İşte Bahçeli'nin açıklamalarından öne çıkanlar...
Alparslan Türkeş'i vefatının yıl dönümü dolayısıyla rahmet ve minnet ile yad ediyoruz. Türkeş bey müstesna bir dava adamıdır. Milleti merkeze yerleştiren siyaset anlayışını temsil etmiştir. O zor dönemlerin adamıydı. Karanlık senaryolar karşısında yakılmış bir meşaleydi. Tehditlere boyun eğmemiştir. Türk milletinin birliğini her türlü siyasi hesap üstünde tutmuştur. Onun emaneti olan Türk birliği ve turan ülküsü mutlaka hayat bulacaktır.
Tarihin kopuş anlarında en etkili güvenlik milli birlik içinde ortak iradeye dayanan güvenliktir. Bu hepimizin ahlaki ve vicdani sorumluluğu. Yaşanılan çatışmalar eskinin tam olarak öldüğünü yeninin ise henüz doğmadığını gösteriyor. Bu da tam olarak kriz durumudur. Her kriz dönemi bir eşiktir.
'Trump yönetimi gerçeklerle yüzleşmek zorunda kalacak'
Trump ve Netanyahu zora dayanan hegemonyanın sürdürülemez olduğunu göz ardı etmiş ve hata etmişlerdir. Bu hatalarını devam etmekteler. Söz varlığı tükenmiş ve batılı akıl için yolun sonu görünmüştür. Trump karşıtı yürüyüşler ve savaş karşıtı tartışmalar karşısında Trump yönetimi gerçeklerle yüzleşmek zorunda kalacaktır.
Sıcak çatışmalar her geçen gün daha da derinleşmekte. Savaş 39. gününde de karşılıklı saldırılarla devam etmekte. İran'a karşı yapılan saldırılar her geçen gün can kaybını arıtmakta ve altyapı tahribatını giderek büyütmektedir. Tüm bu çok yönlü baskı ve kuşatma girişimlerine rağmen İran halkının dayanıklılığı dünyanın dikkatini üzerine çekmiştir. Başta Trump olmak üzere birçok siyasi aktörün öngörülerini boşa çıkarmıştır. Savaş tedarik zincirini etkilemekte.
Siyaset değil, söylem üretiyorlar
CHP siyaset yerine laf üretmekte, sorunların çözümüne katkı üretmek yerine basit ve çıkarcı şekilde hareket etmekte. Yanlış adreste doğru kişiyi aramaktalar. Gerçek ile aralarına mesafe koyan bu anlayış köklerle değil yaprakla uğraşmakta. Devletten, milletten ve gerçeklerden kopmuş görüntü vermekteler. Belediye başkanları milletin kendilerine emanet ettikleri makamı istismar ettiklerini görmekteyiz. Asıl olan sorumluluk almaktır ki bizim ortaya koyduğumuz yaklaşım da tam olarak budur.
Terörsüz Türkiye süreci
Bu meselede hiçbir ihmal ve zafiyetin kabulü mümkün değildir. Oyalanmaya ve oyalamaya gerek yoktur.
Barış teslimiyet değildir, barış taviz değildir. Barış, adaletin, kardeşliğin ve milli birliğin birlikte yükseldiği bir ülküdür. Kardeşliğimizi zedelemeye kimsenin gücü yetmeyecektir.