Yunanistan merkezli “March to Gaza Greece” aktivist grubunun organizatörlerinden Antonis Faras, İsrail’in Küresel Sumud Filosu’na yönelik müdahalesine rağmen hareketin kararlılıkla sürdürüleceğini belirtirken, yaşanan gelişmelerin bölgedeki siyasi dengeler ve uluslararası hukuk açısından yeni tartışmaları beraberinde getirdiği değerlendiriliyor.
İsrail müdahalesine tepki büyüyor
Antonis Faras, İsrail ordusunun 29 Nisan gecesi Girit açıklarında uluslararası sularda gerçekleştirdiği müdahalenin hukuk dışı olduğunu ifade ederek, olayın ardından Yunanistan ile İsrail arasındaki işbirliğinin daha görünür hale geldiğini savundu. Faras, bu durumun sona erdirilmesi gerektiğini belirtti.
Aktivistlerin Yunan Sahil Güvenliği desteğiyle Girit’e getirilmesine değinen Faras, bunun bir “iyi niyet göstergesi” değil, uluslararası baskının sonucu olduğunu dile getirdi.
“Hareket kişilerle sınırlı değil”
Faras, filoya yönelik saldırıya rağmen sürecin devam edeceğini vurgulayarak, hareketin bireylerden bağımsız şekilde değerler ve siyasi hedefler etrafında şekillendiğini ifade etti. İsrail’de tutulan aktivistlerin serbest bırakılması için farklı ülkelerde eylemler düzenlendiğini belirten Faras, “Ne korkuyoruz ne de duracağız.” dedi.
Filonun yeniden yapılanma süreci sürüyor
Saldırı sonrası filonun yeniden organize edildiğini aktaran Faras, hava koşullarının da etkili olacağını belirterek Yunanistan’dan 5 teknenin hareket etmesinin planlandığını ve yaklaşık 50 aktivistin bu süreçte yer alacağını açıkladı.
Filoda görev alan sağlık ekibi üyesi Anna Lagonikos ise saldırı sonucu bazı teknelerde hasar meydana geldiğini ve bu nedenle planlanan takvimde gecikmeler yaşandığını ifade etti.
Hasar gideriliyor, hazırlıklar sürüyor
Lagonikos, teknelerde oluşan hasarların giderilmesi için zamana ihtiyaç duyulduğunu belirtirken, alıkonulduktan sonra serbest bırakılan aktivistlerin yeniden göreve dönmeye hazır olduğunu söyledi.
Yunan kamuoyundan destek mesajları aldığını belirten Lagonikos, yaşanan gelişmelerin yalnızca filo ile sınırlı olmadığını, aynı zamanda ülkenin dış politikası açısından da tartışılması gerektiğini ifade etti.