Trump’ın, Mao Zedong’un tarihte yankılanan “ABD emperyalizmi kâğıttan kaplandır” sözüne atfen, “İran kâğıttan bir kaplan” demesi boş ve anlamsız bir taklit olarak havaya karışırken, savaştaki genel durum saldırganlar için hiç de iyiye gitmiyor. İran’ın ABD-İsrail saldırganlığına karşı direniş konusundaki kararlı iç politikası, halkın boyun eğmez tutumu, güçlü ve etkili askeri karşı saldırılar, Washington’a hem yurtiçinde hem de yurtdışında ciddi darbeler indiriyor. Cephe genişlerken, ABD ve İsrail dünyada yalnız kalmış durumdalar ve NATO’daki çatlak büyüyor.
Çin medyasına baktığımızda, yapılan yorumlarda ABD ve İsrail’in İran’da hızlı zafer elde edemedikleri ve giderek bir bataklığa saplandıkları vurgulanıyor. Şimdilik ihtiyatlı bir çerçevede kullanılsa da en çok dikkat çeken yorum, “Vietnam benzeri bataklık” şeklinde. 28 Şubat’ta İran’a sürpriz bir saldırı başlatan ABD’nin hızlı ve kesin bir zafer peşinde olduğu, ancak evdeki hesabın çarşıya uymadığı ve ABD-İsrail’in askeri üstünlüğünün aradan geçen iki haftaya rağmen siyasi zafere dönüşemediği belirtiliyor. Global Times’ta çıkan “İran, ABD için bir başka ‘Vietnam’ mı olacak?” başlıklı bir makaledeki şu satırlar dikkat çekici:
Uzun süreli yıpratma savaşı
“Bu işaretler, İran’ın ABD için bir başka ‘Vietnam’ haline gelebileceğini gösteriyor. İran, ABD’yi maliyetli ve uzun süreli bir yıpratma savaşına sürüklüyor ve ABD’ye karşı stratejik yanıtı, Vietnam Savaşı sırasında Vietnam’ın ‘yatay tırmanma’ stratejisine benzerlik gösteriyor. Washington’ın hava üstünlüğünü ve ateş gücünü kullanarak hızlı bir askeri zafer elde etme girişimine karşı İran, maliyet etkin bir asimetrik strateji benimsedi. Ortadoğu’daki daha fazla ülke karışıklığa sürükleniyor ve küresel enerji piyasaları son derece istikrarsız hale geliyor. ABD çok sayıda taktiksel ‘zafer’ elde etmiş gibi görünse de, stratejik ve siyasi düzeylerde giderek daha pasif hale geliyor. Nihayetinde, stratejik başarısızlığın trajik kaderinden kurtulması zor olabilir.”
İran’da “rejimi devirme” hedefine ulaşılamadığını, ABD’nin 15 gün içinde “kaybedilen prestiji kurtarma” aşamasına gerilediğini, iç kamuoyu desteğinin çok az olduğunu, savaşın ABD içinde ciddi bölünmelere yol açtığını söyleyen Çinli yorumcular, İran’ın ABD’nin önüne “uzun süreli yıpratma savaşı” koyduğu noktasında birleşiyor. “Yıpratma savaşının” (War of attrition) doğrudan Vietnam Savaşı literatüründen gelen bir kavram olduğunu da önemle belirteyim.
ABD: Kil ayaklı bir dev
Global Times’ın makalesinde, Vietnam Savaşı sırasında ABD’ye yüklenen muazzam mali ve insani bedellerin 1960-70’lerde ülke içinde ciddi sosyal ve siyasi bölünmelere yol açarak büyük ölçekli savaş karşıtı, sivil haklar ve karşı kültür hareketlerinin ortaya çıkmasına neden olduğu, bu çatışmanın sonunda ABD’yi bir “iç savaşın” eşiğine getirdiği hatırlatılarak, benzer atmosferin şimdi de geçerli olduğunun altı çiziliyor. Açıkça, “ABD önderliğindeki İran saldırısının sonuçları muhtemelen Vietnam bataklığına benzeyecektir. Bu çatışmadan önce Amerikan toplumu zaten birçok krizin içinde boğuşuyordu: kötüleşen siyasi kutuplaşma, artan ekonomik eşitsizlik, ulusal kimlik konusunda kafa karışıklığı ve yoğunlaşan etnik gerilimler. Mevcut yönetim, iç sorunlara odaklanma sözü vererek görevini güvence altına almış olsa da, İran’la uzun süreli bir çatışma bu vaatleri raydan çıkarmak ve ülkenin genel ulusal gücünü zayıflatacak zincirleme reaksiyonları tetiklemekle tehdit ediyor. Bu çatışma, bir çözüm sağlamak yerine, iç çatlakları daha da kötüleştirecek ve ABD’yi ‘kil ayaklı bir dev’ olarak ortaya çıkaracak bir katalizör görevi görecektir” denilen makale şu uyarıyla son buluyor:
“Vietnam Savaşı, ABD için bir çatışmaya dahil olan güçlerin ve değişkenlerin son derece karmaşık olduğunu ve getirdiği maliyetlerin genellikle kazanımlardan çok daha fazla olduğunu acı bir şekilde hatırlatıyor. Savaş başlatanlar genellikle savaşın nasıl veya ne zaman sona ereceğini belirleyemezler ve nihayet başlattıkları çatışmanın içinde yok olabilirler.”
Anlayacağınız, Global Times yorumcusu da “ABD emperyalizmi kâğıttan kaplandır” demiş vaziyette.