Dünya

ABD vergilerine karşı ortak cephe: Kanada ve Hindistan'dan tarihi Uranyum hamlesi

Kanada ile Hindistan arasında 10 yıllık 1.9 milyar dolarlık uranyum tedarik anlaşması imzalandı. Kanada Başbakanı Carney'in Yeni Delhi ziyareti sırasında imzalanan uranyum tedarik anlaşması, Sih ayrılıkçı kriziyle gerilen ilişkileri normalleştirme ve ABD gümrük vergilerine karşı ekonomik çeşitlendirme çabası olarak yorumlanıyor.

Haber Merkezi

Kanada Başbakanı Mark Carney, Hindistan'a gerçekleştirdiği resmi ziyaret kapsamında Başbakan Narendra Modi ile bir araya gelerek 10 yıllık, 1.9 milyar dolar değerinde uranyum tedarik anlaşmasına imza attı.

Anlaşma, iki ülke arasında yıllardır süren diplomatik gerginliklerin ardından gelen en somut işbirliği adımı olarak dikkat çekiyor.

Carney, Mumbai'deki iş dünyası temsilcilerine hitaben yaptığı konuşmada, 2030'a kadar iki yönlü ticareti ikiye katlama hedefiyle kapsamlı bir ekonomik ortaklık anlaşması müzakere ettiklerini ve bu anlaşmayı yıl sonuna kadar imzalamayı hedeflediklerini belirtti.

Anlaşma kapsamında enerji ve kritik mineraller alanında işbirliği derinleştirilecek, iki ülke arasındaki ticaret hacmi mevcut seviyelerin üzerine çıkarılacak ve nükleer enerji sektöründe uzun vadeli tedarik zinciri oluşturulacak.

Diplomatik krizi̇n ardından normalleşme süreci

Bu ziyaret, Ekim 2024'te Kanada'nın Hindistan'ın Yüksek Komiseri Sanjay Verma ve beş Hint diplomatı sınır dışı etmesiyle patlak veren krizin ardından gelen en üst düzey temas niteliği taşıyor.

Dönemin Başbakanı Justin Trudeau'nun, Hindistan hükümetini Kanadalı Sih ayrılıkçı lider Hardeep Singh Nijjar'ın öldürülmesiyle bağlantılı olmakla suçlaması, iki ülke ilişkilerini diplomatik krize sürüklemişti. Hindistan bu iddiaları defalarca reddederek, Kanada'nın Sih ayrılıkçı gruplara karşı yeterli önlem almadığını savunmuştu.

Carney'in ziyareti sırasında yaptığı "zorlu bir dönemin sonu, iki tamamlayıcı ülke arasında daha iddialı bir ortaklığın başlangıcı" açıklaması, ilişkilerin tamamen normalleşme yolunda ilerlediğini gösteriyor.

ABD faktörü: Gümrük vergileri ve ekonomik çeşitlendirme

Uzmanlara göre, bu ani diplomatik açılımın ardında ABD'nin ticaret politikaları belirleyici rol oynuyor.

Çin Sosyal Bilimler Akademisi'nden araştırmacı Lü Xiang, gelişmeyi Kanada açısından ABD'ye aşırı bağımlılığı azaltma stratejisinin bir parçası olarak değerlendiriyor.

Geleneksel olarak Kanada'nın ABD pazarına bağımlı olduğunu ve Washington'un bu bağımlılığı sık sık baskı aracı olarak kullandığını belirten Lü, Ottawa'nın şimdi küresel çapta daha geniş bir pazar ve tedarik ağı kurmaya çalıştığını ifade ediyor.

Reuters'ın haberine göre, Carney yönetimi çelik, alüminyum ve otomobil parçaları gibi Kanada ihracatına uygulanan yüksek ABD gümrük vergileri nedeniyle baskı altında.

Kanada, ABD dışı ihracatı önümüzdeki on yılda ikiye katlama hedefi belirlemiş durumda ve Çin, Orta Doğu ülkeleri ve Hindistan ile daha yakın ilişkiler kurarak "orta güçler" öncülüğünde yeni bir küresel ticaret düzeni oluşturmayı amaçlıyor.

BBC'nin analizine göre, Hindistan da benzer bir baskıyla karşı karşıya. Yakın zamana kadar Hindistan'dan ABD'ye ithal edilen ürünlere yüzde 50'ye varan gümrük vergileri uygulanıyordu ve Trump yönetimi, Delhi'yi Rusya'dan petrol alımını durdurması için baskı altına almıştı.

İki ülke de Washington'ın korumacı politikalarına karşı ortak çıkarlara sahip.

Stratejik ortaklığın geleceği

Hindistan Dışişleri Bakanlığı, Carney'in ziyaretini bağları güçlendirmede önemli bir adım olarak nitelendirdi.

Görüşmelerde ticaret ve yatırım fırsatları, enerji ve kritik mineraller alanında işbirliği, ABD gümrük vergileri ve küresel ticaretin geleceği ile jeopolitik gelişmeler ele alındı.

The Globe and Mail'in yorumuna göre, Kanada'nın dış politika rotasını değiştirmesinin temel nedeni, ABD'nin geleneksel müttefiklerine karşı giderek daha öngörülemez ve korumacı bir yaklaşım benimsemesi.

Ottawa'nın daha derin denizaşırı pazarlara, daha fazla yabancı yatırımcıya ve güvenilir ticaret ortaklarına ihtiyacı var. Lü Xiang, Kanada'nın ABD politikalarının etkisini azaltmak için birçok cephede mekik diplomasisi yürüttüğünü, coğrafi yakınlık nedeniyle ABD ile ilişkilerin her zaman öncelikli olacağını ancak Ottawa'nın daha fazla stratejik alan kazanmak için özerklik arayışını sürdüreceğini belirtiyor.

Rakamlarla Kanada-Hindistan ilişkileri

İkili ilişkilerin mevcut durumuna bakıldığında, ticaret hacminin yaklaşık 8 milyar dolar seviyesinde olduğu ve 2030'a kadar ikiye katlanmasının hedeflendiği görülüyor.

Uranyum anlaşması 10 yıl süreyle 1.9 milyar dolar değerinde olup uzun vadeli tedarik güvencesi sağlıyor.

Kanada'da yaklaşık 1.6 milyon Hint diasporası yaşarken, Hindistan'da öğrenim gören Kanadalı öğrenci sayısı 320 bin civarında bulunuyor.

Yeni bir ortaklığın anatomisi

Carney-Modi görüşmesi, ABD merkezli ticaret sisteminin sorgulandığı bir dönemde, orta ölçekli güçlerin kendi aralarında alternatif ağlar kurma çabasının somut bir örneği olarak tarihe geçiyor.

Uranyum anlaşması, sembolik bir normalleşme adımı olmanın ötesinde enerji güvenliği alanında stratejik ortaklık, kritik mineraller tedarikinde çeşitlendirme ve jeopolitik risklere karşı ortak duruş anlamı taşıyor.

Önümüzdeki dönemde kapsamlı ekonomik ortaklık anlaşması müzakereleri, yeşil enerji ve teknoloji transferi alanlarında yeni işbirlikleri ile gümrük vergileri ve ticaret korumacılığına karşı ortak girişimler gündeme gelebilir.

Carney'in "yeni bir ortaklık dönemi" vurgusu, iki ülkenin de Washington'ın gölgesinden çıkarak kendi rotalarını çizme arayışında olduğunu gösteriyor.

Ancak uzmanlar, ABD'nin coğrafi ve ekonomik ağırlığının bu çabaları sınırlayabileceği uyarısında bulunuyor.