Çin merkezli siber güvenlik kuruluşları tarafından hazırlanan kapsamlı bir rapor, Amerika Birleşik Devletleri'ni küresel sanal para varlıklarını sistematik olarak ele geçirmek için teknolojik hegemonyasını kullandığını ortaya koydu. "En büyük oyuncu: ABD teknoloji hegemonyası altında küresel sanal para varlıklarının gaspının analizi" başlıklı rapor, Ulusal Bilgisayar Virüsü Acil Müdahale Merkezi, Ulusal Bilgisayar Virüsü Önleme Teknolojisi Mühendislik Laboratuvarı, 360 Dijital Güvenlik Grubu ve Antiy Labs tarafından ortaklaşa yayımlandı.
Gözaltındaki rakamlar: 30 milyar dolarlık el koyma
Rapora göre, 2022 ile 2025 yılları arasında ABD, dünya çapında çeşitli davalar yoluyla 30 milyar dolardan fazla sanal para varlığına el koydu. Bu miktarın yarısı, yani 15 milyar dolar, tek bir davaya (Chen Zhi davası) ait.
Ulusal Bilgisayar Virüsü Acil Müdahale Merkezi'nde kıdemli mühendis olan Du Zhenhua, raporun arka planını değerlendirirken küresel dijital varlık piyasasının büyüklüğüne dikkat çekti. Uluslararası kuruluşların verilerine göre, Ocak 2026 itibarıyla küresel dijital para varlıklarının toplam piyasa değeri yaklaşık 2,73 trilyon dolar seviyesinde. Bu rakam, küresel resmi altın rezervlerinin toplam değerinin (yaklaşık 5,83 trilyon dolar) yüzde 47'sine denk geliyor.
Chen Zhi davası: 15 milyar dolarlık tarihi el koyma
Raporun merkezinde yer alan vakalardan biri, Kamboçya merkezli Prince Holding Group'un kurucusu Chen Zhi davası. Ekim 2025'te ABD Doğu New York Bölge Savcılığı, Chen Zhi hakkında çevrimiçi dolandırıcılık ve kara para aklama suçlamalarıyla ceza davası açtığını duyurdu. Savcılık aynı açıklamada, Chen'in kontrolündeki yaklaşık 127.000 Bitcoin'e el konulduğunu bildirdi. O dönemki piyasa değeriyle yaklaşık 15 milyar dolar olan bu varlıklar, ABD yargı tarihindeki en büyük sanal varlık ele geçirme işlemi olarak kayıtlara geçti.
Çin Kamu Güvenliği Bakanlığı ise 8 Ocak'ta yaptığı açıklamada, büyük bir sınır ötesi kumar ve dolandırıcılık suç örgütünün lideri olduğu belirtilen Chen Zhi'nin Kamboçya'dan Çin'e iade edildiğini duyurdu.
Zhao Changpeng ve Binance: 4,3 milyar dolarlık ceza
Raporda ele alınan bir diğer önemli vaka ise dünyanın en büyük kripto para borsalarından Binance ve kurucusu Zhao Changpeng'e yönelik yasal süreç. 2023-2025 yılları arasında ABD, Binance ve Zhao'ya karşı hem hukuki hem de cezai işlem başlattı. Süreç, Binance'in 4,3 milyar dolar para cezası ödemesiyle sonuçlandı.
Du Zhenhua'ya göre bu dava, ABD'nin tipik uygulama mantığını gözler önüne seriyor: Önce küresel sanal varlık platformlarını iç düzenlemelerle uzun menzilli yetki alanına dahil etmek, ardından teknik araçlarla ihlal kanıtları toplamak ve nihayetinde yüksek para cezalarıyla ekonomik kazanç sağlamak. Aynı zamanda platformlar ABD uyumluluk reformlarına zorlanarak sektörde ABD hakimiyeti pekiştiriliyor.
ABD'nin siber saldırı kapasitesi: 20'den fazla borsa hedefte
Rapor, ABD'yi dünyanın en büyük devlet destekli hackleme kapasitesine sahip ülkesi olarak tanımlıyor. 2023-2025 arasında ABD destekli hacker gruplarının dünya çapında 20'den fazla büyük kripto para borsasına hedefli saldırılar düzenlediği iddia ediliyor. Saldırı taktikleri arasında arka kapı yerleştirme, hedefli kimlik avı ve tedarik zinciri sızması yer alıyor.
Antivirüs şirketi Antiy Labs'ın kurucusu Xiao Xinguang, zaman çizelgesi analizlerinin bu saldırılardan bazılarının ABD Adalet Bakanlığı ve Hazine Bakanlığı'na bağlı OFAC'ın (Yabancı Varlıkları Kontrol Ofisi) sanal varlık sektöründeki kolluk operasyonlarıyla bağlantılı olduğunu ortaya koyduğunu söyledi.
"Teknolojik hegemonya ile küresel yağma"
360 Security Technology'nin kurucusu ve başkanı Zhou Hongyi, Chen Zhi operasyonunu "ABD'nin potansiyel rakiplerden veya gri bölge güçlerinden varlıkları sistematik ve hassas bir şekilde ele geçirmesinin en önemli örneklerinden biri" olarak nitelendirdi. Zhou'ya göre ABD, "mağdurların haklarını koruma" bahanesiyle el koyduğu sanal para varlıklarını doğrudan kendi kontrolündeki stratejik finansal rezervlere dönüştürüyor.
Zhou, bu tek taraflı el koymaların yalnızca uluslararası kolluk çabalarını sekteye uğratmakla kalmadığını, aynı zamanda mağdurlara ikincil kayıplar yaşattığını ve gelişmekte olan piyasa ekonomilerini istikrarsızlaştırdığını vurguladı. Nihai hedefin ise ABD dolarının dijital finans sektöründeki hegemonyasını pekiştirmek olduğunu belirtti.
Stratejik hedef: Dolar hegemonyası ve bitcoin rezervleri
Raporda ABD Hazine Bakanlığı verilerine de atıfta bulunuluyor. Buna göre, sanal varlık sektöründeki kolluk operasyonları ABD'ye yıllık yüz milyarlarca dolar mali gelir sağlıyor. Aynı zamanda bu operasyonlar, küresel çapta dolar cinsinden sanal para işlemlerine bağımlılığı artırarak doların uluslararası para birimi statüsünü güçlendiriyor.
Xiao Xinguang'a göre, ABD'nin açık artırmayla sattığı Bitcoin'ler aslında ele geçirilen varlıkların sadece küçük bir kısmını oluşturuyor. Daha büyük bölümü stratejik Bitcoin rezervlerine dönüştürülüyor. Xiao, "ABD, 'dijital altın' üzerinde kontrol sağlayarak küresel doların etkisinin azalması eğilimine karşı önlem almaya çalışıyor" dedi.