Millî İstihbarat Akademisi, 7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde Ankara'da düzenlenecek NATO Liderler Zirvesi öncesinde hazırladığı "Ankara Zirvesi, NATO 3.0 Tartışmaları ve Türkiye" başlıklı raporu kamuoyuyla paylaştı. Raporda, uluslararası sistemde yaşanan güç değişimi, NATO'nun karşı karşıya bulunduğu yapısal sorunlar ve ittifakın geleceğine ilişkin değerlendirmeler yer aldı.
NATO'nun yapısal sorunları sıralandı
Raporda, NATO'nun Soğuk Savaş sonrasındaki operasyonlarına ilişkin değerlendirmelere de yer verildi.
Özellikle Afganistan ve Libya operasyonlarının ittifakın sınırlarını ortaya koyduğu belirtilirken, askeri müdahalelerin istenilen siyasi sonuçları üretmekte yetersiz kaldığı ifade edildi.
Bunun yanında;
- Üye ülkeler arasındaki tehdit algılarındaki farklılıklar,
- Ukrayna'ya destek konusundaki görüş ayrılıkları,
- Savunma sanayisi alanındaki kısıtlamalar,
- Enerji güvenliği, göç ve terör gibi farklı öncelikler,
NATO'nun karşı karşıya bulunduğu temel yapısal sorunlar arasında gösterildi.
"NATO 3.0" yaklaşımı öne çıkarıldı
Raporda, mevcut güvenlik ortamı çerçevesinde "NATO 3.0" olarak tanımlanan yeni yaklaşımın yalnızca askeri alanlarla sınırlı kalmaması gerektiği belirtildi.
Bu kapsamda ittifakın;
- Siber güvenlik
- Uzay
- Yapay zekâ
- Kritik altyapılar
- Enerji güvenliği
- Toplumsal dayanıklılık
- Bilişsel güvenlik
gibi alanlarda da daha etkin rol üstlenmesinin öngörüldüğü ifade edildi.
ABD'nin Asya-Pasifik stratejisine dikkat çekildi
Raporda, ABD'nin Çin odaklı stratejisi kapsamında askeri ve ekonomik kaynaklarını Asya-Pasifik bölgesine yönlendirdiği değerlendirmesi yer aldı.
Bu çerçevede Avrupa güvenliğinin mali ve askeri yükünün NATO'nun Avrupalı üyeleri arasında daha fazla paylaşılmasının beklendiği belirtilirken, Washington'un stratejik caydırıcılık ve küresel karar alma kapasitesini korumayı hedeflediği ifade edildi.
Türkiye'nin stratejik konumu vurgulandı
Raporda, Türkiye'nin sahip olduğu jeopolitik konum, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin kapasitesi, savunma sanayisindeki gelişmeler, insansız hava araçları, elektronik harp sistemleri, mühimmat üretimi ve istihbarat kabiliyetlerinin, NATO açısından önemli stratejik unsurlar arasında yer aldığı belirtildi.