ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları devam ederken uluslararası kamuoyu ve ABD halkından beklediği desteği alamayan Donald Trump’tan yeni bir hamle geldi.
ABD politikalarında sıkça rastladığımız sanatı ve sporu kullanarak algıları yönetme geleneğini sürdüren Trump, sempati kazanmak ve saldırıları meşru hale getirmek için dünyaca ünlü futbolcu Messi’nin de formasını giydiği MLS şampiyonu Inter Miami'yi Beyaz Saray’da ağırladı.
Messi Trump'ı alkışladı
Futbolcuları arkasına alarak İran’a sert mesajlar yollayan Trump’ın konuşması Messi ve arkadaşları tarafından alkışlandı. Arjantinli yıldızın duyarsızlığı ve sessizliği güne damga vururken milyonların sempatisini kazanan Messi’nin hanesine eksi olarak yazıldı.
Kendisini Messi’ci olarak tanıtan futbolseverleri bile hayal kırıklığına uğratan tecrübeli futbolcu selefi Maradona ile karşılaştırılmaya başlandı.
Ronaldo Beyaz Saray'da
Messi’nin ezeli rakibi Ronaldo da geçtiğimiz yılın Kasım ayında Beyaz Saray’da Donald Trump ile görüşmüş ve eleştirilerin odağı haline gelmişti. İki yıldızın Trump ile ilişkisi akıllara Maradona’nın dünya siyasetindeki tavırlarını ve tepkilerini getirdi.
Messi-Ronaldo rekabeti
Dünya futbol tarihine damga vurmuş, futbollarıyla izleyenlerin gözünün pasını silen iki yetenek Messi ve Ronaldo son 20 yılda futbolun en çok konuşulan ikilisi oldu. Sık sık kıyaslamalara da konu olan bu iki futbolcunun kendine has futbol tarzları ve yetenekleri futbol kamuoyunu ikiye böldü. Son yıllarda Messi’cilerle Ronaldo’cular arasındaki rekabete şahit olan futbolseverlere en çok sorulan soru da Messi mi? Ronaldo mu? oldu...
Yıldızlar geçidi haline gelen futbol dünyası Messi ve Ronaldo ile sınırlı değil elbette. Her dönemin kendine has yetenekleri, liderleri öne çıksa da futbolu değiştiren, bu sporu milyonların kalbine kazıyan ve izleyince hayranlık uyandıran futbolcu sayısı da bir elin parmaklarını geçmeyecek sayıda.
Peki ya Maradona?
Messi ve Ronaldo rekabetinden önce kıyaslanan ve dünya futbol tarihinin iki büyüğü olarak kabul edilen Pele ve Maradona da özellikle yeni nesil için nostaljiden öteye gidemedi. Ancak Maradona’nın Pele’ye nazaran daha yakın bir tarihte forma giymesi Dünya Kupalarındaki spektaküler performansları yeni nesil için uzak bir hayalden öteye Messi’nin öncülü olarak kabul edildi.
Messi mi? Ronaldo mu? kıyaslamalarına peki ya Maradona? sorusunu soranların cevabı da sadece futbolla sınırlı kalmadı.
Rekabeti doruklarda yaşayanlar
Birçok sporsevere göre dünyanın gelmiş geçmiş en büyük futbolcusu Maradona olarak gösterildi. Arjantin Milli Takımı’nı Dünya Şampiyonu yapması, Napoli gibi mütevazı bir takımı şampiyonluklara taşıması sahadaki lider duruşu ve tabi ki kıvrak zekası...
Futbol sadece futbol değil elbette. Sporuların sahadaki performansından ziyade saha dışındaki tavrı da milyonların gözünde onları farklı noktalara taşıyabiliyor.
Örneğin Messi’nin efsane Barcelona kadrosunda yıldızlaşması ve sadece konfor alanı içinde oynayabileceği takımların formasını giymesi eleştirilirken, Ronaldo’nun da görece zayıf Suudi Arabistan Ligi’ni tercih etmesi ve astronomik ücretler kazanması iki futbolcunun rekabetçilik hanesine eksi yazdırdı. Oysa Maradona gibi hayatın her alanında savaşmış isimlerse rekabeti doruk noktalarında yaşamayı seçti.
"Taçsız Kral" Metin Oktay
Galatasaray’ın unutulmaz golcüsü Metin Oktay Türk Futbol Tarihi’ne adını altın harflerle yazdırdı.
Bu altın harfler yalnızca Metin’in attığı golleri yazmadı, siyasi duruşunu idamlara karşı mücadelesini ve yüklü bonservis ve maaş bedellerine rağmen takımını yalnız bırakmayarak “Galatasaray’ı o daha vefalı” sözlerini de akıllara kazıdı. Futbol hayatı boyunca tam 6 kez gol kralı oldu, lig tarihinde tam 217 gol kaydetti. Milli Takım formasıyla 19 kez fileleri havalandırdı ama Metin’i “Metin” yapan haksızlıklara karşı duruşuydu.
Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan’ın idamına karşı yürütülen imza kampanyasına katılarak baskı döneminde bir duruş örneği gösterdi.
Tabi ki Maradona!
Maradona’ya gelecek olursak futbolunu anlatmaya kelimelerin yetmeyeceği dünyanın en büyüklerinden birisi, belki de en büyüğü!
İngiliz savunmasını ipe dizen “Tanrı’nın eli” kavramını ortaya atan ve 1986 Dünya Kupası'nı Arjantin’e kazandıran Napoli’nin “Halk Kahramanı” bir Fenomen!
Futbolun içindeki rakamları attığı golleri kazandırdığı kupaları saymakla bitmeyen Maradona’nın kerameti ise başkaldırısı ve doğru bildiği yolda ilerlemesinden kaynaklı.
Bağımsız Filistin Devleti’ni destekledi
Dünya’nın gördüğü en büyük soykırımlardan biri olan Filistin saldırıları için "İsrail'in Filistinlilere yaptığı utanç verici" diyen Maradona Bağımsız bir Filistin devletinin kurulmasını da ısrarla destekledi.
Maradona ve Castro
Küba Devriminin unutulmaz lideri Fidel Castro ile de yakın arkadaş olan Maradona sol bacağına Castro'nun dövmesini yaptırdı. Castro’da onun için "Diego çok iyi bir arkadaş ve çok asil. Onun harika bir sporcu olduğuna ve Küba ile hiçbir maddi kazanç sağlamadan dostluğunu sürdürdüğüne şüphe yok" ifadelerini kullandı.
Küba Devrimi'nin ve dünyanın en karizmatik isimlerinden olan Che Guevara ise Maradona’nın sağ kolunda yaşamaya devam ediyor.
Unutulmaz 10 numara verdiği bir röportajda "1987'de Fidel Castro ile tanıştım. Amerikalılar bana bir ödül verdi. Kübalılar da veriyordu. Amerikalılara dedim ki; (El hareketi çekerek) 'Ödülünüz sizin olsun, ben Küba'dakini alıyorum.' Fidel ve ben Che, Arjantin ve Küba hakkında 5 saat konuştuk. Ve Fidel'e aşık oldum." demişti.
Venezuela ve Chávez
Dönemin Venezuela Devlet Başkanı olan Hugo Chávez'e de yakındı Maradona. 2005 yılında Chavez'le buluşmak için Venezuela'ya gitti. Toplantıdan sonra Chávez için "büyük bir adam" ile tanışmaya geldiğini, ancak bunun yerine devasa bir adamla tanıştığını söyledi.
Fidel'in yaptığı her şey, Chavez'in yaptığı her şey, benim için en iyisidir" diyen Maradona, Venezuela'da düzenlenen 2007 Copa América'nın açılış maçında Chavez'in onur konuğu oldu.
"Dur Bush!"
Maradona ABD’nin emperyalist politikalarını hayatı boyunca eleştirdi. 2004 yılındaki Irak İşgali’ne açıkça tepki gösterdi. Dönemin ABD Başkanı George W. Bush'un Arjantin'e gelişini protesto eden efsane, üzerinde "DUR BUSH" yazan bir tişört giydi ve Bush için "insan çöpü" ifadesini kullandı.
İran ile temas
Maradona uzun süredir ABD’nin ekonomik yaptırımlarıyla mücadele eden İran halkına da açıkça destek veriyordu. Belki bugünleri göremedi ama tavrı o yıllardan belliydi. Aralık 2007'de İran halkına destek mesajı içeren imzalı bir gömlek sundu ve o gömlek hala İran Dışişleri Bakanlığı müzesinde sembolik yerini koruyor.
"Futbol borsada değil arsada güzel"
Maradona’yı gönüllere kazıyan, Metin Oktay’ı Kral yapan tavır ve duruş günümüz futbol piyasasında geçer akçe olarak görülmese de Messi’nin ve Ronaldo’nun suskunlukları ve güçlüden yana tavır almaları tarihe sadece “iyi birer sporcu” olarak yazılmalarına neden olacak.
Uzun yılar önce fakirlerin oynayıp zenginlerin izlediği şimdi ise zenginlerin oynayıp fakirlerin izlediği futbol, sermaye gruplarının eline geçince Metin Kurt’un o unutulmaz sözleri akıllara geldi.
"Futbol borsada değil arsada güzel"