Dünya

Alman basını: İran tarihi zaferini kutluyor

Almanya’nın önde gelen gazeteleri ve dergileri ABD-İran anlaşmasına dair hazırladıkları analizlerde zaferi İran’ın kazandığını itiraf etti. Avrupa siyasetinin gündeminde ise savaştan önce zaten açık olan Hürmüz’deki gemi trafiği yer aldı.

CGTN Türk Dış Haberler Servisi

ABD ve İran arasında 19 Haziran günü İsviçre’de imzalanması beklenen anlaşma ile ilgili Avrupa basınında tartışmalar devam ediyor. Almanya’nın Stuttgarter Zeitung gazetesi konuya dair hazırladığı haberinde “İran tarihinin en büyük zaferlerinden birini kutuluyor” ifadesini tercih etti. Gazete anlaşma ile Hürmüz Boğazı’nın açık olmasının bir kazanım olmadığını çünkü savaştan önce bölgenin zaten gemi trafiğine izin verdiğini anımsattı.

İran nüfuzunu ve kapasitesini tartışmaya açmadı

İran’ın füze programının ya da Lübnan’daki Hizbullah’a gibi Direniş Ekseni’ne mensup aktörlerine verdiği desteğin masada olmayacağını belirten gazete, buna karşılık Tahran yönetiminin dondurulmuş milyarlarca dolarının serbest bırakılacağını anımsattı. Gazete “90 milyon nüfusa, devasa petrol ve doğalgaz rezervlerine ve hâlâ büyük bir füze cephaneliğine sahip ülke, uluslararası yaptırım prangalarından kurtuluyor.” İfadelerini kullandı.

Almanya’nın önde gelen başka gazetelerinden Frankfurter Allgemeine Zeitung de komuya dair hazırladığı “Trump ile müzakereler: İran’dan çelişkili sinyaller” başlıklı analizinde İran’in bölgedeki nüfuzunu ve askeri kapasitesini dahil etmeden masaya oturabildiğinin altını çizdi. Analizde “İran ABD baskısını başarıyla atlamayı bildi. İran, Trump’ın taleplerine acele ve tepkili yanıtlar vermeyerek süreci zamana yaydı” değerlendirmesinde bulundu.

Almanya’nın Der Spiegel dergisi ise ABD ve İran arasındaki anlaşmanın İsrail açısından ne anlama geldiğini inceledi. “Netanyahu ortada kaldı” diyen dergi “Bu anlaşma İsrail’de felaket olarak görülüyor. Muhtemelen ABD ve Netanyahu arasındaki ortaklık sona erdi.” yorumuna yer verdi.

Siyasilerin gündeminde Hürmüz’ün açılması var

Alman medyası ABD ve İran arasındaki anlaşmanın uluslararası güç dengesine nasıl yansıyacağını tartışırken, siyaset ise daha pratik sorunlar üzerinde durmayı tercih ediyor. Almanya Başkanı Fredrich Merz yaptığı açıklamada ekonomiye odaklandı. Mutabakatın dünya ekonomisinin toparlanmasına ve bölgenin istikrara kavuşmasına katkı sağlayabileceğini ifade eden Merz, "Şimdi varılan mutabakat kararlılıkla uygulanmalı." dedi.

Hürmüz Boğazı’nın seyrüsefer özgürlüğü için kalıcı ve sınırsız bir şekilde açık tutulması gerektiğini yineleyen Almanya Başbakanı, gelecek haftalarda yapılacak müzakerelerin İran’ın askeri nükleer programını denetlenebilir ve kalıcı bir şekilde sonlandırmasını sağlaması gerektiğini dile getirdi.

G7'de İran oturumu düzenlenecek

G7 zirvesinin ev sahipliğini yapan Fransa Cumhurbaşkanı Emanuel Macron da anlaşmanın uygulanması için seferber olacaklarını öne sürdü. ABD-İran mutabakatını "iyi bir şey" şeklinde niteleyen Macron, "Yarın, G7'de İran meselesi üzerine bir oturum yapacağız. (ABD-İran) Bu mutabakatın hayata geçirilmesi ve Hürmüz Boğazı'nda seyrüseferin barışçıl şekilde yeniden sağlanması için her şeyi yapacağız." dedi.

Benzer şekilde İtalya Başbakanı Georgio Meloni de yazılı açıklamasında, Fransa, Almanya, İngiltere ve İtalya olarak, ABD ile İran arasında imzalanan mutabakat zaptını güçlü şekilde takdir ettiklerini belirterek, bunu mümkün kılan Katar ve Pakistan başta olmak üzere tüm arabuluculara teşekkürlerini ilettiğini kaydetti. İtalya olarak, geçmişte olduğu gibi, kapsamlı bir anlaşmaya ulaşılmasını amaçlayan diplomatik süreci desteklemeye hazır olduklarını vurgulayan Meloni, "İlkeler açıktır. İran nükleer silaha sahip olmamalıdır ve seyrüsefer özgürlüğü güvence altına alınmalıdır. Parlamento onayının gerekli olduğu hususunu belirterek, diğer ortaklarla, Hürmüz Boğazı'nın tam anlamıyla yeniden açılmasına eşlik edecek uluslararası bir deniz varlığına katkıda bulunmaya hazırız." ifadelerini kullandı.