Dünya

AB, ABD'ye misillemeye hazırlanıyor: Askeri üsler ve tarifeler masada

The Economist, Trump’ın Grönland ısrarının NATO’yu bir kırılma noktasına sürüklediğine dikkat çekti. Dergiye göre Avrupa, ABD’nin askeri üslerinin geleceğini ve 93 milyar avroluk misilleme tarifelerini ilk kez açık biçimde masaya koyarken, Washington ile yaşanan gerilim transatlantik ittifakın temelini sarsacak somut adımlara dönüşüyor.

Haber Merkezi

Avrupa, ABD Başkanı Donald Trump’ın hem ticari yaptırımlar hem de askeri baskı içeren hamleleri karşısında aynı anda iki cephede hazırlık yapıyor. Üslerin geleceği, gümrük tarifeleri ve teknoloji alanındaki bağımlılıklar masadayken, yaşanan kriz NATO’nun temelini sarsabilecek bir aşamaya doğru ilerliyor.

Gerilimin merkezinde bu kez Grönland yer alıyor. Trump’ın son açıklamaları, ittifak içindeki çatlağın artık açık bir güç mücadelesine dönüştüğünü ortaya koyuyor.

Trump’tan Avrupa’ya sert uyarı: “Artık zamanı geldi”

ABD Başkanı Donald Trump, Grönland üzerinden NATO’ya yönelik eleştirilerini sertleştirdi. Dikkat çeken nokta ise Trump’ın bu kez tehdit söyleminde Çin’i dışarıda bırakıp yalnızca Rusya’yı hedef alması oldu.

Trump, Avrupa başkentlerine hitaben yaptığı açıklamada “NATO, 20 yıldır Danimarka’ya ‘Rusya tehdidini Grönland’dan uzaklaştırmanız gerekiyor’ diyor. Ne yazık ki Danimarka bu konuda hiçbir şey yapamadı. Artık zamanı geldi ve bu yapılacak.” ifadelerini kullandı.

Trump, hafta sonu Grönland’a toplam 37 asker gönderen sekiz Avrupa ülkesine yönelik olarak 1 Şubat’tan itibaren yüzde 10 gümrük vergisi uygulanacağını duyurmuştu. Trump, bu ülkelerin Grönland’ı ABD’ye devretmeyi kabul etmemesi halinde tarifelerin haziran ayında yüzde 25’e çıkarılacağını da açıkladı.

Avrupa’nın en güçlü kozu: ABD askeri üsleri

Avrupa, askeri ve ekonomik karşılık verme seçenekleriyle Trump’ı daha da kızdırma endişesi arasında sıkışmış durumda. The Economist dergisi bu tabloya ilişkin dikkat çekici bir analiz yayımladı.

Dergiye göre Avrupa’nın Washington’a karşı elindeki en güçlü baskı araçlarından biri, ABD’nin kıta genelindeki askeri üslerinin geleceği. Analizde, olası bir kopuş senaryosunda ABD üsleri ve konuşlanmış birliklerin en büyük tartışma başlıklarından biri haline geleceği vurgulanıyor.

Bazı Avrupa ülkeleri bu üsleri vazgeçilmez bir “güvenlik sigortası” olarak görürken, bazı başkentler ise ABD’yi köşeye sıkıştırmak amacıyla üslerin kapatılmasını ya da sınırlandırılmasını açık bir baskı unsuru olarak masaya getirebilir.

Washington için ağır sonuçlar

The Economist’e göre ABD açısından böyle bir senaryonun bedeli son derece ağır olabilir. Almanya’daki Ramstein gibi büyük üsler olmadan Washington’un Afrika ve Orta Doğu’ya askeri güç projekte etmesi ciddi biçimde zorlaşacaktır.

Dergi, ABD’nin kısa süre önce Venezuela bağlantılı bir petrol tankerine el koymasının; İngiltere’deki havaalanları ve üsler ile Danimarka’dan sağlanan açıklanmayan destek sayesinde mümkün olduğuna dikkat çekiyor. Benzer biçimde ABD’nin Arktik bölgesindeki tehditleri izleme ve bertaraf etme kapasitesi de —Washington’un Grönland ısrarının resmi gerekçesi— büyük ölçüde NATO müttefikleriyle kurulan iş birliğine dayanıyor.

Avrupa da bedel ödeyebilir

Ancak ani bir kopuşun maliyeti yalnızca ABD ile sınırlı kalmayacak. The Economist, özellikle İngiltere’nin böyle bir senaryoda ciddi bir güvenlik ve savunma krizine sürüklenebileceğini belirtiyor.

İngiltere’nin sinyal istihbaratı altyapısı, nükleer caydırıcılığı ve gelecekteki denizaltı filosunun ABD ile kurulan entegrasyona büyük ölçüde bağımlı olduğu vurgulanıyor. Benzer şekilde birçok Avrupa ülkesinin hava kuvvetleri, en gelişmiş savaş uçakları olan F-35’leri Amerikan iletişim ağları, hedefleme verileri ve mühimmat desteği olmadan tam kapasiteyle kullanamıyor.

Bu durum, Avrupa ordularını daha sınırlı, daha temkinli ve savunmacı bir askeri çizgiye zorlayabilir.

Ekonomik misilleme masada

Askeri seçeneklerin yanı sıra Avrupa’nın elindeki bir diğer önemli araç ise ekonomik misilleme. The Economist'e göre Avrupa Parlamentosu milletvekilleri, Trump’ın Grönland tarifelerine karşılık olarak AB ile ABD arasında imzalanan ticaret anlaşmasının askıya alınması için girişim başlattı.

Söz konusu mutabakat, Avrupa ürünlerine yüzde 15 gümrük vergisi getirmiş ve Washington’a sağladığı imtiyazlar nedeniyle AB içinde yoğun eleştirilere yol açmıştı.

Aynı gün Belçika Savunma Bakanı Theo Francken, Avrupa’nın Grönland konusunda ABD’yi askeri olarak mağlup etmesinin mümkün olmadığını savunarak AB’nin bir “B Planı” bulunduğunu açıkladı. Ancak bu planın içeriğine dair ayrıntı paylaşmadı.

93 milyar avroluk “Ticaret Bazukası”

Pazartesi günü yapılan acil AB büyükelçileri toplantısının ardından bu “B Planı”nın çerçevesi kısmen netleşti. Toplantıda Danimarka ve Grönland’la dayanışma mesajı verilse de, AB “ticaret bazukası” olarak anılan Zorlama Karşıtı Aracı’nı (ACI) hemen devreye sokmamayı tercih etti.

Buna rağmen diplomatik kaynaklara göre Trump’ın yeni gümrük vergilerini hayata geçirmesi halinde AB, ABD mallarına yönelik 93 milyar avroluk askıya alınmış misilleme paketini yeniden yürürlüğe koymaya hazır. Reuters’a konuşan bir AB diplomatı, anlaşma sağlanamaması durumunda bu paketin “6 Şubat’ta otomatik olarak devreye girebileceğini” ifade etti.

Kaynaklar, Avrupa’nın daha saldırgan bir ekonomik hatta geçerek Amerikan teknoloji şirketlerini de hedef alabileceğini belirtiyor. Ancak uzmanlara göre böyle bir adım, savunma harcamalarında ani ve büyük artışlarla birlikte Avrupa ekonomileri üzerinde ciddi bir baskı yaratabilir.