İnsanlığın karşı karşıya olduğu küresel tehditlerin artması, sembolik Kıyamet Günü Saati’nin bir kez daha ileriye alınmasına yol açtı. Atom Bilimcileri Bülteni (Bulletin of the Atomic Scientists), saatin gece yarısına yalnızca 85 saniye kaldığını duyurarak, şimdiye kadar verilen en karamsar uyarıyı yaptı. Bu değer, insanlık tarihindeki en yüksek risk seviyesi olarak kayda geçti.
Bültende yapılan açıklamada, dünyayı tehdit eden en büyük riskler arasında nükleer savaş olasılığı, küresel ısınma, iklim krizine bağlı afetler ve yapay zekânın denetimsiz kullanımı sıralandı. Özellikle kuraklık, sıcak hava dalgaları ve seller gibi afetlerin sıklığında ciddi artışlar yaşandığına dikkat çekildi.
Raporda ayrıca Batılı ülkelerin çevresel sorumluluklarının yetersiz olduğu belirtildi. ABD Başkanı Donald Trump’ın fosil yakıt üretimini artıran politikaları da eleştiri konusu oldu. Küresel ölçekte sürdürülebilirliğe yönelik çabaların azalması, insanlığı felakete daha da yaklaştırıyor.
Atom Bilimcileri Bülteni’nin Bilim ve Güvenlik Kurulu Başkanı Daniel Holtz, açıklamasında küresel dayanışmanın önemine vurgu yaptı. Holtz, “Dünya ‘biz ve onlar’ anlayışıyla bölünürse, kaybeden herkes olur,” ifadelerini kullandı. Uluslararası iş birliğinin zayıflamasının, insanlığın varlığını tehdit ettiğini vurguladı.
Chicago Üniversitesi tarafından 1947’de başlatılan Kıyamet Günü Saati, insanlığın karşı karşıya olduğu nükleer savaş, çevre felaketleri ve teknolojik riskleri simgeleyen bir sembol. Saatin gece yarısına ne kadar yakın olduğu, küresel felaket riskini gösteriyor. 2025 yılında saat gece yarısına 89 saniye kalaya ayarlanmıştı. Bu yıl 85 saniye kalaya çekilmesi, insanlığın küresel yok oluşa en yakın noktada bulunduğu anlamına geliyor.