Fu Cong, BM Genel Kurulu’nda Güvenlik Konseyi’nin veto yetkisinin kullanımına ilişkin dün düzenlenen toplantıda yaptığı konuşmada, Çin’in 7 Nisan’da Güvenlik Konseyi’nde söz konusu taslağı veto ettiğini hatırlattı. Bu adımın geçici ateşkesin sağlanması ve diyalog sürecinin başlatılması açısından elverişli koşullar yarattığını ifade eden Fu, kararın barıştan yana sorumlu bir tercih olduğunu söyledi.
İran’ın Körfez ülkelerine yönelik saldırılarını desteklemediğini dile getiren Fu, uluslararası geçiş boğazlarında seyrüsefer özgürlüğü ve güvenliğinin güvence altına alınması gerektiğini vurguladı. İran’a, olumlu adımlar atarak Hürmüz Boğazı’ndaki normal geçiş düzenini en kısa sürede yeniden tesis etme çağrısında bulundu.
Askeri hamleler tehlikeli, çözüm diplomasi
Fu Cong, ABD’nin bölgedeki askeri varlığını artırmasının ve hedefli abluka operasyonları yürütmesinin ise tehlikeli ve sorumsuz bir yaklaşım olduğunu belirtti. Hürmüz Boğazı’nda yaşanan seyrüsefer sorununu İran’daki savaşın yayılmasının bir yansıması olarak nitelendiren Fu, kalıcı bir çözüm için kapsamlı ateşkes ve çatışmaların sona erdirilmesinin zorunlu olduğunu ifade etti.
Taraflara ateşkes düzenlemelerine bağlı kalma, diyalog ve müzakereye odaklanma ve anlaşmazlıkları siyasi ve diplomatik yollarla çözme çağrısında bulunan Fu, uluslararası toplumun da arabuluculuk çabalarını artırması gerektiğini söyledi. Ateşkesi zedeleyen ve çatışmayı tırmandıran her türlü adıma karşı çıkılması gerektiğini vurguladı.
Lübnan’ın egemenliğine saygı!
Fu Cong ayrıca, tüm tarafların Lübnan’ın egemenliği, güvenliği ve toprak bütünlüğüne saygı göstermesi gerektiğini belirterek, ülkedeki gelişmelerin ateşkes sürecini sekteye uğratmaması çağrısında bulundu.
Çin’in Ortadoğu ülkelerinin samimi dostu ve stratejik ortağı olduğunu kaydeden Fu, Beijing’in bölgedeki gelişmeleri yakından izlediğini, tarafsız ve adil bir tutum benimsediğini ifade etti. Çin’in yoğun diplomatik temaslar yürüttüğünü ve diyalogu aktif biçimde teşvik ettiğini belirten Fu, ülkesinin gerilimin azaltılmasına katkı sunmaya ve bölgede kalıcı barış ile istikrarın sağlanmasında yapıcı rol oynamaya hazır olduğunu sözlerine ekledi.