Dünya

Pakistan'dan Trump'ın İbrahim Anlaşmaları dayatmasına sert ret!

İslamabad yönetimi, ABD Başkanı Trump'ın İbrahim Anlaşmaları'na katılma çağrısını kesin bir dille geri çevirdi. Savunma Bakanı Asıf, anlaşmanın Pakistan'ın temel ideolojileriyle çeliştiğini belirterek, "İsrail sözüne güvenilmeyen bir ülke" değerlendirmesinde bulundu.

Pakistan Savunma Bakanı Havace Muhammed Asıf, ABD Başkanı Donald Trump'ın İbrahim Anlaşmaları'na katılma çağrısını kesin bir dille reddetti. Bakan Asıf, ülkesinin söz konusu anlaşmalara taraf olmasının Pakistan'ın "temel ideolojileriyle" çeliştiğini belirtti.

Pakistan'ın Sama TV kanalına konuşan Asıf, İsrail ile herhangi bir diplomatik angajmana girmeye karşı olduklarını vurgulayarak, "Sözlerine bir gün bile güvenilemeyecek insanlarla Pakistan nasıl oturup görüşebilir?" ifadelerini kullandı.

Açıklamada Pakistan'ın İsrail'i tanımadığının en somut göstergelerinden birine de dikkat çeken Bakan Asıf, "Pasaportlarımızda İsrail'in adı bile yazmıyor. Bu konuda dünyada tek ülkeyiz" dedi.

Kararın şahsi görüşü olduğunu belirtmekle birlikte Asıf, "Temel ideolojilerimizle çatışan herhangi bir anlaşmaya katılmamamız gerektiğini düşünüyorum" diye konuştu. Ancak bu görüşün Pakistan hükümetinin resmi politikasıyla tamamen örtüştüğu ifade ediliyor.

Trump'ın çağrısının arka planı

ABD Başkanı Donald Trump, 25 Mayıs 2026'da Truth Social platformunda yaptığı paylaşımda, Pakistan, Suudi Arabistan, Katar, Türkiye, Mısır ve Ürdün'ü İbrahim Anlaşmaları'na katılmaya çağırmıştı.

Trump, bu ülkelerin İran ile yürütülen müzakerelerin hemen ardından söz konusu anlaşmaları imzalamaları gerektiğini belirterek "Zorunlu olmalı" ifadesini kullanmıştı.

Trump, ayrıca bu konuyu Pakistan Ordu Komutanı Mareşal Asım Munir ile görüştüğünü iddia etmişti.

Pakistan'ın Filistin şartı

Pakistan, uzun süredir devam eden politikası gereği, İsrail'i tanımasını bağımsız bir Filistin devletinin kurulması şartına bağlamış durumda. Ülke, İsrail ile normalleşme adımı atılabilmesi için ön koşulun başkenti Doğu Kudüs olan, 1967 sınırlarında egemen bir Filistin devleti kurulması olduğunu yeniden vurguladı.