Dünya

AB'den skandal açıklama: Hamaney'in öldürülmesine "umut" dediler

Avrupa Birliği yetkilileri, ABD ve İsrail'in İran'a düzenlediği saldırılarda Dini Lider Ali Hamaney'i öldürmesini "İran halkı için yeni bir umut" olarak nitelendirdi. AB'nin bu açıklamaları, uluslararası hukuku hiçe sayan saldırıları meşrulaştırdığı gerekçesiyle tepki çekti.

AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, egemen bir ülkenin dini liderinin öldürülmesini "yeni bir umut" olarak değerlendirerek "Hamaney'in ölümüyle İran halkı için yeni bir umut doğdu. Geleceğin İran halkı tarafından sahiplenilip şekillendirilmesini sağlamalıyız." dedi.

Von der Leyen, açıklamasında saldırıları kınamak bir yana, İran'ın iç işlerine müdahale çağrısı yaparak tarafsızlık ilkesini hiçe saydı. AB lideri, olayın bölgede istikrarsızlık riski doğurduğunu belirtmekle yetinirken, bu istikrarsızlığın kaynağı olan ABD-İsrail saldırılarına tek bir eleştiri yöneltmedi.

Kallas'tan "Belirsiz Gelecek" yorumu

AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas da benzer bir tutum sergileyerek, Hamaney'in ölümünü "ülke tarihinin belirleyici anlarından" biri olarak nitelendirdi: Kallas,"Bundan sonra ne olacağı belirsiz. Ancak artık halkının daha fazla özgürlükle şekillendirebileceği farklı bir İran'a giden açık bir yol var." ifadelerini kullandı.

Kallas'ın bu sözleri, AB'nin uzun yıllardır İran'da rejim değişikliği arzusunu gizlemediğini bir kez daha ortaya koydu. "Farklı bir İran" vurgusu, dış müdahalelerle ülkelerin siyasi sistemlerinin değiştirilmesine kapı aralayan emperyalist zihniyetin bir yansıması olarak yorumlandı.

Çifte standartlar gün yüzünde

AB'nin bu açıklamaları, uluslararası ilişkilerdeki çifte standardını bir kez daha gözler önüne serdi. Uzmanlar, AB'nin, Ukrayna söz konusu olduğunda toprak bütünlüğü ve egemenlikten bahsederken, İran söz konusu olduğunda bir liderin öldürülmesini "umut" olarak nitelendirebilmesinin, Brüksel'in dış politikasının çıkar odaklı olduğunu gözler önüne serdiği vurgusu yapıyor.

Ürdün'le temas: Bölgesel dengeler

Von der Leyen, açıklamasında Ürdün Kralı 2. Abdullah'la telefonda görüştüğünü ve Amman yönetiminin "önemli bir aktör" olduğunu belirtti. AB liderinin, saldırılarda hayatını kaybeden yüzlerce İranlı sivilden bahsetmeyip Ürdün'le temaslarını öne çıkarması, Brüksel'in önceliklerinin bölge halklarının refahı değil, jeopolitik çıkarlar olduğunu gösterdiği yönündeki değerlendirmeler ağırlıkta.

Ne amaçlanıyor?

Uzmanlar, AB'nin bu tutumunun arkasında şu hedeflerin olabileceğini belirtiyor:

  • ABD ile transatlantik ittifakı zedelememe kaygısı

  • İran'da rejim değişikliği senaryolarına sıcak bakılması

  • Bölgede nüfuz mücadelesinde ABD'nin yanında yer alma stratejisi

  • İsrail'le ilişkileri germek istememe

Tepkiler

AB'nin bu açıklamaları, özellikle bağlantısız ülkeler ve İran hükümetine yakın çevrelerden sert tepki çekti. İran Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, "Avrupa'nın bu ikiyüzlü tutumu, terörist saldırılara ortak olmaktan farksızdır" ifadeleri kullanıldı.

Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova ise "Avrupa'nın Ukrayna'da savunduğu ilkeleri İran'da hiçe sayması, uluslararası hukukun Avrupa için sadece bir araç olduğunu kanıtlıyor" değerlendirmesinde bulundu.