Kallas, AB dışişleri bakanlarının Körfez İşbirliği Konseyi ülkeleriyle düzenlediği olağanüstü çevrim içi toplantı öncesinde basına açıklamada bulundu. Ana gündemin Orta Doğu'daki gelişmeler olduğunu aktaran Kallas, AB'nin ilk önceliğinin bölgede bulunan vatandaşların güvenliği olduğunu, bu çerçevede gerekli müdahale ve konsolosluk hizmetlerini organize ettiklerini bildirdi.
ABD-İsrail saldırılarına sessiz kaldı
Kallas, müzakereler sürerken ABD ve İsrail güçlerinin İran'a yönelik saldırı başlatması hakkında yorum yapmaktan kaçınırken İran'a suçlamalarda bulundu.
Kallas, "İran'ın, savaşı ihraç etmeye ve mümkün olduğunca çok ülkeye yaymaya çalışarak kaos yaratma çabası içinde olduğunu görüyoruz. Biz ise istikrar çağrısında bulunuyoruz." diye konuştu. Diplomatik girişimlerin önemine işaret eden Kallas, "Bu tırmanma döngüsünden çıkabilmek için diplomasiye alan açılması gerekiyor." ifadesini kullandı.
AB'nin derdi ticaret yolları
İran'ın misilleme yaparak bölgedeki ABD üslerini vurması ve Hürmüz Boğazı'nı kapatarak savunma stratejisi yapması konusunda da endişelerini dile getiren Kallas, deniz güvenliği konusunda ise son derece endişeli olduklarını, bu nedenle Avrupa deniz unsurlarının bölgeye gönderildiğini anımsattı.
Hürmüz Boğazı'nın ve ticaret yollarının güvenliğinin hem AB hem de Körfez ülkeleri için son derece önemli olduğunu vurgulayan Kallas, "Bu yüzden ticaret yollarını açık tutmaya çalışıyoruz. Deniz misyonlarımız kapsamında yaptığımız çalışmaların amacı da bu." diye konuştu.
Kallas, AB'nin Körfez ülkelerinden gelen petrole bağımlı olmadığını, bu nedenle arz güvenliği açısından doğrudan bir etkiden söz etmenin şu aşamada mümkün olmadığını söyledi. Diğer taraftan piyasa fiyatlarının yükselmesiyle daha geniş etkiler olabileceğine işaret eden Kallas, "Şu an için böyle bir durum görmüyoruz, dolayısıyla paniğe gerek yok." ifadesini kullandı.
"Savaş uzarsa Avrupa üzerindeki göç baskısı artabilir"
Kallas, üye ülkeler arasındaki bölünmüşlük hakkında ise AB'nin 27 ülkeden oluştuğunu ve geçmişte farklı krizlerde güçlü bir dayanışma sergilediğini belirterek, "Elbette bazı konularda farklı görüşler olabilir ancak sonunda üye devletler arasında dayanışma sağlanacağını düşünüyorum." dedi.
Mülteci meselesinin de gündemde olduğuna değinen Kallas, halihazırda göç alanında hareketlenme görmediklerini kaydetti. Kallas, "Ancak savaş uzarsa Avrupa üzerindeki göç baskısının artma riski var ve buna hazırlıklı olmamız gerekiyor. Bu nedenle işbirliği yaptığımız diğer ülkelerle de bu konuyu görüşüyoruz." ifadelerini kullandı.