Avrupa Birliği'nin (AB), Çin'in özellikle yapay zekâ alanındaki teknolojik yükselişini sınırlandırmayı hedefleyen ABD öncülüğündeki "Pax Silica" girişimine katılmaya hazırlandığı bildirildi. Ancak söz konusu adım, AB içinde hem siyasi hem de ekonomik açıdan ciddi tartışmalara yol açmış durumda.
Yapay zekâ ve çip tedarikinde yeni ortaklık
Euro News'un Pazartesi günü yayımladığı habere göre, Pax Silica girişimi; gelişmiş yarı iletken ihracat kontrollerinin koordine edilmesini, kritik teknolojilerde ortak yatırımlar yapılmasını ve Çin'in teknoloji sektöründeki etkisinin sınırlandırılmasını amaçlıyor.
AB ile ABD arasında yapılan ticaret anlaşması kapsamında, Birliğin en az 40 milyar dolar değerinde ABD yapımı yapay zekâ çipi satın alması öngörülüyor.
Girişimin bu hafta AB büyükelçileri tarafından onaylanması beklenirken, nihai kararın üye ülkelerin bakanları tarafından verilmesi gerekiyor.
Üye ülkeler arasında görüş ayrılığı
Pax Silica'ya katılım konusunda AB içinde tam bir fikir birliği bulunmuyor.
Bloomberg'in Mayıs ayında yayımladığı bir haberde, bazı Avrupa Birliği yetkililerinin girişimin kapsamı ve hedefleri konusunda hâlâ net bir bilgiye sahip olmadığı belirtilmişti.
Özellikle Fransa, girişime sert tepki gösterdi. Fransız yetkililer, Pax Silica'yı "Avrupa'yı sömürgeleştirme girişimi" olarak nitelendirirken, programın AB'nin teknoloji egemenliği hedefleriyle çeliştiğini savundu. Paris yönetimi, Avrupa'nın yabancı teknoloji tedarikçilerine olan bağımlılığını azaltmaya çalışırken, bu girişimin tam tersine yeni bağımlılıklar yaratabileceğini öne sürüyor.
“Stratejik Özerklik” tartışması
Pekin Yabancı Çalışmalar Üniversitesi Bölgesel ve Küresel Yönetişim Akademisi'nden Profesör Cui Hongjian, girişimin AB'nin uzun süredir savunduğu "stratejik özerklik" anlayışını ciddi şekilde test edeceğini söyledi.
Cui'ye göre, AB ülkeleri teknoloji altyapıları ve sanayi kapasiteleri açısından önemli farklılıklar gösteriyor. Bu nedenle Pax Silica, Birlik içerisinde iki farklı yaklaşımın ortaya çıkmasına neden olabilir.
Yarı iletken sektörünü örnek gösteren Cui, AB'nin teknoloji bağımsızlığını artırmak amacıyla Avrupa Çip Yasası'nı yürürlüğe koyduğunu hatırlatarak şu soruyu yöneltti:
“AB, bir yandan teknoloji bağımlılığını azaltmaya çalışırken diğer yandan ABD'den büyük miktarda çip satın almayı taahhüt ediyor. Bu durum, Birliğin çıkarlarını ve stratejik özerkliğini zedeleyebilir.”
AB'nin geride kalma endişesi
Pax Silica girişimi, AB'nin son dönemde Çin'e yönelik attığı adımların bir devamı olarak görülüyor. Son aylarda Birlik, yabancı yatırımlara daha sıkı koşullar getiren Siber Güvenlik Yasası ve Sanayi Hızlandırma Yasası gibi düzenlemeleri gündeme taşıdı.
Bu düzenlemeler hem Çinli şirketler hem de bazı Avrupa iş çevreleri tarafından eleştiriliyor. Cui Hongjian'a göre AB, yüksek teknoloji alanlarında geride kalma endişesiyle korumacı politikalara yöneliyor.
Cui Hongjian, Avrupalı siyasetçilerin Çin'e karşı daha yüksek ticaret ve yatırım engelleri oluşturarak yerli şirketlere zaman kazandırmayı amaçladığını, ancak bu yaklaşımın uzun vadede beklenen sonucu vermeyebileceğini savundu.
“Küçük Gruplar” eleştirisi
Cui, küresel tedarik zincirlerinin siyasi ittifaklar temelinde yeniden şekillendirilmeye çalışılmasının başarısızlığa mahkûm olduğunu ifade etti. Ona göre, bloklar ve "küçük gruplar" oluşturmaya dayalı yaklaşım günümüz küresel ekonomik eğilimleriyle uyumlu değil ve sonunda Avrupa şirketlerinin rekabet gücüne zarar verebilir.
Çin yönetimi de benzer bir görüşü savunuyor. Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Guo Jiakun, ABD, Japonya ve AB'nin kritik mineraller alanında yeni iş birliği planları hazırladığı yönündeki iddialara ilişkin yaptığı açıklamada, Çin'in uluslararası ekonomik ve ticari düzeni zayıflatabilecek "küçük grup" anlayışına karşı olduğunu söyledi.
Çin'den açık ticaret vurgusu
Guo Jiakun, açık ve kapsayıcı bir uluslararası ticaret ortamının tüm ülkelerin ortak çıkarına hizmet ettiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Açık, kapsayıcı ve karşılıklı faydaya dayalı bir uluslararası ticaret ortamının korunması bütün ülkelerin ortak çıkarınadır. Tüm taraflar, küresel kritik mineraller tedarik zincirlerinin istikrarı ve güvenliğinin korunmasına yapıcı katkı sunmalıdır.”
AB'nin Pax Silica girişimine katılıp katılmayacağı önümüzdeki günlerde netleşecek. Ancak tartışmalar, Avrupa'nın teknoloji alanındaki bağımsızlığı ile ABD ile stratejik iş birliği arasında nasıl bir denge kuracağı sorusunu şimdiden gündemin merkezine taşımış durumda.