Yalova’nın Çınarcık ilçesinde 26 Eylül’de evinin penceresinden düşerek yaşamını yitiren ve “Güllü” sahne adıyla tanınan şarkıcı Gül Tut’un ölümüne ilişkin soruşturmada çarpıcı detaylar gün yüzüne çıktı. İlk gün yapılan polis ve bilirkişi incelemesinin ardından olayın “cinayet” olarak değerlendirildiği, şüphelilerin ise daha fazla somut delil elde edilebilmesi için teknik ve fiziki takibe alındığı öğrenildi.
Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada, Başsavcı Duygu Bayar Öksüz’ün dosyayı iki savcıyla birlikte özel olarak takip ettiği belirtildi. Olay günü evde bulunan sanatçının kızı Tuğyan Ülkem Gülter ile arkadaşı Sultan Nur Ulu’nun, şüphelenmemeleri amacıyla ilk etapta gözaltına alınmadığı, 24 saat izlemeye alındıkları kaydedildi.
Soruşturma kapsamında Gülter üç kez “müşteki”, Ulu ise “tanık” sıfatıyla ifade verdi. Ancak Gülter’in ifadelerindeki çelişkiler ve ikilinin telefon görüşmelerinde olay hakkında konuşmaktan kaçınmaları dikkat çekti. Şüphelilerin 9 Aralık’ta kaçma hazırlığında oldukları iddiasıyla düzenlenen operasyonla yakalandıkları bildirildi.
Yeniden sorgulanan Tuğyan Ülkem Gülter, “kasten öldürme” suçlamasıyla tutuklanarak cezaevine gönderildi. Sultan Nur Ulu hakkında ise ev hapsi kararı verildi. Ulu’nun ifadesinde, Gülter’in annesini iterek aşağı attığını anlattığı öne sürüldü.
Morluğun nedeni belli oldu
Bilirkişi raporunda, Güllü’nün pencere önünde dışarı bakarken arkadan bacaklarından tutularak itildiği tespitine yer verildi. Otopside sol arka baldırında bulunan morluğun ise düşme sırasında pencere pervazına çarpması sonucu oluştuğu değerlendirildi. Tırnak aralarında boğuşma izine rastlanmadığı da belirtildi.
Ayrıca, Sultan Nur Ulu’nun daha önce Gülter tarafından darbedildiği ve bu nedenle korku yaşadığı iddia edildi. Ulu’nun gözaltı öncesinde yaptığı bir telefon görüşmesinde, “Ben dayanamıyorum artık. İtiraf edeceğim” dediği ses kaydının da soruşturma dosyasına girdiği öğrenildi.
Sanatçı Güllü’nün ölümüyle ilgili adli süreç devam ediyor.