Dünya

Chavez'in dostu, ABD'nin düşmanı: Mahmud Ahmedinejad kimdir?

Mahmud Ahmedinejad, 2005-2013 yılları arasında İran'ın 6. Cumhurbaşkanı olarak görev yaptı. Batı karşıtı söylemleri, nükleer program konusundaki tavizsiz tutumu ve İsrail'e yönelik sert eleştirileriyle tanınan Ahmedinejad, anti-emperyalist duruşuyla uluslararası kamuoyunda dikkat çekti. İşte Ahmedinejad'ın hayatı, siyasi kariyeri ve bugün İsrail saldırısında öldürülmesiyle yeniden gündeme gelen mirası..

İran'ın eski Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad, ABD ve İsrail tarafından düzenlenen hava saldırısında öldürüldü.

Ahmedinejad kimdir?

Mahmud Ahmedinejad, İran siyasi tarihinde sadece bir cumhurbaşkanı değil, aynı zamanda anti-emperyalist duruşun küresel ölçekte sembol isimlerinden biri olarak yer edinmiştir.

2005-2013 yılları arasında İran'ın 6. Cumhurbaşkanı olarak görev yapan Ahmedinejad, özellikle Batı karşıtı söylemleri, nükleer program konusundaki tavizsiz tutumu ve bağlantısız ülkelerle kurduğu ittifaklarla emperyalist sisteme meydan okuyan bir lider profili çizmiştir

2007 yılında Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada "Emperyalizm devri sona erdi" ifadesini kullanması, bu duruşun en çarpıcı örneklerinden biridir .

New York temaslarının ardından Venezuela'ya geçen Ahmedinejad, burada yaptığı açıklamada ABD'ye atıfla "Emperyalizmin başka bir seçeneği yok; ya halklara saygı gösterecek ya da yenilecek" diyerek meydan okumasını sürdürmüştür . Bu sözler, dönemin Venezuela lideri Hugo Chavez tarafından da takdirle karşılanmış ve Chavez, Ahmedinejad'ı "en büyük emperyalizm karşıtı savaşçılardan biri" olarak nitelendirmiştir.

Ahmedinejad'dan Chavez'e veda

Mahmud Ahmedinejad'ın, Venezuela'nın eski Devlet Başkanı Hugo Chavez'in 8 Mart 2013'te Karakas'ta düzenlenen cenaze törenine katılımı, iki lider arasındaki güçlü dostluğun ve ideolojik yakınlığın en somut göstergelerinden biri olarak tarihe geçmiştir.

Törende, Chavez'in naaşının başında nöbet tutan onur kıtasında yer alan Ahmedinejad, protokolü bozarak tabuta dokunmuş ve yumruğunu sıkarak devrimci bir selam vermişti. Bu an, salondakilerden ayakta alkış almıştı.

Loading...

Nükleer Program: Egemenlik mücadelesinin simgesi

Ahmedinejad döneminde İran'ın nükleer programı, ulusal egemenlik ve emperyalist dayatmaya karşı direnişin en önemli sembolü haline gelmiştir.

Uzmanlara göre Ahmedinejad, Batı karşıtı ve anti-emperyalist bir siyasetçi olarak, uranyum zenginleştirme çalışmalarına hız vermiş ve İsrail ile Siyonizm karşıtı çıkışlarıyla oluşturmaya çalıştığı ideolojik zırh altında, kendi ulusal çıkarları adına nükleer silah üretmeyi amaçlamıştır .

Bu dönemde Natanz ve Arak gibi yerlerdeki nükleer reaktörlerde yürütülen çalışmalar Batı'da endişe yaratırken, Ahmedinejad uluslararası baskılara rağmen "nükleer hak" konusundaki tavizsiz tutumunu sürdürmüştür. Ona göre nükleer teknoloji, İran'ın egemenlik hakkının bir parçasıydı ve bu hakka yönelik her türlü müdahale, emperyalist bir dayatmaydı.

Siyonizm eleştirisi: Anti-emperyalizmin teorik çerçevesi

Ahmedinejad'ın anti-emperyalist söyleminin merkezinde Siyonizm eleştirisi yer alıyordu. Ona göre Siyonizm, emperyalizmin Ortadoğu'daki en önemli dayanaklarından biriydi .

Bir analizde belirtildiği gibi, Ahmedinejad'ın Siyonizm konferansında ve İslam Konferansı Örgütü zirvesinde yaptığı konuşmalar, bir "devlet politikası" olarak değerlendirilmelidir . Ahmedinejad, Humeyni'nin meşhur sözüne atıfta bulunarak yaptığı konuşmalarla, İran dış politikasının geleneksel anti-emperyalist çizgisini sürdürmüştür.

İkinci Dünya Savaşı'nda Yahudilerin öldürülmesi meselesinin "efsane haline getirilerek" İsrail'in her yaptığına göz yumulduğunu ifade eden Ahmedinejad, Avrupalıların kendi tarihsel sorumluluklarını neden Filistinlilere ödettiklerini sorgulayarak, emperyalist tarih yazımının çifte standardını eleştirmiştir .

Bağlantısızlar ittifakı: Güney-Güney İşbirliği Vizyonu

Ahmedinejad'ın anti-emperyalist çizgisi, yalnızca söylemle sınırlı kalmamış, somut dış politika hamleleriyle de desteklenmiştir. Özellikle Latin Amerika ve Afrika açılımı, bu stratejinin en önemli ayaklarını oluşturmuştur.

Venezuela, Bolivya ve Ekvador gibi Latin Amerika ülkeleriyle kurduğu stratejik ortaklıklar, ABD'nin arka bahçesi olarak görülen bu coğrafyada emperyalist hegemonyaya karşı bir direniş hattı oluşturma çabasıydı. Bolivya Devlet Başkanı Evo Morales, Ahmedinejad'ın ziyaretini "tarihi" olarak nitelendirmiş, iki ülke arasında ilk kez diplomatik ilişki kurulmuştu .

Afrika politikası da benzer bir vizyonun ürünüydü. 2005-2013 yılları arasında İran'ın Afrika siyaseti, doğal kaynaklar üzerinden işbirliği yapma, teknolojik sahada ortaklıklar geliştirme ve uluslararası platformlarda Afrika ülkelerinin desteğini kazanma hedefi üzerine kurgulanmıştı .

Ahmedinejad döneminde İran, Batılı ülkelerin geleneksel nüfuz alanlarında kendine yer açmaya çalışmış ve Amerikan baskısına rağmen bu ülkelerle ilişkilerini geliştirmiştir .

İçeride reformcu söylem, dışarıda meydan okuma

Ahmedinejad'ın anti-emperyalist çizgisi, iç siyasetteki konumundan da bağımsız değildi.

Devrimi yapan kuşağın anti-emperyalist mirasını sahiplenen Ahmedinejad, dönemin reformcu kanadının "medeniyetler diyalogu" söyleminin aksine, daha sert ve muhalif bir dış politika izlemiştir .

Bu tutum, Ortadoğu'da ABD'nin Irak'ı işgal ettiği, sürekli tehditlerde bulunduğu bir dönemde, "medeniyetler diyalogundan bahsetmenin" gerçekçi olmadığı düşüncesine dayanıyordu.

Amerikan karşıtlığı ve anti-emperyalist söylemin kaynakları

Ahmedinejad'ın anti-emperyalist söylemi, aynı zamanda İran siyasi kültürünün derinliklerinde yer alan Amerikan karşıtlığından da besleniyordu. Ahmedinejad'ın "Amerika ve Siyonizm'in olmadığı bir dünya", "Yeni Ortadoğu'da Amerikan varlığıyla Siyonistler olmayacak" sözleri, bu çerçevenin en bilinen örnekleridir .

Bu söylem, 1979 İran Devrimi'nden miras kalan "Büyük Şeytan" ABD imgesini güncelleyerek, 21. yüzyılın koşullarında yeniden üretmiştir. Ahmedinejad'a göre ABD, sadece İran için değil, tüm bağımsız ülkeler için bir tehditti ve bu tehdide karşı en etkili silah, direniş ve bağımsızlıkçı bir duruştu.

2017 adaylık başvurusu

Ahmedinejad, 2017 yılında üçüncü kez cumhurbaşkanı adayı olmak istedi. Ancak başvurusu anayasal gerekçeler gösterilerek kabul edilmedi. Anayasayı Koruyucular Konseyi tarafından reddedilen adaylık başvurusu, ülkede geniş yankı uyandırdı.

Adaylığı kabul edilmese de Ahmedinejad, İran'da geniş bir kesim tarafından tanınan ve kamuoyunda güçlü bir yer edinen bir isim olmayı sürdürdü. Özellikle dar gelirli kesimler arasında hâlâ popülerliğini koruyordu.

Siyasi kariyeri

Ahmedinejad'ın siyasi kariyerinde öne çıkan bazı dönemler şöyle sıralanabilir:

2005-2009 yılları arasındaki ilk döneminde nükleer programda ilerleme kaydedildi, Batı'ya karşı sert söylemler kullanıldı ve popülist ekonomi politikaları uygulandı.

2009-2013 yılları arasındaki ikinci döneminde 2009 seçim protestoları yaşandı, uluslararası yaptırımlar derinleşti ve Hamaney'le gerilim arttı.

2013 sonrası dönemde muhalif çizgisiyle öne çıktı, 2017'de adaylığı reddedildi ve zaman zaman siyasi çıkışlarıyla gündeme geldi.