Dünya

Donanma Bakanı da kovuldu! Trump üst düzey komutanları neden tasfiye ediyor?

Ortadoğu’da gerilim tırmanırken, ABD Savaş Bakanlığı’nda üst düzey askeri yetkililere yönelik tasfiye dalgası hız kesmeden devam ediyor. Son olarak Deniz Kuvvetleri Bakanı John Phelan’ın beklenmedik şekilde görevden alınması, yönetimin “sadakat testi” dayatmasının yeni bir halkası olarak yorumlanıyor.

Haber Merkezi

Pentagon Çarşamba günü yaptığı kısa açıklamayla, ABD Deniz Kuvvetleri Bakanı John Phelan’ın görevden alındığını duyurdu. Ancak açıklamada, kararın gönüllü mü yoksa zorunlu mu olduğuna dair en ufak bir bilgi paylaşılmadı. Bu durum, yönetimin askeri liderlik kademesinde sessiz sedasız bir “tasfiye” yürüttüğü yönündeki eleştirileri alevlendirdi.

Phelan’ın görevden alınması, Savaş Bakanı Pete Hegseth’in birkaç hafta önce Ordu Genelkurmay Başkanı Randy George’u görevden almasının hemen ardından geldi. Art arda gelen bu hamleler, Donald Trump yönetiminin Ortadoğu’daki kritik gerilimlerin tam ortasında, ABD ordusunun en tepesinde yürüttüğü kapsamlı revizyonun yeni bir aşaması olarak değerlendiriliyor.

Sadece Phelan değil, onlarca komutan gitti

Ocak 2025’ten bu yana ABD ordusunun üst kademelerinde adeta bir deprem etkisi yaşanıyor. Savaş Bakanı Hegseth, göreve gelir gelmez Pentagon’da “kapsamlı reform” adı altında bir operasyon başlattı. Bu operasyonun hedefi, aktif görevdeki dört yıldızlı general ve amiral sayısını en az yüzde 20 oranında azaltmaktı.

Ancak uzmanlar, bu sayısal hedefin arkasında aslında siyasi sadakati esas alan bir tasfiye süreci olduğunu savunuyor.

İşte son aylarda görevden alınan ya da istifaya zorlanan üst düzey komutanlardan bazıları:

  • General Charles Brown (Genelkurmay Başkanı): Eski Başkan Joe Biden tarafından atanmıştı. Trump yönetiminin göreve gelmesinin ardından Şubat 2025’te koltuğundan edildi.

  • Lisa Franchetti (Deniz Kuvvetleri Komutanı): ABD tarihinde bu göreve gelen ilk kadın komutandı. O da görevden alınanlar arasındaydı.

  • James Slife (Hava Kuvvetleri Kurmay Başkan Yardımcısı): Tasfiye dalgasından nasibini aldı.

  • Randy George (Ordu Genelkurmay Başkanı): 2 Nisan’da görevinden ihraç edildi. Yerine Hegseth’in eski askeri yardımcısı getirildi.

  • Timothy Haugh (Ulusal Güvenlik Ajansı Direktörü): Nisan 2025’te Trump tarafından doğrudan görevden alındı. Onunla birlikte Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Konseyi’nden bir düzineden fazla personel de kapının önüne kondu.

  • Jeffrey Kruse (Savunma İstihbarat Teşkilatı Başkanı): Görevden alınma gerekçesi olarak, yönetimin kamuoyuna yansıttığı söylemle örtüşmeyen istihbarat değerlendirmeleri yapması gösterildi.

Phelan neden görevden alındı?

Resmi açıklamalarda Phelan’ın görevden alınmasının gerekçesi, gemi inşasını hızlandırmayı amaçlayan reformları yeterince hızlı uygulayamaması olarak sunuldu. Reuters’ın aktardığına göre, ABD ordusunun özellikle İran’a yönelik olası bir abluka hazırlığında deniz kuvvetlerine kritik bir rol biçtiği düşünüldüğünde, bu “yavaşlık” yönetim için kabul edilemez bulundu.

Ancak asıl çarpıcı olan, Phelan’ın Pentagon’un en güçlü isimleriyle arasının açılmış olması. Kaynaklara göre Phelan, Savunma Bakanı Hegseth, yardımcısı Steve Feinberg ve Deniz Kuvvetleri Müsteşarı Hung Cao ile ciddi anlaşmazlıklar yaşadı. İlginçtir ki, Phelan’ın yerine geçici olarak atanan isim tam da bu isimlerden biri: Hung Cao.

Aynı kaderi paylaşan Ordu Genelkurmay Başkanı Randy George için de benzer bir tablo çiziliyor. New York Times’ın haberine göre George, Hegseth ile Ordu liderliği arasında giderek büyüyen düşmanlığın kurbanı oldu. George’un en büyük “günahı” ise Hegseth’in selefi Lloyd Austin ile yakın ilişkiler içinde olmasıydı. Yani sadakat, liyakatin önüne geçmişti.

Muhalefetten sert tepki: “Bu bir sadakat testi”

Demokratlar, yaşanan bu tasfiye dalgasına karşı sert çıkışlarda bulunuyor. Silahlı Kuvvetler Komitesi’nin önde gelen Demokrat üyesi Jack Reed, durumu açık bir dille özetleyerek “Bu, Trump ve Hegseth’in siyasi nedenlerle yetenekli subayları tasfiye etmeye yönelik daha geniş, önceden planlanmış bir kampanyasının parçası gibi görünüyor. Bu, ordumuzun profesyonelliğini zedeleyecek ve saflara ürkütücü bir mesaj gönderecektir.” ifadelerini kullandı.

Senatör Mark Warner ise istihbarat teşkilatlarındaki tasfiyeye dikkat çekerek “Trump’ın tehlikeli bir alışkanlığı vardı: İstihbaratı ülkemizin güvencesi olarak değil, bir sadakat testi olarak görürdü. Şimdi aynı zihniyet Pentagon’u ele geçirmiş durumda.” şeklinde konuştu.

Ne anlama geliyor?

Ortadoğu’da İran geriliminin tırmandığı, ABD’nin birden fazla cephede askeri varlık gösterdiği bir dönemde, ordunun en tepesinde yaşanan bu kontrolsüz değişim, pek çok analiste göre operasyonel zafiyete yol açabilir. Liyakatten çok sadakatin ön planda olduğu bir sistemin, kriz anlarında ne kadar güvenilir olacağı ise ciddi bir soru işareti olarak duruyor.

Pentagon’daki tasfiyenin durma işareti göstermemesi, önümüzdeki günlerde yeni görevden almaların yaşanacağının da habercisi.