İran’ın nükleer programı ve bölgesel güvenlik başlıkları yeniden uluslararası gündemin üst sıralarına taşınırken, İran Ulusal Yüksek Güvenlik Konseyi Sekreteri Ali Laricani, Tahran’ın nükleer müzakere sürecine ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. İran Ulusal Yüksek Güvenlik Konseyi adına konuşan Laricani, müzakerelerin “adil ve makul” bir zeminde yürütülmesi halinde olumlu değerlendirileceğini ifade etti.
“Sıfır zenginleştirme gerçekçi değil”
Laricani, İran’ın Nuclear Non-Proliferation Treaty (NPT) çerçevesinde yükümlülüklerini yerine getirdiğini ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı denetimlerini kabul ettiğini hatırlattı. Ancak Batılı ülkeler tarafından zaman zaman gündeme getirilen “sıfır zenginleştirme” talebinin gerçekçi olmadığını belirterek, nükleer bilginin siyasi kararlarla ortadan kaldırılamayacağını söyledi.
İran’ın tıbbi ve araştırma amaçlı nükleer faaliyetlere meşru ihtiyaç duyduğunu vurgulayan Laricani, sürecin nükleer çerçeve dışındaki başlıklarla genişletilmemesi gerektiğini kaydetti.
Füze programı müzakere konusu değil
Son görüşmelerde İran’ın füze programının gündeme gelmediğini belirten Laricani, bu programın ülkenin ulusal güvenlik sisteminin bir parçası olduğunu ve savunma amaçlı caydırıcılığın müzakere edilemeyeceğini dile getirdi. İsrail’in İranlı komutan ve bilim insanlarına yönelik saldırılarının ülkenin kapasitesini zayıflatmadığını savunan Laricani, “Füzelerimiz yerinde duruyor” ifadelerini kullandı.
Laricani, Lübnan Hizbullahı’nın kapasitesini yeniden kazandığını ve İsrail’e karşı yüksek kabiliyete sahip olduğunu iddia etti. Gazze’de ise İsrail’in ağır yıkıma yol açtığını ancak Hamas’ı ortadan kaldıramadığını öne sürdü.
Katar’ın arabuluculuk rolünü olumlu değerlendiren Laricani, Çin ve Rusya ile ilişkilerin ortak çıkarlara dayandığını ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ndeki desteğin siyasi ortaklığın göstergesi olduğunu söyledi. Tahran’ın Doğu’ya yöneliminin, Batılı ülkelerin taahhütlerini ihlal etmesinin sonucu olduğunu savundu.
Geniş çaplı bir savaş ihtimalini düşük gördüğünü ifade eden Laricani, İran’ın çatışmayı tırmandırma arayışında olmadığını ancak her senaryoya hazır olduklarını vurguladı.
Suudi Arabistan, Türkiye ve Mısır gibi bölge ülkelerinin askeri saldırıya karşı çıkmasının risklerin büyüklüğünü gösterdiğini belirten Laricani, karşılıklı saygı temelinde ilişkileri güçlendirmeye hazır olduklarını dile getirdi.