Dünya

Hillary Clinton’ın Epstein ifadesi fotoğraf krizi nedeniyle durduruldu

Eski ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton’ın, Jeffrey Epstein soruşturması kapsamında verdiği kapalı oturum ifadesi, fotoğraf sızdırma krizi nedeniyle geçici olarak durduruldu. Cumhuriyetçi bir vekilin gizli oturumda çektiği fotoğrafın sosyal medyaya yansıması süreci tartışmaya açtı.

New York’un Chappaqua kentinde gerçekleşen Kongre ifadesi sırasında yaşanan olay, Washington’da yeni bir siyasi gerilim başlattı.

İddiaya göre Cumhuriyetçi Temsilciler Meclisi üyesi Lauren Boebert, kapalı kapılar ardında gerçekleştirilen ifade sırasında Clinton ve hukuk ekibinin fotoğrafını çekti.

Söz konusu görüntünün sosyal medyada paylaşılması üzerine Clinton’ın avukatları, kapalı oturum kurallarının ihlal edildiğini belirterek ifadenin askıya alınmasını talep etti.

Yaklaşık bir saatlik aranın ardından ifade yeniden başladı.

Clinton cephesi, fotoğrafın nasıl sızdırıldığının araştırıldığını ve Meclis kurallarının ihlal edilip edilmediğinin incelendiğini açıkladı.

78 yaşındaki Hillary Clinton ifadesinde, Jeffrey Epstein ile herhangi bir temasının bulunmadığını savundu.

Clinton, “Bay Epstein’la karşılaştığımı hatırlamıyorum. Uçağına binmedim, adasını ya da evlerini ziyaret etmedim. Bu konuda ekleyecek bir şeyim yok” ifadelerini kullandı.

Daha önce BBC’ye verdiği röportajda da “saklayacak hiçbir şeyimiz yok” açıklamasında bulunmuştu.

Clinton ayrıca, Epstein dosyalarında adı geçen eski ABD Başkanı Donald Trump’ın da yeminli ifade vermesi gerektiğini savundu.

Sızdırıldığı iddia edilen fotoğrafın, MAGA çevrelerine yakın sosyal medya figürü Benny Johnson tarafından paylaşıldığı öne sürüldü.

Paylaşımda Clinton’ın yüz ifadesine atıf yapılarak yorumlar yapıldı.

Temsilci Lauren Boebert ise gazetecilere yaptığı açıklamada herhangi bir kural ihlali yapmadığını savundu.

Eski ABD Başkanı Bill Clinton’ın da 27 Şubat’ta ifade vermesi bekleniyor.

Epstein’a ait özel jetin uçuş kayıtlarında Bill Clinton’ın adının çeşitli seyahatlerde geçtiği biliniyor. Clinton cephesi, söz konusu seyahatlerin hayır işleri kapsamında gerçekleştirildiğini savunuyor.

Yetkililer, Epstein dosyalarında bir kişinin adının geçmesinin tek başına suçlama anlamına gelmediğini vurguluyor.