İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ABD’nin Hark Adası’na düzenlediği saldırıyı değerlendirdi. ABD’nin İran’a yönelik operasyonlarının komşu ülkelerin topraklarından gerçekleştirildiğini belirten Arakçi, “Artık, bize bu tür roketlerle saldırmak amacıyla komşularımızın topraklarını bir üs olarak kullandıkları gerçeği, su götürmez bir açıklık kazanmıştır” dedi.
Arakçi, roketlerin Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) topraklarından, birinin Ra'sül-Hayme’den diğerinin ise Dubai’ye çok yakın bir noktadan ateşlendiğinin netleştiğini söyledi. Ayrıca Hürmüz Boğazı’nın şu an itibarıyla geçişlere açık olduğunu, yalnızca İran’a saldıran taraflara ve müttefiklerine ait gemilerin kısıtlandığını belirtti.
Bakan Arakçi, İran lideri Mücteba Hüseyni Hamaney’in sağlık durumuna dair iddiaları yalanlayarak, liderin görevine devam ettiğini ve sistemin herhangi bir kriz durumunda işleyişini sürdüreceğini vurguladı.
Rusya ve Çin ile askeri işbirliğine de değinen Arakçi, iki ülkenin stratejik ortak olduğunu ve geçmişten gelen işbirliğinin halen devam ettiğini, bunun askeri kapsamı da içerdiğini belirtti ancak detay vermedi.
BM Güvenlik Konseyi ve nükleer iddialar
Arakçi, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin İran’ın komşu ülkelere attığı füzelerle ilgili Tahran’ı kınayan karar tasarısını eleştirdi. “Güvenlik Konseyi’nin, kendimizi savunduğumuz için bizi kınaması, saldırganlığı başlatan ABD ve İsrail’i kınamaması adalet eksikliği” ifadelerini kullandı.
Arakçi, komşu ülkelerde sivil bölgeleri hedef aldıkları iddialarını reddederek, yalnızca Amerikan üslerini, tesislerini ve çıkarlarını hedef aldıklarını söyledi. Ayrıca, 26 Şubat’ta Cenevre’de yaşandığı iddia edilen nükleer silah tehdidiyle ilgili olarak, “Haksız ve gayrimeşru bir saldırganlık eylemini meşrulaştırmak istiyorlar. Ben hiçbir zaman nükleer bomba üreteceğimizi söylemedim” dedi. Arakçi, olayın gerçek hikayesinin bir gün ortaya çıkmasını umduğunu belirtti.