Dünya

Merz’den ABD'ye “eşit ortaklık” mesajı: Avrupa’nın yeni jeopolitik arayışı

Almanya Başbakanı Friedrich Merz, değişen küresel güç dengeleri karşısında Avrupa’nın ABD ile ast-üst ilişkisi değil, eşit ortaklık temelinde hareket etmesi gerektiğini vurguladı. Merz’in konuşması, transatlantik bağları koruma isteği ile Avrupa’nın stratejik özerklik arayışı arasındaki dengeyi yansıttığı şeklinde yorumlandı.

Almanya Başbakanı Friedrich Merz, Perşembe günü Alman parlamentosu Bundestag’ta yaptığı konuşmada, transatlantik ilişkilere dair dikkat çekici mesajlar verdi. Merz, “Demokrasiler olarak bizler ortak ve müttefikiz, ast değiliz” diyerek, Avrupa’nın ABD karşısında eşit bir aktör olması gerektiğini vurguladı.

Yaklaşık 25 dakika süren konuşma, Almanya’da ve uluslararası medyada, Avrupa Birliği içinde daha güçlü bir birlik çağrısı ve Washington’a karşı daha özgüvenli bir duruş talebi olarak yorumlandı.

“Büyük güçler dünyası şekilleniyor”

Alman medyası Deutsche Welle’nin (DW) aktardığına göre Merz, konuşmasının başında küresel güç dengelerindeki değişime dikkat çekti. “Birkaç haftadır büyük güçlerin dünyasının şekillenmeye başladığını giderek daha net görüyoruz” diyen Merz, bu dönüşümün yalnızca riskler değil, aynı zamanda Almanya ve Avrupa için yeni fırsatlar da barındırdığını ifade etti.

Merz, bu yeni dönemde Avrupa’nın kendi çıkarlarını daha güçlü biçimde savunması gerektiğini vurguladı.

Transatlantik ilişkilere şartlı vurgu

ABD ile ilişkiler konusuna da değinen Merz, Almanya’nın Washington’la iş birliğine her zaman açık olacağını söyledi. Ancak bunun, kurallara dayalı uluslararası düzen, egemenlik ve eşit ortaklık ilkeleri korunduğu sürece geçerli olacağını belirtti.

DW’ye göre Merz, Almanya’nın “kurallara dayalı bir düzen içinde çalışmak isteyen egemen devletlerden oluşan dinamik ve çevik bir ağın parçası olmak” istediğini de dile getirdi.

Gümrük vergileri ve Grönland krizi

Merz, ABD Başkanı Donald Trump’ın Grönland krizi bağlamında gündeme getirdiği gümrük vergisi tehditlerine karşı Avrupa’nın sergilediği ortak tutumu övdü. Avrupa’nın birlik ve kararlılık gösterdiğini söyleyen Merz, “Gümrük vergisi tehditleriyle kendimizi korkutmamıza izin vermeyeceğimiz konusunda hemfikirdik” dedi.

Merz, Avrupa’nın artık bu tür baskılara karşı kendini savunabilecek kapasiteye sahip olduğunu ve bunu yapmaktan çekinmeyeceğini ifade etti.

“Avrupa’ya ve ABD’ye çift mesaj”

Çin Çağdaş Uluslararası İlişkiler Enstitüsü’nden araştırmacı Sun Keqin, Merz’in konuşmasını Global Times’a değerlendirdi. Sun’a göre Merz, hem Avrupa’ya hem de ABD’ye çift yönlü bir mesaj vermeye çalıştı.

Sun, Merz’in bir yandan transatlantik ittifakı temel bir stratejik değer olarak yeniden teyit ettiğini, diğer yandan Avrupa’ya eşit muamele talep ettiğini ve yeni jeopolitik koşullarla başa çıkabilmek için AB birliğinin zorunlu olduğuna işaret ettiğini söyledi.

Washington’la uyumdan hayal kırıklığına

“Muhafazakâr bir Atlantikçi” olarak bilinen Merz’in, göreve geldikten sonra Washington’la birçok konuda yakın bir çizgi izlediği hatırlatıldı. Ancak Sun’a göre, ABD’nin son dönemde özellikle Grönland ve gümrük vergileri konusundaki tutumu, Almanya’da ve genel olarak Avrupa’da hayal kırıklığı yarattı.

Sun, Berlin’in geleneksel olarak transatlantik ilişkilerde açık çatışma yerine “yapıştırıcı” rolü üstlendiğini, ittifaklar ve kurumlar içinde kalarak hem Avrupa’nın hem de Almanya’nın kapasitesini güçlendirmeye çalıştığını belirtti.

Merz’in konuşması uluslararası basında geniş yankı buldu. Reuters, Merz’in Avrupa’nın kurallara dayalı küresel düzen için ayağa kalkarak bir tür “öz saygı” kazandığını söylediğini aktardı. Haberde, Merz’in ABD’ye iş birliği eli uzatırken Avrupa içinde daha güçlü bir NATO çağrısı yaptığına da dikkat çekildi.

Reuters’a göre konuşma, Trump yönetimiyle yaşanan Grönland gerilimi, küresel ticaret sorunları ve Rusya-Ukrayna savaşı sonrasında Avrupalı liderlerin Avrupa’nın gücünü ve değerlerini daha açık biçimde savunmaya başladığını gösteriyor.

“Sert güç” uyarısı ve Davos vurgusu

Politico.eu ise Merz’in, Avrupa’nın sert güç mantığını benimsemediği sürece yükselen büyük güç emperyalizmi çağında ayakta kalamayacağı yönündeki sözlerini öne çıkardı.

Haberde, bu açıklamaların Merz’in geçen hafta Davos’taki Dünya Ekonomik Forumu’nda yaptığı ve “radikal biçimde değişen” bir ABD ile “güç, kuvvet ve gerektiğinde zorlama üzerine kurulu yeni bir büyük güçler dünyası” uyarısını içeren konuşmasının devamı niteliğinde olduğu belirtildi.

Stratejik özerklik tartışması

Sun Keqin’e göre, ABD’nin son adımları yalnızca Avrupa ülkelerinde değil, Kanada gibi diğer orta güçlerde de hayal kırıklığı yarattı. Ancak Almanya’nın ya da başka bir ülkenin stratejik özerklik arayışına liderlik edip etmeyeceği henüz net değil. Farklı ülkeler, yeni jeopolitik gerçekliklere uyum sağlamak için kendi yollarını arıyor.

Şanghay Uluslararası Çalışmalar Üniversitesi’nden Jiang Feng de daha önce Global Times’a yaptığı değerlendirmede, Merz ve Kanada Başbakanı Mark Carney’nin açıklamalarının Avrupa ve bazı orta güçlerde derin bir endişe duygusunu yansıttığını, ancak bu kaygılara ortak ve etkili bir yanıt üretmenin zor olduğunu söyledi.

“AB kendi kaderini eline almalı”

Almanya’nın Der Spiegel dergisinin 23 Ocak tarihli bir analizinde ise Avrupa Birliği’nin kendi kaderini eline alacak kadar güçlü olması, ancak bunun için siyasi irade göstermesi ve kendi kendini sabote etmekten kaçınması gerektiği vurgulandı.

Makalede, Trump yönetimindeki ABD’nin hâlâ güvenilir bir ortak olduğu yönündeki yanılsamadan vazgeçilmesinin zor ama gerekli olduğu ifade edildi.