Çin Başbakanı Li Qiang, dün ülkenin kuzeydoğusundaki Liaoning eyaletinin Dalian kentinde düzenlenen ve "Yaz Davosu" olarak bilinen 17. Yeni Şampiyonlar Yıllık Toplantısı kapsamında, uluslararası iş dünyası temsilcilerine yönelik düzenlenen bir panele katıldı.
Panele, 30'dan fazla ülke ve bölgeden yaklaşık 150 iş dünyası temsilcisi iştirak etti.
Temsilcilerin görüşlerini dinledikten sonra bir konuşma yapan Li, dışa açılma ve iş birliğinin çağın geri döndürülemez bir eğilimi olduğunu, aynı zamanda ülkelerin kalkınmalarını sürdürebilmeleri için temel bir gereklilik teşkil ettiğini vurguladı.
Li, dış koşullar nasıl değişirse değişsin, dışa açılma ve iş birliği yönündeki tarihsel eğilimi izlemeye, uluslararası ticaret ve yatırımlara aktif katılım sağlamaya, Çin pazarı ile uluslararası pazar arasındaki bağlantı ve entegrasyonu teşvik etmeye devam edeceklerini belirtti.
Çin'in iç pazarını diğer tüm ülkelerle paylaştığını ifade eden Li, daha fazla kaliteli ürün ithal etmeyi ve dengeli ticari gelişimi teşvik etmeyi sürdüreceklerini dile getirdi.
Li, Çin'in endüstriyel rekabet gücünün sübvansiyonlarla ayakta tutulmadığını; aksine bu gücün, ülkenin kapsamlı sanayi sistemi, devasa pazarı ve sağlam inovasyon ekosisteminin yanı sıra işletmelerin uzun vadeli çabalarıyla oluşturulan çok yönlü avantajlardan kaynaklandığını söyledi. Li ayrıca, ülkenin endüstriyel sübvansiyonlarının Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) kurallarına tamamen uygun olduğunu sözlerine ekledi.
Çin hükümetinin küresel işletmelere kaliteli hizmet sunmak, hizmet sektöründe dışa açılmayı genişletmek ve yabancı sermayeli işletmelere yerli işletmelerle eşit muamele göstermek için elinden gelenin en iyisini yapacağını belirten Li, bu konudaki kararlılıklarının altını çizdi.
Panelde söz alan iş dünyası temsilcileri, küresel ekonomik belirsizliklerin yaşandığı bir ortamda Çin'in yeşil dönüşüm, teknolojik inovasyon ve diğer alanlardaki kayda değer başarılarıyla kendileri için güvenilir ve uzun vadeli ortaklardan biri haline geldiğini ifade etti.
Temsilciler, Çin'in kalkınma beklentilerine dair iyimserliklerini dile getirirken, ülkedeki yatırımlarını artırma ve Çin'in yüksek nitelikli kalkınma sürecinin sunduğu fırsatları paylaşma konusundaki kararlılıklarını da ortaya koydular.