Vodafone Türkiye, “Vodafone Yeşil Dijital Dönüşüm Politika Raporu”nu tanıttı. Tanıtım toplantısında, bulut ekonomisi temelinde dijitalleşmede Çin deneyimini nasıl yorumladıklarına yönelik sorumuzu yanıtlayan Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcıları Hasan Süel ve Özlem Kestioğlu, “Çin şu anda ABD de dahil herkesin çok ötesinde. Dijitalleşmede olgun seviyeye geldi. Kağıtsız, nakit parasız ülke. Kişileri skorlamaya başladılar. Göz tarama sistemleri ileri. Avrupa Birliği'nde kişisel haklarla ilgili kanunlar gelirken Çin başka bir strateji izliyor. Bütün ülkedeki her şey dijitalleşmiş durumda ve en önemlisi de entegre bir şekilde. Hastalık harcamaları yüzde 30 azaltılmış. Çünkü doktora gitmek yerine önce online görüşme yapılıyor.” bilgilerini verdiler.

ÇİN PLANLAMA İLE BAŞARDI

Çin'in giyilebilir teknolojilerin kullanımında da inanılmaz düzeyde olduğunu ifade eden Vodafone Türkiye yöneticileri, Çin'in farklı politikalar izleyerek inanılmaz uç noktalara gitmeyi başardığını kaydetiler. Ayrıca yapay zekalı işlemler konusunda da Çin'in farklı bir seviyede olduğunu dile getiren Vodafone Türkiye yöneticileri, ayrıca şunları aktardılar: “Şu anda Çin optimum şekilde teknolojiyi kullanıyor. Karbon nötr olma hedefi ülkenin nüfusu ile kıyaslanınca inanılmaz agresif. Havadaki solunum kalitesi vd. problemlerinin çocuğunu denetimin ötesinde yaptırımlarla yönetiyorlar. Planlama çok önemli. Çinlilerin kalkınma planlarında spesifik hedefler belirlenmiş. Çok ciddi politika tanımı yapıp bunu yapmadan yola çıkılamaz. Çin pozitif bir örnek olarak unu başarmış.”

KÜRESELDE 1.7 TRİLYON DOLAR KATKI

Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Özlem Kestioğlu’nun detaylarını paylaştığı rapora göre, yeşil dijital dönüşümü destekleyen dijital enerji çözümlerinin kullanılmasıyla tüm Türkiye’de 21 milyar TL’yi aşkın elektrik tasarrufu ve karbon salımında 3 milyon tonu aşkın azalma sağlanabilecek. Diğer yandan, dijital tarım ürünlerinin kullanılmasıyla ülke GSYH’si 36 milyar TL’den fazla artırılabilecek. Dijital dönüşüm; sera gazı emisyonlarının azaltılması, enerji verimliliği, kaynak yönetimi, döngüsel ekonomi ve performans yönetimi konularında önemli rol oynuyor. Dijitalleşmenin ekonomik büyüme, istihdam, ücretler ve tüketici refahı üzerinde de olumlu etkileri bulunuyor. Yapılan araştırmalar, önümüzdeki 10 yıl içinde dijitalleşmenin getirilerinin artacağını gösteriyor. Bu süreçte, yapay zekâ, bulut bilişim, nesnelerin interneti gibi yeni teknolojilerin benimsenmesi ve yaygınlaşması bekleniyor. Dünya Ekonomik Forumu’na göre dijitalleşme küresel emisyonları yüzde 20 düşürebilecek. Yeni teknolojilerin kullanımıyla, iş yapış şekillerinde ve modellerinde değişim, sürdürülebilir kalkınma amaçlarına ulaşılmasında kolaylaştırıcı etki, çevreye daha az zarar veren mal ve hizmet üretimine katkı sağlamak mümkün olacak. Toplumların teknolojik ilerlemeden en iyi şekilde yararlanabilmesi için doğru politikalarla uygun koşulları yaratması durumunda, 2025’e kadar küresel GSYH'ye 1.7 trilyon dolar katkı sağlanması öngörülüyor.

Türkiye, internette en çok vakit geçiren 19. ülke Türkiye, internette en çok vakit geçiren 19. ülke

20 YIL İÇİN 165 MİLYAR DOLAR LAZIM

İklim değişikliği kaynaklı risklerden en çok etkilenen ülkeler arasında yer alan Türkiye, iklim değişikliği kırılganlığı göstergesi 10 kriterden 9’unda yüksek riskli grupta değerlendiriliyor. Kuraklık, orman yangınları, aşırı yağış ve seller, tarımsal üretimde verimsizlik, biyoçeşitlilik kaybı gibi fiziksel riskler tarafından tetiklenecek sosyal riskler de Türkiye açısından önem taşıyor. Türkiye’nin önemli geçiş riskleri de bulunuyor. AB’nin 2030 ve 2050 iklim hedefleri doğrultusunda hayata geçirdiği Avrupa Yeşil Mutabakatı kapsamındaki standartlar ve Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) gibi uygulamalar, Türkiye’nin ihracattaki rekabet gücünü etkileyecek seviyede. SKDM, yıllık 1.8 milyar avroya kadar ek maliyet yaratabilecek. Dolayısıyla, Türkiye’nin yeşil ve dijital dönüşümünü hızlandırması, sürdürülebilir kalkınmasının en önemli unsuru olabilecek. Türkiye’nin hem Paris İklim Anlaşmasında verdiği taahhüdü yerine getirmek, hem de geçiş risklerini yönetmek ve rekabet gücünü korumak için yeşil dijital dönüşümünü gerçekleştirmesi gerekiyor. Özellikle AB’deki gelişmelere uyum sağlamak, Türkiye’nin ihracat hacmini ve rekabet gücünü koruması için önem taşıyor. Dünya Bankası’nın raporuna göre, Türkiye’nin net sıfır için 20 yıl içinde 165 milyar dolar yatırım yapması gerekiyor. Yeşil dönüşüm, Türkiye’nin rekabet gücünü ve ihracat potansiyelini artırıp enerji maliyetlerini düşürerek 20 yılda 146 milyar dolar net ekonomik kazanç sağlayabilecek. Bu bağlamda, yeşil ve dijital dönüşümlerin beraber yürütülmesi Türkiye için büyük bir potansiyel barındırıyor. Yeşil dijital dönüşüm, Türkiye’nin rekabet gücünü artırmasını ve sürdürülebilir kalkınmasını hızlandırmasını sağlayacak.

ü