Yurt

Erdoğan: Evleri kısa sürede teslim edeceğiz

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi'nde "Ev Sahibi Türkiye" İstanbul kura çekim töreninde konuştu.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) tarafından yürütülen "Ev Sahibi Türkiye" projesinde en kritik aşamaya gelindi. 29 Aralık 2025’te başlayan ve 80 ilde tamamlanarak 406 bin 499 hak sahibinin belirlendiği kura maratonunda bugün sıra İstanbul'a geldi.

İstanbul’daki 100 bin sosyal konutun kura çekimi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un katılımıyla düzenlenen törenle başlayacak. 25-27 Nisan tarihleri arasında gerçekleştirilecek kura çekimleri ile on binlerce dar gelirli vatandaşın güvenli ve modern yuva hayali gerçeğe dönüşecek.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi'nde "Ev Sahibi Türkiye" İstanbul kura çekim töreninde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

İstanbul bizim göz bebeğimiz. Denizle toprağın visale erdiği bu muhteşem şehirde sizlerin karşısına yeni eserlerle, hizmetlerle, projelerle çıkmanın bahtiyarlığı içindeyim. Sizlerin bu teveccühüne mazhar olmayı, verdiğimiz sözleri tutmayı bizlere nasip eden Allah'a sonsuz şükürler olsun diyorum. Coşkunuz için, heyecanınız için sizlere yürekten teşekkür ediyorum. Bu anlamlı merasimi düzenleyerek bir araya gelmemize vesile olan Çevre ve Şehircilik Bakanlığımızı gönülden tebrik ediyorum. 500 bin sosyal konut projemiz kapsamında kuralarını çekeceğimiz 100 bin konutun hak sahiplerimiz başta olmak üzere İstanbul'umuz, ülkemiz ve milletimiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Bu hanelerde oturacak vatandaşlarımın her birine aileleriyle birlikte şimdiden sağlıklı, huzurlu ve bereketli ömürler temenni ediyorum.

Bir milletin kökleri şehirlerde gizlidir

Sevgili İstanbullular; şehirler milletlerin kimlik belgesidir, medeniyetlerin tapu senedidir. Tarihten kültüre, mimariden estetiğe, edebiyattan sanata bir milletin kökleri şehirlerde gizlidir. Bu yönüyle şehirler yalnızca binalardan, yapılardan, sokak, cadde ve meydanlardan müteşekkil değildir. Onlarda tarih yatar, onlarda bugünün kalbi atar, onlarda geleceğin ufku doğar. Bunun için şehre sahip çıkmak mazi ile atiyi aynı hizada buluşturmaktır; milletle birlikte kültür ve medeniyeti geleceğe taşımaktır. Ecdada saygılı olmak, emanete sıdk ile sarılmak, insana yatırım yapmak, insanlığın ortak mirasına katkı sunmaktır.

AK Parti olarak 23,5 yıldır şehirlerimizi abad etmenin milletimize hakkıyla hizmet etmenin gayretindeyiz. Çünkü biz İstanbul başta olmak üzere tüm şehirlerimizi merhum Turgut Cansever'in ifadesiyle 'Allah'ın cemal sıfatının tecelli ettiği yerler' olarak görüyoruz. Bilhassa şehirlerimizin altyapısını iyileştirmenin, depreme daha dirençli hale getirmenin samimi çabası içindeyiz. Sosyal konut ve kentsel dönüşüm hamlelerimiz bu gayretlerimizin en somut tezahürleridir.

Riskli yapı stoğunu azaltmak için kolları sıvadık

Şunu bugün büyük bir gururla ifade etmek isterim: TOKİ eliyle bugüne kadar tam 1 milyon 762 bin sosyal konutu milletimizin hizmetine sunduk. Bu konutlarla 6 milyondan fazla vatandaşımızı camileriyle, parklarıyla, yürüyüş yolları ve diğer sosyal donatılarıyla modern yaşam alanlarına kavuşturduk. Meseleyi sadece yeni konut üretimi olarak görmedik. Şehirlerimizin emniyetini sağlamak, riskli yapı stoğunu azaltmak için kolları sıvadık.

Şehirlerimizin emniyetini sağlamak, riskli yapı stoğunu azaltmak için kolları sıvadık. Bugüne kadar İstanbul'da 986 bin, Türkiye genelinde ise 2 milyon 262 bin bağımsız bölümü dönüştürmeyi başardık. İstanbul'da 232 bin 533 bağımsız bölümün inşa süreci, 125 binin proje süreci kentsel dönüşüm çalışmaları kapsamında devam ediyor. 81 ilimizde toplam 264 bin bağımsız bölümün yapımı da yine kentsel dönüşüm faaliyetleri çerçevesinde sürüyor. İstanbul'un dönüşüm sürecini daha da hızlandırmak için Yarısı Bizden kampanyasını hayata geçirdik. Bugün itibarıyla 316 bin bağımsız bölümü Yarısı Bizden kampanyasına dahil ettik. Kampanya kapsamında 83 bin bağımsız bölümde dönüşüm tamamlandı, 233 bin bağımsız bölümün ise proje ve inşa çalışmaları devam ediyor.

Gelin bu kampanyaları değerlendirin

Şu gerçeğin altını bugün bir kez daha çizmek durumundayım: İstanbul'un güvenliği için yegane çözüm kentsel dönüşümdür. İstanbul'un bundan daha acil, daha öncelikli bir gündemi yoktur. İstanbul afetlere ne kadar hazır ve dirençli olursa, İstanbul o derece güçlü olur. Onun için buradan tüm vatandaşlarımıza şu çağrıyı yapmak istiyorum: Gelin bu kampanyaları, bu fırsatları değerlendirin. Binanızı dönüştürmek için geç olmadan harekete geçin. Tüm vatandaşlarımızdan bu konuda ayrı bir hassasiyet beklediğimi bugün bir kez daha ifade ediyorum.

Kentsel dönüşüm alanında bunları yaparken deprem bölgemizde de tam bir seferberlik ruhuyla çalıştık. 53 binden fazla canımızı yitirdiğimiz 6 Şubat'tan hemen sonra deprem konutlarının temelini 15 gün içinde attık. İlk anahtarları 45 günde teslim ettik. 174 ayrı proje alanında, 3 bin 500 şantiyede, 200 bini aşkın personelle çok kısa bir süre içinde deprem bölgemizi yeniden imar ve ihya ettik. 11 ilimizi parklarıyla, bahçeleriyle, altyapısıyla, çarşıları, tarihi yapıları, sokak, meydan ve caddeleriyle yeniden ayağa kaldırdık. Acıdan rant devşirmek isteyen deprem turistlerine aldırmadan canımızı dişimize taktık. Hükümet bu enkazın altında kalır umuduyla başarısız olmamızı bekleyenlere en güzel cevabı tarihi bir başarıya imza atarak verdik.

455 bini aşkın ev ve iş yerini teslim ettik

İşte sizler de gördünüz; geçtiğimiz 27 Aralık'ta, yani depremin üzerinden 1 sene bile geçmeden tam 455 bini aşkın ev ve iş yerini afetzedelerimize teslim ettik. Hamdolsun, şimdi bu kardeşlerimiz yeni yuvalarında huzuru kalple, aileleriyle, sevdikleriyle rahatça oturuyorlar. Depremden etkilenen şehirlerimizde üretim ve ticaret, eğitim ve sosyal hayat eski ritmine, eski canlılığına çok şükür kavuşmuş durumda. Rabbim bizleri böylesine çetin imtihanlarla bir daha sınamasın diyorum. Asrın felaketinde yitirdiğimiz canları bugün bir kez daha rahmetle anıyorum. Yine bu vesileyle yaşadıkları onca acıya rağmen en başından itibaren devletine inanan depremzedelerimize şükranlarımı sunuyorum. Sahada fedakarca ter döken işçi, memur ve mühendislerimize, TOKİ'mize, yüklenici firmalarımıza, şehirlerimizin küllerinden doğmasında emeği geçen herkese teşekkürlerimi sunuyorum.

Bizim gündemimizde taş üstüne taş koymak

Gençler tabii burada şunu da ifade etmek istiyorum. Dikkat ederseniz değerli kardeşlerim, bizim ulaştığımız bu seviyelere ana muhalefetin hayalleri bile ulaşamıyor. Yapılanı karalamanın, hizmet edene, iş ve ticaret üretene çamur atmanın ötesine hiçbir zaman geçemiyorlar. Gece ile gündüz, siyah ile beyaz ne kadar farklı ise ana muhalefetle bizim aramızda da işte böyle derin bir zihniyet farkı var. Biz iş yapmanın, eser ortaya koymanın, şehirlerimizin sorunlarına çözüm üretmenin derdindeyiz. Onlar ise belediyeleri hortumlamanın, zenginliklerine zenginlik katmanın peşindeler. Bizim gündemimizde İstanbul'la birlikte tüm şehirlerimiz için taş üstüne taş koymak var. Onların gündeminde para kuleleri var. İçi avro dolu baklava kutuları var. Milyon dolarlık rüşvet pazarlıkları var. Biz ister mahalli idarelerde ister genel seçimlerde olsun sandıktan çıkan iradeye milletin emaneti olarak bakıyoruz. Onlar ise belediyeleri adeta yağmalanacak bir ganimet olarak görüyor.

Yönettikleri şehirlerde vatandaş sıkıntı çekiyormuş, trafik artık katlanılamaz hale gelmiş, en temel hizmetlerde aksamalar oluyormuş, meydanlarda verilen sözler tutulmuyormuş; bunların hiçbiri ana muhalefet partisinin umurunda dahi değil. Milletin sadece gündeminden değil aynı zamanda tarihinden de kopuklar. Kahraman ecdadımızın asırlardır cenk meydanlarını coşturduğu Mehter Marşımızı protesto edecek kadar tarih şuurundan yoksun durumdalar. Koca koca adamlar işi gücü bırakmışlar, çocuk bayramında çocuklardan oluşan Mehteran takımına sırtlarını dönüyorlar. Sultanlık diyerek, padişahlık diyerek Mehter Marşımızdan bile cumhuriyet karşıtlığı üretmeye çalışıyorlar.