="44224"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
