Haziran 2025’te yaşanan “12 Günlük Savaş”ın benzeri bir süreç yeniden başladı. Müzakereler sürerken ABD ve İsrail, İran’a yönelik hava ve deniz saldırıları başlattı. Başkent Tahran başta olmak üzere İsfahan, Kum ve Kerec hedef alınırken, İran da saldırıların ardından İsrail’e füze atışlarıyla karşılık verdi.
Tahran, İsfahan, Kum, Kerec ve Kirmanşah hedef alındı
İran medyası İsrail'in başkent Tahran'ın yanı sıra Kum, Kerec ve Kirmanşah şehirlerini de hedef aldığını bildirdi.
İran basınına göre İsrail'in saldırıları devam ediyor.
Tahran yönetimi, saldırıların başlamasının ardından İran hava sahasını tamamen kapattı.
İsrail İran'ı vurdu!
— CGTN Türk (@cgtnturk) February 28, 2026
Tahran sokaklarında son durum!https://t.co/jx04TOArbB pic.twitter.com/t21LMVtBDA
İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, bu sabah yaptığı açıklamada, İran’a karşı “önleyici saldırı” olarak adlandırdıkları bir operasyon başlattıklarını duyurdu. İsrail'e yönelik tehditleri ortadan kaldırmak için harekete geçildiğini belirten Bakan Katz, “ülke genelinde olağanüstü hal ilan edildiğini” açıkladı. İsrail ordusu ise İran’a saldırıların başlatıldığına işaret eden ülkeye füze fırlatılması olasılığına karşı halkı sığınaklara yönlendiren uyarı yayımladı.
İsrail'den İran'a saldırı...
— CGTN Türk (@cgtnturk) February 28, 2026
Tahran sokaklarından dumanlar yükseliyor!https://t.co/jx04TOArbB pic.twitter.com/Yg384iKsCR
"İsrail saldırılarına misillime yapılacak"
İran Meclisi Ulusal Güvenlik Konseyi Başkanı İbrahim Azizi, savaşı başlatan tarafın kendileri olmadığını ancak bitirmenin de karşı tarafın elinde olmayacağını belirtti.
Azizi, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, İsrail'in saldırısına misilleme yapacaklarını kaydetti.
İran'dan savaşa ilişkin yapılan ilk resmi açıklamada Azizi, "Daha önce uyarmıştık, siz başlattınız ama bitişi sizin elinizde olmayacak." ifadelerini kullandı.
Ordudan yapılan açıklamada, "güvenlik durumu nedeniyle" sivillerin en yakın sığınağın hangisi olduğunu tespit etmesi ve gereksiz seyahatlerden kaçınması istendi. “Proaktif uyarı"nın, halkı füze saldırılarına hazırlamak amacıyla yapıldığı belirtildi.
İsrail'in İran'a saldırısından ilk görüntüler gelmeye devam ediyor...https://t.co/jx04TOArbB pic.twitter.com/nNlDBbti3h
— CGTN Türk (@cgtnturk) February 28, 2026
Saat 08.14 itibarıyla İsrail genelinde sirenler çalarken tüm cep telefonlarına uyarı alarmı gönderildi. Ülke genelinde okullar tatil edilirken ordu halka evlerinden çıkmamaları için çağrı yapmaya başladı.
İsrail Ulaştırma Bakanı Miri Regev, İsrail hava sahasının sivil uçuşlara kapatıldığını duyurdu.
Tahran semalarına uçaklar görülüyor!https://t.co/jx04TOArbB pic.twitter.com/HjSZRVWxzR
— CGTN Türk (@cgtnturk) February 28, 2026
İranlı üst düzey isimleri hedef aldığı iddia edildi
İsrail'in İran'a yönelik saldırılarda üst düzey yöneticileri hedef aldığı iddia edildi.
İsrail'in Kanal 12 televizyonu, İran'da Tahran yönetimine ait çok sayıda noktanın hedef alındığını ileri sürdü.
Haberde, İsrail'in İran'a yönelik ikinci bir saldırı dalgası başlattığı bildirilirken İsrail ordu radyosu, saldırılarda İranlı üst düzey yöneticilerin hedef alındığını öne sürdü.
Öte yandan, İsrail saldırıları nedeniyle İran’ın başkenti Tahran'da yeni saldırılar ve patlama sesleri duyuldu.
ABD ve İsrail İran'a saldırdı!
— CGTN Türk (@cgtnturk) February 28, 2026
İşte dakika dakika yaşanan gelişmeler...https://t.co/JWYGb36gX9 pic.twitter.com/16dKXYS9U0
İsrail, İran ve Irak hava sahasını kapattı
İsrail’in İran’a yönelik saldırısının ardından İsrail, İran ve Irak hava sahalarını ikinci bir duyuruya kadar sivil uçuşlara kapattı.
İsrail'in Hayfa kentinden siren sesleri geliyor...https://t.co/jx04TOArbB pic.twitter.com/Kqc8j3LyY7
— CGTN Türk (@cgtnturk) February 28, 2026
Trump: "İran'a yönelik büyük bir operasyon başlattık"
ABD Başkanı Donald Trump, İran’a yönelik saldırılara ilişkin ilk resmi açıklamasını yaptı. Sosyal medya hesabından paylaşım yapan Trump, ABD ordusunun İran’a karşı “büyük ve devam eden bir operasyon” başlattığını duyurdu.
Trump, İran’ın uzun süredir nükleer müzakerelerde sunulan fırsatları reddettiğini öne sürerek, Washington yönetiminin daha fazla sabredemeyeceğini ifade etti. Devrim Muhafızları’na silah bırakma çağrısında bulunan Trump, “Ya adil muamele göreceksiniz ve tam dokunulmazlığınız olacak ya da kesin ölümle karşı karşıya kalacaksınız” ifadelerini kullandı.
İran’ı ABD ve müttefik ülkeleri tehdit eden uzun menzilli füzeler geliştirmekle suçlayan Trump, operasyonun amacının İran’ın askeri kapasitesini zayıflatmak olduğunu savundu.
Trump açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
Amerika Birleşik Devletleri ordusu, bu çok kötü, radikal diktatörlüğün Amerika'yı ve temel ulusal güvenlik çıkarlarımızı tehdit etmesini önlemek için büyük ve devam eden bir operasyon başlattı. Füzelerini imha edeceğiz ve füze endüstrilerini yerle bir edeceğiz. Tamamen, tekrar, yok edilecek. Donanmalarını yok edeceğiz. Bölgedeki terörist vekillerin artık bölgeyi veya dünyayı istikrarsızlaştıramamalarını, güçlerimize saldıramamalarını ve bazen yol kenarı bombaları olarak da adlandırılan el yapımı patlayıcılarını kullanarak aralarında birçok Amerikalının da bulunduğu binlerce insanı ağır şekilde yaralayıp öldürememelerini sağlayacağız. Ve İran'ın nükleer silah elde edememesini sağlayacağız.”
Trump'ın açıklamaları şöyle:
"Kısa bir süre önce, Birleşik Devletler ordusu İran'da büyük çaplı muharebe operasyonlarına başladı. Amacımız, İran rejiminden gelen —çok sert ve korkunç insanlardan oluşan habis bir grup— yakın tehditleri ortadan kaldırarak Amerikan halkını savunmaktır. Rejimin tehditkar faaliyetleri doğrudan Birleşik Devletler'i, birliklerimizi, denizaşırı üslerimizi ve dünya genelindeki müttefiklerimizi tehlikeye atmaktadır.
İran rejimi 47 yıldır 'Amerika'ya Ölüm' sloganları atmakta; Birleşik Devletler'i, birliklerimizi ve birçok ülkedeki masum insanları hedef alan bitmek bilmeyen bir kan dökme ve toplu katliam kampanyası yürütmektedir. Rejimin ilk icraatlarından biri, Tahran'daki ABD Büyükelçiliği'nin şiddetle ele geçirilmesini desteklemek ve onlarca Amerikalıyı 444 gün boyunca rehin tutmak olmuştur.
1983 yılında İran'ın vekilleri, Beyrut'ta 241 Amerikan askeri personelinin öldüğü deniz piyade kışlası bombalamasını gerçekleştirdi. 2000 yılında USS Cole gemisine yapılan saldırıdan haberleri vardı ve muhtemelen dahil oldular; birçok kişi öldü. İran güçleri Irak'ta yüzlerce Amerikan hizmet üyesini öldürdü ve sakat bıraktı. Rejimin vekilleri, son yıllarda Orta Doğu'da konuşlanmış Amerikan kuvvetlerine ve uluslararası nakliye yollarındaki ABD donanma ve ticari gemilerine karşı sayısız saldırı başlatmaya devam etti.
Bu tam bir kitlesel terördü ve biz buna artık daha fazla katlanmayacağız. Lübnan'dan Yemen'e, Suriye'den Irak'a kadar rejim; dünyayı kan ve vahşetle sulayan terörist milisleri silahlandırdı, eğitti ve finanse etti. Ve İsrail'e yönelik 7 Ekim canice saldırılarını başlatan, 46 Amerikalı da dahil olmak üzere 1.000'den fazla masum insanı katleden ve 12 vatandaşımızı rehin alan da İran'ın vekili Hamas'tı. Bu vahşiceydi—dünyanın daha önce hiç görmediği bir şeydi.
İran, dünyanın bir numaralı devlet terör sponsoru olup, daha yeni sokaklarda protesto yapan on binlerce kendi vatandaşını öldürmüştür. Birleşik Devletler'in, özellikle de benim yönetimimin politikası her zaman bu terörist rejimin asla nükleer silaha sahip olamayacağı yönünde olmuştur. Tekrar söylüyorum: asla nükleer silaha sahip olamazlar.
İşte bu yüzden, geçen Haziran ayındaki 'Gece Yarısı Çekici' (Midnight Hammer) Operasyonu ile rejimin Fordo, Natanz ve İsfahan'daki nükleer programını yerle bir ettik. O saldırıdan sonra onları nükleer silah peşindeki kötü niyetli arayışlarına asla devam etmemeleri konusunda uyardık ve defalarca anlaşma yapmaya çalıştık. Denedik; yapmak istediler, yapmak istemediler, yine yapmak istediler, yine istemediler. Ne olduğundan haberleri yoktu; sadece kötülük yapmak istiyorlardı.
Ancak İran, onlarca yıldır yaptığı gibi reddetti. Nükleer hırslarından vazgeçmek için her fırsatı geri çevirdiler ve biz buna artık tahammül edemeyiz. Bunun yerine, nükleer programlarını yeniden inşa etmeye ve artık Avrupa'daki çok iyi dostlarımızı ve müttefiklerimizi, denizaşırı birliklerimizi tehdit edebilecek ve yakında Amerikan ana karasına ulaşabilecek uzun menzilli füzeler geliştirmeye devam etmeye çalıştılar.
Bu rejimin, mesajlarını iletmek için nükleer silahlarla donanmış olması durumunda ne kadar cesaretleneceğini bir hayal edin. Bu nedenlerle, Birleşik Devletler ordusu, bu çok kötü, radikal diktatörlüğün Amerika'yı ve temel ulusal güvenlik çıkarlarımızı tehdit etmesini önlemek için devasa ve devam eden bir operasyon yürütmektedir.
Füzelerini yok edeceğiz ve füze endüstrilerini yerle bir edeceğiz. Tamamen, yeniden, imha edilecek. Donanmalarını yok edeceğiz. Bölgenin terörist vekillerinin artık bölgeyi veya dünyayı istikrarsızlaştıramamasını, kuvvetlerimize saldıramamasını ve artık binlerce insanı —birçok Amerikalı dahil— ağır şekilde yaralayan ve öldüren El Yapımı Patlayıcılarını (EYP) veya bazen denildiği gibi 'yol kenarı bombalarını' kullanamamasını sağlayacağız. Ve İran'ın nükleer silah edinmemesini sağlayacağız. Bu çok basit bir mesaj: asla nükleer silaha sahip olmayacaklar.
Bu rejim yakında Birleşik Devletler Silahlı Kuvvetleri'nin gücüne ve kudretine kimsenin meydan okumaması gerektiğini öğrenecek. İlk yönetimimde ordumuzu sıfırdan inşa ettim ve yeryüzünde onun gücüne, kuvvetine veya karmaşıklığına yaklaşabilecek hiçbir ordu yoktur. Yönetimim, bölgedeki ABD personelinin riskini en aza indirmek için mümkün olan her adımı atmıştır. Yine de —ve bu ifadeyi hafife alarak söylemiyorum— İran rejimi öldürmeye çalışıyor. Cesur Amerikan kahramanlarının hayatları kaybedilebilir ve zayiatlarımız olabilir; savaşta bu sıkça olur. Ancak bunu sadece bugün için değil, gelecek için yapıyoruz ve bu asil bir misyondur.
Amerikalıların ve çocuklarımızın nükleer silahlı bir İran tarafından asla tehdit edilmemesini sağlamak için hayatlarını bencilce riske atan her bir askerimiz için dua ediyoruz. Tanrı'dan tehlike altındaki tüm kahramanlarımızı korumasını diliyoruz ve O'nun yardımıyla Silahlı Kuvvetlerin erkek ve kadınlarının galip geleceğine güveniyoruz. Dünyanın en iyisine sahibiz ve galip gelecekler.
İslam Devrim Muhafızları üyelerine, Silahlı Kuvvetlere ve tüm polislere bu gece diyorum ki: silahlarınızı bırakmalısınız ve tam dokunulmazlığa sahip olmalısınız; ya da alternatif olarak kesin ölümle yüzleşin. Bu yüzden silahlarınızı bırakın. Size adil davranılacak, tam dokunulmazlık verilecek ya da kesin ölümle yüzleşeceksiniz.
Son olarak, İran'ın büyük ve gururlu halkına bu gece diyorum ki, özgürlüğünüzün saati yakındır. Sığınaklarda kalın, evinizden ayrılmayın. Dışarısı çok tehlikeli; her yere bombalar düşecek. İşimiz bittiğinde hükümetinizi devralın; o sizin olacak. Bu muhtemelen nesiller boyu elinize geçecek tek şansınız olacak. Uzun yıllardır Amerika'nın yardımını istediniz ama asla alamadınız. Hiçbir başkan benim bu gece yapmaya hazır olduğum şeyi yapmaya istekli değildi. Şimdi size istediğinizi veren bir başkanınız var. Öyleyse nasıl tepki vereceğinizi görelim. Amerika sizi sarsılmaz bir güç ve yıkıcı bir kudretle destekliyor. Şimdi kaderinizin kontrolünü ele almanın ve erişebileceğiniz kadar yakın olan müreffeh ve görkemli geleceği serbest bırakmanın vaktidir. Bu aksiyon anıdır; geçip gitmesine izin vermeyin.
Tanrı Amerika'nın Silahlı Kuvvetlerinin cesur erkek ve kadınlarını kutsasın, Tanrı Amerika Birleşik Devletleri'ni kutsasın. Tanrı hepinizi kutsasın. Teşekkür ederim."
Netanyahu sığınakta toplantı yaptı
Yediot Ahronot gazetesinin haberinde, Başbakan Binyamin Netanyahu’nun güvenlik yetkilileriyle bir sığınakta toplantı yaptığı belirtildi. Söz konusu toplantıda ABD ve İsrail’in İran’a başlattığı saldırıların ele alındığı bildirildi.
Netanyahu operasyona ilişkin yaptığı ilk açıklamada, "ABD ve İsrail, İran rejiminden gelen varoluşsal tehdidi ortadan kaldırmak için operasyon başlattı" dedi. "Operasyon, İran halkının kaderini kendi ellerine alması için şartları yaratacak" diyen Netanyahu, İran'ın nükleer silah edinmesine izin verilmeyeceğini söyledi.
Netanyahu'dan ilk açıklama
Saldırıya ilişkin İsrail Başbakanı Netanyahu, TSİ 11.30 sularında ilk açıklamasını yaptı. Netanyahu, ABD ile birlikte başlattıkları saldırının hedefini, 'İran’daki terör rejiminin oluşturduğu varoluşsal tehdidi ortadan kaldırmak' sözleriyle açıkladı.
Trump'a teşekkür eden Netanyahu, "Ortak eylemimiz, cesur İran halkının kendi kaderini kendi ellerine alması için gerekli koşulları oluşturacaktır" dedi.
"Rejimi ortadan kaldırmak için operasyona başladık"
Netanyahu'nun açıklaması şu şekilde:
“Kardeşlerim, İsrail vatandaşları, kısa bir süre önce İsrail ve Amerika Birleşik Devletleri, İran’daki terör rejiminin oluşturduğu varoluşsal tehdidi ortadan kaldırmak için bir operasyona başladı.
Büyük dostumuz Başkan Donald Trump’a tarihi liderliği için teşekkür ediyorum. 47 yıldır Ayetullah rejimi ‘İsrail’e ölüm’, ‘Amerika’ya ölüm’ diye haykırıyor.
Kanımızı döktü, birçok Amerikalıyı öldürdü ve kendi halkını katletti. Bu katil terör rejiminin, tüm insanlığı tehdit etmesine imkân verecek nükleer silahlara sahip olmasına izin verilemez. Ortak eylemimiz, cesur İran halkının kendi kaderini kendi ellerine alması için gerekli koşulları oluşturacaktır.
'Barışçıl bir İran kurma zamanı geldi'
İran halkının tüm kesimleri – Farslar, Kürtler, Azeriler, Beluçlar ve Ahvazlılar – için artık zorbalığın boyunduruğunu üzerinden atma ve özgür, barışçıl bir İran kurma zamanı gelmiştir.
Sizlere, İsrail vatandaşlarına, İç Cephe Komutanlığı’nın talimatlarına uymanız çağrısında bulunuyorum. Önümüzdeki günlerde ‘Aslanın Kükreyişi’ Operasyonu kapsamında hepimizden dayanıklılık ve metanet beklenecek.
Birlikte ayakta duracağız, birlikte savaşacağız ve birlikte İsrail’in ebediyetini güvence altına alacağız.”
İran, ABD üslerine saldırı başlattı
İran’ın, İsrail’in saldırısına misilleme olarak Katar, Bahreyn, Kuveyt ve BAE’nin de aralarında bulunduğu Basra Körfezi’ndeki ABD ve İsrail üslerine yönelik kapsamlı saldırılar başlattığı bildirildi.
IRIB News'in aktardığına göre Katar’daki El-Udeyd Hava Üssü, Kuveyt’teki El-Salem Üssü, BAE’deki El-Zafra Hava Üssü ve Bahreyn’deki ABD Beşinci Filosu üssünün, İran’ın füze saldırılarının hedefi olduğu bildirildi.
İran, ABD üslerine saldırı başlattı: Bahreyn, Kuveyt, Katar ve BAE hedefte!https://t.co/QoVzbJEdMk pic.twitter.com/6Xq3HpjWLi
— CGTN Türk (@cgtnturk) February 28, 2026
Körfez ülkeleri hava sahalarını kapatıyor
Irak ve Kuveyt, saldırıların ardından ülke hava sahalarını kapatarak İran’a tüm uçuşları durdurduğunu duyurdu. Katar, Kuveyt ve Birleşik Arap Emirlikleri de hava sahalarını kapattı.
Katar, mobil cihazlar üzerinden bir uyarı yayınlayarak halkı evde kalmaları ve askeri üslerden uzak durmaları konusunda uyardı.
Ayrıntılar Geliyor...