Çin’e dönüş öncesinde Hong Kong

Çin sinemalarında önümüzdeki Cuma günü (1 Mayıs) gösterime girecek olan “Soğuk Savaş 1994” (Cold War 1994), 2012’de ve 2016’da çekilen iki filmin devamı niteliğinde, hikâye olarak da bu iki filmin öncesindeki dönemi anlatan (prequel) bir suç-gerilim filmi. Hong Kong’un 1 Temmuz 1997’de Çin’e katılmasına üç yıl kalmışken yaşanan olayları anlatan filmin yönetmeni, serinin önceki filmlerinden de tanınan Lok Man Leung.

Hong Kong’un 155 yıl sonra dönüşü, anakara Çin açısından “tarihi adaletin tamamlanması” ve “aşağılanma yüzyılının kapanışı” duygularını uyandırmıştı. 19. yüzyılda Birinci Afyon Savaşı’yla başlayan ve Hong Kong’un kaybına yol açan süreç, kolektif hafızada travmatik bir yer tutuyordu. Dönüş, sembolik yönden bu travmanın giderilmesi gibi algılandı ve büyük sevinç yarattı. Devletin tarihsel süreklilik iddiası güçlendi ve “Çin yeniden yükseliyor” anlatısı somutlaştı.

Sömürge yönetiminin son yılları

İki ayrı zaman diliminde ilerleyen filmin asıl ağırlık noktası 1994 yılı… Hong Kong henüz İngiliz sömürge yönetimi altındadır ve çok zengin, nüfuzlu bir ailenin çocuğunun kaçırılması tüm kenti sarsar. Bu olay sadece adli bir vaka değildir; polis teşkilatı, mafya örgütleri, İngiliz yönetimi ve Hong Kong seçkinleri arasında büyük bir iktidar savaşına dönüşür, siyasi ve kurumsal çatışmalar başlar.

“Soğuk Savaş 1994”ün polisiye boyutunun ötesinde, Hong Kong’un devir öncesi siyasi atmosferi, polis içindeki güç mücadeleleri, suç dünyası ile devlet arasındaki gri alanlar, İngiliz sömürge yönetiminin son yılları üzerine kurulu hikâye, klasik bir aksiyon filminden çok daha fazla katman barındırıyor. Kentteki belirsizlik ve gücün yeniden dağılımı çerçevesine yoğunlaşan film, mevcut yönetim (İngiltere) ve yaklaşan egemen güç (Çin) arasında, “kime sadakat gösterilecek?” sorusunu ortaya atıyor. Polis teşkilatındaki rekabet, sadece kariyer yarışı değil, gelecekte kimin hangi sistemde yükseleceği üzerine stratejik bir pozisyon alma anlamına geliyor.

Yeni rejime adaptasyon

Yüzeyde bir yolsuzluk ve suç hikâyesi gibi görünse de alt metinde yapısal olarak kurumların gelmekte olan yeni rejime adaptasyonu sorununu işleyen “Soğuk Savaş 1994”, klasik Hong Kong polisiyelerinden, örneğin 2002 yapımı “Infernal Affairs”ten bu yönde ayrılıyor. Kaçırma vakasının zengin bir aile üzerinden kurulması önemli. Hong Kong’un gerçek gücünün sadece devlette değil, finans ve ticaret seçkinlerinde olduğunu vurgulayan film, bu seçkinler için asıl meselenin ideoloji değil istikrar ve çıkarların korunması olduğunun altını çiziyor. Filmin ikinci zaman dilimi olan 2017 yılına bir sıçrama yapıldığında da 1994’te atılan adımların uzun vadeli sonuçları gösteriliyor, kimlerin kazandığı, kimlerin sistem içinde yükseldiği ortaya çıkıyor.

“Soğuk Savaş 1994”, ilk iki filmi izlememiş olsanız bile bağımsız biçimde seyredildiğinde keyif ve heyecan veren, iyi cinsinden bir suç gerilimi. Hong Kong’un anavatana katılmadan önceki koşullarını ve ruh halini merak edenler için de iyi malzemeler veriyor.