Dünya

Sanchez: Çocuklarımızı sosyal medyadan neden korumalıyız?

İspanya lideri Sanchez, sosyal medyanın çocuklar için yıkıcı etkisine dikkat çektiği makalesinde teknoloji devlerini hedef tahtasına koydu. Sanchez demokrasilerin milyarderlerden güçlü olması gerektiğinin altını çizdi.

Editörün notu: İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, Financial Times gazetesi için kaleme aldığı makalede hükümetlerin “vahşi batı” olarak tanımladığı sosyal medya konusunda önlem almadığına dikkati çekti. Çocukları korumanın demokrasinin temel direği olduğuna dikkati çeken Sanchez, Musk ve Zuckerberg gibi isimlere işaret ederek “Bu milyarderler ne kadar zengin ve güçlü olurlarsa olsunlar, kontrol onlarda değil; demokrasilerdedir.” diye yazdı. Türkiye'de de sosyal medyanın çocuklar üzerindeki yıkıcı etkilerinin acı tecrüblerle anlaşıldığı günlerde , ara başlıklar tarafımıza air olarak İspanya Başbakanı Pedro Sanchez’in makalesini okurlarımızın dikkatine sunuıyoruz:

1910 yılında fotoğrafçı Lewis Hine, Vermont'taki bir pamuk fabrikasına sızdı ve bir eğirme makinesinin önünde duran bir kızın fotoğrafını çekti. Fotoğrafın altına açıklama olarak şu sözleri yazdı: "Anemik (kansız) küçük eğirmeci". Kız 12 yaşındaydı ve yemeğini ucu ucuna karşılayan çok düşük bir ücret karşılığında günde 12 saat çalışıyordu.

O zamanlar çocuk olmak zordu. Hastalık ve yetersiz beslenme; tarlalarda, madenlerde ve fabrikalardaki korkunç çalışma koşullarıyla birleşiyordu. 1800'lerde bazı ilerici liderler bu durumu düzenlemeye çalıştı ancak sanayiciler buna karşı lobi yaparak; zarara dair kanıtların yetersiz olduğunu, denetimin kusurlu olacağını ve ailelerin bu gelire ihtiyacı olduğunu savundular. Hatta bazıları, devletin çocukların çalışma özgürlüğünü ellerinden alamayacağını, bu yüzden çocuk işçiliğini yasaklamanın onların temel haklarını ihlal ettiğini bile iddia etti.

Çocuk hakları: Demokrasimizin temel direği

Tarih bu argümanlara pek de nazik davranmadı. Bugün çocuk hakları, demokrasilerimizin temel direği olarak kabul edilmektedir. Onları korumak bir seçenek değil; hukuki ve ahlaki bir görevdir. Gelgelelim, hükümetim 16 yaşından küçüklerin sosyal medyaya erişimini yasaklama ve buna uymayan teknoloji milyarderlerini yargılama niyetini açıkladığında, aynı kusurlu argümanlar geri döndü.

Bazıları, çocukların fabrikalarda maruz kaldığı zararın dijital alanda uğradıkları zararla hiçbir ilgisi olmadığını savunabilir. Ama yanılıyorlar. Her beş gençten yaklaşık ikisinin sosyal medyada aşırı vakit geçirdiğini ve her bir saatin depresyon riskini yüzde 13 oranında artırdığını gösteren ve sayısı her geçen gün artan araştırmalar mevcut. Araştırmalar ayrıca çocukların çoğunun internette rızaları dışında cinsel içerik gördüğünü de ortaya koyuyor; sadece Grok’un piyasaya sürülmesinden sonraki ilk 11 günde X platformunda 3 milyondan fazla sahte çıplak fotoğraf (deepfake) yayımlandı.

Sosyal medya şirketleri bu zararların farkındaydı. Çeşitli yasal süreçlerle gün ışığına çıkan sayısız şirket içi rapor, sadece bu hasarın bilindiğini değil, bir dereceye kadar suç ortaklığı yapıldığını da gösteriyor.

“Hükümetler vahşi Batı’ya izin verdi”

Şimdiye kadar hükümetler, sosyal medya alanını düzenlemekte zorlandılar ve bu alanın yasaların zar zor uygulandığı, suçların nadiren kovuşturulduğu bir "vahşi batı"ya dönüşmesine izin verdiler. Ancak artık başarısız olma lüksümüz yok çünkü çocuklarımızın sağlığı, güvenliği ve onuru tehlikede. Tüm ulusal ve uluslararası düzenlemelerimiz aynı prensiple işler: Hiçbir ürün iyice test edilmeden piyasaya çıkamaz. Hiçbir ilaç klinik deneyler olmadan hastalara ulaşmaz. Hiçbir araba zorunlu güvenlik özellikleri olmadan fabrikadan çıkmaz. Oyuncak endüstrisinde, kanıtlanmış tek bir boğulma tehlikesi bile tüm bir ürün serisinin raflardan toplatılması için yeterlidir. Buna karşılık, sosyal medya söz konusu olduğunda, başka hiçbir yerde asla müsamaha göstermeyeceğimiz bir şeyi normalleştirdik: Çocukların, zararın spekülatif değil belgeli olduğu bir ortamda büyümesi.

Bu artık sona ermeli. Birleşik Krallık ve AB’nin en büyük beş ülkesindeki yetişkinlerin yüzde 70’inden fazlası tarafından desteklenen bir önlem olarak, çocuklar için sosyal medyayı yasaklamalıyız. İspanya bu konuda yalnız değil. Bu hafta Fransa ve diğer 12 ülkeyle birlikte AB düzeyinde koordineli bir baskı süreci başlatıyoruz. İspanya’da, bu yasağı ve daha geniş kapsamlı önlemleri içeren çocuk koruma yasasını oylamaya sunmak için son adımı attık. X, Instagram ve TikTok gibi şirketleri; bağımlılığı, kaygıyı ve nefreti besleyen tüm unsurları algoritmalarından çıkarmaya zorlamalıyız. Uymayanların hukuk önünde hesap vermesini sağlamalıyız.

Hükümetim böyle bir yasağın getirdiği karmaşıklıkların tamamen farkında. Uygulaması kolay olmayacak ve yasayı delme girişimleri olacaktır. Ancak bu zorlukların hiçbiri, çocukları koruma sorumluluğumuzdan ve vatandaşlarımıza Elon Musk veya Mark Zuckerberg gibi teknoloji oligarklarının yasaların veya kamu yararının üzerinde olmadığını gösterme görevimizden daha ağır basamaz. Bu milyarderler ne kadar zengin ve güçlü olurlarsa olsunlar, kontrol onlarda değil; demokrasilerdedir.