Dünya

Almanya’dan Hürmüz Boğazı açıklaması: NATO rolü görmüyoruz

ABD Başkanı Donald Trump’ın Hürmüz Boğazını açık tutmak için NATO müttefiklerine yaptığı çağrıya Almanya’dan yanıt geldi.

ABD Başkanı Donald Trump’ın Hürmüz Boğazını açık tutmak için NATO müttefiklerine yaptığı çağrı, Batılı ülkeler arasında yeni bir tartışma başlattı.

Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul, Brüksel’de düzenlenecek AB Dışişleri Konseyi toplantısı öncesinde yaptığı açıklamada, Hürmüz Boğazı’nda NATO’nun doğrudan rol üstlenmesini beklemediklerini ifade etti.

Wadephul, NATO’nun bu yönde bir karar almadığını belirterek, askeri ittifakın Hürmüz Boğazı’nın güvenliğini üstlenmesine dair bir plan bulunmadığını söyledi.

Almanya: NATO’nun böyle bir kararı yok

Alman Bakan Wadephul, ABD’nin çağrısına ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:

“Hürmüz’de NATO rolü görmüyoruz. NATO’nun bu yönde herhangi bir karar aldığını veya Hürmüz Boğazı’nın sorumluluğunu üstlenebileceğini düşünmüyorum. Eğer böyle bir karar olsaydı NATO organları buna göre hareket ederdi.”

Almanya’nın açıklaması, Batılı ülkeler arasında İran gerilimi ve Hürmüz Boğazı’nın güvenliği konusunda farklı yaklaşımlar bulunduğunu ortaya koydu.

Trump müttefiklere çağrı yapmıştı

ABD Başkanı Donald Trump, İran ile yaşanan gerilim nedeniyle Hürmüz Boğazı’ndaki deniz ticaretinin güvenliği konusunda müttefiklerine çağrıda bulunmuştu.

Trump, özellikle boğazdan geçen enerji sevkiyatının güvenliğini sağlamak amacıyla bazı ülkelerin ABD ile koordinasyon içinde bölgeye savaş gemileri gönderebileceğini belirtmişti.

Trump açıklamasında şu ifadeleri kullanmıştı:

“Birçok ülke, Hürmüz Boğazı’nı açık ve güvenli tutmak için ABD ile koordinasyon içinde bölgeye savaş gemileri gönderecek. Öyle ya da böyle, Hürmüz Boğazı’nı yakında yeniden açacağız.”

Hürmüz Boğazı küresel enerji için kritik

Hürmüz Boğazı, dünya enerji ticaretinin en kritik geçiş noktalarından biri olarak kabul ediliyor. Körfez bölgesinden çıkan petrol ve doğal gazın önemli bir bölümü bu dar su yolundan geçerek uluslararası pazarlara ulaşıyor.

Bu nedenle bölgede yaşanan askeri gerilimler, küresel enerji piyasaları ve deniz ticareti üzerinde doğrudan etkiler yaratabiliyor.