Çin

Batılı liderler Çin’de kamp kuruyor: Starmer, Merz ve fazlası

ABD’nin düşmanca politikaları karşısında manevra alanı arayan Batılı liderler eşitliğe dayalı işbirliği umuduyla soluğu Çin’de alıyor. Kanada’nın ardından Finlandiya ve İngiltere liderleri Pekin’i ziyaret ediyor. Alman basınına göre Şansölye Merz ise Şubat ayında Çin’de olacak.

CGTN Türk Dış Haberler Servis

ABD Başbakanı Donald Trump’ın “Önce Amerika” politikası doğrultusunda uyguladığı ek gümrük vergileri, Rusya-Ukrayna savaşını esas olarak bir Avrupa sorunu olarak okuması ve Kanada gibi ülkelerin de içinde yer aldığı Batı Yarımküre’yi kendi nüfuz alanı olarak belirlemesi Washington ve geleneksel müttefikleri arasında büyük kırılmalara yol açtı.

ABD tarafından “terk edildiklerini” ve dahası hedef tahtasına konulduklarını düşünen ülkeler çok kutuplu dünya düzeni içerisinde pozisyonlarını sağlamlaştırmak adına Çin ile ilişkileri gözden geçirme ihtiyacı duyuyor. Sekiz yıl aranın ardından ilk kez bir Kanada başbakanın Çin’i ziyaret etmesi bu anlamda bilinçli bir tercih olarak okunuyor.

Kanada Başbakanı Mark Carney’in Çin ile ilişkileri ABD’ye oranlar öngörülebilir olarak tanımlarken Pekin yönetimi ile bir dizi stratejik anlaşmaya imza attı. Anlaşma uyarınca Kanada, Çin elektrikli araçlarına uyguladığı yüzde 100’lük gümrük tarifesini kaldırırken, enerji alanında yeni yatırımlar geleceğini duyurdu.

“Kopuşun ortasındayız”

Çin ziyaretinin ardından Davos’ta yaptığı konuşmada ABD merkezli uluslararası düzenin hiçbir zaman adil olmadığını, gelinen noktada ise müttefiklerinin çıkarlarına da hizmet etmediğini itiraf eden Carney “Büyük bir geçişin değil kopuşun ortasındayız” ifadelerini kullandı.

ABD’ye dönük bir başkaldırı olarak okunan Çin ziyareti ve Davos konuşmasına Trump’ın tepkisi ise gecikmedi. Kanada’yı “eyalet” ülkenin liderini ise “vali” olarak adlandırmakta sakınca görmeyen Donald Trump Çin’in bu ülkeyi ele geçirmek istediğini öne sürdü. Çin ile Kanada arasındaki anlaşmanın yürürlüğe girmesi halinde Kanada’dan gelen tüm mallara yüzde 100 gümrük vergisi uygulayacağını duyurdu. Carney’in Davos konuşmasından duyduğu rahatsızlığı gizlemeyen Trump ayrıca, Kanada’ya gönderdiği Barış Kurulu’na katılım davetini çektiğini bildirdi.

Kanada geri adım atmıyor: Çin ile en iyi dönemdeyiz

ABD’nin baskısı karşısında Kanada’nın geri adım atmaması dikkat çekiyor. Trump’ın gümrük tehdidinin ardından sosyal medya üzerinden açıklama yapan Carney, Kanada-Çin ilişkilerinin en iyi döneminde olduğunu ve bu ilişkilerin Trump’ın iddiasının aksine her iki taraf için de “muazzam fırsatlar” yarattığı söyledi. Carney “Uluslarımız saygı temelli yeni bir stratejik ortaklık kurarak bu ilişkiyi yenilemek için çalışıyor, daha fazla istikrar, güvenlik ve refah inşa ediyor.” diye konuştu.

Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Guo Jiakun da pazartesi günü düzenlediği basın toplantısında ABD’nin Kanada’ya dönük gümrük vergisi tehdidi hakkında şu yorumda bulundu:

“Çin ve Kanada yeni bir stratejik ortaklık türü kurmuş ve iki ülke arasındaki ekonomik ve ticari meselelerin uygun şekilde ele alınması konusunda belirli düzenlemeler yapmıştır. Bu durum; eşitlik, açıklık, kapsayıcılık, barışçıl iş birliği ve ortak fayda ruhunu yansıtmaktadır. Bu ortaklık herhangi bir üçüncü tarafı hedef almamakta, her iki ülke halkının ortak çıkarlarına hizmet etmekte ve dünya barışı, istikrarı, kalkınması ve refahına katkı sağlamaktadır."

Finlandiya Cumhurbaşkanı ve iş dünyası Pekin’de

Kanada’nın ardından Finlandiya Başbakanı Petteri Orpo da Çin’i ziyaret eden liderler arasında adını yazdırdı. Pekin’deki Büyük Halk Sarayı’nda Orpo’yu ağırlayan Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping, Avrupa ile düşman değil dost olduklarının altını çizdi.

Ziyaret kapsamında ayrıca Çin Ticaret Bakanlığı (MOFCOM) ile Finlandiya Ekonomi İşleri ve İstihdam Bakanlığı, Pekin’de 6. Çin-Finlandiya Yenilikçi İşbirliği Komitesi Toplantısı’nı ortaklaşa düzenledi. Finlandiya Başbakanı Petteri Orpo ile Çin Ticaret Bakanı Wang Wentao kapanış törenine katılarak konuşma yaptı. Toplantıya iki ülkenin iş dünyasından 120’den fazla temsilci katıldı. Toplantının ardından Orpo ve Wang, Finlandiya iş dünyasının temsilcileriyle bir yuvarlak masa görüşmesi gerçekleştirdi.

MOFCOM tarafından yayımlanan açıklamaya göre Orpo, Finlandiya-Çin ilişkilerinin uzun bir geçmişe sahip olduğunu, üst düzey temasların sık gerçekleştiğini ve ekonomik ve ticari işbirliğinin sağlam bir zemine oturduğunu söyledi. Orpo, Çin’in Finlandiya için önemli bir ticaret ortağı ve ihracat pazarı olduğunu, Finlandiyalı şirketlerin Çin pazarının geniş potansiyeline büyük önem verdiğini ifade etti.

MOFCOM açıklamasına göre Wang, iki ülke liderlerinin stratejik yönlendirmesi altında Çin-Finlandiya ekonomik ve ticari işbirliğinin verimli sonuçlar doğurduğunu, teknoloji inovasyonu ve “yeşil” işbirliğinin öncülüğünde açık işbirliği ve karşılıklı faydaya dayalı bir model oluşturulduğunu söyledi.

İngiltere Başbakanı Pekin’e kamp kuracak!

İngiltere Başbakanı Keir Starmer’in ise Çin’e düzenleyeceği 3 günlük ziyaretin 28 Ocak’ta başlayacağı duyuruldu. Sekiz yıl aradan sonra bir İngiliz başbakanı tarafından gerçekleştirilecek ilk Çin ziyareti olan bu temaslar, Kanada Başbakanı Mark Carney’nin benzer bir heyetle yaptığı ziyaretin ardından geliyor.

İngiltere merkezli Bloomberg’in haberine göre İngiltere Başbakanı Keir Starmer, 10 Downing Street’te yaptığı açıklamada Londra’nın dış politika ve ticaret stratejisinde “taraf seçme” yaklaşımını reddetti. Starmer, kendisinden sık sık ülkeler arasında bir tercihte bulunmasının beklendiğini belirterek, ABD ile yürütülen ticaret müzakereleri sırasında da Washington ile Avrupa arasında bir seçim yapması gerektiği yönündeki baskılara karşı aynı tutumu sergilediğini söyledi.

ABD ile ilişkilerin İngiltere açısından stratejik önem taşıdığını vurgulayan Starmer, güvenlik, savunma ve ticaret alanlarındaki iş birliğinin korunacağını ifade etti. Londra’nın hem Atlantik ittifakıyla güçlü bağlarını sürdürebileceğini hem de küresel ekonomik fırsatları değerlendirebileceğini savunan Starmer, dünyanın ikinci büyük ekonomisi olan Çin’in sunduğu ticari ve yatırım imkanlarının yok sayılmasının gerçekçi bir yaklaşım olmayacağını dile getirdi.

Çinli uzmanlar ziyareti nasıl yorumluyor?

Fudan Üniversitesi bünyesindeki Çin-Avrupa İlişkileri Merkezi Direktörü Jian Junbo, Başbakan Starmer’ın son çıkışlarını günümüzün karmaşık küresel denkleminde bir denge kurma çabası olarak nitelendirdi. Global Times konuşan Jian’a göre Londra, bir yandan ABD ile olan güvenlik iş birliğini ve NATO merkezli değerlerini dış politikasının sarsılmaz bir sütunu olarak korumaya çalışırken, diğer yandan Çin’in küresel ekonomideki yadsınamaz ağırlığı karşısında daha gerçekçi bir yol izlemek zorunda kalıyor.

İngiltere’nin diplomatik manevralarının ekonomik boyutunu değerlendiren araştırmacı Zhou Mi ise iki ülke arasındaki ticari bağların aslında oldukça köklü olduğunu, ancak İngiltere’nin son yıllarda takındığı temkinli tutumun bu potansiyeli gölgelediğini belirtiti. Zhou, Londra’nın özellikle teknoloji alanında uyguladığı kısıtlamaların yerel ekonomiyi canlandırmada beklenen etkiyi yaratmadığını, aksine İngiltere’nin küresel tedarik zincirindeki konumuna zarar verdiğinin altını çizdi.

Alman Şansölye Merz, şubat ayında Çin yolcusu

Yeni yılın ilk ayını Batılı liderleri ağırlamakla geçiren Çin’in takvimi şubat ayında da dolu olacak. Alman basınında yer alan bilgilere göre; Almanya Başbakanı Friedrich Merz, göreve gelmesinin ardından Çin'e yapacağı ilk resmi ziyareti Şubat 2026'nın son haftasında (24-27 Şubat) gerçekleştirmeye hazırlanıyor. Berlin kulislerinden sızan bilgilere göre Merz’e, aralarında Volkswagen, BMW ve Mercedes-Benz CEO'larının da bulunduğu üst düzey bir iş heyeti eşlik edecek.

Ziyaret küresel ticaret savaşlarının yeniden alevlendiği ve Washington’un korumacı politikalarını sertleştirdiği bir dönemde, Avrupa’nın en büyük ekonomisi için kritik bir dönüm noktası olarak görülüyor.